Basit Katalog

Kitap türüne ait alt türler
Toplam 57066 sonuçtan 52701 - 52800 arası görüntüleniyor.
Haldun Taner
Bitirildi
metin - Türkçe
17 Ayrım
226 MB
Eser Türü: Kitap
Seslendiren: Sengül Yaşar Budanur

Bu kitapta, Onikiye Bir Var, Sancho'nun Sabah Yürüyüşü kitaplarındaki hikâyeler ve Gülerek Ölmek adlı tek hikâye birarada sunulmaktadır.
Hıfzı Topuz
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,18 MB
Eser Türü: Kitap

"Biz Çamlıca'nın üç gülüyüz, Aşk bahçesinin bülbülüyüz, Dillerde gezer söyleniriz, Gamsız yaşarız eğleniriz..." Yesâri Âsım Arsoy'un bu ünlü şarkısına konu olan Çamlıcalı üç kız kardeş, Milli Mücadele yıllarında İstanbul'daki gizli direniş örgütleriyle işbirliği yağmışlar; İngilizlerden ve Fransızlardan önemli bilgiler sızdırarak, düşman kontrolünde bulunan silah depolarının boşaltılıp Anadolu'ya silah sevk dilmesinde görev alarak, direnişe büyük katkıda bulunmuşlardı. Hıfzı Topuz, romanında bu üç genç kızın gizli kalmış heyecan dolu yaşamlarını ve aşklarını gün ışığına çıkarıyor. Anılara ve belgelere dayanarak kaleme aldığı romanda yazar, Çamlıcalı kızların yaşadıklarından yola çıkarak, Kurtuluş Savaşı'nın çok az değinilen yeraltı örgütlerini ve ajanlarını, gerçek bir halk hareketinin unutulmuş kahramanlarını anlatıyor.
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
2,11 MB
Eser Türü: Kitap

Metres romanında Müştak ve Reyhan tipleri aracılığıyla dönem romanlarında işlenen Fransız metres, alafrangalık, züppelik, yanlış Batılılaşma, eğitim öğretim eksikliği ve Batı’ya öykünmenin hazin sonuçları mizahi bir dille anlatılır. Hüseyin Rahmi, romanda felsefeden de bahis açar ve eğitim üzerine düşüncelerini okuyucuya aktarır. İlk olarak 1900 yılında yayımlanan Metres romanının elinizdeki baskısında günümüz okuru için yabancı sayılabilecek kelimelerin her birinin anlamı ile Fransızca kelime ve cümlelerin çevirileri dipnotlarda verilmiştir.
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
506,99 KB
Eser Türü: Kitap

“Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil aksine onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir. Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır. (...) Meftun, Frenk hayranlığı hastalığına tutulmuş bir deli midir? Hayır. Göreceğiz ki o da değil. Bazı sınırlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine bakılırsa seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması pek mümkündür.”
İpek Ongun
Bitirildi
metin - Türkçe
19 Ayrım
757 MB
Eser Türü: Kitap
Seslendiren: Hülya Öztürk

Tek kelimeyle muhteşem bir düğündü! Her şey ama her şey öylesine güzeldi ki. Peri masalı gibi. Tüller, mumlar, çiçekler... İnsanı taaa yüreğin­den yakalayan karmaşık duygular, gülücükler, gözyaşları... İşte böyle bir gece yaşadı bizim takım, sevgili defterim. Ve -en önemlisi- bu bizler için bir başka ‘ilk’ti. Çünkü aramızdan biri evleniyordu! İlk kez bizim gruptan birinin düğününe katılıyorduk! Gel de duygulanma... Hâlâ inanamıyorum! Demek bizler artık evlilik dönemine gel­dik, dayandık. Vay be!
İrfan Orga
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,37 MB
Eser Türü: Kitap

Bir Türk ailesinin içsel yaşantısı
İskender Pala
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
824,50 KB
Eser Türü: Kitap

Millî olmadan milletlerarası olunamazken, kendimizi bilmeden başkalarına kimliğimizi nasıl bildirebilelim? Millî hafızamız, kudemâmızın mirasını tanımakla zenginleşecektir. Onların pek çoğu, bugün ibretle okunacak ömürler yaşamışlar, bizim zaman zaman karşılaştığımız hâllerle karşılaşmışlar. Yaptıkları, söyledikleri ve yazdıklarıyla her biri bizlere rehber olan büyüklerimizin hayat hikâyeleri, millet olarak biraz da bizim hikâyemizdir.Bu çalışmada atalarımızdan devlet adamı, mutasavvıf veya şair olan yalnızca kırk kişinin hayatlarından bazı kesitlere yer verilmiştir. Gönül isterdi ki, nice kırkları size tanıtabilelim. Ancak biz, istenirse bu kırk kişiden her birinin size bir kapı aralayacağını umut ediyoruz.
İsmail Bilgin
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,63 MB
Eser Türü: Kitap

Yedi cengaverdiler. Daha Çanakkale yolunda adalet uğruna can veren Hıristo… Cepheden cepheye sürüklenen Üsteğmen Halit Mustafa… Cesareti yüreğinden taşan laz balıkçı Deli Kemal... Melankolinin ortasında savaşı deneyimleyen Edebiyatçı Sabri. Ailesine rağmen cepheye gitmeyi seçen Mülkiyeli Ragıp. Sözlerinin arkasında durabilmek için savaşa yürüyen Hasan Hoca. Ve binlerce yaralıya dermen olmaya çalışan Doktor Mehmet Nazif. Can vermek için sıraya girenlerin, önüne katanı sürükleyen bir selin romanı… Romanlarıyla Çanakkale Savaşı'nı belgesel duruluğunda aktaran İsmail Bilgin'in, yayımlandığı ilk günden itibaren büyük ilgi gören ve bugüne dek 9 baskı yapan romanı Gelibolu, Çanakkale'ye Gidenler kitabı ile başlayan direnişin ikinci perdesini anlatıyor. Gelibolu, gözden geçirilmiş yeni baskısıyla Çanakkale ruhunu yeniden canlandırıyor. Zaferin 100. yılında, Çanakkale meşalesini bir kere daha tutuşturmak isteyen herkes için…
İsmet Özel
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
307,50 KB
Eser Türü: Kitap

Dünyaya bakmayı aşıp dünyayı görme noktasına ulaştığımızda neye talip olmamız gerektiğini de anlarız.
Kürşat Başar
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,43 MB
Eser Türü: Kitap

"Eğer, hayatımızın bir an’ına gidip orada sonsuza dek kalacaksınız deseler yalnızca iki şeyden birini seçmek isterdim. Biri, o çocukluğun bahçesindeki ağacın dalına asılı salıncakta sallanırken.. Öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim adamla öpüştüğüm ilk gün.. Herkes âşık olmanın ortak dilini bulup yazmaya çalışıyordu. Ama aslında bu kadar basitti işte: Birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan âşıksın."
Kürşat Bumin
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
792,00 KB
Eser Türü: Kitap
Zekeriya Sertel
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
959,00 KB
Eser Türü: Kitap

Türkiye basın tarihinin en önemli isimlerinden biri olan Zekeriya Sertel, tüm yaşamını demokrasi ve ifade özgürlüğü uğrunda geçirdi. Selanik’te başlayan gazetecilik hayatında, Türkiye’nin geçirdiği çalkantılı kuruluş yılları süresince pek çok ürün verdi. Resimli Ay dergisinde Nâzım Hikmet’in gür ve “güneşi zapt etmeye” azimli sesiyle “putlar yıktı”. Halikarnas Balıkçısı’yla yargılandı. Eşi Sabiha Sertel’le beraber yılmadan, usanmadan ve korkmadan daima yazdı, üretti, gazetecilik düşündü. İkinci Dünya Savaşı yıllarında, Türkiye’nin Nazi Almanya’sının yanında hizalanmasına ve Türkiye’de yükselen faşist dalgaya, Tan’daki yazılarıyla karşı koydu. 4 Aralık 1945’te gerçekleşen Tan Matbaası Baskını nedeniyle yurtdışına gitmek zorunda kaldı. Hatırladıklarım bir memleketi, üretken ve mücadeleci bir gazetecinin benzersiz tanıklık ve gözlemleriyle anlatıyor. Bazen bir insanın hayatı, bir memleketin de hayatını anlatmaz mı?
Mehmet Alagaş
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
496,50 KB
Eser Türü: Kitap

Nusret hoca hiç cevap vermeden yerinden kalktı. Salonun kenarındaki döner merdivenlerden çıkarak yatak odasının önüne geldiler. Kapının önündeki kilitli demir parmaklık, sanki yeni yapılmış gibiydi. Önce demir parmaklığı ve daha sonra kapıyı açarak içeri girdiler. Odada tek kişilik bir yatak, bir buzdolabı ve mukavva kutu içinde bisküvi, sandviç ekmeği gibi hazır yiyecekler vardı. Oğluyla beraber dışarıya çıkan Murat bey, odanın kapısını kapatmaya gerek duymadan demir parmaklığı kapatarak kilitledikten sonra "Odanın penceresi yok. Bu kapıyı istersen açık tutabilirsin" dedi. Bu soruyu cevapsız bırakarak ayağa kalkan Nusret hoca, demir parmaklıkların arkasından baba ile oğulun merdivenlerden aşağıya inişini seyretti. Sonra kapıya yaklaşarak sağ eliyle demir parmaklığa dokundu. İçini hafifçe ürperten demirin soğukluğu, Nusret hocaya ne durumda olduğunu açıkça hissettiriyordu. Murat bey kendisini misafir edeceklerinden söz etmesine rağmen bir misafir değil, adeta bir tutsak, akibeti meçhul bir tutsak olduğunu anlamıştı.
Mehmet Akif Ersoy
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
2,39 MB
Eser Türü: Kitap

1924 yılından günümüze kadar Mehmed Akif ’in 7 kitaptan oluşan eseri Safahât’ın Osmanlıca muhtelif baskıları yapıldı ve yapılmaktadır. Ne var ki devrin teknik imkanlarından dolayı bu baskılarda imla birliğinin eksikliği; harf, kelime ve noktalama hususundaki baskı hataları dikkat çekmektedir. Ketebe Yayınları olarak hem merhum Akif’in ruhunu taziz etmek, hem de giderek talibi artan Osmanlı Türkçesi ilgililerine sağlam ve eksiksiz bir nüshayı hediye etmek üzere bu meşakkatli yolculuğa çıktık. Günümüzün teknik imkanlarından faydalanılarak kolay okunan harf lerle ve tıpkıbasımlardaki hatalar giderilmiş olarak vücuda getirilen elinizdeki Safahât’ta, aynı zamanda Osmanlı Türkçesiyle tarafımızdan ilk defa neşredilen, 1898 yılında Mehmed Akif ’in ilk şiirlerini neşrettiği Resimli Gazete’deki bazı manzumeleriyle birlikte, onun şairlik serüvenine ve mesleğine uygun düşen diğer şiirleri de *Safahat Dışında Kalan Şiirler* başlığıyla yer almaktadır.
Mehmet Öz
SELİM YENİÇERİ
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,65 MB
Eser Türü: Kitap

KENDİ VÜCUDUNUZUN DOKTORU OLUN Aşağıdaki ifadelerden hangileri doğrudur? -Egzersiz yapma sürenizi artırdıkça, bundan elde edeceğiniz fayda da artar. -Sigara tiryakisi değilseniz, akciğerleriniz konusunda endişelenmenize gerek yoktur. -Kötü nefes kokusu, ağzınızdan kaynaklanır. -Kadınlar, menopoz döneminden sonra daha az seks yapar. -Bağışıklık sisteminiz her zaman, kendi hücreleriniz ve düşman istilacılar arasındaki farkı ayırt eder. -Damarlarınız için en büyük tehlike kolesteroldür. -Hafıza kaybı yaşlanmanın doğal, kaçınılmaz bir sonucudur. Yukarıdaki sorulardan herhangi biri için "doğru" cevabını verdiniz mi? O zaman kitabın içine bir göz atsanız iyi olur.
Melih Cevdet Anday
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,10 MB
Eser Türü: Kitap

"Sevdalanmaya gidiyormuşum meğer... "Bunu daha önce bir kâhin bana söyleseydi, kuşkusuz geri dönmeye kalkmazdım, ama bu sevdanın nerede, nasıl karşıma çıkacağını düşünmekten belki de olayların sırasını bozardım, zamanı altüst ederdim. Geleceğimizi bilmemektir bizi zamanın içine sokan. Yoksa bir gün dizlerine dokunur dokunmaz onun soyunuvereceğini bilip de beklemek, bir ölümlünün sabrını aşar..." Raziye Melih Cevdet Anday'ın (d. 1915, İstanbul) yazdığı dört romanın sonuncusudur. Aylaklar (1965); Gizli Emir (1970 TRT Roman Başarı Ödülü); İsa'nın Güncesi (1974); Raziye (1975). Çok yönlü bir edebiyatçı olan Melih Cevdet Anday, şiirleri, oyunları ve denemlerinin yanı sıra romanlarıyla da geniş bir okur çevresinin sevgisini kazanmıştır.
Halil İbrahim Yalın
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
389,84 KB
Eser Türü: Dersler

Bu kitap, öğretmenlik formasyonu dersleri arasında yer alan Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme dersine yönelik ve YÖK kur tanımına uygun olarak hazırlanmıştır. Kitapta; temel kavramlar, öğretim teknolojisi ve iletişim, öğretim analizi, öğretim durumlarını planlama, araç-gereçlerin öğretimdeki yeri ve önemi, öğretim araç-gereçlerinin seçimi, görsel materyaller tasarımı, öğretim araçları ve etkili kullanımı, eğitimde bilgisayar kullanımı ve uzaktan eğitim başlıkları altında konular ele alınmıştır. Çalışmada her bir bölümün başında o bölüm kısaca tanıtılmış, sonunda ise bölümde tartışılan konular özetlenmiştir. Kitap, aynı isimdeki derslerde yaygın olarak kullanılan bir çalışmadır.
Kaya Türkay
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
924,50 KB
Eser Türü: Kitap

A. Dilaçar, bu incelemesini, öğrencilere ve geniş halk kitlelerine, Türk yazınının bu ilk büyük eserini ve yazarı olan Balasagunlu Yusuf Has Hacib'i, eserin yazılışının 900. yıl dönümü (1069-1969) dolayısıyla tanıtmak, sevdirmek için kaleme aldığını belirtmektedir. Eserde, Kutadgu Bilig'in bizde ilk çevriyazısı ve çevirisini yapan Prof. Dr. Rahmeti Arat'ın kitabına, büyük bir değişiklik yapılmadan bağlı kalınmıştır. Okunuş farkları, metin çevirilerinin sonuna eklenen sözlüklerde gösterilmiş, çeviride kelimelerin tam karşılıkları verilmiştir. Okuyana kolaylık sağlamak amacıyla, sözlük bölümü eserin sonuna toplu olarak konulmamış, her çeviri bölümünün sonuna parça parça eklenmiştir. Eserin sonuna bibliyografya, harita ve bir Karahanlı devleti kronolojisi eklenmiştir.
Kemal Yalçın
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,15 MB
Eser Türü: Kitap

“Bak şu bahçenin güzelliğine. Şu şeftaliye, şu eriğe, şu armuda, şu çiçeklere bak. Hepsi birlikte güzel... Bir ülkenin içinde ne kadar din, dil, ırk varsa o kadar zenginliktir bu. Tek meyveyle bahçe olmaz.” Ayancıklı Baba Yorgo Türkiye ile Yunanistan arasında 1923 yılında Lozan’da imzalanan protokol, Türkiye’de yaşayan Rum Ortodokslarla, Yunanistan’da yaşayan Müslümanların zorunlu mübadelesini öngörüyordu. 1912’de Balkan Harbi’yle başlayan on yıllık savaş dönemi boyunca yerinden yurdundan olanlarla birlikte, iki milyon civarında insan karşılıklı olarak göç etmek zorunda kaldı. Emanet Çeyiz, Denizli’nin Honaz Köyü’nde yaşayan bir Rum ailenin, sürgüne gönderilirken Müslüman komşularına bıraktığı kızlarının çeyizinin, yaklaşık seksen yıl sonra aileye geri veriliş öyküsüdür. Kemal Yalçın, dedesine emanet edilen çeyizi teslim etmek üzere Minoğlu ailesinin izini sürerken, on beş Rum ve on beş Türk mübadilin yaşam öyküsünü ve duygularını kendi ağızlarından aktarır bize.
Meral Maruf
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
463,00 KB
Eser Türü: Kitap

Dullar Kampı’nda Afganistan’ın Rus işgaline uğradığı dönemde Afgan cihadına ilişkin anılarını aktarıyor. Dullar Kampı, Afganistan’ın Rusların elinden kurtulması için canlarını feda etmiş yüzlerce erkeğin eşlerinden, evlatlarından, annelerinden, kız kardeşlerinden oluşan bir kamp. Kocalarını, oğullarını özgürlük uğruna, Hak yolunda şehit veren yüzlerce kadının Pakistan’a hicret ederken başlarından geçen gerçek olayların anlatıldığı bir eser. Kocaları şehit düşen dulların, öksüz çocukların, kimi kimsesi kalmayan kadınların Pakistan’a sığınma sürecinde her adımda artan çaresizliklerinin ve bir o kadar da artan yiğitliklerinin öyküsünü yazmış Meral Maruf. Şehit düşen oğlunun cansız bedenini Rus askerlerinin elinden alabilmek için malını mülkünü feda etmiş bir annenin acıklı ama bir o kadar da destansı hikâyesine şahitlik ediyoruz eserde. Hicret yolunda soğuğa ve her türlü bakımsızlığa maruz kalmış bir bebeğin annesinin ellerinde ağlayarak son nefesini vermesi, dağ gibi mücahit askerleri bile ağlatmış. Cihat uğrunda zulüm ve işkenceyle geçen birçok ömrün, duygulandıran anılarına tanık olacaksınız Dullar Kampı’nda.
Meral Maruf
Cahit Zarifoğlu
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
739,00 KB
Eser Türü: Kitap
Mina Urgan
Bitirildi
metin - Türkçe
12 Ayrım
262 MB
Eser Türü: Kitap

Mina Urgan Bir Dinozorun Anıları'nı yazarken kitabının bu kadar çok okunacağını hiç beklemiyor, "Benim gibi bir kocakarının hayatını kim merak eder ki..." diyordu. Ama öyle olmadı. Çünkü o, Türkiye aydınının sıcak ve zeki dilidir. Samimi bir düşünce sahibinin, aykırı da olsa, tüm kesimler tarafından kucaklanacağının kanıtıdır.
Mustafa İlhan
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,93 MB
Eser Türü: Kitap
Nazım Aslan
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
434,00 KB
Eser Türü: Kitap
Necip Fazıl Kısakürek
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,01 MB
Eser Türü: Kitap

Bu eser, ‘Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar’dan sonra beklenmesi ve ona eklenmesi gereken bir bahsi çerçeveliyor. İmân ve ideal uğrunda umumi mazlumluk davasının çok yakından, öz hayatımızdan, yakın tarihimizden ele alınması ve hususi planda gösterilmesi… Bu yakın tarih ve hususi plân, İttihad ve Terakki ile başlayan, Cumhuriyetle yerleştiğini gördüğümüz İslâm nefretinin zeminini çizer ve o zemin üzerinde en kuduz zulüm kılıciyle düşürülen mazlum başların hikâyelerini anlatır.
Oğuz Saygın
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
361,00 KB
Eser Türü: Kitap

"Herşeyi Yapabilirsiniz!" Evet! "Yapabileceğinize inandığınız her şeyi yapabilirsiniz." Bu mesajı yaşanmış olaylarla vermeye çalıtım sizlere. Çünkü amacım kurallar anlatmak değil, kişilerin pozitif yaşamalarını sağlayabilecek bir rota belirleyebilmelerine yardımcı olmaktı. Bu nedenle kitabımın, ismiyle bile kişilere olumluyu yansıtmasını ve olumluyu çağrıştırmasını istedim. Unutmayın!... Geminin rotasını kaptan belirler. Hayatınızın rotasını düşünceleriniz... Ve düşüncelerinizin rotasını ise yalnız ve yalnızca siz... (Arka Kapak) .
Oktay Akbal
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
348,50 KB
Eser Türü: Kitap

1950’lerin İstanbulu’nda, Beyoğlu’nun sinemaları, sokakları, meyhaneleri ve Gezi Parkı’nda anılarının peşine düşen kahramanımız zihninde gençliğindeki aşkları yaşatırken, mutsuz giden evliliğiyle hesaplaşır. Evine dönmediği akşamlarda günün akıp geçmesini bekler. Geçen zamanın onu başka bir yere götürmeyeceğini bilse de geleceğe dair bir umudu vardır. İnsanın alışkanlıklarına, anılarına, deneyimlerine dair düşünce ve duyguların anlatıldığı roman, geçmişin hayatımızdaki yerini bir kez daha gözden geçirmemizi sağlıyor.
Orhan Kemal
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
359,00 KB
Eser Türü: Kitap

Kurtuluş Savaşı'na gönüllü olarak katılmış olan hukukçu baba, savaştan sonra iktidarla çatışınca, kalabalık ailesiyle birlikte Beyrut'a kaçmak zorunda kalmıştır. Orada ufak bir lokanta açar ve iki oğluyla birlikte çalışmaya başlar. Ancak işler kötü gider ve aile geçinemez hale gelir; üstelik baba ağır bir hastalığa yakalanmıştır. Aile çocukların kazandığı üç-beş kuruşla hayatını sürdürmeye çalışırken, babasının baskısından bunalan -aslında çok genç yaştaki- büyük oğul işten atılır, bir türlü yeni iş bulamaz, ailenin yükünü tek başına taşıyan kardeşiyle çatışmaya başlar. Sonunda babasını razı ederek yurda -Adana'ya- geri döner. Hala yoksuldur ama baskıdan kurtulmuş, yaşama sevincini yakalamıştır; arkadaş edinir, futbolda başarı kazanır ve hayatına kızlar girer... Tıkanmış yaşamlarında bireysel çıkış arayan küçük insanları anlatan "Küçük Adam'ın Romanı" dizisinin birinci kitabı olan 'Baba Evi', Orhan Kemal'in yokluk içinde, aile baskısıyla geçen çocukluğunun, ilkgençliğinin öyküsü.
Önder Şuşoğlu - Emrullah Erdinç
Bitirildi
metin - Türkçe
10 Ayrım
398 MB
Eser Türü: Kitap

Televole dünyasının kriminal yüzü Etiler Koğuş’unda “şöhret”lerin doğrudan polis ifadelerini belgeliyor. Bu bağlamda, polisteki o sakallı ve makyajsız yüzler, ifadelerde bütün çıplaklığıyla neşredilen cürümler, televole dünyasının kriminal yüzünü ortaya koyuyor. Yazarlar, “cilalı imaj devri”nin sahte kahramanlarına olabildiğince objektif yaklaşıyor. Yargılamak değil, belgelemek refleksi öne çıkıyor. Kitapta adları geçen kimi isimler, Türkiye’nin Susurluk Skandalı’ndan tanıdığı mafya patronlarına, mafyöz organizatörlere kadar genişliyor. Sadece uyuşturucu kullandığı için gözaltına alındığı varsayılan “şöhret”lerin, giderek bu dünyanın bir parçası olduğu, hatta uyuşturucu ticaretinde kimi roller bile üstlendiklerini ortaya koyuyor. Televolelerde görmedikleriniz bu kitapta konu edilmiyor. Magazin basınının didik didik etmediği, ilkeli ve onurlu yaşamını kameralardan uzak tutan, sanatıyla objektiflerin ilgisini çekmeyi yeterli sayanların ismine bu kitapta rastlayamayacaksınız. Etiler Koğuşu tarafsız bir yaklaşımı ile ibret dolu bir dünyayı anlatıyor.
Pınar Kür
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
863,00 KB
Eser Türü: Kitap

Pınar Kür, öykülerini bir yapı ustasının dikkatiyle kuran yazarlarımızdan. Edebiyatın her şeyden önce bir yapı sorunu olduğunu bilen, dağınık anlık izlenimlerin kolay şiirselliğine kendini kaptırmayan bir kurgu ustası. Akışı Olmayan Sular adlı bir kitabındaki öykülerinde Pınar Kür'ün getirdiği şiirsellik, özellikle öyküler okunup bitirildikten sonra tadına varılan bir kusursuzluktan kaynaklanır. Pınar Kür'ün öykülerini okuduğunuzda yalnızca belli öykü kişilerinin aşklarına giren bir yazarlık çabasına tanık olursunuz. Onun öykülerinin en belirgin özelliklerinden biri de zamana karşı dayanıklılıktır
Ramazan Eren
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
421,00 KB
Eser Türü: Kitap
Rıza Nur
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
771,00 KB
Eser Türü: Kitap

Bu kitaplar, (Türkiye'nin Yeni Baştan İhyası ve Fırka Programı, Cehennem'de Bir Celse, Ziya Paşa'nın İkinci Zafernamesi) bir döneme ilişkin, döneme kan ve can verenlerin daha sonra kan ve can verdikleri değerlere nasıl yabancılaştıklarını ve onunla hesaplaşmaya girdiklerini, o dönemin aydınlarının korku, umut ve değer yargılarına ilişkin ipuçları vermektedir. Zaman zaman alegorik anlatımlarla, bu dünyada yaşanan bir zaman kesitinin, ahiret ölçekli sorgulaması yapılmaktadır. Cehennemde buluşan halk kahramanları, kendi aralarında günahlarını tartışırlar ve bu kötü yolculuğun genel bir muhasebesini yaparlar. Tiyatral bir yaklaşımla yazıya dökülen olaylar sadece konu aldığı döneme ilişkin abartılı ipuçları yanında, politik tiyatro örneği açısından da değer taşımaktadır. Yazar bu eserlerinde polemik gücünü de açık bir şekilde ortaya koymakta, göstermektedir. Bunları okurken kimi zaman gülecek, kimi zaman ağlamaklı olacaksınız. Tarih bir tiyatro şeridi gibi gözünüzün önünden geçecek ve tarihin üzerindeki atlas şalı kaldırdığınızda bilinen kahramanların bir başka yüzü ile karşılaşacaksınız. Maske ve gerçek. Hangisi maske, hangisi gerçek, onun da bilinmediği bir kaos. Belirsizlikler, çelişkili ipuçları. Tarihi bir şirk çadırına benzeten konkav ve konveks aynaları aradan çıkartıp gerçeği çıplak gözle gördüğümüzde herhalde, farklı bir manzara ile karşı karşıya kalacağız. Ama gözleri bozuk olanlar için çıplak göz sadece bir karanlıktır. Tarihin zaman tünelinden geçerek, bu güne ulaşan bilgiler ışığında birçok şeyi yeniden gözden geçirmek gerekecektir. Bu kitap bu yönde bir endişenin uyanmasına vesile olabilirse, görevini yapmış olacaktır.
Ahmet Günbay Yıldız
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
987,50 KB
Eser Türü: Kitap

Kavramlar sahi bu kadar ikiyüzlü müydü? Yoksa, istediğimiz gibi yorumlayışımız mıydı onları özünden koparıp birer karmaşa haline getiren? Bilmiyorum doğrusu. Bildiğim tek şey, işimize gelmeyen gerçekleri kendimize uyduruşumuz!...Maskeler utanç vericidir benim bildiğim. Utançsa, gerçeklerden gocunduğu için doğar suçlu vicdanlarda. Sahi, utandın mı yaptıklarından? Daha şimdiden hayal eder gibiyim, mektubumu okurken neler hissedeceğini... ′Afedersin Hayat!...′ diyeceksin kahırlanıp; ama hayat yaşanmışları yok etmez ki! Evliliklerde ilan gerekir benim bildiğim... Eş, dost, anne, baba... Herkesin duyumuna açık bir ilan... Sorumsuz yaşamak mutluluk gibi görünse de başlangıçta, her istediğini yapmak, sonuçlarını da göze almayı gerektirir; bunu öğrendin mi hiç olmazsa?
Ahmet Günbay Yıldız
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,05 MB
Eser Türü: Kitap

Köy ortamında güzel ve çirkin mücadelesi… Sosyal değerleri dumura uğratılan küçük bir köy örneğiyle, koca bir toplumdaki çözülüşü ve ferdi çözüm arayışlarının da gündeme geldiği Anadolu'dan insan manzaraları... M.E.B. tarafından tavsiye edilmiştir.S
Ahmet Günbay Yıldız
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,25 MB
Eser Türü: Kitap

Kendisine lanse edilen hayat şekliyle, boşluğa itilmiş, amaçsız, gayesiz bir nesil… Ve beklenmedik bir zamanda, olmadık yerde filizlenen tomurcuklar… Elinizdeki kitap, sevgileriyle, nefretleriyle, toplumun sosyal gerçeklerinden bir kesit sunmaktadır
Ahmet Günbay Yıldız
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
875,00 KB
Eser Türü: Kitap

Hayat, herkesin kendi hikayesini yazdığı bir seyir defteri.. İlk kez karşılaştıklarınız daha önce yaşamadığınız şeyler olunca bazı kalıpları kırmanız daha zor oluyor; tıpkı tohumun ilk kez çatlamasında olduğu gibi. Oysa tohumların yeşermesi, dalların hayatı kucaklaması ne kadar özlediğimiz birşeydir. Ahmed Günbay Yıldız'ın kısa bir sürede üst üste baskı yapan bu eserinde, rüzgarın kendi toprağını bulup kabuğunu kırmasına şahit olacaksınız. Hem de başkalarının hikayesinde kendi hikayenizden izleri yakalayarak...
Ahmet Günbay Yıldız
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
783,00 KB
Eser Türü: Kitap

Günahın rengi nedir? Kara mıdır sizce de? Öyle midir değil midir bilemeyiz ama kopkoyu bir renk olduğunu ve bütün renkleri soldurduğunu söyleyebiliriz herhalde. "Günahın Rengi" Ahmed Günbay Yıldız’ın son romanının adı. Kitabını, bir anlık arzuya, ihtirasa ve intikam duygusuna acımasızca kurban edilen bir aşkın etrafında kurgulayan yazar, eserinde aslında toplumdaki ahlaki çöküşü, eğitimsizliği, kutsal değerlerimize yeterince ehemmiyet vermeyişimizi eleştiriyor. Roman bu bakımdan okuyucuyu silkeliyor ve iç muhasebeye davet ediyor. Romanın başkahramanı Hasret, ahlak, iffet, iman, masumiyet timsali. Tüm genç kızlara örnek olacak hasletlere sahip olan Hasret, romanda, tahammül edilmesi güç acılara göğüs germek, manevi yükleri sırtlamak zorunda kalıyor. Tevekkül ve sabırla gönlündeki yarayı tedavi edemese de ayakta kalmayı başarıyor. Romanın bir başka kahramanı Armağan, işlenen günahın kavurduğu masumlardan biri sadece. Çocukluk yıllarından büyüyüp bir yetişkin olana kadar bu günahın bedelini horlanarak, küçümsenerek, hakaret işiterek çok ağır ödeyenlerden. Tek bir kıvılcımdan çıkıp hızla büyüyen ve etrafında ne varsa yakıp, yıkıp yok eden koca bir yangın gibi, düşüncesizce işlenen tek bir günahın, nasıl nesillere sirayet ettiğini, hayatları mahvettiğini anlatıyor Günahın Rengi. Romanında daha pek çok toplumsal yaraya değinen Ahmed Günbay Yıldız, Adem Bey ve oğullarıyla ebeveyn evlat ilişkisini sorguluyor, problemli yanlarına dikkat çekiyor. Okuyucuya her evlâdın anne ve babasına karşı olan vefa borcunu hatırlatıyor. Ahmed Günbay Yıldız alıştığımız kendine has üslubuyla kaleme aldığı Günahın Rengi’ni şu satırlarla nihayetlendiriyor ve adeta okuyucusuna sesleniyor: "Evlâtlarınıza iyi bir gelecek bırakabilmek için hazırlık yapın sizler de" Nöbeti devrederken borçlu olmayın onlara. Hazan istemeseniz de hüznü beraberinde getirir. Sakın unutmayın bu mısraları, hatta çerçeveletip gözünüzün önüne asın ve okuyun sık sık: Gül ağacı demiş tomurcuğuna: Yarın rayihanı yel alır gider. Annesi demiş ki yavrucağına: Bütün emeklerim el alıp gider. Geleceğin dünyasına da bu mısralarımla selam olsun...
Ahmet Günbay Yıldız
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,14 MB
Eser Türü: Kitap

Bir medya patronunun oğlu olan Bulut, istediği her şeye sahip olabilecek güçtedir. Hayatı zevk ve eğlence içerisinde geçer. Buna rağmen içinde git gide büyüyen bir boşluğun, bir yitiğin varlığını hissetmektedir. Yitiğini her bulduğunu sandığında kendisini yeni çatışmaların içinde bulur... Romanlarıyla hayata ayna tutan Ahmed Günbay Yıldız, bu kez Leyl Işıkları'yla gençliğin yaşadığı buhranları gözler önüne seriyor.
Ahmet Günbay Yıldız
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,00 MB
Eser Türü: Kitap

Gururunun kurbanı olarak evlatlarına inancın ve hayatın gerçeklerini anlatamayan bir adam... Zamansız bir şekilde hayatını kaybeden bir anne... Bir parça merhamet bekleyen ihtiyar bir babanın ömrünü adadığı evlatlarıyla imtihanı... Sabrını ve sevdasını nakış nakış işleyen tertemiz bir genç kız... Acılar, aşklar ve bir ailenin dramı... Yüzbinlerce okurunun tekrar tekrar tavsiye ettiği kitaplarıyla klasikleşen Ahmed Günbay Yıldız'dan, gerçek bir yaprak dökümünün bir solukta okunabilecek hüzünlü hikâyesi... Çünkü bir baba ağladığında, ağlar yerler ve gökler...
Ahmet Günbay Yıldız
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,34 MB
Eser Türü: Kitap

Bir masal ülkesinin varlığına inanan, oraya ulaşmak için onca acı ve sıkıntılara razı olan, esaretin birinden kaçarken diğerine yakalanan kahramanın Rusya'da başlayıp Amerika'da devam eden, mukaddes topraklarda mutlu sona ulaşan mücadelesinin romanı…
Ahmet Günbay Yıldız
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,48 MB
Eser Türü: Kitap

Her şey bir depremle başladı. Şiddetli bir yer sarsıntısının sebep olduğu bir felaket… Ve felaketten pay alanlarla çıkar sağlayanlar. Anadolu insanının gerçekleri yetmiş yıllık tarihimizin sembolleriyle ifade edilen bir minyatürü...
Aziz Nesin
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
380,00 KB
Eser Türü: Kitap

pencereleri kapalı evden dışarı çıkmak için çare arayan sinek, ders çalışmakta olan evin çocuğunun kitabından eğer ışık hızına ulaşırsa canım ardına geçebileceğini öğrenir. ve ışık hızına ulaşıp camın diğer tarafına geçebilmek için, tüm gayretiyle tekrar tekrar deneyerek cama hızlı dalışlar yapar . evdeki diğer sinekler bu çabasını desteklemezler, başarması bu kadar güç bir işin ardında kendini paralamasını anlamsız bulurlar. ama sinek onları dinlemez ve son denemesinde en hızlı uçuşunu yapar; cama yapışır. diğer sinekler hayattayken desteklemedikleri sineğin, imkansız görünen hedefine ulaşmak için hayatını feda edişini değerli bulurlar ancak. bir şeyleri değiştirmeye çalışmak değil, ölüm yüceltilir. cama yapıştığı yer de, ölen sineğin anıtıdır artık. ama bunun da bir anlamı yoktur. çünkü, bir kaç dakika sonra evin hanımı gelir ve elinde bir bezle anıtı dikilen sinekten arta kalanları siler. ne anıt kalır ne sinek. hepsi unutulur.
Aziz Nesin
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
12 Ayrım
178 MB
Eser Türü: Kitap
Seslendiren: Semra Yağcı

Vatan Evlatları Partisi'nin başında Kafakan Bey vardı. Kötü adam denilemezdi. Uluslararası toplantılarda uyumaktan, uyumadığı zamanlarda da burnunu karıştırmaktan başka kötü bir huyu yoktu. Kafakan Bey, Başbakan oldu. Onun Başbakan oluşunu, ana muhalefet partisi olan Yaşasın Memleket Partililer çekemediler. Her ne uğruna olursa olsun, Vatan Partisi'ni iktidardan düşürmek istiyorlardı. Durmadan burnunu karıştıran bir adamın Başbakan olması, ulusal onurlarına dokunuyordu. Kafakan Bey'in ve arkadaşlarının hırsız olduklarını gazeteler de yazdılar. Buna kimse aldırış etmedi. Halk, - Hiçbir işe yaramayan bir adam hırsız değil diye Başbakan olacağına, iş yapsın da varsın hırsız olsun... diyordu. Haklıydılar, çünkü Yaşasın Memleket Partisi de iktidardayken az hırsızlık yapmamıştı. (Tanıtım Yazısı'ndan)
Aziz Nesin
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
439,00 KB
Eser Türü: Kitap

Anadolu´nun klasikleri arasında sayılan öykülerinden bir derleme. Her yaştan okur tarafından okunması ve üzerine düşünüp, konuşulması gereken öyküler. Bir yokmuş, iki yokmuş, üç yokmuş… Eski günlerde yeryüzünün bir ülkesinde hiçbişey yokmuş. Hiçbişeyi olmayan bir ülkenin bir padişahı varmış. Bu padişahın da bir hazinesi varmış. Bu hazinede o ulusun en değerli bir emaneti korunurmuş. Atalardan kalan bu emanetle o ulus övünürmüş. "Hiçbişeyimiz yoksa da, atalarımızdan bize böyle bir emanet kaldı," diye avunurlar, yoksunluklarını, yoksulluklarını unuturlarmış…
Aziz Nesin
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
563,00 KB
Eser Türü: Kitap

Gülmece edebiyatının doruğundaki yazarımız Aziz Nesin’i 100. Doğum Yılında anarken onun öyküleri, yazı ve konuşmalarından derlenen tematik bir seçki sunuyoruz. Aziz Nesin’in öyküleri geniş bir konu yelpazesi içinde yalnız günlük yaşamı değil insanlık durumlarını ve toplumsal ilişkileri de gözler önüne serer, okuyanı güldürürken hayatı anlamaya yöneltir. Aynı çeşitlilik yazıları ve konuşmalarında da geçerlidir. Seçkimizi hazırlarken istedik ki Aziz Nesin’in kitaplarındaki öykü ve yazılarını bu kez tematik bir bütünlük içinde okuyun. "İstanbul'un Halleri" Aziz Nesin'in İstanbul'u temel alan öykülerinden oluşuyor.
Aziz Nesin
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
407,00 KB
Eser Türü: Kitap

Aziz Nesinin kendine has üslubu ve kara mizah anlayışıyla yazmış oldugu eserlerden biri daha
Aziz Nesin
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
408,50 KB
Eser Türü: Kitap

Gülmece edebiyatının doruğundaki yazarımız Aziz Nesin’i 100. Doğum Yılında anarken onun öyküleri, yazı ve konuşmalarından derlenen tematik bir seçki sunuyoruz. Aziz Nesin’in öyküleri geniş bir konu yelpazesi içinde yalnız günlük yaşamı değil insanlık durumlarını ve toplumsal ilişkileri de gözler önüne serer, okuyanı güldürürken hayatı anlamaya yöneltir. Aynı çeşitlilik yazıları ve konuşmalarında da geçerlidir. Seçkimizi hazırlarken istedik ki Aziz Nesin’in kitaplarındaki öykü ve yazılarını bu kez tematik bir bütünlük içinde okuyun.
Abdullah Ziya Kozanoğlu
Bitirildi
metin - Türkçe
5 Ayrım
3,13 MB
Eser Türü: Kitap

Arka Kapak İsa'nın doğumundan beri 451 yıl geçmişti. Büyük bir uğultu... Kılıçların, Tunçların Birbirine çarpmasından çıkan şakırtılar, araba gıcırtısı, şarkı sesleri birbirine karışıyor, önünde, bütün dünyaya meydan okuyan Atilla'nın dokuz ve sungurlu bayrağı dalgalanan bir ordu doğudan akıyor. Akın!... Akın!.. Akın!...
Abdullah Ziya Kozanoğlu
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
572,00 KB
Eser Türü: Kitap

Yüce Çin Hakanlığının Tiyen Ping şarını çevreleyen karlı dağların eteklerindeyiz. Gün batmış, ay çıkmamış. Karadere içlerinde gözleri parlayan, ağızlarından insan kanı damlayan canavarlar uluyarak dolaşıyor. Bellerinde çifte su verilmiş palaları ışıldayan cilasınlar, yağız atlarını kara tepelerde oynatıyor, korkak şarlılar uykuya yatmış, kurtlar yer yer gezip yiyecek av arıyor.
Abdullah Ziya Kozanoğlu
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,39 MB
Eser Türü: Kitap

Abdullah Ziya Kozanoğlu Türk Edebiyatı'nda tarihi romancılığın en başarılı temsilcilerindendir. Eserlerinin çoğu onlarca baskı yapmış ve yüz binlerce okura ulaşmıştır. Romanlarını tarihten seçtiği kişiler ve onların çevresindeki olaylar üzerine kurduğu görülür. Çok rahat ve oldukça akıcı anlatımı sayesinde okuma alışkanlığını geliştirici eserletiyle Kozanoğlu, genç nesillere tarih şuuru da aşılamaktadır...
Abdullah Ziya Kozanoğlu
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
986,50 KB
Eser Türü: Kitap

- Uğur Ola Bahadırlar! Bir Daha Birbirimizi Görmeyeceğiz. Tanrı Size Alkış Versin! Kılıçlar Kalktı, Başlar Eğildi. Önde, Tarihin Eşini Yetiştiremediği Yüce Hakan, Hepsi; Aşk Uğrunda Her Şey, Para, Rütbe, Ün, Kahramanlık Gibi Bütün Değerleri Bir Tekmede Yıkan Bu Bahadırı Selamladılar. - Selam Yiğir Otsukarcı! Tıpkı Bundan Yıllarca Önce Türkistan'dan Gün Batısına Gidiş Gibi; Ardında Kızıl Tuğ'u Dalgalandıran Çakır, Göğsünde Sevgilisi, Payaza'yı Sürdü; Kan Renginde Başı Dumanlı Dağlara Doğru Vurdu Gitti.
Abdullah Ziya Kozanoğlu
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
558,50 KB
Eser Türü: Kitap
Abdullah Ziya Kozanoğlu
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
652,00 KB
Eser Türü: Kitap
Abdullah Ziya Kozanoğlu
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
813,00 KB
Eser Türü: Kitap
Abdullah Ziya Kozanoğlu
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
774,50 KB
Eser Türü: Kitap

Türk edebiyatında tarihi romancılığın en başarılı temsilcilerindendir. Eserlerinin çoğu onlarca baskı yapmış ve yüz binlerce okura ulaşmıştır. Romanlarını tarihten seçtiği kişiler ve onların çevresindeki olaylar üzerine kurduğu görülür. Çok rahat ve oldukça akıcı bir anlatımı sayesinde okuma alışkanlığını geliştirici eserleriyle Kozanoğlu, genç nesillere tarih şuuru da aşılamaktadır. Bunu "Amacım, Türk insanının kendisine güvenmesini, atalarıyla övünmesini, kendisini başarıcı görmesini sağlamaktır" sözleriyle açıklamaktadır.. Daniel Pennac'ın okuyucuya tanıdığı haklardan Bovarizm (kitapla bütünleşme) hakkını kullanan Türk okuru Kozanoğlu'nun romanlarında zaman zaman uçsuz bucaksız ovalarda at sürecek, kıl çadırlarda yatacaktır. Anlatılan çağda çok kullanılan kelimeler eserlere adeta serpiştirilmiş, böylece hem eserin dili açıklığından bir şey kaybetmemiş hem de tarihi atmosfer başarıyla günümüze taşınmıştır.
Kemal Tahir
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,07 MB
Eser Türü: Kitap
Kemal Tahir
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,42 MB
Eser Türü: Kitap

‘Damağası’ Kemal Tahir’in cezaevi yıllarında tutmaya başladığı ve ölümüne yakın zamanlara kadar üzerinde çalıştığı notlardan oluşur. Bu notlarında cezaevi yaşamını ve kırsal kesim insanının küçük ama entrikalarla ve kırılmalarla dolu yaşamını ele alırken, Orta Anadolu insanını, koşulları içinde bütün derinliğiyle işler. Köy insanının dramını ele alırken ona sadece bakmakla yetinmez, onu çözmeye ve anlamaya çalışır. Oluşturduğu, alabildiğine canlı karakterlerin üzerinden bir Anadolu insanı panoraması çizer. ‘Damağası’ bir bütün olarak birbirini tamamlayan, yeniden ele alan üç çalışmadan oluşuyor. Kemal Tahir'in daha yayınlanmadan tartışmalar yaratmış notları/müsveddeleri yıllar sonra yeniden okuruyla buluşuyor.
Kemal Tahir
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,49 MB
Eser Türü: Kitap
Kemal Tahir
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,56 MB
Eser Türü: Kitap
Kemal Tahir
Gülay Yücel
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,74 MB
Eser Türü: Kitap

Crossroads lisesi'ne yeni gelen çocukta farklı bir şeyler var... Çoğu on altı yaşındaki gencin arkadaşı vardır, Aden Stone'un ise zihninde yaşayan dört ruh var. Biri zamanda yolculuk yapabiliyor. Biri ölüleri diriltiyor. Biri diğer insanları kontrol edebiliyor. Biri de geleceği görüyor. Herkes deli olduğunu düşündüğü için Aden tüm hayatını akıl hastaneleriyle ıslahevlerinde geçirmiştir. Fakat her şey kısa süre içinde değişecektir. Aden aylardır güzel ve gizemli bir kıza dair hayaller görmektedir. Bu kız onu ya kurtaracak ya da mahvedecektir. Birlikte entrika ve tehlike dolu bir dünyaya adım atarlar... Ama herkes hayatta kalacak kadar şanslı olmayacaktır. "Elimden bırakamadım.' P.C. CAST Gece Evi serisinin yazarı "Okumaya başladım ve bir türlü bırakamadım. İnanılmaz!" Kristin Cast, Gece Evi serisinin yazarı "Okurlar daha fazlasını isteyecek." Kirkus Reviews
Ant
Ömer Seyfettin
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
5,05 MB
Eser Türü: Kitap
Seslendiren: Alp Osman Çınar

Mıstık adlı bir çocuğun öyküsü
Ömer Seyfettin
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
929,50 KB
Eser Türü: Kitap

Ömer Seyfettin dizisinin beşinci kitabı olan “Asilzadeler” de, üç roman/roman denemesi ile bir hikâye bulunmaktadır. Asilzadeler, bazı yazarlarca roman, roman denemesi veya uzun hikâye olarak adlandırılmıştır. Asilzadeler’de, II. Meşrutiyet sonrasında fikrî ve siyasi yönelişlerdeki olumsuzlukları göstermek üzere yazarın çizdiği şarlaşan tipi tasvir edilir. Efruz Bey, yazarca “fantezi roman” olarak tanımlanmış ve bu eser için tasarladığı beş bölümden yalnızca “Hürriyete Layık Bir Kahraman” bölümü tefrika edilmiş, diğer kısımların yayını ise ertelenmiştir. Efruz Bey tipi yukarıda tasvir edilmiştir. Bu tanımın dışında Efruz Bey, toplumda parazit gibi yaşayan açıkgöz, şarlatan kişileri ince alay ve nükteli biçimde bir mizah anlayışıyla ele alınmıştır. Son derece ustalıkla çizilmiş, çok farklı, hatta birbirine zıt kişilikler ve görüşler eleştirilmiştir. Efruz Bey şarlatan tipine âdeta bir felsefi boyut kazandırılmıştır. Ayrıca bir fikri savunmak veya yermek amaçlanır. Hürriyete Layık Bir Kahraman’da Efruz Bey, gösteriş meraklısı, mevki ve şöhret düşkünü, biraz kaçık bir tip olarak tasvir edilir. Ashab-ı Kehfimiz, Bir Ermeni Gencinin Hatıraları alt başlığı altında Yeni Bir Dernek, Sonuncu Olan İlk Teşebbüs ve On İki Sene Sonra adlarında üç bölümden oluşmaktadır. Yazar tarafından “içtimai roman” olarak tanımlanan Ashab-ı Kehfimiz’de, Meşrutiyet’in ilk günlerinde yaşanan olaylar, yazarın yaşadığı devrin Osmanlıcılık, Türkçülük ve Batıcılık gibi siyasal akımları ele alınmıştır. Hürriyet Bayrakları’nda ise, Ashab-ı Kehfimiz’de ele alınan konuların yanı sıra yazarın askerlik hayatının yansımaları, yurt sevgisi, Türkçülük ve milliyetçilik ülküleri dile getirilir.
Ömer Seyfettin
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
113,50 KB
Eser Türü: Kitap

bah Çarşı Camii'nin arkasındaki harap zaptiye ahırlarının önünden, bir serçe sürüsü gibi cıvıldayarak geçerdik. Mektep biraz daha ileride, alçak duvarlı, oldukça geniş bir avlunun ortasında idi. Tek kattı, etrafında yükselen büyük kestane ağaçlarının birbirine karışmış koyu gölgeleri, bütün çatısını kaplardı. Biz daha avlunun kapısından girmeden Hoca Efendi'nin bulunup bulunmadığını, şöyle bir bakar, anlardık: "Abdurrahman Çelebi gelmiş mi be?""Gelmiş, gelmiş..." Abdurrahman Çelebi, Hoca Efendi'nin ihtiyar eşeğiydi. Siyah, huysuz, inatçı bir hayvan... Her sabah bizim gibi erkenden mektebe gelir, akşama kadar kalır; evlerimizden nöbetle getirdiğimiz kucak kucak otları, yazsa ağaçların, kışsa sol taraftaki abdestlik sundurması altında yavaş yavaş yerdi. Ona su vermek, onu tımar etmek mektepte bir imtiyazdı. Hoca Efendi'ye kim yaranırsa bu mükafatı kazanırdı. Mektebin kapısına dar, taş bir merdivenle çıkılırdı. İçeri girilince ta karşıya Hoca Efendi'nin rahlesi gelirdi. Rahlenin önünde top yavrusu, müthiş, tuhaf bir tüfek gibi, siyah kayışlı, ağır falaka asılı dururdu. Hepimiz kırk çocuktuk. Kızları birkaç ay evvel bizden ayırarak başka yere kaldırmışlardı. Sınıf taksimi filan yoktu. Elifbe'yi, Amme'yi her şeyi bir ağızdan okuyor, rakamları bir ağızdan sayıyor, bir ağızdan ilâhi söylüyorduk. Bütün derslerimiz yeknesak umumi bir bestenin, mânâlarını asla anlamadığımız güfteleriydi. Hoca Efendi, ak sakallı, uzun boylu, bağırtkan bir ihtiyardı. Yaz, kış, daima cübbesiz, abdest almaya hazırlanmış gibi kolları paçaları çıplak, sıvalı, yerinde otururdu. Öğleden sonra Çarşı Camii'ni süpürmeye gidip hiç gelmeyen kalfa daha gençti. Müezzinlik de yapıyordu. Bize şeker, leblebi, keçiboynuzu, hünnap, iğde vesaire satardı.
Ömer Seyfettin
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
594,00 KB
Eser Türü: Kitap
Ömer Seyfettin
Bitirildi
metin - Türkçe
20 Ayrım
258 MB
Eser Türü: Kitap

Ömer Seyfettin, yaşadığı dönemin geleneksel dil ve edebiyat anlayışına bağlı kalmayan yenilikçi kişiliği ile düz yazımızın gelişme aşamasında büyük dönüşümler yarattı. "Tabii lisan, konuşulan lisandır." ilkesi üzerinde inatla durarak yalın bir anlatım kurdu. Öykünün akışında sağladığı hızlılık, olay kişi çevre bağlantılarındaki doğallık ve en önemlisi ustalıkla yarattığı yergi havasıyla bugün de canlılığını koruyan eserler verdi. Döneminin eski dil beğenisine saplanıp kalan yazarlarını okunmaz duruma düşüren "zaman" onu haklı çıkardı.
Ömer Seyfettin
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
227,00 KB
Eser Türü: Kitap
Tos
Ömer Seyfettin
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
171,50 KB
Eser Türü: Kitap
Rıfat Ilgaz
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
532,00 KB
Eser Türü: Kitap

«İdris efendiiiii!..» Yazıhanesinin kapısında durmuş, ambarın içinde vızır vızır kaynaşan kalabalığa doğru sesleniyordu: «İdris!.. İdris efendiiii!..» Oysa şu Ekrem denilen sivri akıllı yeğen, adam çağırmak için neler, ne donanımlar yaptırmamıştı. Geç başına, o düğmeli ses kutusunun, iç yazıhanedeki daktilo kızı mı çağıracaksın, tık! Dokun düğmesine, «Sevim hanım!... Bir dakika!» İkinci ambardaki İdris efendiye mi sesleneceksin: «Heeey!.. İdris efendi!..» Hayırsız yeğen Ekrem mi lâzım? Aç muhasebeyi, tık! «Ekreeem!..» Sen Bey'ini unut da «Ekrem bey» siz bir çağır bakalım! Kılını bile oynatmaz züppe!. (Kitaptan)
Rıfat Ilgaz
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,57 MB
Eser Türü: Kitap

Kel Mahmut, İnek Şaban, Güdük Necmi, Hafize Ana, Tulum Hayri, Kalem Şakir, Domdom Ali, Hayta İsmail, Badi Ekrem ve diğerleri… İşte Hababam Sınıfı’nın unutulmaz kadrosu. Kendisi de uzun yıllar yatılı okullarda okumuş ve öğretmenlik yapmış olan Rıfat Ilgaz’ın, anılarından yola çıkarak yazdığı Hababam Sınıfı ve bu sınıfın karakterleri, yıllardır yediden yetmişe herkesi kimi zaman güldürdü kimi zaman ağlattı. Ilgaz, eğitim sistemindeki bozukluğu, yöneticilerin ve eğitimcilerin halini öğrencilerin bakış açısıyla anlattı bizlere. Öğretmenleri tarafından tembel, yaramaz, kopyacı diye suçlanan bu sınıfın parasız yatılı öğrencileri, otoriter eğitim sistemine uyum sağlayamayıp kendilerini farklı yollarla ifade ettiler. Onların istedikleri, sevgi ve anlayıştan başka bir şey değildi. Bir türlü değişmek bilmeyen bu sistemle mücadelenin sembolü olan Hababam Sınıfı’nda hepimizin ortak anıları var. Bu sınıf, hepimizin sınıfı…
Rıfat Ilgaz
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
570,50 KB
Eser Türü: Kitap

Rıfat Ilgaz, yeni toplumsal koşulların baskısı altında Hababam Sınıfı’nın haytalarıyla dostluğunu sürdürüyor. llgaz’ın 1957’de zile basarak derse çağırdığı Hababam Sınıfı’nın yaramaz çocuklarının maceraları aradan geçen bunca yıla rağmen milyonları etkilemeye devam ediyor. İlk kez 1987 yılında yayımlanan Hababam Sınıfı İcraatın İçinde, Türkiye’nin olduğu kadar dünyanın da nereye gideceğini daha o günden işaret eden bir kitap. Hababam Sınıfı’nın haylazları baskıcı eğitim sistemine isyan etmeye ve onu yaratanlarla ince ince dalga geçmeye bu kitapta da devam ediyor. Rıfat Ilgaz’ın usta kalemiyle herkesin kalbinde özel bir yer edinen Hababam Sınıfı’nın yepyeni maceralarını merak ediyorsanız buyurun sınıfa... Biraz acele edin zil çalıyor!
Rıfat Ilgaz
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
934,50 KB
Eser Türü: Kitap

Yıl 1944… İkinci Dünya Savaşı sınırlarımıza kadar dayanmıştır. Hitler faşizminin tüm Avrupa’yı ateşe attığı günler… Türkiye bu savaşa dâhil olmamak için dirense de etkileri tüm ülkede hissedilecektir. Ekmek, şeker, yakacak gibi temel ihtiyaç maddeleri karneye bağlanmış, dışarıdan gelebilecek ani baskınları önlemek amacıyla geceleri her yerde karartma uygulaması başlamıştır. Ülkenin aydınlarına da baskı uygulanan bir dönemdir bu aynı zamanda. Rıfat Ilgaz, Karartma Geceleri’nde işte bu kapkaranlık günleri anlatır. Bir aydın, şair ve edebiyat öğretmeni olan Mustafa Ural, yazdığı ve toplatılan şiir kitabı nedeniyle aranmaktadır. Sağlık problemleri vardır, bu nedenle de hemen teslim olmak istemez. İstanbul’un soğuk ve karartılmış sokaklarına, eş dost evlerine sığınır. Tutuklandığı zaman savaş bitmiştir, ama savaş yıllarının Türkiye’de bıraktığı izler uzun süre silinemeyecektir. Rıfat Ilgaz, Mustafa Ural’ın kaçış öyküsünü anlatırken, savaşın etkisindeki ülkemizin 1940’lı yıllarına da ışık tutuyor. Yurdumuzda ve uluslararası yarışmalarda birçok birincilik ödülü alan Karartma Geceleri’nin filmi de romanı kadar büyük bir ilgi görmüştür.
Rıfat Ilgaz
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
454,00 KB
Eser Türü: Kitap

Merhaba, benim adım Yılmaz. Ailemle birlikte Cide'de yaşıyorum. Geçen yaz tatilinde kasabamızdaki Yalı Gazinosu'nda çalışırken, tatil için İstanbul'dan Cide'ye gelen Sarmaşık ailesiyle tanışmıştım. Doğrusu küçük oğulları Tural'la birbirimizden pek hoşlanmadık. Çalıştığım için, çok sevdiğim denizden uzak kalmıştım. Yüzmeye bir türlü fırsat bulamıyordum. Yine de Cide'de her yıl Deniz Bayramı dolayısıyla düzenlenen yüzme yarışmasına katılmak ve birinci olup büyük ödülü almak istiyordum. Heyecanla beklediğim büyük gün gelmişti. Yarışa çok iyi başladım, ancak bizi seyreden Tural ve babasının başına kötü bir kaza geldi. Az kalsın boğuluyorlardı. Hemen yarıştan ayrılıp onları kurtarmaya gittim ve başardım. O gün Tural'ın annesi benim çok iyi bir cankurtaran olabileceğimi söyledi. Belki büyük ödülü değil, ama ondan çok daha değerli bir şeyi, dostum Tural'ı kazanmıştım... Dünyaya hep gülümseyerek bakmamızı isteyen Rıfat Ilgaz, hikâyemi sizlerle paylaşmamı sağladı. Siz onu okurken, belki hep birlikte dalgalara kulaç atabiliriz.
Rıfat Ilgaz
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
526,50 KB
Eser Türü: Kitap

Rıfat Ilgaz, toplumdaki zıtlıkları ortaya çıkarmanın en iyi yolu olarak gördüğü mizahı öykülerinde ustaca kullanır. Nerede O Eski Usturalar’da yer alan yirmi dört öyküsüyle bunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Edebiyatımızın “Koca Çınar”ının ne denli “gözü toplumda, kulağı halkta” bir yazar olduğunu görmek için etkileyici öyküler...
Rıfat Ilgaz
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
513,50 KB
Eser Türü: Kitap

“Mizahçı Rıfat Ilgaz, hayatına dokunan her şeye dokunmuştur yazdıklarıyla. Onun yaşadıkları, bir bakıma hepimizin yaşadıklarıdır. Elli yıla yaklaşan yazı serüveninde yerdiği çelişki ve çarpıklıkların bir bölümü ortadan kalkmıştır kuşkusuz; çünkü insan toplumları sürekli değişir ve gelişir. Gelişme bazı sorunları ortadan kaldırır, bazı yeni sorunlar getirir. Yeryüzündeki amacımız hep daha iyiyi aramaksa, mizahın da bu arayışta yeri ve payı vardır. Kimliğimizi belki de en iyi gülerken keşfederiz. Kusursuz olmadığımızı görmenin burukluğuna karşılık, insanlığımızın bilincine varmamız hiç de kötü bir alışveriş değildir. Rıfat Ilgaz gibi ender yazarlar, en karanlık anlarımızda bile bir gülümsemeyle aydınlatabilirler içimizi.ˮ
Rıfat Ilgaz
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,67 MB
Eser Türü: Kitap

Sarı Yazma, otobiyografik bir roman ama anlatılan aslında bir kuşağın öyküsü. Keskin toplumsal çelişkilerden kaynaklanan hoyrat bir iklimin yıprattığı, kırıp döktüğü bir kuşak bu. Rıfat Ilgaz’ın, mücadelelerle geçen uzun yılların sonunda, yorgun ama inançlı bir yürekle ve her şeye yeniden başlamak kararlılığıyla doğduğu kente, Cide’ye dönüşüyle başlar Sarı Yazma. Yazar, yaşamının bu dönemecinde tüm geçmişiyle içten bir hesaplaşma yaşarken duru bir anlatımla dirençli ve umutlu bir son sunar. Rıfat Ilgaz’ın kendi yaşamı ekseninde, Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı’ndan 1950’li yıllara kadarki politik yapısını ve edebiyat dünyasını anlattığı Sarı Yazma, aynı zamanda savaş karanlığındaki 1940 Kuşağı toplumcu gerçekçi aydınlarının mücadele dolu öyküsüdür.
Rıfat Ilgaz
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,20 MB
Eser Türü: Kitap

Yıldız karayel, kuzeybatıdan esen rüzgârın adıdır. Karadeniz’in batı kıyılarını kasıp kavuran, tekneleri batıran, denizcilerin canlarına kıyan bir rüzgârdır bu... Yıldız Karayel, Cide kıyılarında böyle bir fırtınada batan teknedeki dört gemicinin ölümüne neden olan felaketin romanıdır. Rıfat Ilgaz bu romanında, yetersiz kıyı toprakları üzerinde didinen, tarımla geçinmeye çalışan köylüleri, türlü zorlukları göğüsleyerek yaşam savaşı veren halkımızı tanıtmaktadır bizlere. Orman ürünlerinin taşımacılığından kaçakçılığa yönelen, topraklarını sellerle Karadeniz’in sularında kaybeden, kuraklıkla fırtınalarla baş etmeye çalışan halkımızı… Rıfat Ilgaz’ın önce 1981 Madaralı Roman Ödülü'nü, daha sonra 1982 Orhan Kemal Roman Armağanı’nı aldığı Yıldız Karayel ’de, tüm olumsuzluklar karşısında hayata dört elle sarılmaya çalışan kıyı insanlarının umut dolu öyküsünü bulacaksınız.
Fakir Baykurt
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,21 MB
Eser Türü: Kitap

Irazca şu dünyaya geldi geleli gün yüzü görmemiştir. Dertli mi dertli bir kadındır; üstelik genç yaşta dul kaldığından kadınlığını da bilememiştir. Geçimdi, çocuktu, sonra torundu derken sırtı doğru düzgün yumuşak bir yatağa değmemiştir. Yetmezmiş gibi, köyün muhtarı Cımbıldak Hüsnü ile Haceli’yi ev yeri yüzünden düşman beller kendine. Ev işi halloldu, sular duruldu derken, anlar ki, su uyurmuş ama düşman uyumazmış. Bu sefer torunu Ahmet’e kötülük eder düşmanlar; oğlu Bayram ölümlerden döner. Yitirir bir bir dayanaklarını... ve zavallı Irazca’nın ne dirliği kalır ne düzeni. Fakir Baykurt, Karataş köyü ve insanlarını anlattığı ve Yılanların Öcü’yle başlayan üçlemesinin bu ikinci kitabında, "Yoksulluğun gözü kör olsun" dedirtiyor okura. Gücün parayla ölçüldüğü bir dünyada ve işlerin kayırmayla, rüşvetle görüldüğü bir ortamda köylü olmanın, yoksul olmanın ne anlama geldiğini dile getirirken, insanlığın bu acınası haline sanki bir ağıt yakıyor. Yılanların Öcü’nde başını gösteren yılanlar, Irazca’nın Dirliği’nde zehirlerini akıtıyor.
Fakir Baykurt
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,49 MB
Eser Türü: Kitap

Amerikan yardımlarının kendini “süttozu ve balıkyağı” ile gösterdiği yıllarda, Amerika’yla iş yapan bazı Türk girişimcilerle bir grup Amerikalı, Ankara’ya yakın bir köyde, bir pilot proje uygulamaya karar verir. Uzun tartışmalar sonucunda, Kızılöz köyünde karar kılınır. Gümrah yeşillikleri, bereketli toprakları, şırıl şırıl akan sularıyla, hem güzel hem de kimseye muhtaç olmadan geçinip giden bir köydür Kızılöz. Okulu yetersizdir her köy gibi ama öğretmeni yamandır. Her köy gibi eksikleri ganidir köyün ama köylünün umutları tamdır: “Bir gün hükümet buraya da mutlaka el atacaktır.” Proje sahipleri köye gelip anlatırlar düşündüklerini ama köylüler anlamaz pek; yardım isteğine de sıcak bakmazlar. Ne var ki, Amerikalılar ısrarcıdır bu konuda. Sonunda köyün kır bekçisi Temeloş bir fikir atıverir ortaya öylesine. “Köyün rüzgârını kesen şu tepeyi kaldırın” deyiverir. Amerikalılar beğenir bu fikri! Başlarlar çalışmaya. Tepe yerle yeksan edilir; yerini geniş bir ovaya bırakır. Buraya köylülerin deyişiyle “Faynapıl” ağaçları diker Amerikalılar. Ayrıca Amerika’dan tavuk, dana getirip köyde cins hayvan yetiştirmeye kalkışırlar. Köye bir gazino açarlar, eğitime de el atarlar. Ama işler pek umdukları gibi gitmez. Ağaçlar koftur, meyve vermezler; hayvanlar da birer birer telef olurlar. Velhasıl, örnek proje köylüyü sıkan, yoran bir boyunduruğa dönüşmüş, yardım eziyet olup çıkmıştır. Tüm bunlardan kurtulmak gerekmektedir ama nasıl? Çözümü yine köyün akıllısı, gün görmüş Temeloş bulacaktır… Fakir Baykurt bu romanında, diğer romanlarında farklı bir anlatım tekniği kullanmış ve daha hızlı bir tempo yakalayarak, gözlemleriyle memleket sınırlarının dışına uzanmıştır.
Fakir Baykurt
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
962,50 KB
Eser Türü: Kitap

Fakir Baykurt, öykülerinde köy yaşamının sertliği, yoksulluk, cahillik, taassup, batıl inanç, sömürü gibi sorunları ele alarak köylünün maddi ve manevi dünyasını toplumsalcı ve gerçekçi bir bakıştan işliyor. Gözlemlerden, canlı tanıklıklardan yola çıkan yazar, günlük konuşma dilini öyküye taşıyarak zaman zaman mizahi bir dil kullanıyor; bürokrasinin çarkları arasında sıkışan ama içinde de bir umudu barındıran “sıradan insanı”, yaşadığı yerin atmosferiyle birlikte çarpıcı bir biçimde betimliyor.
Fakir Baykurt
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,24 MB
Eser Türü: Kitap

Ankara’nın Dökülcek köyündendir Yaşar Oğlan. En çok dedesini sever bu dünyada. Dedesi Elvan Çavuş da yaman bir ihtiyardır hani. Dayanamaz haksızlığa. Sözünü sakınmaz hiç kimseden, ipe götüreceklerini bilse de. Bir de Gülnare’sinin sevdası dağlar Yaşar Oğlan’ın yüreğini; ama en çok kekliğine tutkundur o. Kırda bulup “elcik” ettiği bir kekliktir bu. Kafesini açıp salsa da, birkaç gün sonra bulur evin yolunu, yalnız koymaz Yaşar Oğlan’ı. Gerek Dökülcek gerek civar köyler Amerikalıların av alanıdır o dönemde. Yabandomuzu avlar bir kısmı, bir kısmı da keklik diye tutturur. Günlerden bir gün, Yaşar’ın babası Seyit bir Amerikalı avcıyla tanışır. Daha ilk görüşte vurulur Yaşar’ın kekliğine bu Amerikalı. Seyit de, kâh çevrenin baskısıyla kâh kendisine iş bulur umuduyla, gizlice aldığı kekliği gidip Amerikalı’ya hediye eder. Yaşar Oğlan’ın yüreği dayanmaz buna. Tabii Elvan Çavuş’un da... Kekliğin peşinden, her şeyi göze alıp, Ankara’nın yolunu tutarlar. İşte asıl bundan sonra, insanın insana yaptığı zulüm neymiş bizzat yaşayarak görürler... Fakir Baykurt bu romanında, kayırmacılığın, haksızlığın, ahlaksızlığın, hukuksuzluğun alıp başını gittiği bir memlekette, biri genç biri yaşlı iki yüreğin her şeye rağmen nasıl doğrudan, güzelden ve adaletten yana atabildiğini anlatıyor bize.
Fakir Baykurt
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
2,19 MB
Eser Türü: Kitap

Susuzluktan kavrulan bir köydür Kantarma. Toroslar keser yağmuru; ne toprak suya kavuşabilir ne de gariban köylüsü doğru dürüst ekmeğe aşa... Bir gün, köy muhtarı Musa ile durmadan çekiştiği dostu Hıdır’ın cahil cesaretiyle giriştiği bir teşebbüs sonucunda, olacak bu ya, Büyük Başkan Kantarma’yı ziyaret eder. Dileğiniz nedir? diye sorar köylüye. Hıdır su der, başka bir şey demez. Destekler onu köy ahalisinin bir kısmı. Diğerleri ise Kuran kursu açılsın ister; budur dünyadaki tek önemli (!) dilekleri. Büyük Başkan her iki dileği de geri çevirmez. Tez zamanda köyde Kuran kursu açılır, bir de hoca atanır. Su çalışmaları ise kaplumbağa hızıyla, ite kaka ilerler. Şaşı bir mühendis görevlendirilir sonunda bu iş için. Şaşı, hem de biraz pısırık... Geç de olsa, makineler getirilir, sondaj yapılır ve nihayet su fışkırır topraktan. Ne var ki, su acıdır. Toprağa, Kantarma köylüsüne hayat vereceği yerde, dert olur. Bir anlamda bu acı su, sonun başlangıcıdır...Fakir Baykurt bu romanında, aklın yolunun her zaman bir olmadığını gösteriyor bize. Çıkarlarını her şeyin önüne koyan, arkası sağlam kaymak tabakanın bürokrasiden nasıl yararlandığını; diğer yandan, zaten yoksulluktan belini doğrultamayan cahil köylünün, bir de araya ikilik girdiğinde, onlar karşısında nasıl ezildiğini anlatıyor.
Fakir Baykurt
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,20 MB
Eser Türü: Kitap

Türkiye’nin güzel mi güzel, yoksul mu yoksul bir köyüdür Karataş. Kara Bayram da bu köyün yoksullarından biridir. Babadan kalma tek odalı bir evde yaşar, iyi huylu karısı, üç yavrusu, bir de evinin direği anası Irazca’yla. Dertli kadındır Irazca, yaslıdır. Ama dişlidir bir o kadar da. Kendi yağlarıyla kavrulup giderlerken, bir gün huzurları kaçar. Muhtar Cımbıldak Hüsnü’nün kayırdığı Haceli evlerinin önüne ev yapmaya kalkışır çünkü. Tabii Irazca dikleşir; kızılca kıyametler kopar köyde... ve kasabada. Gelmedik kalmaz başlarına... Fakir Baykurt, bu romanıyla, köy yerindeki küçük hesapları, bu hesapların peşinde koşan fırsatçıları, onların siyasetteki, bürokrasideki uzantılarını ve o zalimlerin ezmek, yok etmek istediği aydınlık, güzel insanları anlatıyor; kısacası yine "memleket meselelerine" değiniyor. Hem de, sakıncalı damgası yemek ve zamanında pek çok tartışmanın ve dolayısıyla husumetin odağı olmak pahasına...
Orhan Pamuk
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,06 MB
Eser Türü: Kitap

“Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.” Orhan Pamuk’un coşkulu, lirik ve sihirli romanı Yeni Hayat bu sözlerle başlıyor. Okuduğu bir kitaptan sarsılarak etkilenen, sayfalardan neredeyse fışkıran ışığa bütün hayatını veren ve kitabın vaat ettiği yeni hayatın peşinden koşan genç bir kahramanın olağanüstü hikâyesi bu. Kitabın etkisiyle âşık oluyor, üniversite öğrenciliğinden uzaklaşıyor, İstanbul’dan ayrılıyor, bitip tükenmeyen otobüs yolculuklarına çıkıyor, taşra şehirlerine doğru savruluyor. Onunla birlikte ve aynı hızla sürüklenen okuyucu, kahramanın okuduğu kitabı değil, başından geçenleri izleyerek bize özgü bir hüznün ve şiddetin ta kalbinde buluyor kendini. Siyah-beyaz televizyonlu kahvelere, video seyredilen otobüslere, trafik kazalarına, siyasi kumpas ve cinayetlere, bayi örgütlerine, paranoyakça kuramlara, saat kadar dakik muhbirlere, kaybolan eski eşyaların şiirine ve taşranın öfkesine uzanan bu harikulade yolculuk, Orhan Pamuk’un çağdaş dünya romanının en özgün yaratıcılarından biri olduğunu bir kere daha kanıtlıyor. Bir yandan Hayat’ın, Eşsiz Anlar’ın, Ölüm’ün, Yazı’nın, Kaza’nın sırlarına, bir yandan da çocukluğun resimli romanlarına, bir belirip bir kaybolan arzu meleğine ve Dante’nin, Rilke’nin şiirlerine açılan benzersiz bir roman. Hayatla okumanın kesiştiği alanda seyreden ve her sayfada katman katman genişleyen sarsıcı bir yol hikâyesi.
Yaşar Kemal
Bitirildi
metin - Türkçe
22 Ayrım
270 MB
Eser Türü: Kitap

Ölüme karşı etkin bir direniş olan ağıt, insanoğlunun ölümle yüz yüze geldiğinde duyduğu şaşkınlığı, korkuyu ve inanmazlığı dayanılır kılma çabasının sonucudur. Bin yıllardır yakılan ağıtlar, Anadolu'da da çok büyük bir çeşitlilik ve zenginlik gösterir. Yaşar Kemal'in Çukurova bölgesinden ve Toroslar'dan derlediği pek çok ağıt, Ağıtlar'da bir araya geliyor. 'Gözümüzün önünde, bir deri bir kemik köylü delikanlının biri çıkacak. Adı Kemal Sadık Göğceli, Hemite köyünden gelmedir. Dağ bayır dinlemez, köyünden, dağ köylerinden, obalardan, ovalardan, kasabalardan, ikide bir de kopup gelir Adana'ya, çöker önümüze, ağıtlar, türküler, destanlar serer buruşuk sarı kağıtlar üzerine yazılmış. Peki nereden toplamıştır bunları? Anadolu bacılarının hep birlikte yaktıkları ağıtların yazıcılığını yapıyordu, bu zorunluluğu duyuyordu, esnek ve kararlı yazısı ile. O hızla kopup geliyordu tabana kuvvet, sanki kaderi ile kaderimiz buna bağlıymışçasına. Önümüze serdiği söz dizileri, bağırtıları, dövünmeleriydi. Sanki ölenin, vurulanın, ezilenin, (...) ırgatı, işçisi, yarıcısı ile büyük değişimlerin içinde bulunan Çukurova'nın avaz avaz ağıtlarından sorumluydu bu çocuk.'
Yaşar Kemal
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
2,24 MB
Eser Türü: Kitap

Yaşar Kemal bir romancı, bir öykücü, bir folklorcu olmanın yanı sıra, ünlü bir gazeteci, bir röportaj yazarıdır. Yazı dünyasında ilk göze batışı bu alanda olmuş, "Dünyanın En Büyük Çiftliğinde Yedi Gün" adlı röportajıyla Gazetecilik Başarı Armağanı'nı kazanmıştır. Yaşar Kemal'in her biri olay yaratan röportajları şu kitaplarında toplanmıştır. Nuh'un Gemisi; Yanan Ormanlarda Elli Gün; Peri Bacaları; Bir Bulut Kaynıyor; Allah'ın Askerleri.
Yaşar Kemal
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
2,38 MB
Eser Türü: Kitap

Akçasazın Ağaları üçlüsünün birinci kitabı olan Demirciler Çarşısı Cinayeti ilk olarak 1973'te yayımlandı ve 1974 Madaralı Roman Ödülü'nü kazandı. Çukurovalı iki büyük ailenin sürüp giden kan davasını anlatan bu yapıt feodal düzenin can çekişmesini, tükenişini sergiliyor.
Yaşar Kemal
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
2,35 MB
Eser Türü: Kitap

Filler Sultanı'nda bir halk masalından yola çıkılarak güç ve haklılık arasındaki ilişki ele alınır. Filler Sultanı gücüne güvenerek karıncalara savaş açar. Haklı ya da hakız olmak onun için önemli değildir. Gücünü kendinden milyonlarca kez küçük karıncalar üzerinde denemektir niyeti. Ancak karıncalar birleşir ve haksızlığa boyun eğmeden filler sultanlığını devirirler.
Yaşar Kemal
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,45 MB
Eser Türü: Kitap

Bir Ada Hikayesi dörtlüsü, savaşlardan, kırımlardan, sürgünlerden arta kalan insanların, Yunanistan'a gönderilen Rumların boşalttığı bir adada yeni bir yaşam kurma çabalarını konu alır. Umut romanın baş kahramanıdır. Lozan'da alınan mübadele kararıyla, Rumlar Yunanistan'a gönderilmiş ve savaşlarda yerini yurdunu yitirmiş insanların Ege'deki bu adaya yerleştirilmelerine karar verilmiştir. Adanın kaderi Poyraz Musa'nın gelişiyle değişir. Adaya sığınan çeşitli kökenlerden insanlar, Poyraz Musa'nın desteğiyle yaşadıkları bütün acılara karşın mutlu ayakta tutarak yeni bir yaşamın filizlerini yeşertirler.
Yaşar Kemal
Bitirildi
metin - Türkçe
44 Ayrım
207 MB
Eser Türü: Kitap

Öldürülen Abdi Ağa'nın yerini kardeşi Hamza alır. Memed, topraklarını ele geçirmek için Vayvay köylülerine zulmeden Ali Safa Bey'i ve Hamza'yı öldürür. Ancak köylüler için tam bir efsaneye dönüşmesine rağmen zulmedenlerin öldürmekle bitmeyeceği konusunda kuşku duymaya başlar. Abdi Ağa gitmiş, yerine Hamza gelmiştir, onun yerini de bir başkası alacaktır. "Kalemi insanlığın hizmetinde bir yazar..."
Yaşar Kemal
Bitirildi
metin - Türkçe
52 Ayrım
533 MB
Eser Türü: Kitap

Otuz iki yıldır bir zaman diliminde yazılan İnce Memed dörtlüsü, düzene başkaldıran Memed'in ve insan ilişkileri, doğası ve renkleriyle Çukurova'nın öyküsüdür. Yaşar Kemal'in söyleyişiyle "içinde başkaldırma kurduyla doğmuş" bir insanın, "mecbur adam"ın romanı. Abdi Ağa'nın zulmüyle köyünü terk etmek zorunda kalan Memed, Ağa'nın yeğeniyle evlendirilmek üzere olan Hatçe'yi kaçırır. Abdi Ağa'yı yaralayan, yeğenini de öldüren Memed eşkiya Deli Durdu'ya katılır, ancak kıyıcılığına katlanmadığı Deli Durdu'dan iki arkadaşıyla birlikte ayrılır. Memed, sıradan bir köy çocuğuyken, zulmedenler için eşkıyaya, köylüler içinse bir kurtarıcıya dönüşür.
Yaşar Kemal
Bitirildi
metin - Türkçe
27 Ayrım
566 MB
Eser Türü: Kitap

Otuz iki yıllık bir zaman diliminde yazılan İnce Memed dörtlüsü, düzene başkaldıran Memed'in ve insan ilişkileri, doğası ve renkleriyle Çukurova'nın öyküsüdür. Yaşar Kemal'in söyleyişiyle "içinde başkaldırma kurduyla doğmuş" bir insanın, "mecbur adam"ın romanı. Abdi Ağa'nın zulmüyle köyünü terk etmek zorunda kalan Memed, Ağa'nın yeğeniyle evlendirilmek üzere olan Hatçe'yi kaçırır. Abdi Ağa'yı yaralayan, yeğenini de öldüren Memed eşkiya Deli Durdu'ya katılır, ancak kıyıcılığına katlanmadığı Deli Durdu'dan iki arkadaşıyla birlikte ayrılır. Memed, sıradan bir köy çocuğuyken, zulmedenler için eşkıyaya, köylüler içinse bir kurtarıcıya dönüşür.
Yaşar Kemal
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
379,00 KB
Eser Türü: Kitap

Kuşlar da Gitti, İstanbul'un çürüyen kirlenen yüzünün ve insanlığın da şehirle birlikte yok oluşunun romanıdır. Kuşların bir zamanlar mekan tuttuğu İstanbul'da çocuklar onları yakalayarak cami, kilise ve sinagogların kapılarında "azat buzat beni cennet kapısında gözet" diyerek satarlar. Ancak çocuklar satmadıkları kuşları yemek zorunda kalırlar.
Yaşar Kemal
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,43 MB
Eser Türü: Kitap

Başı dara düşenler, yarattıkları düş dünyasında bulurlar yollarını. Ayakta kalabilmek için sığındıkları bu dünya bir yandan onları yaşatırken, bir yandan da hikayelerini örer. Dağın Öte Yüzü üçlüsü darda kalanların yarattıkları düş dünyasının büyük ve görkemli hikayesidir. Üçlünün üçüncü kitabı Ölmez Otu Toros dağlarından Çukurova'ya uzanan bir toprakta yeşerir. Pamuk toplamaya inen Yalak köylülerine kendi yarattıkları efsane eşlik eder. Ancak mitin yıkılışını anlatan satırlar, vahşi olduğu kadar olağanüstü bir türlü gibi içimize işler.
Yaşar Kemal
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,61 MB
Eser Türü: Kitap

Başı dara düşenler, yarattıkları düş dünyasında bulurlar yollarını. Ayakta kalabilmek için sığındıkları bu dünya bir yandan onları yaşatırken, bir yandan da hikayelerini örer. Dağın Öte Yüzü üçlüsü darda kalanların yarattıkları düş dünyasının büyük bir görkemli hikayesidir. Üçlünün ilk kitabı Ortadirek'te uzun ve zorlu yolda yürüyenler anlatılır. Bir çile yürüyüşüdür bu; varacakları yerde onları sadece ayakta kalmak mücadelesi bekliyor olsa da, her yürüyüş bir umuttur. Pamuklar toplanmadan Çukurova'ya ulaşmak, çileye ve umuda da ulaşmaktır.
Yaşar Kemal
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
14 Ayrım
152 MB
Eser Türü: Kitap
Seslendiren: Tülay Kışlalı

Bir Anadolu kasabasında, çeltikçi ağaların yönetmeliklere karşı gelerek ektikleri çeltik sıtmaya neden olur. İdealist ve genç kaymakam tüm tecrübesizliğiyle, sıtmaya tutulan kasaba halkı adına ağalarla mücadeleye girişir. Ancak kaymakam kasabadan, ardından teneke çalınarak sürülür. Teneke idealizm ile baskın güç arasındaki mücadelenin romanıdır. "Teneke kuruluş halindeki milli edebiyatımızın nefis bir örneği." Fethi Naci, Bir Romancı: Yaşar Kemal
Yaşar Kemal
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,52 MB
Eser Türü: Kitap

Güçlükler içinde bunalan, yaşama şartlarını değiştirmek için bir umutları, bir düşünceleri olmayan köylülerin, insanoğlunun çaresiz kaldıkça başvurduğu çözüme başvurarak, bir mit yaratmalarını ve bu mite sığınışlarını anlatır.
Yavuz Bahadıroğlu
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,43 MB
Eser Türü: Kitap

Sultan Dördüncü Murad, en çok tartışılan Padişahlardan... Kimisine göre Zalim, kimisine göre dahi, kimisine göre Osmanlı Devleti'ni derleyip toparlayarak adeta yeniden inşa eden büyük bir irade... Devamlı şekilde Yavuz Sultan Selim'i kendine örnek alması fakat içten içe Kanuni Sultan Süleyman yumuşaklığına hasret gitmesi niye. Tahriklerle ayaklanıp sürekli kelle isteyen Yeniçeri ve Sipahi ocaklarını yola getirmek için Kanuni'nin yumuşak başlılığı mı lazımdı, yoksa Yavuz'un kahredici sertliği mi? Belgelerin ışığında bunu aradık ve iki roman muhtevasında Sultan Dördüncü Murad'ı tarih içindeki gerçek yerine oturtmaya çalıştık... Bu ve bunu takip edecek romanımız böyle bir arayıştan doğdu...
Halide Edib Adıvar
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,83 MB
Eser Türü: Kitap

Adıvar’ın bugüne kadar defalarca basılmış, milyonlarca okur tarafından okunmuş ve güncelliğini hiç yitirmemiş romanı Sinekli Bakkal, Türk romanı içerisinde özel bir yere sahip. "Roman," dendiğinde aklımıza gelen ilk kitaplardan biri olan bu yapıtı Selim İleri’nin yazdığı sonsöz eşliğinde sunuyoruz. Defalarca basılmış, kuşaklardan kuşaklara ulaşabilmiş Sinekli Bakkal, II. Abdülhamid dönemini bir geçmiş zaman dekoru önünde yansıtarak, eskiden yeniye devralınması gereken kültür, sanat ve töre değerleri üzerinde durur. Bir anlamda, yazar ve eseri, tarihi süreklilik arayışı içerisindedirler.
Peyami Safa
Bitirildi
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,07 MB
Eser Türü: Kitap

Yazarın kendine has, orijinal üslubuyla okuyucuyu psikolojik bir maceraya sürüklediği romanı. "Hatırlıyor... Bir akşamdı...Oda boş... Kafes delikleri mavi... Gündüzün son ışıklariyle beraber, sanki, odadan eşya da çekiliyordu: Levhalar, duvarların kararan zeminine batıyorlar, minderler sönüyor, iskemleler dağılıyor, ve hepsi, buğulanarak şekilsiz bir uçuşla kayboluyorlar. Minderin köşesinde oturan babası, bir öksürükten sonra ileri fırlayan başını hâlâ doğrultmamış, iki büklüm, yüzü gittikçe kararıyor ve siyah ceketinin rengini alıyordu. Her şeyi koyu kurşun renkli bir buğu kaplamıştı. Akşam...."
Peyami Safa
Bitirildi
metin - Türkçe
32 Ayrım
514 MB
Eser Türü: Kitap

Canan Romanında tutkuların baskısıyla bir takım vaadler ve geçici hevesler peşinde koşan, bu uğurda bazı kutsal değerleri zedelemeyi göze alan insanların sonuçta nasıl hüsrana ve pişmanlığa uğradıkları anlatılır.

Sayfalar