En Son Eklenenler

Toplam 59042 sonuçtan 53871 - 53880 arası görüntüleniyor.
  • Ergun Kocabıyık
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    133,48 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Bir kitabın yayına hazırlanma süreci, yayına hazırlayacak olan kişinin kendini bir okur olarak görmesiyle başlıyor kanımca. Daha önce pek az kişi tarafından okunmuş bir dosya, bir kitap elinize geliyor. Kitaptaki metinler daha önce başka yayın organlarında yayınlanmış, dolayısıyla okuruyla buluşmuş bile olsa, bir kitap biçiminde eline alan az sayıda insandan biri oluyorsunuz. Ayrıca diğer okuyanlardan farklı bir göreviniz de oluyor. Kitabın edisyonunu yapmak. Bu giderek okur olmaktan çıkıp, kitabın üstünde söz sahibi olan bir kişi konumuna geçmenizi sağlıyor. Değişiklikler, kitabın yapısında fikir yürütmeler, kimi zaman bir cümle üstünde yaşanan bitmez tükenmez yeni okumalar. Bütün bunları bir kitabın edisyonunun zorluklarını ya da kişiye verdiği üstünlük duygusunu anlatmak için yazmadım. Çünkü öyle kitaplar var ki, siz ne kadar kendinizi kitabın üstünde görmeye çalışırsanız çalışın, o daha ilk sayfalarında sizi kendi dünyasına, kendi kurgusuna, kendi diline hapsediyor. İşte Ergun Kocabıyık’ın kısa öyküler olarak adlandırdığımız metinlerinden oluşan Bal-Ayı isimli kitabı da böyle bir kitap. Ergun Kocabıyık, Hayalet Gemi okurlarının ilgiyle izlediği bir isim. İlk yıllardaki kısa öykülerinin yerini -ki Bal-Ayı’nın büyük bir bölümü bu metinlerden oluşuyor- zaman içinde denemelere, inceleme yazılarına bıraktı. Söz Yayınları’ndan çıkan ve Hurufilik üzerine özgün bir incelemesini içeren kitabı Yazılı Yüz dikkat çekici bir çalışmaydı. Uzun yıllardır bir “Simgeler Sözlüğü” hazırlamakta olduğunu bildiğimiz yazar, bu kitabıyla hem eski okurlarına, hem de bu metinlerin büyük bir kısmını bilmeyen daha genç okura selam gönderiyor. Okur bir metni okurken kendi söz-eylem uzamını neredeyse tümüyle unutarak ve belki de tam da yazarın olmasını istediği şekilde yazarın/yazının söz-eylem uzamı içine girer. Metnin ve kurgunun yapısı bir süre sonra bize bildiğimiz ve hatta bizce değişmez olan gerçekleri başka bir gözle görme zorunluluğunda bırakır. Bu yüzden her yeni kitap, okurun gözünü bir kez daha çiçekdürbününe (kaleidoscope) dayamasına neden olur. Bir çiçekdürbününü elimize aldığımızda onun bir mercek, aynalar ve renkli cam parçalarından oluştuğunu biliriz aslında. Ama gözümüzü dayadığımız andan itibaren sadece gördüklerimiz ve bu gördüklerimizin bizdeki yansımasıdır önemli olan. Dürbünün o basit mekaniği kendini tümüyle unutturmuş ve izleyen/okuru yeni bir okumaya yönlendirmiştir: Al bakalım izleyici/okur, ben sana düzgün bir mekanik/kurgu ve güzel cam parçalarıyla/dille bezeli bir oyuncak/kitap veriyorum. Bundan sonrası sana kalmış. The Beatles’ın Efsanevi Yellow Submarine albümündeki “Lucy in the Sky with Diamonds” şarkısı uzun yıllar tartışma konusu olmuştu. Çünkü dinleyen/okura göre grup bu psikodelik şarkısında uyuşturucu deneylerini anlatmaktadır. Şarkının adının baş harflerinin yan yana gelmesiyle oluşan LSD harfleri de bunu kanıtlamaktadır. Yıllar sonra bu soru kendisine yöneltildiğinde John Lennon, şarkıyı oğlunun gittiği anaokulundaki küçük bir kız çocuğunun çizdiği resimden etkilenerek yaptığını, ortada başka da bir şey olmadığını söyler. Aslında kanımca tam olarak da söylemek istediği (belki o da olaya bu şarkının içinde söz ettiği kaleidoscope gözlü kız gibi bakıyordu) şudur: Sadece bir şarkı yaptık, ve bunun bizim için ne ifade ettiğini değil sizin için ne ifade ettiğini sorgulayın. Bu örnekten de anlaşılabileceği gibi metin, yazarının masasından havalanıp, okurunun penceresine konduktan sonra nesnel deneyler dünyasını ardında bırakmış ve kendi dünyasına bir davetiye vermiş olur. İşte Ergun Kocabıyık’ın metinlerinde de okur her yeni satırda bir pusulayla karşılaşacak. Bu pusulanın her zaman kuzeyi göstermesi gibi bir amacı yok yazarın. Nesnel deneyler dünyasındaki kuzeyin, kurgusal metinler dünyasında hangi yöne denk düştüğünü kim merak eder ki? Yazar, kitabın adındaki çok anlamlılıktan başlayarak bir çoklu okumaya ve “kaybolacaksanız böyle bir dünyada kaybolun” demeye davet eden kitabında, kimi zaman durgun bir anın kendi içindeki deviniminde, kimi zaman ansiklopedik bir bilginin şaşırtıcı yorumlarında kimi zaman da kendisine/okura ayna tuttuğu coğrafyalarda gezdiriyor sözlerini. Bu anlamda Bal-Ayı üstünde uzun süre konuşulacak, şaşırtıcı yapısıyla kimilerini mutlu kimilerini tedirgin edecek bir kitap olarak çıkıyor karşımıza. Girişte John R.Searle’den yaptığım alıntı kimilerinin dikkatini çekmiş ve buradan yola çıkarak kurguların ciddiye alınmaması gerekliliğine inandığım sonucunu çıkarmış olabilirler. Ünlü dilbilimci Searle’in anlatmaya çalıştığı şeyin şu olduğuna inanıyorum: Eğer bir kurmaca metni nesnel dünyanın gerçekliği içinde ciddiye almaya kalkarsanız çiçekdürbünü sizin için mekanik bir aletten öteye geçemez. Yazıya bir kitabı yayına hazırlayan kişinin ruh halini anlatarak başlamamın nedeni ise, sözü Bal-Ayı’yla ilgili öznel yorumlarıma getirmekti. Sonra bunu yapmamın ne kadar büyük bir hata olacağını anladım. Çünkü tümüyle bana ait olan bir okuma başka bir okurda bambaşka bir şekilde vücut bulabilir. Yine de çocukluğumda gördüğüm ve ne olduğunu anlamadığım bir kuşun kimliğini öğrenmemi sağladığı için Ergun Kocabıyık’a bir kere daha teşekkür ediyorum: Meğer bana da Adamkuşu görünmüş.
  • Faruk Türkoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    590,08 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kategorisiz
  • Gökhan Harmandalıoğlu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    317,77 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kategorisiz
    Konusu:
    "Gelişmiş, modern ve sözde demokratik toplumlarda asıl tanrı paradır. En büyük otorite odur. Ve o otoriteyi koruyan da silahlı güçlerdir. İnsan aklına en aykırı şeylerden birisi, militarizmdir. İşbölümü geliştikçe toprağa ilk çitler çekildikçe, sınır denen şey ortaya çıktıkça mülke sahip olanların yaptıkları ilk şeylerden biri, kendi silahlı birliklerini kurmak oldu. Çünkü, mülkü olanın yönetmesi, otorite olması gerkiyordu. Onların bağırması gerekiyordu; şiddet, sadece onlara hak olan bir şeydi..."
  • Gülten Kazgan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,38 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kategorisiz
  • Halil Toker
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    619,90 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kategorisiz
    Konusu:
    Bu kitapta yer alan makalelerde Keşmir'in günümüze kadarki tarihi serüveni, özellikle 1947 sonrası döneme vurgu yapılarak aktarılmış ve Pakistan ile Hindistan'ı defalarca karşı karşıya getiren bu karmaşık sorunun perde arkasında olup bitenler ile Keşmir'deki müslümanların durumu gün ışığına çıkartılmaya çalışılmıştır.
  • Evliya Çelebi
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    108 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Gezi
    Seslendiren : Merve Yıldırım
    Konusu:
    Evliya Çelebi, on yedinci yüzyılda yaşamış dünya gezgini bir ulu yazar. Tam elli yıl durmadan, dinlenmeden gezmiş, gezmiş. O dönemde üç büyük anakaraya yayılan büyük Osmanlı İmparatorluğu içinde gezmedik köşe, görmedik bucak bırakmamış. Bu sonu gelmez gezisi sırasında durmadan da günlük notlar tutmuş. Gittiği, gördüğü yerleri, görüp tanıdığı kişileri, tanık olduğu şaşırtıcı olayları, dinlediği ilginç öyküleri hiç üşenmeden yazmış da yazmış. Değerli şairimiz Refik Durbaş, bu ünlü gezginimizin yazılarını taradı, çocuklar için ilginç bulduğu bölümleri, anlatımını yalınlaştırarak, Yedi İklim Dört Bucak adı altında bu kitapta topladı. Genç yaşta aramızdan ayrılan ülkemizin en iyi çizerlerinden biri olan Yalçın Çetin de bu kitabı resimlemişti. Gezi notlarını günlük konuşma diliyle yazan büyük gezgin Evliya Çelebi'nin alabildiğine abartarak anlattığı olayları gülerek, keyifle okuyacaksınız.
  • Hekimoğlu İsmail
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    497,16 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kategorisiz
    Konusu:
    Ötelerden doğuma, tahsil çağından, aile, kadın ve erkeğe; edebiyete kadar öyküler, denemeler... Hekimoğlu İsmail'in toplumun yaralarına neşter vuran kaleminden, 'insanın ötelerden ötelere' seyahatine bakış... Hayat felsefenize yön verecek yazılar bu kitap
  • Hekimoğlu İsmail
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    710,49 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kategorisiz
  • Hekimoğlu İsmail
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    210,61 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kategorisiz
    Konusu:
    Ölüm, insan için bir kıyametken, insan kendi kıyametini değil de kainatın kıyametini düşünüyor. Halbuki ölülere kıyametten ne? Hekimoğlu İsmail'in "düşüncelerimin özetidir" diye takdim ettiği bu eser, bir düşünce adamının zihni haritasını nesir-nazım aras
  • İlber Ortaylı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    400,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kategorisiz
    Konusu:
    Türkiye’de tarih denilince akla ilk gelen isim İlber Ortaylı’nın kaleminden Osmanlı hukuk tarihinin merkezinde yer alan ve üzerine pek konuşulmayan kadıları anlatan önemli bir çalışma… Kadılık İslam Ortaçağında ortaya çıkan idari ve adli bir görevdir. Kadı’nın sosyal-idari fonksiyonları değerlendirilirken on dört asırlık İslam tarihi içindeki evrimi göz önüne alınmadığından, bu kurumun İslam öncesi imparatorluklardan neleri, ne ölçüde miras aldığı üzerinde de durulmamıştır. İlber Ortaylı, Osmanlı Devleti’nde Kadı adlı bu çalışmasında kadıların tarihini ve yargı görevlerini, tayinini, görev süresini, yargı bölgesini, yardımcılarını, diğer memurlar arasındaki hiyerarşik ilişkisini ve Osmanlı mahkemelerinin nasıl işlediğini birincil arşiv kaynaklarını kullanarak anlatıyor. İlber Ortaylı, hem geniş ufuklu tarihçiliğini hem de tadına doyum olmaz üslupçuluğunu işe koştuğu bu kitabında, Osmanlı dünyasında kadının bütün boyutlarını olağanüstü bir sürükleyicilikle ortaya koyuyor.

Sayfalar