En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58717 sonuçtan 44761 - 44770 arası görüntüleniyor.
Thomas Bernhard
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
12 Ayrım
221,20 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Anlatı
Görüntülenme Sayısı: 15
Konusu:
Thomas Bernhard’ın “taşralılık-yurt çatışması”, “intihar”, “delilik” gibi karakteristik temalarını işlediği, erken dönem eserleri olarak görülebilecek Amras (1964) ve Watten (1969) başlıklı iki anlatısı bir arada. Amras’ta bir Innsbruck trajedisi konu alınıyor: “Tirol sarası”ndan mustarip annenin krizlerinden kaçışı sürekli kumarda arayan bir baba, ailenin bütün servetini kumarda kaybedince artık hayat dayanılmaz bir noktaya varıyor ve iki oğlu ile birlikte ailecek intihar etme kararı alıyorlar. İntihar girişiminden sonra hayatta kalabilen iki erkek kardeş –biri doğa bilimleri eğitimi almış Karl, öbürü müzik eğitimi almış, annesi gibi sara hastası olan Walter– dayıları tarafından kapatıldıkları yıkık dökük bir kulede toplumdan yalıtılmış bir hayat sürüyorlar. Biz ve ben kipi arasında salınan anlatı gotik bir dekorda yoğun, ritmik, şiirsel bir dilin kılavuzluğunda ortadan ikiye kesilmiş bir ikizlik sonatı besteliyor. Watten’deyse Güney Tirol’e özgü bir iskambil oyunu olan “watten” odağında bir anlatı kuruyor Thomas Bernhard. Yasadışı morfin kullanımı yüzünden muayenehanesi kapatılan bir doktor (ben-anlatıcı) ile kamyoncu arasında geçen diyalog bir tür watten oyununun dil aracılığıyla oynanan ve anlatıya dönüşen hali olarak aktarılıyor. Doktor, watten oynamanın bir kurtuluş olmadığını söylerken ülkenin, toplumun bireyi kurtaramadığı gerçeğinin de altını çiziyor: “Sizin de bildiğiniz gibi her şeyin büyük şenliklerle ahmaklığa teslim olduğu bizimki gibi bir ülkede uzun süre yaşayınca, kısa zaman sonra tercih hakkımız kalmaz. Beyin bu ülkede tamamen yersizdir, işsizdir.”
Antonio Tabucchi
metin - Türkçe
1 Ayrım
256 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 15
Konusu:
Yıllar sonra ikinci vatanı saydığı Portekiz'e dönen bir adam, boğucu bir pazar günü, öğlen on ikiyle geceyarısı arasında Lizbon'un sokaklarında ve rıhtımlarında dolaşır. Barlara, lokantalara uğrar, yemek yer, içki içer. Yaşayanlar ve ölülerle karşılaşır. Fernando Pessoa'ya çok benzeyen, çoktan ölmüş bir şairle buluşuncaya kadar "geçmişinin hayaletleri" arasında gezinir... Portekiz ve Pessoa tutkunu Antonio Tabucchi'nin, Requiem'le, Lizbon kentine "yürekten bir selam" gönderdiği de söylenebilir. Tabucchi, bu kısacık anlatısında, hem okurlarını özlem yüklü bir gezintiye çıkarır, hem de gastronomik bir masal anlatır onlara. Requiem, yalnızca Lizbon kentinde değil, aynı zamanda Portekiz mutfağında bir bellek yolculuğunun kitabıdır. Tabucchi, saf edebiyatın bir incisini daha sunuyor okurlara. Requiem, yalnızca Tabucchi hayranlarının değil, Pessoa tutkunlarının da bir solukta okuyacakları küçük bir başyapıt.
Prof. Dr. H. Fehim Üçışık
metin - Türkçe
1 Ayrım
472 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Hukuk
Görüntülenme Sayısı: 15
Konusu:
Bu kitapta, 1957 yılında nüfus 25 milyon dolayında iken 600'den fazla milletvekili seçilmesine karşılık 2011 yılında nüfusun 75 milyona yaklaşmasına rağmen daha az milletvekili seçildiği, 4< Türkiye'de geçmişten bu yana Cumhurbaşkanlarının Almanya gibi ülkelerdeki parlamenter sistemin öngördüğü konumun hayli ötesinde etkili oldukları, 1982 Anayasasının parlamenter sistem ile yarı başkanlık arasında bir düzenleme yaptığı, Bazı spor kulüpleri 7000 kişinin katılımıyla başkan seçmekteyken başbakan veya başbakan yardımcısı olacak genel başkanları belirleyen parti kongrelerinin 1200 dolayında katılımla yapıldığı, Partilerde 1000 kadar ilçe, 2000'den fazla belde teşkilatına karşılık seçilmiş delege sayısının 1100 ile sınırlı olduğu gibi tespitler ve Anayasanın temel hakları İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ve diğer uluslararası sözleşmeler ve ilkeleri gözönünde tutarak düzenlemekle birlikte toplumumuzun özelliklerini yansıtması, Uluslararası sözleşmelerle azınlıklara tanınan haklann çoğunluk içindeki gruplar ve kişilerden esirgenmemesi, Meclisçe seçildiği dönemlerde dahi Cumhurbaşkanının yarı başkanlık sistemine yakın şekilde düzenlenen yetkilerinin bazı ekleme ve çıkarmalarla yeni Anayasada da öngörülmesi, Parti içi demokrasi esasları ile nisbi temsil usulü, seçim çevrelerinin büyüklüğü, aday belirlenmesi gibi seçimlerle ilgili önemli hususların Anayasada düzenlenmesi, Güven oylaması ve gensoru gibi konularda yetkili olmayan bir Senato kurulması, Başbakanlığın birçok icracı bakanlığın birleştiği bir bakanlık olmaması Milletvekili sayısının en az 600 olması, Belediye başkanlıkları için iki turlu seçim sisteminin kabul edilmesi, İl Özel İdarelerinin görev ve yetkilerinin artırılması, Yüksek mahkemelerin bir çatı altında toplanması gibi somut çözüm önerileri bulacaksınız.
Cemal Bâli Akal
metin - Türkçe
1 Ayrım
4,78 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Felsefe
Görüntülenme Sayısı: 15
Konusu:
Doğa hiçbir zaman uluslar, kastlar veya sınıflar yaratmaz, yalnızca bireyler yaratır diyen düşünür elbet Karanfili kocaman kucaklar. Bize, çıkışlarını demir ağlarla ördüğümüz, bütün odaları sadece birbirine açılan burası kalır. İçini boşaltmayı bekleyen Troya Atını atlıkarıncaya binmiş bir çocuğun sevinciyle yazılarına yerleştiren yazar için kahkahalarımız sabır kadar sebat da ister. Yoksa Cheshire Kedisinin sırıtışı bizi izler, izlemeye devam eder
Nevzat Çelik
metin - Türkçe
1 Ayrım
14.9 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Şiir
Görüntülenme Sayısı: 15
Öğretim üyeleri
metin - Türkçe
1 Ayrım
215
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Fakültesi
Görüntülenme Sayısı: 15
Konusu:
Sosyal hizmetler 2.sınıf 1.dönem dersi
Mustafa Sönmez
insan sesi mp3 - Türkçe
9 Ayrım
163 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: İktisat
Görüntülenme Sayısı: 15
Konusu:
ODTÜ İdari Bilimler Fakültesi 1978 mezunudur. Politik, düşünsel eylemliliği 1980 öncesi ODTÜ'de ve kısa adı TİB olan Tüm İktisatçılar Birliği'ndeki faaliyetleriyle başladı, DİSK Petkim-İş, Yeraltı Maden İş, Demokrat gazetelerinde sürdü. 1980 sonrasında araştırmacı&#8211;uzman olarak çeşitli kurumlarda çalıştıktan sonra 1983 yılında Nokta dergisinde ekonomi editörü olarak medya sektöründe yer aldı. Uzun bir süre bağımsız çalıştı, kitaplar üretti. 2009 yılından bu yana Cumhuriyet gazetesi köşe yazarıdır. Çeşitli TV kanallarında yorumculuk faaliyetinin yanında araştırma üretimini ve kitap yayınlarını sürdürmektedir. Gazeteci-yazarlık uğraşına paralel olarak ilki 1977 yılında yayınlanmak üzere Türkiye ekonomisi üstüne 20'nin üstünde kitap yayımladı.
Erdal Doğan
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
14 Ayrım
355 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Biyografi
Görüntülenme Sayısı: 15
Konusu:
"Bir yazara ilan-ı aşk etmek mümkündür elbette. Aşka çağrılı yazar Sevgi Soysal olunca, insan gönül koyar...' Her yazara nasip olmayacak güzellikte ilginç bir yaşam öyküsünü sözcüklere döken Erdal Doğan yeni nesillere Sevgi Soysal'la tanışma ve belki de aşık olma şansı veriyor. "Sana söyleyemediklerimi karıncalara söyleyeceğim -senden benden- yalnız bozkıra! Susuyoruz bak hep. Söyleyemediklerimizi susuyor, bilmediklerimizi konuşuyoruz. Senden benden yalnız bozkır, oysa yaratık dolu, yaşam dolu -ya karıncalar-. Hep oturup cigara içiyoruz yetersiz, asıl yetersiz biziz, yalnızlığımız en yetersiz -ya bozkır? Ben kadının biriysem sevilmeliyim, sen bilmezsin güzel miyim, en büyük güzelliğim senin bilmezliğin, duymazlığın - ya en hoş damlalar gözlerimizde? Bak, tozluyuz biz, çok tozluyuz -ya bozkır, bozkır yolundan kamyonlar geçerken kalkan toz? Bak, hayal kurarım, en zevksiz acıklı şeylere gözyaşı dökerim de kendimi bilmem. Biz bilmeyiz birbirimizi, böylesine mutlu değil miyiz bazı? Bu evrende her şeyi silecek birileri. Bu önemli değil, biz çoktan tükenmişiz. Bırakıp bırakıp ırak kentlere bile gidemeyiz. Bak, bizi ağaçlandırmak güçtür -ya bozkır?"
Mustafa Balbay
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
17 Ayrım
253 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Gezi
Görüntülenme Sayısı: 15
Ahmet Turan Alkan
metin - Türkçe
3 Ayrım
1,49 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Deneme
Görüntülenme Sayısı: 15
Konusu:
"Canım anneciğim, babama sakın Mevlevi dervişi olduğumu söyleme; o beni hâlâ pizzacıda hamurkâr zannetsin daha iyi; Mevlevîlik kim biz kim anneciğim; vaktiyle bunlar derli toplu, efendi, tahsilli, kibar adamlarmış. Geçenlerde bir kitapta okudum, eskiden dervişler öyle "ha" deyince bizim gibi dönmeye başlamazlarmış, uzun bir merasimi var bu işin. Aslına bakarsan bazen dönerken heyecana kapılıp güzel şeyler hissetmiyor değilim fakat genellikle utanıyorum bir tanıdık çıkar diye, o zaman gözlerimi kapatıyorum. Hani düğüncülük, şarkıcılık olsa neyse... Bu bir dinî törenmiş aslında anne, hattâ âyin diyorlar. Şimdi babam benim âyine katıldığımı, hattâ bu işten para kazandığımı duysa yüreğine iner. Hâsılı kelâm içime bir türlü sinmiyor. Necdet'e kalsa, "Oğlum işin püf noktasını kaptım; gel beraber kendi ekibimizi kuralım," filan diyor ama ben bu sektörde durmam artık. O yüzden hâtıra resmi bile çektirmiyorum. İlerde birilerinin eline geçerse ne derim sonra..."

Sayfalar