En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 59392 sonuçtan 5391 - 5400 arası görüntüleniyor.
Emre Dorman
insan sesi mp3 - Türkçe
17 Ayrım
288,06 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Din
Görüntülenme Sayısı: 106
Konusu:
Kur’ân-ı Kerîm, yüce Allah tarafından insanlara merhamet ve kılavuz olmak için gönderilmiş eşsiz bir kitaptır. İnsanlığa gönderilmiş bir kitap olması sebebiyle onlara kendi anlayacakları dilden hitap eder. Ne felsefenin anlaşılması güç problemleri, ne de bilimin içinden çıkılmaz formülleri gibidir. Sade bir anlatım ve üsluba sahiptir. Eşsizliğinin bir nedeni de bu özelliğidir. Çünkü önemli olan bir konunun sadece açıklanması değil; yapılan açıklamanın anlaşılır olmasıdır. İşte Kur’ân ayetleri en zor konularda dahi getirmiş olduğu sade anlatım ve açıklamalarıyla her seviyeden insana hitap edebilmekte ve bu yönüyle insanlığı doğruya ileten bir rehber olabilmektedir. Yüce Allah’ın, hem beşeri hem de toplumsal erdemi sağlamaya yönelik ayetleri; adaleti, doğruluk ve dürüstlüğü, hak ve hukuku belirleyen ahlakî ilkeleri; ilme ve araştırmaya sevk eden teşvikleri ve insanları kötülüklerden uzak tutacak emir ve yasakları son derece açıktır. Bize düşen, söz konusu emir ve yasakları okuyarak Yaratıcımızın bizden neler istediğini öğrenmeye ve uygulamaya çalışmaktır. Bir yol gösterici olması ve Kur’ân’daki temel emir ve yasakların ana hatlarıyla öğrenilmesi amacıyla hazırlanan bu çalışma ile yetinilmemeli; emir ve yasaklardaki ilahi hikmeti daha iyi kavrayabilmek için Kur’ân bir bütün olarak okunup ele alınmalıdır.
Sedat Veyis Örnek
insan sesi mp3 - Türkçe
1 Ayrım
58,79 MB
Eser Türü: Tiyatro
Eser Alt Türü: Radyo Tiyatrosu
Görüntülenme Sayısı: 106
Konusu:
Bu eser, (TÜBİTAK) Sedat Veyis Örnek Tarih, Biyografi ve Belgelik Çalışması kapsamında hazırlanmış bir derlemedir. Gönüllü desteklerinden ötürü Ankara Üniversitesi İLEF Stüdyosundan, Teknik yapımcı İbrahim Önder'e teşekkür ederiz.
Bülent Haşim Yanar
5 Ayrım
92,02 MB
Eser Türü: Tiyatro
Görüntülenme Sayısı: 106
Jale Demirdöğen
insan sesi mp3 - Türkçe
27 Ayrım
571,72 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 106
Konusu:
Benim göğsüm, uzun yolculukların mola yerlerine benzer. İhtiyaç gidermek ya da dinlenmek içindir; yerleşmek için değil. İnsanlar, içine düştükleri en zor durumlarda dertlerini anlatmak için benim gibilere başvurur fakat okşansın istediklerinde başlarını benim gibilerin göğsüne koymaktan kaçınırlar. Herkes bana kendini anlatır ama kimse bana beni sormaz. Herkesin hayatı değerlidir; benim hayatımsa üç kuruş. Onun için susmayı yeğledim, sustum ve susacağım. Ben ancak sustuğum sürece sevilebilme ihtimalim olduğunu erken öğrendim. Ancak sustuğum sürece güçlü görünmeye devam edebileceğimi de. En ezici durum, birinin sana acımasıdır. Konuşursan acırlar ve ezilirsin. Kendime kendim bile acımamışken, bana kimsenin acımasına ve bu duyguyla beni ezmesine izin vermedim. Vermem. Adım Hayal. Değiştirilmemiş, ortama uydurulmamış, eğilip bükülmemiştir. Annemin kucağına verildiğim an ağzından çıktığı hâliyle ve tam otuz yedi yıldır bu sözcük yazar kafa kâğıdımda. Hayal Başar.
Andrey Platonov
insan sesi mp3 - Türkçe
11 Ayrım
188,01 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 106
Konusu:
Rus edebiyatının geç keşfedilmiş ustalarından Andrey Platonov'un 1930'larda yazdığı Mutlu Moskova, Rusya'da ancak 1991'de, eski rejim yıkıldıktan sonra yayımlanabildi. Roman küçük yaşta öksüz kalan Moskova Çestnova'nın etrafında dönüyor. Hayatı keşfetmeye çalışan, içi içine sığmayan Moskova meslekten mesleğe ve bir romantik ilişkiden diğerine geçerken hem değişik tecrübeler yaşıyor hem de ilginç karakterlerle karşılaşıyor. Moskova'nın yaşadıkları ve tanıştığı kişiler üzerinden, insan ruhunu amansız bir savaş meydanına çeviren karşıt güçleri de ustalıkla betimliyor Platonov: Birilerine, bir şeylere bağlanma ihtiyacı ve bu bağlılıktan duyulan korku, mantık ve duygular, toplumsal benlik ve bireysel benlik, bir şeyler yapma arzusu ve bu arzuyu öldüren nafilelik hissi... Tıpkı Platonov'un diğer eserleri gibi, Mutlu Moskova da Stalin dönemindeki idealist propagandalara karşılık toplumsal gerçekliği gözler önüne seren, insana dair ebedi ve ezeli meseleleri kurcalayarak varoluşu sorgulayan, her cümlesi yazarın özgün zihninin ve kaleminin damgasını taşıyan bir roman.
Sinan Yağmur
insan sesi mp3 - Türkçe
21 Ayrım
343,50 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 106
Konusu:
“Bana, ‘Sen kimsin?’ diye sormayın. Ömrü azıcık kalmış bir HİÇ’im. Ben, hiçbir şeyim, hiçbir şeyim. Yürek vermediğiniz, ta içinize erişemez. İnsanlara baktım ki her biri kendisine bir sevgili edinmiş. Kimi kadın, kimi erkek. Bazısı nefis, bazısı da heva. Kimi mal, kimisi de şöhret. Herkes o sevgiliyle ölüm anına kadar beraber olabilmiş, bazısı da kabrin başına kadar beraber bulunabilmiş, toprağa verilince ona veda etmiş. Herkes sevgilisini karanlık bir kuytuya bırakıp geri dönüyor. Düşündüm. Kendime öyle bir sevgili bulayım ki, hayatımda ve vefatımda benimle beraber olsun. Ömrüm, özüm ve sözüm üç aşk üzerine örüldü: Allah aşkı, Peygamber aşkı ve Annem. Bana kendini üç kelimeyle anlat deseler; yetimlik, yalnızlık ve yolculuk derim...
Cuma Vural
insan sesi mp3 - Türkçe
12 Ayrım
211,73 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 106
Konusu:
Yavuz Sultan Selim, tebdili kıyafet yapmış, Kuşlar Çarşısı’nı geziyormuş. Avcılar avladıkları kuşları, tuzakçılar yakaladıkları maharetli, eğitimli, güzelim kuşları satıyorlar. Bir ara gözü kekliklere ilişiyor padişahın. Bir grup kekliğin üzerindeki kâğıtta, “Satış fiyatı: Tanesi 1 altın” yazıyor. Hemen yanı başlarında asılı, adeta altın kafes içinde bir keklik daha var ki, fiyatı 300 altın. Padişahın gözü 300 altınlık kekliğe takılıyor. “Hayırdır” diyor satıcıya. “Bunun diğerlerinden ne farkı var ki, bunlar 1 altın,bu 300 altın?”
Cavid Erten
insan sesi mp3 - Türkçe
15 Ayrım
47,70 MB
Eser Türü: Tiyatro
Görüntülenme Sayısı: 106
Konusu:
-
Vedat Örfi
insan sesi mp3 - Türkçe
7 Ayrım
24,53 MB
Eser Türü: Tiyatro
Görüntülenme Sayısı: 106
Konusu:
-
Ömer Seyfettin
insan sesi mp3 - Türkçe
6 Ayrım
38,62 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
Görüntülenme Sayısı: 106
Konusu:
bah Çarşı Camii'nin arkasındaki harap zaptiye ahırlarının önünden, bir serçe sürüsü gibi cıvıldayarak geçerdik. Mektep biraz daha ileride, alçak duvarlı, oldukça geniş bir avlunun ortasında idi. Tek kattı, etrafında yükselen büyük kestane ağaçlarının birbirine karışmış koyu gölgeleri, bütün çatısını kaplardı. Biz daha avlunun kapısından girmeden Hoca Efendi'nin bulunup bulunmadığını, şöyle bir bakar, anlardık: "Abdurrahman Çelebi gelmiş mi be?""Gelmiş, gelmiş..." Abdurrahman Çelebi, Hoca Efendi'nin ihtiyar eşeğiydi. Siyah, huysuz, inatçı bir hayvan... Her sabah bizim gibi erkenden mektebe gelir, akşama kadar kalır; evlerimizden nöbetle getirdiğimiz kucak kucak otları, yazsa ağaçların, kışsa sol taraftaki abdestlik sundurması altında yavaş yavaş yerdi. Ona su vermek, onu tımar etmek mektepte bir imtiyazdı. Hoca Efendi'ye kim yaranırsa bu mükafatı kazanırdı. Mektebin kapısına dar, taş bir merdivenle çıkılırdı. İçeri girilince ta karşıya Hoca Efendi'nin rahlesi gelirdi. Rahlenin önünde top yavrusu, müthiş, tuhaf bir tüfek gibi, siyah kayışlı, ağır falaka asılı dururdu. Hepimiz kırk çocuktuk. Kızları birkaç ay evvel bizden ayırarak başka yere kaldırmışlardı. Sınıf taksimi filan yoktu. Elifbe'yi, Amme'yi her şeyi bir ağızdan okuyor, rakamları bir ağızdan sayıyor, bir ağızdan ilâhi söylüyorduk. Bütün derslerimiz yeknesak umumi bir bestenin, mânâlarını asla anlamadığımız güfteleriydi. Hoca Efendi, ak sakallı, uzun boylu, bağırtkan bir ihtiyardı. Yaz, kış, daima cübbesiz, abdest almaya hazırlanmış gibi kolları paçaları çıplak, sıvalı, yerinde otururdu. Öğleden sonra Çarşı Camii'ni süpürmeye gidip hiç gelmeyen kalfa daha gençti. Müezzinlik de yapıyordu. Bize şeker, leblebi, keçiboynuzu, hünnap, iğde vesaire satardı.

Sayfalar