En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58716 sonuçtan 46311 - 46320 arası görüntüleniyor.
Z. Petek Çırpılı
insan sesi mp3 - Türkçe
38 Ayrım
567,56 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme, Tarih
Görüntülenme Sayısı: 14
Konusu:
"Tarih boyunca yiyip içtiklerimizin gizemli hikâyesi..." “Uygarlık tarihi hep egemenin, güçlünün gözünden anlatılır ama gündelik yaşamların izini sürmeye başladığımızda bambaşka bir dünya ile karşılaşırız,” diyen Petek Çırpılı, tencerenin kapağını kaldırıp en eski dönemlerden günümüze uzanan bir masal anlatıyor; tarih boyunca yiyip içtiklerimiz aracılığıyla insanlığın masalını… Bu masalda, imparatorlar kadar sıradan halk da var: Bir kölenin saçlarının arasına iliştirilmiş bamya tohumundan, Kraliçe Viktorya’nın sonsuz iştahına; muharebe alanını tepeden seyrederken açılan piknik sepetlerinden, Doğu Ekspresi’nin daracık mutfağında terleyen aşçının ızgarasına; Antik Roma’da arpa lapasını kaşıklayan gladyatörden, toplama kampında ölümü göze alarak her gece hayali bir ziyafet sofrasının tarifini bir çarşafa yazan aç kadınlara uzanan… “Yiyecek ve içecek tarihi, bize sürekli tekrarladığımız yanlışlara dair değerli bilgiler sunuyor. İçinde aşk var, cinsellik ve güç gösterileri var, salgınlar, savaşlar ve iklimin azizliği yüzünden açlık ve tokluk arasında gidip gelen insanlık var; acı, gözyaşı, yerlerinden edilenler var; adı konanlar kadar varlıkları fark edilmeden dünyadan gelip geçen milyonlarca insanın öyküsü var…”
İsmail Güzelsoy
insan sesi mp3 - Türkçe
29 Ayrım
526,19 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 14
Konusu:
“Biz burada değiliz, yola vuran gölgeleriz,” dedi. Bu veda sözüyle yola çıktı genç Şaman Subala. On bir buçuk hayat yaşadı. On bir buçuk hayata kaç hikâye sığar, kaç hayat yaşayınca bilgeliğe varır bir yolcu? Kaç aşk bizi kendimizle tanıştırır? Kaç kez yıkılınca tek başımıza ayağa kalkmayı öğreniriz? İsmail Güzelsoy, nüvesini onlarca yıl önce oluşturduğu bu “yeniden” eseri Saf – Suya Anlat’ta, bilgeliğin son aşamasının; sahip çıkılmış masumiyetin ta kendisi olduğunu fısıldayan bir anlatı şöleni sunuyor okura. Yüzlerce yıl öncesinden günümüze uzanan yolları ve hikâyeleri izlerken bir yerden sonra yolun ve hikâyenin tek bir şey olduğunu gösteriyor. Saflığın doğasını, bilgeliğin sınırlarını ve tabii ki aşkın sonunun olmadığını da… Yalnızlıkla lanetlenmiş bir karakter, tüm “unutulganlıklarımıza” karşı “hatırlatmak” göreviyle, yüzyıllar önceden kalmış bir defter yapraklarının arasından sesleniyor. Unutulganlık? Öyle bir kelime yok, ama olsun, yine de güzel. “Anladım ki mürekkep sudur ve ben meramımı suya anlatıyormuşum hep.”
Ş. Serda Kayman
metin - Türkçe
2 Ayrım
300,65 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 14
Konusu:
Pelin, ölen halasını onurlandırmak için ve birazda kafa dinlemek için kendisine miras kalan köydeki evde bir haftalığına kalmayı planlamıştı. Ancak; miras bir sadece bir ev değildi. Hayatının sonuna kadar sürecek bir kontrat için yedi kadim varlığın rızasını almak zorunda kalacağını en çılgın hayallerinde bile düşünemezdi…
Polat Özlüoğlu
insan sesi mp3 - Türkçe
45 Ayrım
703,26 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 14
Konusu:
Polat Özlüoğlu’ndan bireysel hafıza ile toplumsal belleğin kesiştiği noktada yankılanan güçlü bir ilk roman: Kalbin Durduğu Bütün Zamanlar. Bir kadın... Adı Meşhur. Çocukluğu kimsesizlikle, gençliği yasaklı yıllarla, kadınlığı suskunlukla örülmüş bir hayat yaşadı. Karanlığı, yalnızca meydanlarda değil zihinlerde de derin izler bırakan 12 Eylül 1980 darbesi, onu uzun yıllar bir gölge gibi takip etti. Ancak sığındığı peruk dükkânında yalnızlığından sıyrılarak hem hayata tutundu hem de görünen görünmeyen, yas ve korkularının ağ tuttuğu onca yarasını örttü. Kalbin Durduğu Bütün Zamanlar yalnızca bir roman değil, yakın tarihin onarılması güç travmalarını en sert hâliyle belgeleyen edebi bir kayıt. Özlüoğlu; kırılgan üslubuyla ortak hafızadaki işkencelere, kayıplara, yarım kalmış hayallere ayna tutuyor. Kaç kez durmuş ancak direnerek hayata tutunmuş tüm kalplere... “Bütün hikâyeler birbirine benziyordu. Bütün filmler aynı hikâyeyi anlatıyordu. Sanki hepsini aynı adamlar yapıyordu. Hepsinin faili aynı kişilerdi. İşkencelerin şekli şemaili bile aynıydı. Bütün kötü adamlar birbirine benziyordu. Yaşanan acılar da, açılan yaralar da, kırılan, dağılan kemikler de, kanayan dudaklar da aynıydı. Ölüler bile birbirine benziyordu. Kurbanların çektiği acılar değişmiyordu. Acı yuva yapıyordu içlerine. Kimliksiz, benliksiz, aidiyetsiz bir ortaklık vardı yaşananlarda. Kıyamet bu muydu? Herkesin birbirinin aynı olması mıydı? Herkesin birbirine benzemesi miydi?”
Erich Maria Remarque
insan sesi mp3 - Türkçe
37 Ayrım
674,17 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman
Görüntülenme Sayısı: 14
Konusu:
Sevmek ve Ölmek Zamanı her zaman içiçedir. Öylesine yakındadırlar ki birbirlerinin soluklarını duyarlar sanki. Cephede yaşayan bir insan için bütün yaşamını böldüğü iki zaman dilimi vardır. SEVMEK ZAMANI - ÖLMEK ZAMANI. Severken bile ölümün kara yüzünü görecek, ölüm anında bile sevgiden yoksunluğun acısını duyacaktır. Ama hiçbir sınır tanımadan açılan bu yürekleri, sevgi yerine acımasız kurşunlar bezeyecektir. SEVMEK VE ÖLMEK ZAMANI, Remarque'in insan ruhunun yüceliğini anlatan en büyük romanıdır.
Necmettin Şahinler
metin - Türkçe
1 Ayrım
160,24 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Din
Görüntülenme Sayısı: 14
Dilek Yeşilbaş
insan sesi mp3 - Türkçe
8 Ayrım
162,64 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Psikoloji
Görüntülenme Sayısı: 14
Konusu:
Bipolar Bozukluğa insani bir pencereden bakmaya davetlisiniz: Yaşamın bir rengi, çeşitliliğin bir yansıması olarak görmeye… Bipolar Bozukluk çoğu zaman bir tanıdan ibaret görülür. Oysa Dört Kapı Bir Oda, Bipolar Bozukluğu tıbbi bir mesele olmanın yanında, insan deneyiminin bir parçası olarak ele alıyor; okura o tanının ardındaki insanı, o insanın ardındaki hayatı gösteriyor. Dr. Dilek Yeşilbaş’ın sade bir dille kaleme aldığı kitap, dört farklı insan hikâyesi aracılığıyla Bipolar Bozukluğu olan kişilerin ve yakınlarının karşılaştığı zorluklara ışık tutmayı amaçlıyor. Aile yaşamı, çocuk sahibi olmak, iş hayatı, sosyal hayat ve toplumsal etkiler gibi çeşitli konulardaki sorulara yanıt veriyor. Okuru Bipolar Bozukluğun doğası, tedavi yöntemleri ve eşlik eden başka rahatsızlıklar hakkında bilgilendirirken yaygın yanlış kabullere ve önyargılara değiniyor. Ruhsal rahatsızlıklar hakkında doğruyla yanlışı ayırt etmenin zorlaştığı bu günlerde, Dr. Yeşilbaş’ın Dört Kapı Bir Oda kitabı, Bipolar Bozukluk ile ilgili doğru bilgilerin yayılmasına önemli bir katkı sunacak. Bu Kitap Neyi/Neleri Değiştirecek? · Ruh sağlığı alanında farkındalığı artırarak psikiyatrik rahatsızlıklara daha empatik yaklaşabilmeyi, · Bipolar Bozukluğu yaşamın çeşitliliğine dair bir gerçeklik olarak görmeyi, · Bipolar Bozukluk ile yaşamanın yarattığı zorlukları kolaylaştıracak çözümlerin olduğunu fark etmeyi, · Bipolar Bozukluk ile yaşayanların ve yakınlarının yalnız olmadıklarını hissetmelerini; alabilecekleri tüm destekler hakkında fikir sahibi olmalarını, · Kabullenmenin, dengeyi bulmanın ve birlikte iyileşmenin gücünü keşfetmeyi, sağlayarak Bipolar Bozuklukla ilgili tüm kafa karışıklığını giderip bu konuya bakışı kökten değiştirecek. Kapıların Ardındaki Bipolar Bozukluk Hikâyeleri Dr. Dilek Yeşilbaş, yıllara dayanan mesleki tanıklıklarını dört hikâye üzerinden paylaşıyor. Aynı zamanda kitabın bölümlerini de oluşturan her bir hikâye, terapi odasına açılan bir kapı ile simgeleniyor. Dirayet, Sükûnet, Mizan ve Sebat… Her bölümde Bipolar Bozukluğun farklı tiplerine ilişkin bilgiler hikâyedeki karakterler üzerinden anlatılıyor: Dirayet’te Tip 1 tanısı almış olan Hasret’in, Sükûnet’te Şizoaffektif Bozukluk tanısı alan Yağız’ın, Mizan’da Bipolar Bozukluğun Hızlı Döngülü türünü yaşayan Berk’in annesi Zuhal Hanım’ın ve Sebat’ta ise hem Bipolar Bozukluk Tip 2 hem de Borderline Kişilik Bozukluğu olan Gizem’in başından geçenlere tanıklık ediyoruz. Kitabın sonunda herkesin aklına takılan sorulara yanıt veren bir soru-cevap bölümü de bulunuyor. Dört Kapı Bir Oda, psikiyatrik bilgiyi insani sezgiyle birleştirerek, umudu diri tutan bir anlatı…
Ali Durmuş
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,10 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Din
Görüntülenme Sayısı: 14
Konusu:
17. yüzyılın başlarında Osmanlı Devleti’nde ortaya çıkan ve Kadızâde Mehmed Efendi’ye nispetle anılan Kadızâdeliler Hareketi Osmanlı’nın gündemini uzun süre meşgul etmiş ve söz konusu hareket ile bazı tasavvufî ekoller arasında çeşitli tartışmalar cereyan etmiştir. Zaman zaman bu tartışmalar yerini fiilî kavgalara terk etmiştir. Başta ülkemiz olmak üzere, dünyanın çeşitli yerlerinde Kadızâdeliler Hareketi üzerine bir takım çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalardan biri ve hatta en önemlisi Ali Durmuş tarafından kaleme alınan “Osmanlı Hanefîliğinin Hanefîliğe Eleştirisi Kadızâdeliler Hareketi” adlı eserdir.
Kevin Wilson
insan sesi mp3 - Türkçe
24 Ayrım
378,06 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 14
Konusu:
Fang Ailesi'nin Yazarından Yılın En İyi Kitabı seçkilerinde New York Times * Washington Post * People * Time * Buzzfeed Lillian ve Madison’ın yatılı okulda başlayan beklenmedik dostlukları, Lillian’ın olaylı bir şekilde okulu terk etmesiyle mektuplara kalmıştı. Ta ki yıllar sonra yine bir mektupla gelen yardım çağrısına kadar. Madison, Lillian’dan üvey ikizlerine bakıcılık yapmasını istiyor. Ama bir detay var: İkizler kızıp üzülünce alev alıyorlar. Gerçekten, alev alıyorlar. Kendilerine zarar vermeyen ama etraflarında ne varsa yakıp yıkan, korkutucu ve bir o kadar da göz alıcı alevler. Bocalamakla geçen hayatında kaybedecek pek de bir şeyi olmayan Lillian, yazı çocuklarla geçirmeyi kabul ediyor. Üçü artık birbirlerine güvenmeyi, başkalarını umursamamayı –ve Madison’ın politikacı kocasından uzak durmayı– öğrenmek zorundalar. Peki ama Lillian gece uykusunda bile onlar yüzünden yanabileceği gerçeğiyle ne yapacak? Bir an önce onlardan uzaklaşmanın yollarını mı arayacak yoksa bu tuhaf güzellikteki çocuklarla el ele verip dünyanın karşısına mı dikilecek? Birbirlerini anlamaya, dünyadaki küçük yerlerini bulmaya çalışan sıra dışı karakterlerin buluştuğu bu tuhaf, yumuşak ve eğlenceli roman, Kevin Wilson'ın olağanüstü ile olağanı aşılamadaki muazzam becerisini bir kez daha doğruluyor. “Bu kitabın güzelliğini aklım almıyor. Her şeyiyle özgün, bir o kadar da muhteşem.” Taffy Brodesser-Akner, New York Times “Benzerini okumuştum diyeceğiniz tek bir satır yok. O kadar taze bir ses.” Entertainment Weekly
Abdullah Aren Çelik
insan sesi mp3 - Türkçe
17 Ayrım
302,19 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman
Görüntülenme Sayısı: 14
Konusu:
“Tanrım! Dadaloğlu’yla atışacak sözler, yüzündeki yenilgiyi görecek gözler ver bana…” Bir yanda Yaşar Kemal’in “Kürtlerin Homeros’u” diye andığı Evdal, diğer yanda fermanlara dağlarla kafa tutan Dadaloğlu; bir yanda Kozanoğlu isyanını bastırmak için Çukurova’da bulunan büyük Osmanlı birliği, bir yanda Avşar Türkmenleri... Ozanca söylenen her sözün yaban kaldığı, âşık atışmalarının cenk meydanlarına eğlence kılındığı bir zamanda, silahların gölgesinde sazıyla sözüyle karşı karşıya gelen iki büyük ozanın hikâyesi bu. Abdullah Aren Çelik, Vedat Türkali Edebiyat Ödülleri’nde “Jüri Özel Ödülü”ne değer bulunan Yediler Teknesi’nin ardından, Revan ile yeni bir yola koyuluyor, dostluğu ve aşkı sınayan büyük bir hesaplaşmanın izini sürüyor. Korkuyorum ama yalnızca ölümden değil, hayattan da korkuyorum. Yalnızlıktan, aşktan, âşıktan, yaşlılıktan, bir hayvandan, bir böcekten, senden, kendimden, yaşamaktan, yaşayamamaktan, yaşarken çürümekten, bir çiçekten bile korkuyorum. Korkuyorum çünkü yaşarken hayatın hakkını verememekten ödüm kopuyor.

Sayfalar