Eserlere Göre Listeleme

Toplam 5237 sonuçtan 4911 - 4920 arası görüntüleniyor.
  • Yönetmen: Oliver Stone
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    307 MB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Seslendiren: Emine Kolivar
    Sesli Betimleme Metin Yazarı, Gülşen Argüç Bölükbaşı. Büyük İskender, Oliver Stone'ın yönettiği film; 32 yaşında yeryüzünün büyük imparatorluklarından birini kurmayı başaran Büyük iskender'in hikâyesi olmakla beraber, ihtişam ve zaferlerle süslenmiş ama aynı zamanda da aile içi iktidar kavgalarıyla çalkalanmış bir imparatorluğun hikâyesi yanında, Pers İmparatorluğu'nun kumlarından Hindistanın karlı dağlarına kadar uzanan İskender'in yolculuğunu ve daha hayattayken yaşayan efsane olmayı başarmış ama bu kadar güçlü olan birinin bile bir gün kadere boyun eğmek zorunda olduğunu anlatan bir hikâyedir.
  • Valerio Massimo Manfredi
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    9,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    ... Valerio Massimo Manfredi, tarihsel gerçeklerle kurguyu ustaca kaynaştırdığı bu romanında, İ. Ö. Dördüncü Yüzyılda yaşamış Büyük İskender'i yalnızca tarihsel bir kahraman olarak ele almakla yetinmiyor; dehası, tutkuları, zayıflıkları, alışkanlıkları ve aşklarıyla onu ve onun dönemini gözler önüne seriyor. Üç kitaptan oluşan bu dizinin ilk kitabında hırslı bir genç olarak tanıdığımız İskender, Anadolu'nun Kapıları adlı bu ikinci kitapta Asya seferine çıkan genç bir kraldır. ... Anadolu'nun Kapıları, İskender'in Anadolu'dan çıkıp Mısır'a ulaşması ve orada Firavun ilan edilmesine kadar olan dönemi ele alıyor.
  • droysen
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    328,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Atiye Güneş
    İskender babasından çok annesini severdi. Kendisini eski e yeni zamanların kahramanları arasında ayırt eden coşkusu ile duymadaki derin kudreti annesinden ona geçmişti. Görünüşü de buna uygundu: Keskin yürüyüşü, kıvılcımlı bakışları, geriye doğru uçan saçları ve sesinin kuvveti, onun bir kahraman olduğunu belli ediyordu. Daha sonraları baba ile oğulun arası açıldı. İskender, annesinin babası tarafından ihmal edildiğini görüyordu. Filip Thessalia'lı dansözlerle Yunanlı odalıkları eşine tercih ediyordu. Hatta daha sonra kral, memleketin asilailelerinden Attalos'un yeğeni olan Kleopatra ile evlenmeye karar vermişti. Düğün töreni Makedonya geleneklerine uygun olarak çok parlak, çok gürültülü bir surette yapıldı. İçiliyor, gülünüyordu. Artık herkes şaraptan keyiflenmişti. Tam bu sırada genç kraliçenin amcası Attalos yüksek sesle "Ey Makedonyalılar, tanrılardan dileyin ki sizi onlar kraliçemizin kucağında takdis etsinler; memleketimize gerçek bir kral halefi bağışlasınlar!" gibi bazı sözler söyled. İskender de orada bulunuyordu. Şiddetli bir kızgınlıkla Attalos'a "Sence ben bir piç miyim, günahkar küfürcü!" diye bağırdı... Ve şarap kasesini üzerine fırlattı... İskender macera arayan, hülya peşine takılan bir kimse olarak mı Asya'yı çevreleyen meçhul bir denize kadar bu kıtayı fethetmek düşüncesiyle sefere çıkmıştı. Yoksa ne yapacağını, ne yapabileceğini kesin olarak biliyor muydu? Askeri, siyasi planlarını buna göre yapmış, nlemlerini buna göre almış mıydı? Başarılarını sırasıyla ve arkaya doğru inceleyerek, bunların bir plan içinde birbirleriyle bağlı olduklarını meydana çıkarmak ve sonucu ispat olarak göstermek deneyinde bulunmak sözkonusu değildir. Asıl soru, eserine başlamadan önce bunun olacağı hakkında kafasında bir fikir mevcut olup olmadığını ispat eden delillerin bulunup bulunmadığıdır.. Eski çağların en derin düşünürü ve İskender'in öğretmeni olan Aristoteles ona birçok kez öğütler vermiştir. Aristoteles ona, Hellenlere karşı bir komutan (Hegemon), barbarlara karşı ise efendi olarak davranmasını, Hellenere bir dost ve soydaş, barbarlara da sanki bunlar hayvan ve bitki imişler gibi davranmasını önermişti. Düşünürün görüşüne göre bu ayrılık, doğrudan doğruya doğanın meydana getirdiği bir ayrılıktır. Çünkü: "Avrupa'nn soğuk bölgelerinde oturmakta lan kavimler cesartelidirler, fakat kafa ile çalışmaya ve sanat işlerine yatkın değildirler. Bundan dolayı onlar serbest yaşarlar, fakat devlet yaşamına ve başkalarına hakim olma yetenekleri yoktur. Asyadakiler ise uyanık kafalı ve sanatlara elverişlidirler; fakat cesaretleri yoktur. Bundan dolayı bir hükümdara sahip bulunuyorlar, kendileri de köledirler. İkisinin ortasında oturan Hellenlerin ise her ikisinde de payları vadır. Bunlar cesaretli oldukları kadar düşünme yeteneğine de sahptirleri Bundan dolayı Hellenler bir devlet halinde birleşirlerse bütün uluslar üzerinde egemenlik kurma yeteneğindedirler."
  • droysen
    insan sesi mp3 - Türkçe
    27 Ayrım
    473,52 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: atiye güneş
    İskender macera arayan, hülya peşine takılan bir kimse olarak mı Asya'yı çevreleyen meçhul bir denize kadar bu kıtayı fethetmek düşüncesiyle sefere çıkmıştı. Yoksa ne yapacağını, ne yapabileceğini kesin olarak biliyor muydu? Askeri, siyasi planlarını buna göre yapmış, nlemlerini buna göre almış mıydı? Başarılarını sırasıyla ve arkaya doğru inceleyerek, bunların bir plan içinde birbirleriyle bağlı olduklarını meydana çıkarmak ve sonucu ispat olarak göstermek deneyinde bulunmak sözkonusu değildir. Asıl soru, eserine başlamadan önce bunun olacağı hakkında kafasında bir fikir mevcut olup olmadığını ispat eden delillerin bulunup bulunmadığıdır..
  • droysen
    insan sesi mp3 - Türkçe
    36 Ayrım
    620,98 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: atiye güneş
    Eski çağların en derin düşünürü ve İskender'in öğretmeni olan Aristoteles ona birçok kez öğütler vermiştir. Aristoteles ona, Hellenlere karşı bir komutan (Hegemon), barbarlara karşı ise efendi olarak davranmasını, Hellenere bir dost ve soydaş, barbarlara da sanki bunlar hayvan ve bitki imişler gibi davranmasını önermişti. Düşünürün görüşüne göre bu ayrılık, doğrudan doğruya doğanın meydana getirdiği bir ayrılıktır. Çünkü: "Avrupa'nn soğuk bölgelerinde oturmakta lan kavimler cesartelidirler, fakat kafa ile çalışmaya ve sanat işlerine yatkın değildirler. Bundan dolayı onlar serbest yaşarlar, fakat devlet yaşamına ve başkalarına hakim olma yetenekleri yoktur. Asyadakiler ise uyanık kafalı ve sanatlara elverişlidirler; fakat cesaretleri yoktur. Bundan dolayı bir hükümdara sahip bulunuyorlar, kendileri de köledirler. İkisinin ortasında oturan Hellenlerin ise her ikisinde de payları vadır. Bunlar cesaretli oldukları kadar düşünme yeteneğine de sahptirleri Bundan dolayı Hellenler bir devlet halinde birleşirlerse bütün uluslar üzerinde egemenlik kurma yeteneğindedirler."
  • Valerio Massimo Manfredi
    insan sesi mp3 - Türkçe
    41 Ayrım
    752 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nihal Aydın
    Büyük İskender, yaşadığımız toprakların bir zamanlar hakimi olan genç bir Makedonyalının, Büyük İskenderin romanı. Antik dünya topografyası uzmanı olan yazar Valerio Massimo Manfredi, tarihsel gerçeklerle kurmacayı ustalıkla kaynaştırdığı romanında, İ.Ö. dördüncü yüzyılda yaşamış olan Büyük İskenderi yalnızca tarihsel bir kahraman olarak değil, dehası, hırsı, aşkları, güçlü ve güçsüz yanlarıyla insan İskender olarak da yansıtıyor. Dizinin ilk kitabı Makedonyadan Anadoluya ile hırslı, ateşli bir genç olarak tanıdığımız İskender, ikinci kitap Anadolunun Kapılarında Asya seferine başlayarak Anadoluyu fethediyor. Mısıra kadar uzanıyordu. Dizinin üçüncü ve son kitabında ise genç komutan, artık Dünyanın Hakimidir. Kralların kralı, gene yenilgi yüzü görmeden ülkeler fethediyor, krallara boyun eğdiriyor; Mısırdan başlayan yolculuğu, Fenike kıyılarından, görkemli Babil ve Persepolisten, Pasargaddan geçerek Hindistanda son buluyor. Kentler yağmalanıyor, insanlar acılara boğuluyor, genç kralın düşleri, yıkımlarla, felaketlerle iç içe yürüyor. İskender, fethettiği toprakları elinde tutabilmek için, yerel geleneklerle Makedon geleneklerini kaynaştırmaya çalışarak Doğu ile Batıyı kucaklayan dev bir imparatorluğun efendisi oluyor. Bunca yükselmenin bir bedeli olacak ve İskender, o güne kadar hiç kimseyi sevmediği kadar sevdiği kadınını yitirecektir. Ne var ki en değer verdiği kişilerin ihanetinden kuşkulanınca, gözünü kırpmadan idam hükmü veren İskender, bu aşkı da çok geçmeden unutacak, başka aşkların peşinde koşacaktır. Yüz yıla sığabilecek onca zaferi sekiz yıla sığdıran İskender, ülkesine dönme hazırlıkları yaparken, beklenmedik bir sonla yüz yüze gelecektir.
  • Valerio Massimo Manfredi
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    9,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Hırslı, zeki, gözüpek, tanrı kadar güzel bir genç adam ve uçsuz bucaksız bir imparatorluk. Büyük İskender, İ.Ö. 356 yılında Makedonya'da bir kralın oğlu olarak doğdu, 20 yaşında tahta çıktı, Batı'da Yunan yarımadasından Doğu'da Hindistan'a kadar fethedilmedik ülke bırakmadı, Anadolu'yu kuzeyden güneye, batıday doğuya Pers egemenliğinden kurtarıp kendine bağladı ve bugünün uygar dünyasının ilk temellerini attı. Daha yaşarken bir efsane olmuştu, öldükten sonra da tüm zamanların en etkileyici kralı olarak bilindi. Olağanüstü bir askeri dehaya, tükenmez bir enerjiye ve kararlılığa sahipti. Zaferleriyle besleniyordu. Daha on üç yaşındayken ünlü düşünür Aristo'nun öğrencisi olmuş, sanat ve bilim dünyasını tanımış, Homeros'un destanlarını ezberlemişti. Thebai kentini yerle bir ederken şair Pindaros'un evine dokunmayışı, onun acımasız olduğu kadar sanata ve sanatçıya duyduğu saygıyı gösteren ilginç bir olaydır. Tanrısal gücünü, babasının Tanrı-Zeus olmasından aldığı söylenegelen İskender de kendini tanrı olarak görmekten hoşlanıyordu. Büyük İskender'in birinci cildi olan Makedonya'dan Anadolu'ya tarihe damgasını vuran bu ünlü kralı tüm özellikleriyle tanıtırken eski Yunan'a ve eski Yunan kültürüne de roman dekoru içinde ışık tutuyor, Anadolu'nun eski halklarını tanımak için bir yol açıyor. Antik dünya topografyası uzmanı olan ve dünyanın birçok yerinde kazılara katılan İtalyan yazar Manfredi'nin uzun araştırmalar sonunda hazırladığı üç ciltlik bu dizinin ikinci kitabı Anadolu'nun Kapıları da çok yakında okurlarıyla buluşacak.
  • Harold Lamb
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,18 MB
    Eser Türü: Kitap
    Aklın ve Hırsın, Antik Çağ Dünyasının Fethinin, Büyük İskender'in Romanı... İskender'in yanında Herodotos'un renkli anlatısı, Ksenefon'un Anabasis'i, Hekataios'un dünya krokisi bulunmaktaydı. Babil'e giden geniş Kral Yolu'nun üzerinde buldu kendini. Dağınık halde yürüyen ordu nehri geçmek için bir araya geldiğinde, her yıl organize edilen katılımlar nedeniyle ordunun sayısal olarak nasıl kabarmış olduğunu ve az sayıdaki kadınla birlikte, daha çok mühendislerin yaptıkları makineleri taşıyan arabaların nasıl çoğalmış olduğunu da gördü. Orduya katılan bazı yeni birimler de vardı... Sidon'dan çevirmenler, gemi ustaları ve teknisyenlerle, Memfis'ten matematikçiler. Bir olasılıkla toplam olarak otuz beş bin kişi Fırat ile Dicle nehirleri arasındaki ovada keşif kollarını izliyordu.
  • Ömer Nasuhi Bilmen
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    32,20 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Ömer Nasuhi Bilmen. Sadeleştiren: Ali Fikri Yavuz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    66 Ayrım
    1067,12 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Müberra Ellialtıoğlu
    Ülkemizin seçkin din alimlerinden ve Diyanet İşleri eski başkanlarından merhum Ömer Nasuhi Bilmen hocanın meşhur eseri. Yıllardır içerdiği bilgilerle insanımızın dini konularda aydınlanmasını sağlayan bu eser, yeniden gözden geçirildi. Dipnotlarla desteklendi. Teknik tasarımına özen gösterildi. Dili günümüz insanının anlayacağı titizlikle hazırlandı.

Sayfalar