Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2396 sonuçtan 471 - 480 arası görüntüleniyor.
  • Muhammed Bin Havendşah Bin Mahmud Mirhand
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    384,59 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Feyza Daldal
    Hârezmşâhlar, 1128-1156 yılları arasında hüküm süren Hârezmşâh Atsız’ın birkaç isyanı dışında Sultan Sencer’in ölümüne kadar Büyük Selçuklulara tabi olarak varlığını sürdürdüler. Sencer’in ölümü üzerine bağımsız hareket etmeye başlayan İl Arslan ve Tekiş dönemlerinde gerçekleşen fetih hareketleriyle sınırlarını genişleten Hârezmşâhlar, Selçukluların yıkılmasından sonra ortaya çıkan boşluğu doldurmaya başladılar. Sultan Alaeddin Muhammed döneminde (1200-1220) ise altın çağlarını yaşadılar. Bu dönemde devletin sınırları; merkez Hârezm olmak üzere Aral Gölü’nün kuzeyinden Umman Denizi’ne, Sirderya’dan Irak-ı Arap ve Azerbaycan’a kadar uzanmıştı. Ancak aynı yıllarda ortaya çıkan Moğol kasırgasının Hârezmşâhları vurmasıyla devlet hızlı bir çöküşe geçti. Moğollara karşı uzun yıllar mücadele eden son Hârezmşâh, Celaleddin Mengüberti’nin ölümüyle de 1231’de Hârezmşâhlar tarihe karıştı. Elinizdeki kitap, Timurlular dönemi müelliflerinden Muhammed bin Hâvendşâh bin Mahmud Mîrhând tarafından kaleme alınan Ravzatu’s-Safâ’nın Hârezmşâhlar bahsinin tercümesidir. Mîrhând, Ravzatu’s-Safâ’yı İslam dünyasında kendi zamanına kadar yazılmış olan tarih kitaplarının birçoğunu inceleyerek ve bunlardan istifade ederek kaleme almıştır. Sayısı elliyi bulan bu eserlerin bir kısmı günümüze ulaşmamıştır ki bu durum Ravzatu’s-Safâ’yı sıradan bir eser olmaktan çıkarmakta ve Türk tarihinin en önemli kaynaklarından biri hâline getirmektedir. Ortaçağ Türk tarihinin Farsça kaleme alınmış birçok ana kaynağını dilimize kazandıran Erkan Göksu’nun nefis Türkçesi ve notlarıyla hazırlanan Hârezmşâhlar, hem tarihçiler hem de konuyla ilgilenenler için oldukça önemli olan bir çalışma. Eser, Hârezmşâhların ortaya çıkışını, Selçuklular ve diğer devletlerle olan ilişkilerini, neredeyse kuruluşlarından itibaren kesintisiz süren siyasi hareketliliği, savaşları, askerî manevraları ve stratejileri, evlilikleri, eğlenceleri, hükümdarların niteliklerini ve bölgenin kendine has özelliklerini, nihayet devletin sonunu tüm detaylarıyla ve eşsiz bir üslupla ortaya koyuyor.
  • İsa Öztürk
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    178,27 KB
    Eser Türü: Kitap
    Türkiye, Kurtuluş Savaşı sonunda kurulan yeni devlet düzeniyle ulusal egemenliğine, siyasal ve parasal bağımsızlığına kavuştuğu halde dilde öz benliğine kavuşamamıştı. Yazı dili ile konuşma dili, okumuşların dili ile halkın dili arasında korkunç bir uçurum vardı. Bunun için bir dil devrimi yapmak gerekiyordu. Ama özlenen dil devriminin gerçekleşmesi her şeyden önce yazıya bağlıydı. İslamlıkla birlikte benimsenmiş olan Arap alfabesi Türk diline uygun değildi. Bu yüzden en başta yazının Türk diline uygun biçime sokulması gerekiyordu. Bilindiği gibi Harf Devrimi 1 Kasım 1928'de çıkarılan bir yasa ile yapılmış, yüzyıllardan beri kullanılan Arap alfabesi yerini Latin esasına dayalı Yeni Türk Alfabesi'ne bırakmıştır. Bu yeni Alfabe o tarihten beri uygulanmaktadır. Türk toplumunun siyasal ve toplumsal alanlarda (kültür, düşünce, sanat, siyaset, vs.) çeşitli aşamalardan geçtiği bu yıllar içinde Harf Devrimi nasıl bir rol oynamıştır? Türk kültürünü ne yönde ve ne ölçüde etkilemiştir? Türk kültür, düşünce ve sanatının oluşumunda olumsuz etkileri olmuş mudur? Bu kitabın amacı Harf Devrimi'ne hangi aşamalardan geçilerek varıldığını da vurgulayarak yukarıdaki soruların yanıtlarını bulmaya çalışmak ve yetişen genç kuşaklara bugünkü yazımızın önemini belirtmektir.
  • Hasan Ali Toptaş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    271 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Elena Khaner
    Metinlerini varoluş ve yokoluş üzerine kurarak varoluşçuluğu taşraya taşımasıyla özgünlük kazanan, tıpkı Kafka gibi sade dilinden yükselen müzikle giderek hayatı yazıya, yazıyı ise büyülü bir hayata benzeten bir yazar... Yazma serüvenini “hayatı kelime kelime genişletmek” olarak adlandıran Hasan Ali Toptaş, metinlerini birer senfoniye de dönüştürerek, dışarıyla içerinin, görünenle iç dünyanın, gerçeklikle rüyaların, somutla soyutun çarpışmasından doğan tekinsiz bir atmosfere çağırıyor okurunu. Tam bir yazı ustalığıyla, Türkçenin imkânlarını sonuna kadar zorlayarak, edebiyatın büyülü dünyasına kapılar açarak... “Söylemeye gerek bile yok, ‘Ne anlatıyorsun?’ sorusu, oldukça hantal bir soru aslında. Ne zaman bu soruyla karşılaşsam, bir de ben, ‘Acaba hiçbir şey anlatmamış olmak mümkün müdür?’ diye soruyorum kendime. Doğrusu, hiçbir şey anlatmamış olmayı çok isterdim. Her şeyi ancak o zaman anlatmış olurdum çünkü.” “Toptaş, Doğu’dan çıkmış, İslâmi mistisizmin edebi kazanımlarıyla zenginleşmiş bir Kafka’dır.” Frankfurter Allgemeine Zeitung
  • Hasan Ali Toptaş
    metin
    1 Ayrım
    238,78 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Sana yazmaktan değil, senin için yazmaktan korkarım. Başka bir ifadeyle, senin için yazmakla sana ve edebiyata en büyük kötülüğü edeceğimden korkarım." Harfler ve Notalar, hem bir deneme kitabı hem de Hasan Ali Toptaş'ın okuyanlarına mektupları. Yazar, bir yandan okuma evrenine dair küçük sırları açık ederken, bir yandan da kulaklarımızın dibine unutulmaz küpeler bırakıyor. Toptaş'ın okurlarıyla gerçekleştirdiği bu edebiyat sohbetleri, yayımlandığı günden beri yazmaya gönül verenlerin başucunda vazgeçilmez bir yer edindi kendisine. "Zaten, bir cümle yazmak aynı zamanda beste yapmak değil midir?" diyen Toptaş'ın, bestekâr sezgisini besleyen dünyasıyla tanışıyoruz. "Denemeleri, Toptaş'ın bizim onu okurken aklımızdan 'akrabası' diye geçirdiğimiz yazarların (Borges, Kafka, Márquez, Fuentes, Calvino, Kundera vb.) iyi bir okuru olduğunu gösteriyor. Sonsuzca geniş bir ufukta hareket ediyor Toptaş'ın denemeleri." -Necmiye Alpay- (Tanıtım Bülteninden)
  • Feyza Hepçilingirler
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    330,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Zeycan Nur Önder
    Harflerimizin gizli bir dünyası olduğunu biliyor muydunuz? Pelin de uçandairesi ile gitmeseydi bu dünyayı hiç öğrenemeyecekti. Küçük yumuşak g ile arkadaş oluncaya kadar harflerden dostları olabileceğini aklının ucundan bile geçirmemişti çünkü. Yumuşak’ın ailesiyle siz de tanışmak istemez misiniz? Ya harfler du¨nyasının yöneticileriyle? Harfler ülkesinin adı neymiş? G Teyzenin gül masalını merak etmez misiniz? L Amcanın ayakları neden çok büyükmüş? Yumuşak’ın bir derdi varmış, acaba neymiş? Yapışık ikizler kimlermiş? Ünlüler ve ünsüzler niye ayrı mahallelerde otururlarmış? Y ve ailesinin evi, niçin öteki harflerden uzak ve ayrı bir yerdeymiş? Yumuşak’la Pelin, saygıdeğer A’nın konağına nasıl gitmişler; orada nasıl karşılanmışlar? Ya B Bey nasıl biriymiş? Yoksul harflerin temsilcisi C’yi merak etmiyor musunuz? Şoför V Amca, Yumuşak’la Pelin’e nereleri gezdirmiş? Ünlüleri pek sevmeyen Yumuşak, E Teyzeyi niye çok seviyormuş? Harflerimizin gizli dünyasını bu kitabın içinde bulacaksınız ve bundan sonra açtığınız her kitapta karşılaşacağınız her harf size tanıdık gelecek.
  • Senem Gezeroğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    146,07 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nilay Ulukaya Özbay
    Adını harfler yazdı Küfürden ve siyahtan sonra Mürekkepten, hokkadan, fırçadan ve âhtan sonra Sayfalarda görünen beyazdı Ayn, Şın ve Kaf Harfler adını yazdı Aşk, Aşk, Aşk…" Yeni nesil edebiyatçılardan Senem Gezeroğlu, ilk kitabı Harflerin Aşkı'nda, elifbâ'dan çıkarak bir aşk yolculuğu yapıyor, her bir harfin kendi ruh dünyasındaki muhayyilesini okurlarla paylaşıyor.
  • Lynda Mullaly Hunt
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    337,92 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hacer Özbakır
  • Muhyiddin İbn Arabi
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    538,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: AYFER TUZCU
    “Eğer biz bu harflerin sırları ve onların hakikatlerinin iktiza ettiği şeyler hakkında açıkça söz etseydik, o zaman sağ el yorulurdu; kalem körelirdi ve mürekkep kurur tükenirdi; kağıtlar, kırtasiyeler ve levhalar işlenmiş ince deri bile olsalardı, o sırları gene de ihtiva edemezlerdi, taşıyamazlardı. Hiç kuşkusuz bunlar Allah Tealâ’nın söylemiş olduğu kelimelerden ve sözlerdendir. Bu kelimeler üzerinde dikkatini yoğunlaştıran ve bunların anlamlarını keşfeden kimse için burada bir sır ve harika bir işaret vardır. Eğer kul hazırlanırsa, uygun ortamı kendine hazırlarsa, kalbinin aynasını pırıl pırıl temizlerse ve cilalarsa, işte ancak o zaman devamlı olarak ilahi bağışa kavuşur. O zaman çok uzun bir zamanda kaydedilmesi mümkün olmayan şeyleri bir anda kabul eder. İşte bu nedenle, Hz. Peygamber aleyhisselam, Yüce Allah’tan ilmini artırmasını istemiştir. Ve hiçbir kimsenin erişemediği, ulaşamadığı ilimlere ve sırlara erişmiştir.”
  • Ali Özuyar
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    333,22 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nuance Yelda
    Sinemanın 1923-1938 yılları arasında Türkiye’nin izlediği dış politika üzerindeki etkilerini ve bu alanın politik hamlelerden nasıl etkilendiğini resmi belgelere ve dönemin basınına yansıyan haber ve yorumlara dayanarak anlatan bu inceleme, SSCB, ABD, Almanya, Yugoslavya ve Bulgaristan’la ilişkilere odaklanıyor. Erken Cumhuriyet Dönemi’nde, sinemanın Türkiye’nin dış ilişkilerindeki rolüne dair önemli gelişmeler, “Türk-Sovyet”, “Türk-Amerikan”, “Türk-Alman”, “Türk-Yugoslav” ve “Türk-Bulgar” ilişkileri bağlamında, beş bölüm halinde ele alınıyor. “Hariciye Koridorlarında Sinema – Erken Cumhuriyet Dönemi’nde Sinemanın Politik” Gücü, dönemin kırılgan diplomatik dengelerine rağmen, hem kendi içinde refahı ve huzuru sağlamanın hem de “dışarıda” güçlü ve bağımsız bir devlet olarak tanınmanın mücadelesini veren genç Türkiye Cumhuriyeti’nin kültürel alandaki eğilimleri ve atılımları çerçevesinde şekillenen bu ilişkileri, belgeler ve görseller eşliğinde, derinlikli bir incelemeyle sunuyor.
  • Annette Pehnt
    - Türkçe
    1 Ayrım
    121,29 KB
    Eser Türü: Kitap
    Adaletsizliği bir kez fark edince hiçbir şey eskisi gibi olamaz.   Philip'in tek isteği yaz tatilini yıllar önce gittikleri Palmiye Kulüp'te geçirmektir. Çünkü beş yıldızlı o tatil köyünde yemekler sınırsız, eğlence de sonsuzdur. Dileği kabul olsa da işler bu kez umduğu gibi gitmez. Dünyayı algılamaya başlayan Philip'in kafasında onlarca soru vardır.   O tatil yaparken, onunla aynı yaştaki otel görevlileri neden çalışmak zorundadır? Annette Pehnt'ten kitlesel göç ve çocuk işçiliği çağında, dayanışmayı savunan cesur bir roman.

Sayfalar