En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58479 sonuçtan 55751 - 55760 arası görüntüleniyor.
metin - Türkçe
1 Ayrım
306,73 KB
Eser Türü: Dergi
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
ARIŞ dergisi.

Cam

Sam Savage
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
6 Ayrım
403,75 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Edna. Yalnız, aklı karışık, cümleleri yarım, küskün bir kadın. Bunlara rağmen, belki de bunlar sayesinde ilginç bir hikâye anlatıcısı. Merhum kocası Clarence’ın romanını yeniden basan yayınevi ondan bir önsöz isteyince, dolabın dibine tıktığı daktiloyu çıkarıp yazmaya başlıyor. Bugünü ve geçmişi, yaşadıklarını ve kurguladıklarını... Bugünü yaşlılık, yalnızlık, komşusunun evindeki bitkilere, akvaryuma ve sesi sinirini bozan faresine bakma görevi demek. Geçmişi ise birbirinden ilginç karakterlerin resmi geçidi, her bakımdan sıradışı bir yaşam yolculuğunun dökümü adeta. Birbirine eklenen paragraflarla Edna’nın belleği adeta bir mozaik gibi şekle bürünüyor. Cam, maceralı bir evliliğin ve sınırlarını zorlayan bir zihnin renkli resmi, okurda iz bırakacak türde bir resim.
Jean Bertrand Pontalis
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
7 Ayrım
134,84 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Deneme
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
“J.-B. Pontalis, Pencereler’de psikanaliz ile edebiyatı birbirine karıştırır ve neredeyse yeni bir tür yazı biçimi yaratır. Ötekini dinlemek ve anlamakla kendini yazmak, anlatmak etkinliklerini yılların deneyiminden süzerek ve birbirinden ayrılmaz bir sarmal yapı içinde sunar bize. Kısa ama yoğun metinlerdir bunlar. Yaşamın içinden gelen, yaşamın içinden geçen metinler. Bir psikanalist-yazarın kaleminden çıkanlar. Gerçekten de Pontalis’in kaleminde olgu öyküsü, özyaşamöyküsü, roman ve psikanalitik deneme sınırlarını yitirir, birbirlerine karışırlar.” Talat Parman Pontalis’ten insan ruhsallığına açılan pencereler, “özel bir sözcük dağarcığı”.
Ingeborg Bachmann
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
19 Ayrım
326,70 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Edebiyat
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
“Yeni bir dil olmadan yeni bir dünya yaratılamaz.” FRANKFURT DERSLERİ’nde, okurunu “yeni bir kavrayışa, yeni bir duyumsamaya, yeni bir bilince ulaşma” yönünde eğitecek geleceğin şiir sanatını hayal ederken “şiirin tadını bilgi keskinleştirmeli, özlem buruklaştırmalıdır ki o bilgi insanların uykusuna dokunabilsin” diyordu Bachmann. Yazarın öne sürdüğü bu prensibi bütünüyle içselleştirmiş, ilk baskısı 1961’de yapılan OTUZUNCU YAŞ kitabı “Bachmann”ın lirik şiirindeki eşsiz kuvveti düzyazıda da aynı irtifaya taşıyabileceğini kanıtlıyor. Daima meselenin özüne inerek, kişileri ve olayları geleneksel hikâye anlatımının durduğu sınırın ötesine dek takip eden, imgelerin ve mitlerin dili aracılığıyla insana, aşka, umutsuzluğa dair her şeyi söyleyebilme yetisine ulaşan bu benzersiz yedi öykünün ayırt edici niteliği taşıdığı “enerji”; karakterlerinin ortak noktası da hepsinin “yaşam” denilen korkunç yaralanmadan ötürü ıstırap duymaları. Otuzuncu Yaş var olan dünyanın ve düzenin ötesine ulaşan, “ütopya burcunda” yazılmış yedi öykünün bölünmez bir bütün oluşturduğu, bağımsız bir eser. Şairin nasıl bir empati, duyarlık ve dil enerjisiyle kişinin oluş halini, gelişimini betimlediğine ve genç “kahramanının” geçmiş ile gelecek, bellek ile imgelem arasında şekillenmesini nasıl sağladığına tanıklık etmek parmak ısırtan cinsten. Bu düzyazı, deneyimden ve hayal gücünden, psikolojiden ve şiirden mürekkep, zarif, sıkı bir dokuya sahip. Die Zeit Bachmann hepsi de duyumsallığı çıkış noktası alan ve ayrıksı patikasızlığı hedefleyen sadece yedi öyküden oluşan demeti bir kurdeleyle, bir ciltle düğümledi: ve birdenbire çağdaş novella adının pençesinden kurtulup yeniden kısa öykü niteliğine kavuştu.; Joachim Kaiser Otuzuna basmış biri için genç denilir hâlâ. Ama böyle biri, kendisinde herhangi bir değişiklik algılamamasına karşın, bu konuda kararsızlığa düşer; kendini gençmiş gibi göstermenin bundan böyle uygun düşmeyeceğini hisseder. (Kitaptan)
İlkay Coşkun
metin - Türkçe
3 Ayrım
1,63 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Deneme
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Sen yine de sabah sabah bir türkü tuttur en erkeninden. Gücünün yetmediği yerde dertlerini sahibine havale et. Geceye gömül. Bütün kaygı ve kasvetler kalksın yerinden. Şafak, yine şafak. Yine arzulu kovalanacak bir gün olsun. Biraz şımarıklı biraz hüzünbaz da olsa yüreğini açmış derinden. Hayat böyle böyle öpülecek belki de kim bilir? Sormak gerek. Soğuk söz duymuş, ısınamayan bir gönül gibi uluyan bu yorgunlukla ne vakit giderilecek gönül yangını cenne? Söyle! ---------------------------- Filozoflar, sosyologlar, bilim insanları, yazarlar, şairler daha çok insana ve dünyamıza dair çok şeyi düşünmüşler veya düşündüklerini yazmışlar. Gerek inkişaf için gerekse de daha iyi bir hâl ve hayat için sözlerini söylemişler ve kalemlerini oynatmışlar. Bir nevi kendi cennetlerini inşa etmeye çalışmışlar. Başka bir taraftan, anlatımlarda hep zıtlıklara ve tamamlayıcı unsurlara dikkati çekmişlerdir. Yaz ile kışı, beyaz ile siyahı, gündüz ile geceyi, sıcak ile soğuğu, iyi ile kötüyü ve daha nicelerini… Bizim de yaşatmayı tasavvur ve arzu ettiğimiz cenne; kendi şehrimiz, kendi dünyamız olsa gerek. Bu bağlamda gerek konu gerekse de içerik olarak yazdıklarımı daha çok akşama-geceye, gölgeye, insanın ağrıyan karanlık yanlarına ve gizemlerine uygun buldum. Doğum kadar esrarengiz, ölüm kadar gerçektir hayat. İnsan değerli, kıymetli ve özel olduğu kadar da fanidir. Şafak gibi doğum, akşam gibi gecedir daha çok. Nasıl ki gün kendi içerisinde evre evre ise günü oluşturan zamanların da evreleri vardır. Şafağın gizemi kadar akşamın da, gecenin de bir gizemli, bir sırlı hâli vardır. Şafak bir doğumsa, kıyametin kopma vakti akşam da bir yer değiştirme, bir yenileşme, bir dönüşüm hâlidir. Akşam gibi bir olayın, bir konumun miladı da bir öncekinin bitimi de olacaktır. Başlangıç daha çok şafaktaki bir doğumdur. Dünyanın sekerat vakti ve kıyametin başlangıcı da akşamdır. Gizleyen, saklayan ve kollayan bir çökmedir bu. Hayat da, dünya da böyle değil midir? Cenne’yi, Miftahu'l Cenne (Mızraklı İlmihal) kitabından ve TRT Belgeseli’nden izlediğim Afrika’daki Mali ülkesinin Cenne şehrinde bin yıldır ayakta olan çamur balçık ile sıvalı kerpiç bir bina olan ulu camisinden esinlendim. İsmiyle müsemma, cennetten mülhem… Ayrıca, Şair-Yazar Sinan Ayhan arkadaşım ile 2022 tarihinde birlikte hazırladığımız "Tekrarın Tiryakisi Zaman" kitabımız da olduğu gibi bu kitap da Mayıs 2022 - Mayıs 2023, bir senelik zaman aralığında karşılıklı yazdığımız denemeleri içermektedir. Belli bir çerçeve de yazdığımız bu yazıları ayrı ayrı neşretmeyi uygun bulduk ve bu kisve-i tab'a büründü. İyi okumalar. İlkay Coşkun
vildan poyraz coşkun
metin - Türkçe
3 Ayrım
1,05 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Şiir
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
“bir yüzü esmer” şiirin hüznünü taşıyan öteki yüzü. Mutluluk kırıntılı şiirlerin yanında, uzunçalar bir sızıyı yüklenen şiirlerin yüzü. Adına Afrika desen de Asya desen de esmerliği yazgı, insanlığın üveylik hâli. “Her şiir bir gün ağıta dönüşecektir.” Borges'in dediği gibi kaçınılmaz sonun öncesi bir esmerlik. Dağınık lakin taze bir heves olup kımıldayan mısralar “Aşka Çağrı”da yerini alır. Hayatı “Bozkırın Ötesinden” renklendirerek, “Sarıya İnat”, “Yaşamak”tır arzusu. Olumsuzlukların yanında “Yol Düşleri”ni kurarak, “Kelebek Mutluluğu” aranır. Esmerliği veren de olsa “Güneşe Taraf” duracaktır. Şiirler, incelikli bir hâl duyumsatır. Duyuş ve vukuf hâli, okur nezdinde gülümseyerek kabul gördüğünde, şiir havuzunda buluşulmuş olur. Birçok şiirde, hayatın içindeki zorlukların insan ruhunda açtığı gediklere dikkat çekilir. Tema ve motif olarak daha çok insani duruş öndedir. Yalnızlığında, mutsuzlukla daha sık bir arada olan günümüz insanına sevgi, aşk ve umut gibi duygu temlerini hatırlatan bu şiirler, akılda yerini alacak ve okura çok iyi gelecektir.
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
5 Ayrım
44,79 MB
Eser Türü: Dersler
Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Fakültesi
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Atatürk Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi (ATA AÖF) Çağdaş Psikoloji Akımları Dersi Dönem Sonu Deneme Sorularıdır.
5 Ayrım
34,91 MB
Eser Türü: Dersler
Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Fakültesi
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Atatürk Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi (ATA AÖF) Eğitim Sosyolojisi Dersi Dönem Sonu Deneme Sorularıdır.
Sinan Ayhan
metin - Türkçe
1 Ayrım
359,74 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Deneme
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
İzah her şeyi nutfe halinde bıraktı, bize izahtan ötesi, her şeyi tüm tafsilatıyla birebir anlatan, hissettiren ve onu ete ve kemiğe büründürecek, her şeyden öte “bir anlatım hali” lazım. Masa başında bir flütün tırnakları uzayabiliyorsa, toprağı taban, tabanı sokak, sokağı lehçe yapan dil nedir? Karanlığın cilasını fanusa dönüştüren gönül nedir? Eldeki kitap, “düşünmek” fiilini ve “düşünce” ismini bir sisteme kavuşturmak, şeyleri ele alma biçimini örneklendirmek peşindedir. Bu sistemin ispat karinesi büyük ölçüde üsluptur. Aracı ise teorik ve pratik aklı temel alan ve onların ötesini de hedefleyen girift akıl… Girift akıl, zevk sahiplerinin aklı… O aklı işleyip, meydan yerine koymadan; önermeleri bir anlam mücevheri haline getirmek mümkün değildir.
Koray Avcı Çakman
metin - Türkçe
1 Ayrım
24,04 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Betimlenmiş Eş Erişimli Çocuk Kitapları
Görüntülenme Sayısı: 4
Konusu:
Bir gün ormanda çok büyük bir fırtına çıkmış. Bütün hayvanların yuvaları zarar görmüş, ağaçlar devrilmiş, ırmağın üstündeki köprü bile yıkılmış. “Ah! Vah! Of! Pof!” diye yakınmaya başlamış hayvanlar. Nasıl onaracaklarmış evlerini? Ama endişelenmelerine gerek yokmuş. Çünkü birbirlerine yardım ederek her şeyin üstesinden gelebilirlermiş. Küçük okurlarımızın yakından tanıdığı Koray Avcı Çakman, Değerler Eğitimi Serisi`nin beşinci kitabında yardımlaşma ve işbirliğini çok eğlenceli bir öyküyle anlatıyor. Mehmet Akif Kaynar’ın neşeli çizimleriyle... Elinizdeki bu kitap, Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri tarafından yazıya geçirilmiş ve tüm resimleri betimlenmiştir. Ayrıca, orijinal baskıdaki sayfa sayılarıyla Word dosyanızdaki sayfa numaraları aynı tutulmuştur. Böylece kitabın kör ebeveyn ve gören çocuğuyla aynı anda takibinin kolaylaştırılması amaçlanmıştır. Kitapların temininde destek olan Gizem Alakaya ve düzeltilmesinde görev alan Filiz Özerdem'e teşekkür ederiz.

Sayfalar