En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 59392 sonuçtan 5321 - 5330 arası görüntüleniyor.
Clive Cussler, Grant Blackwood
insan sesi mp3 - Türkçe
61 Ayrım
656,98 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 107
Konusu:
Binlerce yıl önce Eskidünya'nın iki büyük gücü savaşa tutuşur ve antik bir hazine tarihin gölgeleri arasında kaybolur. Napoleon Bonaparté 1800 yılında büyük ordusunu Apennin Alplerinden geçirirken bir rastlantı sonucu bu hazineyi bulur ve yerini paha biçilmez on iki şarap şişesinin üzerine şifreleyerek etiketler. Maryland, Pocomoke Nehri'nde hazine avcılığına çıkan Sam ve Remi Fargo, İkinci Dünya Savaşı'ndan kalma bir Alman denizaltısını bataklığa gömülmüş olarak bulduklarında çok şaşırırlar. Ama en çok şaşırdıkları şey, buldukları bir şişe şaraptır. Bunun Nopoleon'un ölümüyle birlikte tarihin karanlıklarına gömülen Kayıp Mahzen'e ait bir şişe olduğunu anladıklarında hemen diğerlerini de bulmak için harekete geçerler. Fakat o şişelerin peşinde olanlar yalnızca onlar değildir... Cussler'ın yüksek gerilimli sınırsız buluşlarıyla bezeli Sparta Altınları eşi bulunmaz bir macera romanı...
Bernard Werber
insan sesi mp3 - Türkçe
30 Ayrım
469,58 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 107
Konusu:
Sadece bu cümleyi okumak için geçereceğiniz birkaç saniyelik zaman içinde dünyada kırk insan ve buna karşılık yedi yüz miyon karınca doğacaktır: Minicik, akıllı ve acımasız. Bu roman diğerlerinden farklı olarak bizi niçin sorusunu sormaya zorluyor ve çarpıcı bir biçimde şimdiye kadar hiç bilmediğimiz cinayetler, aşırıklıklar ve savaş âlemine sürüklüyor. Bütün hayellerin ötesinde karıncıların gerilim ve korku dolu yaşamlarını sürdürdükleri bir mikro dünyaya götürüyor.
Sait Faik Abasıyanık
insan sesi mp3 - Türkçe
21 Ayrım
145,09 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 107
Konusu:
"Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum. Üsküdar'dan Beykoz'a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti: 'Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın?' Anadoluhisarı İskelesi'nin yanında küçük bir kahve vardır. 'Haydi' dedi, 'mademki hikâyecisin, şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir, söyle bakalım?' Baktım üç dört kişi oturmuş, kâğıt oynuyor, kahve içiyor, duvarda birtakım basma resimler... İran şahının, Atatürk'le resmi falan. 'Bu resimleri belirtirim' dedim. Kızdı birden, 'Ulan!' dedi, 'o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya? İşte asıl hikâye o be?' "
Birol Güven
insan sesi mp3 - Türkçe
16 Ayrım
304,28 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Deneme
Görüntülenme Sayısı: 107
Konusu:
Öğretmen yok, öğrenci yok, sınav yok, diploma yok, sürekli teneffüsteyiz Modern hayat tıpkı sigara gibi sağlığa zararlı. Tıpkı sigara gibi bağımlılık yapıyor. Ama maalesef kolay bırakılmıyor! Çünkü üzerimize üzerimize geliyor, talepleri, dayatmaları bitmek tükenmek bilmiyor... En büyük numaraları da belli: “Siz daha iyi şeylere layıksınız”, “İnsan isterse her şeyi başarır”, “Yetinme, daha çok iste”… Böyle böyle gaza getiriyor bizi. Modern hayat benim gibi sizi de yoruyorsa bu kitap tam size göre! Mutluluğun değil ama mutsuzluğun sırrı var bu kitapta. Başarının değil ama başarısızlığın formülü. Modern hayatın dayatmalarıyla baş etmek, bırakamasak bile en azından azaltabilmek için hayata biraz Mandıra Filozofu gibi bakmak zorundayız artık. The School of Mandıra Filozofu. Adı üstünde okul! Ama içinde öğretmen, ders, sınav ve diploma olmayan bir okul. Ne öğreniyorsak hayatın kendisinden öğreniyoruz. Öğretmenlerimiz deneyimlerimiz. Bu okulda modern dünyanın fenalıklarına karşı yalnız olmadığınızı da göreceksiniz. Bir dolu kişi var böyle düşünen. Ayrıca sürekli omuz omuza ve sürekli teneffüsteyiz. Hava tahmini gibi düşünebilirsiniz bu okulu. Hava tahminleri fırtınaları önleyemez ama bizi haberdar ederek güvenli limanlara gitmemizi sağlar.
WULF DORN
metin - Türkçe
2 Ayrım
843,29 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Polisiye Roman, Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 107
Konusu:
Ne kadar zaman geçtiği önemli değil Ne kadar değiştiğin önemli değil Sessizlik seni çıldırtmaya devam edecek Ve dehşetin soğuk pençesini hissedeceksin Psikiyatr Jan Forstner başarısız bir evlilikten ve işini kaybettikten sonra doğduğu yer olan Kahlenberg'e geri döner. Yirmi üç yıl önce, küçük kardeşi iz bırakmadan ortadan yok olmuş, hemen ardından babası bir araba kazasında ölmüştür. Kardeşinin başına gelenlerle ilgili belirsizlik ve babasının korkunç kaybı Jan'ın ruhsal durumunu belirler ve onu rahat bırakmaz. Kâbuslarını geride bırakmayı ve tekrar yaşamaya başlamayı istiyordur, ama klinikteki bir hasta intihar edince, Jan kendisini yirmi üç yıldır gizli kalmış korkunç sırrı açığa çıkaracak olan soruşturmanın içinde bulur... "Dorn'un sürekli heyecan veren tarzı tüylerinizi ürpertecek. Okurlar için tam bir zevk." -Amazon.de- "Akıcılığı ve hızlı temposuyla sıra dışı bir roman." -Bookreporter- "Sizi ele geçiriyor, şaşırtıcı ve nefes kesici. Okurlara tavsiyemiz!" -Hörzu- "Wulf Dorn ikinci kitabında da okurlara uykusuz geceler geçirtmeyi başarmış görünüyor. (...) Beni baştan sona heyecanlandıran, sıra dışı bir macera." -Uwe Madel- "Wulf Dorn Alman polisiye yazarlarından çok azının farklı bir şekilde heyecanlı, sürükleyici eserler yazabildiğinin bilincinde. Okur, kitabın sonuna dek karanlıkta el yordamıyla ilerliyor. Sonu da oldukça şaşırtıcı ve heyecanlı. Bu polisiye filme çekilmeye değer." -Academic World- "Wulf Dorn, ilk romanı Psikiyatrist'in mükemmel başarısından sonra Şizofren'le okuru yine mükemmel bir psikolojik maceraya sürüklüyor." -RTL Radio-
Hande Fırat
insan sesi mp3 - Türkçe
22 Ayrım
700,57 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 107
Konusu:
Cam binanın eksi üçüncü katındaki otoparktayız. Dışarıdan gelen o korkunç sesler eksi üçe ulaşıyor. Sanki jet yanımızdan geçiyor, sanki bomba yanıbaşımıza düşüyor. Dicle başını iki elinin arasına almış, yere çömelmiş sallanıyor. Korkuyor, korkuyorum. Aniden gözümün önüne Nehir geliyor. Son telefon konuşmamızda çığlık çığlığa bağırıyor, ağlıyordu; "Anne ölme, anne ölmedin değil mi? Korkuyorum, gel yanıma. Anne öldürecekler mi bizi?" "Yok kızım, hiçbir şey olmayacak, sabah yanına geleceğim, sarılacağız" demiştim. Sabah mı? Çıkabilecek miyiz sabaha? Yarın olacak mı gerçekten, yeniden güneş doğacak mı? Gece kâbusa, kâbus geceye dönüşüyor. "Gerçek mi bunlar, bu yaşadıklarımız gerçek mi?" Aklımda bu soru…"Dicle çimdikle beni, hemen. Çok ciddiyim." Çimdikledi… Ve ben yatağımda uyanmadım… Ve ben normal hayatıma dönmedim… Ve ben Nehir'in yanında değildim. Hâlâ sığınaktaydık. 2016 yılının 15 Temmuz akşamında başlayan kâbus gerçekti. 16 Temmuz sabahının ilk saatlerinde bembeyaz suratlarımız, korku dolu gözlerimiz, acıyan kalplerimizle beş kişi sığınakta birbirimize bakıyorduk... 15 Temmuz'un simgesi olmuş bir kare… Haberci-televizyoncu Hande Fırat CNN Türk ekranında… Elinde tuttuğu telefondan o gecenin ve hatta ülkenin kaderini değiştirecek konuşma gerçekleşiyor. FaceTime'dan… Bağlandığı kişi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan. Ve bir darbe kalkışması adeta bu bağlantının yarattığı güçle engelleniyor. Sadece Türkiye'de değil tüm dünyada bir sembol haline gelmiş bir kare bu. İşte bu kitap Hande Fırat'ın kaleminden son yüzyılımızın belki de en önemli 24 saatinin hikâyesi. (Tanıtım Bülteninden)
Tarık Tufan
insan sesi mp3 - Türkçe
25 Ayrım
442,27 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 107
Konusu:
“Şeyh babamın vefatından hemen sonra, yeni şeyhin kim olacağını görebilmek için rüyayı bekleyen dervişler, rüyalarında aynı gece, aynı kişiyi görüp vaziyetin mahiyetini anlayabilmek için sabahın erken saatlerinde kapımı çaldıklarında, gece boyunca vücudumun her zerresine sirayet etmiş şarabın etkisinden henüz kurtulamamıştım.” Tarık Tufan’dan “hayat bu, her şey olur” diyen bir roman! Şanzelize Düğün Salonu’nun “isimsiz” kahramanı bir aşk için evinden çıkıp savrulmaya başlayınca, kendisini daha önce hiç yaşamadığı türden şaşırtıcı ve bir o kadar da tuhaf olayların içinde buluyor. Tarık Tufan sevilen üslubu, hakiki hayreti ve “acayip” kurgusuyla bizi ilgi çekici bir yolculuğa çıkarıyor. Kahramanın oradan oraya savrulmasıyla gelişen bu yolculuk bir yanıyla da insanın içine doğru uzanan bir arayış. “Aşk bize kefil oluyor bir yerde. Kalan borcumuzu temizliyor. Borç dediğim, hayata olan borcumuz; iyi insanlara, deftere yazan bakkallara, az isteyince de çok veren lokantacılara, yaptığı yemekten bir kap da sana getiren komşu kadınlara olan borcumuz. Kalan son canımızı kendi elimizle almamıza mâni oluyor. Tesellimiz oluyor. İyi tarafından bakalım. İnsanları masum olduğumuza inandırabiliriz. Ya da insanları boş verin; Allah’ı inandırırız. Âşık adamın kötülüğü de aşkı kadar aşikâr olur. Ne varsa yüzümüzde var. Başka da bir şey yok. Bu!”
Derviş Şentekin
insan sesi mp3 - Türkçe
22 Ayrım
399,34 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 107
Konusu:
Dünya Gençler Satranç Şampiyonu olarak girdiğim İstihbarat'tan, iki yıl önce kıçıma tekmeyi vurarak kovmuşlardı beni... İstanbul'a mis gibi kar yağıyordu. Bir kadın, bir yıldan beri pineklediğim barda beni bulmuş ve kayıp babasını aramam için iki yüz bin lira teklif etmişti... İşi kabul ettim, çünkü beş parasızdım ve kadın çok güzeldi... Üstelik her geçen gün daha da çürüyen içimdeki adamı da kurtarabilirdim belki... Yolumun, bir dönemin en azılı katiliyle kesişeceğini nereden bilirdim ki? İşte şu an ben kanlar içinde yerde yatarken katil tepemde dikiliyordu. "Bu işler satranç oynamaya benzemez" dedi. Üç el silah sesi daha duydum. Kafama sıkmış olmalıydı. Zamanı gelmişti: Ruhum kanlar içindeki bedenimden ayrılmış gökyüzüne doğru havalanıyordu.
Julio Cortazar
insan sesi mp3 - Türkçe
18 Ayrım
736,86 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 107
Konusu:
Bu kitapta, fantastik kısa öykünün büyük ustalarından Julio Cortazar'ın en güzel öykülerinden bir seçki sunuyoruz. Seksek adlı başyapıtıyla geleneksel roman yapısını altüst eden Cortazar, bu öykülerinde gerçekliğin görünen yanından çok, görünen ardındakine yöneliyor. Cortazar'ın öyküleri, Taocu Çin Klasiği Zhuangzi'deki bir öyküyü anımsatır: Rüyasında kelebek olduğunu gören bir adam, uyandığında, rüyasında kelebek olduğunu görmüş bir adam mı, yoksa rüyasında insan olduğunu görmüş bir kelebek mi olduğunu anlayamaz. Cortazar'ın belki de en ünlü öyküsü olan "Şeytanın Salyaları", 1966'da Michelangelo Antonioni tarafından "Blow-Up" adıyla beyazperdeye uyarlanmış, film ülkemizde "Cinayeti Gördüm" adıyla gösterilmişti. Yaşamın bir yanılsama olduğunu anlatan bu öykü, Nihal Yeğinobalı'nın dilimize kazandırdığı bu kitaba da adını verdi.
Harriet Beecher Stowe
insan sesi mp3 - Türkçe
4 Ayrım
150 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 107
Konusu:
Dünya edebiyat klasiklerinden biri olarak kabul edilen Tom Amca'nın Kulübesi, yarattığı duygusal ve politik etkilerle yalnız edebiyata değil, ABD tarihine de damgasını vuran bir roman. İlk kez yayınlandığı 1852 yılında devrimci ve yenilikçi niteliğiyle büyük tepki toplayan, beyazların egemenliğini sürdürdüğü on dokuzuncu yüzyıl Amerika'sının utanç verici kölelik kurumu karşısındaki tutumunu acımasızca, ayrıntılarıyla gözler önüne seren bir başyapıt. Amerika'da köleliğin kaldırılmasında büyük etkisi olduğu söylenen roman, köleliğin korkunçluğunu, insan doğasına aykırılığını, ahlaki ve dini yanlışlığını dile getirir. Nasıl bir yaşam sürerlerse sürsünler, bütün kölelerin ortak bir noktası vardır: özgürlükleri ve gelecekleri yoktur. Mal olarak alınıp satılan, ailelerinden koparılan insanlardır onlar; kimi çocuklar bu yazgıdan kurtulmaları için doğar doğmaz öldürülürler. On dokuzuncu yüzyıldaki kölelik koşulları göz önünde bulundurularak okunması gereken bu romanda, yazar, köleliği beyazların sorunu olarak ele alırken, zencilerin çektikleri ıstırap ve sıkıntıları ön planda tutmuş, onlara özellikle Tom Amca başta olmak üzere, ahlâklılık, yumuşaklık ve inançla donatılmış bir insanlık gücü bağışlamıştır.

Sayfalar