En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58862 sonuçtan 54561 - 54570 arası görüntüleniyor.
Yüksek Seçim Kurulu (YSK)
metin - Türkçe
1 Ayrım
65,24 KB
Eser Türü: Kitapçık
Eser Alt Türü: Genel Bilgi
Görüntülenme Sayısı: 6
Konusu:
Elinizdeki bu kitapçık , 31 Mart 2024 tarihinde gerçekleşecek Mahalli İdareler seçimlerindeki Büyükşehir Belediye başkan adaylarının pusuladaki sıra numaralarına göre düzenlenmiş listesini içermektedir. Kitapçık, Her büyükşehir Başlık düzeyi 1 olacak şekilde yapılandırılmıştır. Sonrasında her adayın başındaki sıra numaraları o adayın pusuladaki sıra numarası olacaktır. Oy verme işlemi öncesinde kendi şehrinizdeki adayları ve sıra numaralarını kontrol etmenizi öneriyoruz.
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
8 Ayrım
61,47 MB
Eser Türü: Dersler
Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Fakültesi
Görüntülenme Sayısı: 6
Konusu:
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi (ATA AOF) Eğitim Sosyolojisi Dersi Çıkmış Sorularıdır.
Aslıhan Burcu Öztürk
metin - Türkçe
4 Ayrım
9,54 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Sosyoloji
Görüntülenme Sayısı: 6
Konusu:
Kadına yönelik şiddet uygulayan erkeklerin, yaşamları boyunca bu yönde nasıl yoğrulduklarını ve o kaskatı erkeklik ceketini giymeye çabalarken nasıl yorulduklarını anlamak için yola çıkmak... Erkeğe atfedilen güç ve yaşanan güçsüzlük çelişkisinin, şiddetle patlak verişinin haritasını çizmek... Bunu bir kadın akademisyen olarak araştırmak, yeni keşiflere zorlayan bir süreç! Şiddetle kuşatılan erkeğin, çocukluktan yetişkinliğe evde, okulda, işte, yatak odasında, askerde ve cezaevinde verdiği erkeklik sınavı, kendini var eden kadını yaralayarak, yok ederek geçmeye çalışmasını çözümledim, tabi ki feminizmin ışığında. Kadın cinayetlerinin üçüncü sayfa haberlerinden manşetlere taşındığı, şiddetin tüm biçimlerinin sıradanlaşarak yaşamlarımıza sızdığı günlerin, aynı zamanda hem kadınlar hem de erkekler için barışçıl ve özgür bir yaşamın tohumlarını da yeşertebileceği umuduyla kitaba dönüşen bir çalışma bu. Öfke uyandıran şiddetin kaynaklarını anlama çabasının, insanı daha olgun ve sakin kılan yolculuğunun sonunda başladığımdan farklı bir yerdeydim artık... Çoğalmak istedim. Okurla birlikte ve aydınlık bir geleceğe doğru...
Kerem Işık
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
13 Ayrım
215,69 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Öykü
Görüntülenme Sayısı: 6
Konusu:
“Sınır” ile Kerem Işık, “Dünyanın Güçlü Tarafı” adlı ilk romanından sonra yeniden öykülerden kurduğu bir evrene çağırıyor okuru. Kitabın, “Sınırın Ötesinde” adlı ilk bölümü, Ergöne adıyla mekânlaştırdığı fantastik bir evrene açılıyor. “Sınırın Gerisinde” bölümüyle de süren ortak tematik kaygılar, bu kitapta hem yazarın bildiğimiz dil ve üslubundan temel unsurları barındırıyor hem onu özellikle atmosfer ve karakter yaratmada ayrıntıcı özeniyle başka bir aşkınlığa taşıyor. ‘İnsan oluş’ meselesinin şiddetle sınandığı karanlık zamanlar… Yapıt, “Sınırın Ötesinde” ve “Sınırın Gerisinde” bölümleriyle bir iç-dış, dost-düşman, tanıdıklar-yabancılar çatışmasının, hatırlama-unutma geriliminin odağından kurgulanmış. Özellikle Ergöne, –bu yokyer ya da başka bir deyişle uydurulmuş, yazarın tasarımı mekân– zamanın tüm kötülüklerine, belirsizliklerine açık; karanlık, alacakaranlık bir atmosfer ve tuhaflıklar içeren topografyasıyla insanı –oluşu, varlık değeri ve yaşam hakkı üzerinden– bir anlamda tartışmaya açıyor. Nedir insan, nedir bu sınırlar; içler dışlar arası geçişler; nedir bu karanlık; yaşamaklar, ölmekler… Var mıdır umut? Orada devreye çocuklar girecektir Ergöne’de, sınır ötesinde ve gerisinde. Açıklığın, kurtuluş umudunun, geleceğin çatlaktan sızan ışığı olarak. Orada başlayan macera, henüz yazılmamış öykülerle o çocukların yaşam haklarının ve umutlarının peşinden bir sonraki yapıtıyla devam edecek görünmektedir.
Marcel Proust
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
4 Ayrım
56,80 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Edebiyat
Görüntülenme Sayısı: 6
Konusu:
Kayıtsız Adam Kısa ömürlü bir dergide yayımlanan, sonra herkes tarafından unutulan Proust’un bu öyküsü, Philip Kolb tarafından yeniden bulunmuştur. Öykü 1896 yılında La Vie contemporaine dergisinde yayımlanmıştı. Öykünün, Proust yirmi iki yaşındayken 1893 yılında yazılmış olduğunu düşünebiliriz. Bu gençlik yapıtında, karşımıza çıkacak son derece Proustvari izlekler ve sözler bizi hem eğlendirecek hem de merak içinde bırakacaktır. Bunların arasında, astım krizlerini, cattleyaları, Opera’yı, özellikle de halihazırda “Swann’ın Bir Aşkı”nda ve “Kayıp Zamanın İzinde”nin anlatıcısının “Guermantes Düşesi” ve “Albertine”in duygularına dair çözümlemesinde geliştirilecek olan aşkın billurlaşması üzerine bir incelemeyi sayabiliriz. “Tek bir mücevher takmamıştı, sarı tülden bluzu cattleyalarla kaplıydı, karanlık bir kuleden sarkan cansız ışık süslemeleri misali siyah saçlarına da birkaç cattleya takmıştı.” “Kayıtsız Adam Proust sisteminin bir minyatürüdür.” Mehmet Rifat, Büyütücü Mercek
Dag Solstad
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
8 Ayrım
165,72 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman
Görüntülenme Sayısı: 6
Konusu:
Bjørn Hansen’e Dair Üçüncü ve Son Roman On Birinci Roman, On Sekizinci Kitap’ta hayatını kökünden değiştirecek bir planı uygulamaya koyarken, 17. Roman’da ise yıllardır görmediği oğluyla yeniden iletişim kurmaya çalışırken izlediğimiz Bjørn Hansen artık yaşlı bir adamdır ve Oslo’nun yoksul bir mahallesindeki küçük dairesinde tek başına yaşamaktadır. Fakat ölmüş anne ve babasıyla hayali konuşmalar yaparak ölüme hazırlandığı günlerin akışı davetsiz bir misafir yüzünden beklenmedik bir yön alacaktır: Gelini yıllar sonra Bjørn Hansen’in kapısını çalmış, üniversiteye başlayacak torunu Wiggo’yu dedesinin evinde kalması için yanında getirmiştir. Dag Solstad külliyatının en önemli parçalarından birini oluşturan Bjørn Hansen üçlemesi unutulmaz bir finalle sona eriyor. “Solstad okurlarına alçakgönüllü, neşeli, mükemmel bir roman sunuyor. Kendine özgü bir ars moriendi, ölme sanatı üzerine küçük bir kitap.” Dagbladet “Solstad’nın Bjørn Hansen kitaplarında, kültüre dair zekâ dolu bir kötümserlik ve katıksız bir asilik harika yazınsal niteliklere dönüşüyor.” Bjørn Ivar Fyksen, Klassekampen
Tommasso Campanella, Francis Bacon, Thomas More
insan sesi mp3 - Türkçe
37 Ayrım
1384,34 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Bilim Kurgu
Görüntülenme Sayısı: 6
Konusu:
"Yaşlı bir denizci Thomas More'a, son seyahati sırasında tesadüfen keşfettiği utopia adasını anlatır. Ona göre utopia, bütün avrupa devletlerinin yapılanmasına örnek oluşturacak ideal devletin ta kendisidir. Emeğin ortak kullanımının esas alındığı bu toplumda yiyecek sıkıntısı diye bir şey yoktur, hiç kimse dara düşmez, hiçbir yurttaş ailesinin geleceğinden endişe duymaz. Çünkü ütopya adaletin yeryüzündeki simgesidir. Bacon, yeni atlantis'i yazarken platon'un devlet, timaeus ve critias'ı ile thomas more'un ütopya'sından esinlenmiştir. Yeni atlantıs, bacon'ın toplumların bilimle gelişeceğine olan inancının aynasıdır. Eski utopyaların içeriğindekı sosyal yaşama, dinsel reformlar ve bılginin dagılımına kendi utopyasında bilimin iktidarını katmıştır. Bacon, ideal devletın doğayı insanoğlunun yararına nasıl kullanabılecegını somut olarak göstermeye çalışmıştır. Campanella'ya gore doğa ""sonsuz bilgelik"" üzerine yazılmış bir kitaptır. Güneş ülkesi yazarın özgürlük arayışınının ütopyasıdır. Ekvatorun altındaki taprobana adasında yurttaşların bir tur komün hayatı sürdürdüğü guneş ülkesi'ni görür. Kendini begenmişliğe, dolayısıyla kötülüğe yol açtıgından özel mülkiyet yasaktır; bu ülkede her şey herkese aittir. Güneş ülkesi, thomas more'un ütopya geleneğinin parlak bir örneğidir."
Mustafa Necati Ak
metin - Türkçe
1 Ayrım
119,01 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Din
Görüntülenme Sayısı: 6
Konusu:
Kadirî tarikatı şeyhlerinden Mustafa Necati Ak, 1950'de cumhuriyet tarihinde ilk deniz yoluyla hac seferi yapan kafileyle kutsal topraklara gitmiştir. Vesile-i Necat gibi tasavvuf edebiyatına ait birçok kitabın da yazarı olan ve dönemin en mühim kanaat önderlerinin arasında bulunan Mustafa Necati Ak, ifa ettiği bu kutsal vazifeyi, gidiş güzergahını, giderken ve gittikten sonra ziyaret ettiği yerleri ve hissiyatını günlüğünde detaylı bir şekilde anlatmıştır. Mustafa Necati Ak, Hac vazifesini yaparken aynı zamanda birçok farklı millete mensup insanla görüşmüş ve onların Türkiye ve İslam hususunda neler düşündüklerini ve bu düşünceler etrafındaki yorumlarını günlüğüne yazmıştır. Mekke ve Medine'de bulunan Osmanlı eserlerinden de sitayişle bahseden bu değerli günlük geçmiş ile gelecek arasında değerlendirme yapmamızı sağlayan sağlam bir köprü vazifesi görmektedir.
Hasan İzzettin Dinamo
metin - Türkçe
2 Ayrım
18,30 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Siyasi Tarih
Görüntülenme Sayısı: 6
Konusu:
- Türk ulusuna: yapılmasına engel olunmuş olan suikast girişimi dolayısıyla derneklerden, kuruluşlardan, memurlardan, komutanlardan, subaylardan mebuslardan bütün arkadaşlarla yurttaşlardan aldığım içten üzgünlüklerini içeren mektupları telgraflardan dolayı pek duygulu ve minnettarım.
Atila Yüksel
metin - Türkçe
2 Ayrım
468,50 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Biyografi
Görüntülenme Sayısı: 6
Konusu:
Biricik olanın kıymeti, kendimizin de biricik olmamızdandır. Doğanın biricikliği ile insan tekinin biricikliği arasında sanatsal bir örtüşme vardır. Spinoza’nın bütün felsefesini, yaşayan bir fenomen olarak doğadan yontması düşünüldüğünde; bilgi, varlık ve eylem, yaşamın kudreti olarak doğada köklenmiştir. İyi ile kötüyü bilmek ve ayırmak çok da zor bir zanaat değildir ona göre: Yaşamın kudretini besleyen ve neşelendiren kuvvetler iyi, yaşamı güçsüz ve değersiz kılan, kederlendiren kuvvetler kötüdür. Spinozavari düşünüşten şimdi elinizde tuttuğunuz kitabın konusuna bağlanmak gerekirse şu söylenebilir: Doğa, yaşamı kıymetli, biricik ve kudretli kılandır. Hepimizin tek bir anası, sadık bir yâri var: Toprak. Her yağmur sonrası anasının kokusunu duyar insan. Duyar duymasına da insan, içine çektiği, arındığı, şifa bulduğu o soluğun topraktan geldiğini, toprakta yaşadığını ve en nihayetinde ona geri döneceğini anımsamaz nedense. İlk rahim olarak toprak, her fena şeyin içine atılmasından zuhur eden acılarını unutup, kederinin üstesinden gelebilir ama özünün elden gidişine dayanamaz. Zaman o zaman. Toprak artık her şeyi taşıyamaz. Haktan ferman gelmedikçe, derdini, sırrını, lisan-ı halını açamaz. Bu ferman bazen bahar olur bazense seher yelinden bir insan. Çocukların yemyeşil bahçelere dalıp karanfillerin, leylakların, sümbüllerin, yaseminlerin, tilkişenlerin içinde seyre dalmalarını; içlerine kanarya sarılarını, kırmızıları, cam göbeği mavileri doldurmasını; erik ağaçlarına kurulmuş salıncaklarda oynamasını; çıplak ayaklarıyla çimenlerde özgürce koşmasını; topraktan gelen rayihanın canlarına can katmasını; yağmurdan somun gibi kabaran toprağın içine ekilen fâni çekirdekten çıkan bâki meyveyi tatmasını isteyen, nereden geldiğini ve nereye döneceğini bilen biridir bu insan: Tülin Akın. Toprağa sadık, insanı seven, içten, bilgisinin zekatını veren, iradeli, pes etmeyen, sabrın hasadını alan, zamana, yaşama ve bulunduğu yere anlam katan zor bulunur bir insan. İşte size kendi toprağımızda köklenmemiz için emek veren, sınırları aşan, insan için çalışan, hayatının amacını bilen, en güzel gök kubbenin altındaki en güzel toprakların kaybolmamasına çare üreten Tülin’in nefes kesen, bir defalık olmayan, meşakkatli ama kalıcı çabası: Akıllı Köyler.

Sayfalar