Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2916 sonuçtan 561 - 570 arası görüntüleniyor.
  • Ahmet Büke
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    177,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Levent Filyos
    Fabrikanın bacasının tüttüğü ilk gün başladılar can almaya. Dişlerine kan değmiş kurt sürüsü gibi denize daldılar. Yaş almış demediler, küçük demediler, yavrulama zamanı demediler. Köstence’nin göğü yağ kokusuyla doldu. İnsanlar öğürerek gezer oldu. Süngüyle vurmak başka ama tüfekle avlanmak dayanılır değildi. O tarraka, o gümbürtü! Dağlara kaçtım kaç defa. Mağaralara girdim. Solucanlarla çıyanlarla geçirdim günlerimi. Ama sabah olup gün doğunca o sesler yine her yanı tutuyordu.   Deli İbram Divanı, öykücülüğümüzün yaşayan büyük ismi Ahmet Büke’nin romanda da ne kadar mahir olduğunu gösteren, uzun yıllar akıllarda kalacak, konuşulacak bir eser. Ege insanının doğayla, tarihle, efsanelerle beslenen hayatı, coğrafyamızın kangren olmuş adaletsizlik, gelir eşitsizliği sorunlarıyla harmanlanıyor, bir ada ve deniz hikâyesi olarak biçimleniyor. İzmir’in de yer yer karakter olarak belirdiği bir dönem romanı olan Deli İbram Divanı, deniz edebiyatımızın klasikleri arasına girmeye aday.
  • Mine Söğüt
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    157 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Esra Ar
    "Girdiği kabın şeklini alan su, geçtiği yolların rengini de çalarmış..." Mine Söğüt'ten Unutulmayacak Delilik Hikâyeleri Beş Sevim Apartmanı -- Rüya Tabirli Cinperi Yalanları, Kırmızı Zaman, Şahbaz'ın Harikulâde Yılı 1979, Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey gibi romanları ve çeşitli biyografi, monografi, söyleşi kitaplarıyla okurların yakından tanıdığı Mine Söğüt bu defa hikâyeleriyle karşımızda. "...kendini öldürme fikrini bu kadar çok seven biri kendini de çok seviyor demektir... kendini ve deliliğini" diyen yazar, Deli Kadın Hikâyeleri kitabında, aklın kıyısında gezinen, kadınlıklarını bir lanet gibi sırtlarında taşıyan, hepsi "kaybetmeye" yazgılı, içe işleyen yalnızlıklarıyla kalp burkan hayatları, varoluş kâbuslarını anlatıyor. Kitapta ayrıca, Bahadır Baruter'in bu hikâyelerin izlenimleriyle yaptığı on resmi de yer alıyor. Kalemini zehire, kana, cinnete, ölüme ve hayata aynı lezzetle batıran Mine Söğüt'ten unutulmayacak yirmi bir delilik hikâyesi... (Tanıtım Bülteninden)
  • Mine Söğüt
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    317,33 MB
    Eser Türü: Kitap
    Aklın kıyısında gezinen, kadınlıklarını bir lanet gibi sırtlarında taşıyan, hepsi “kaybetmeye” yazgılı, içe işleyen yalnızlıklarıyla kalp burkan hayatlar, varoluş kâbusları… Kalemini zehire, kana, cinnete, ölüme ve hayata aynı lezzetle batıran Mine Söğüt’ten unutulmayacak yirmi bir delilik hikâyesi…” “Hani derler ya insan ölürken hayatı bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçermiş, yok çocuğum, yalan. Ben ölüyorum ve hayatım bir film şeridi gibi gözlerimin önünden falan geçmeyecek. Hissediyorum. Ben unutmak istiyorum doktorcuğum. Eskiden olan her şeyi unutmak. İnsan ölürken geçmişi hatırlarsa çok üzülür değil mi? İnsan ölürken kendi kendini niye üzsün ki? Je veux seulement oublier… Ah doktorcuğum o şarkıyı alırken içimden dikkat et çok güzel bir cümle vardır, o düşmesin: Vie qui veut me tuer, beni öldürmek isteyen hayat, c’est magnifique, muhteşemdir. Çocuğum hayat gerçekten muhteşemdir. Şarkılar da muhteşemdir ama hayat onlardan daha muhteşemdir. Hayat bu kadar muhteşem olmasaydı çocuğum, o şarkıları söyleyecek, o şarkıları melodi melodi ezberleyecek şevki nasıl bulabilirdik, değil mi ya!”
  • Mine Söğüt
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    279,89 KB
    Eser Türü: Kitap
    Beş Sevim Apartmanı - Rüya Tabirli Cinperi Yalanları, Kırmızı Zaman, Şahbaz'ın Harikulâde Yılı 1979, Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey gibi romanları ve çeşitli biyografi, monografi, söyleşi kitaplarıyla okurların yakından tanıdığı Mine Söğüt bu defa hikâyeleriyle karşımızda. "…kendini öldürme fikrini bu kadar çok seven biri kendini de çok seviyor demektir... kendini ve deliliğini" diyen yazar, Deli Kadın Hikâyeleri kitabında, aklın kıyısında gezinen, kadınlıklarını bir lanet gibi sırtlarında taşıyan, hepsi "kaybetmeye" yazgılı, içe işleyen yalnızlıklarıyla kalp burkan hayatları, varoluş kâbuslarını anlatıyor. Kitapta ayrıca, Bahadır Baruter'in bu hikâyelerin izlenimleriyle yaptığı on resmi de yer alıyor. Kalemini zehire, kana, cinnete, ölüme ve hayata aynı lezzetle batıran Mine Söğüt'ten unutulmayacak yirmi bir delilik hikâyesi...
  • Gülsen Kılıçaslan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    47 Ayrım
    1231,04 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yağmur Uluçay
    Siz hiç kendinizi bir yaprak gibi hissettiniz mi? Gözlerimi kapatıp o gün olanları her hatırladığımda aynı hissi yaşıyorum. Rüzgârda iradem dışında savrulan bir yaprak gibiydim. Uzun süre boyunca sonunu hiç göremeden ve ne olacağını hiç bilemeden, hayatım yön değiştirip durdu. Sonra bir nehre düştüm ve yaşamım, o coşkun akışın yön vermesiyle devam etti. Yine seçimim dışında bir yolculuğa devam ediyordum ama en azından gittiğim yön belliydi. Akıntıyı karşı koyma isteğim ise cidden komikti. Bir yaprağın koskoca nehir karşısındaki şansı nedir ki? Belki de benim hayatla ilgili, herkesin kendi hayatında dönüm noktası dediği ilahî mesajım bu zor yolla gelmişti. Mesaj… Evet, her şey bir mesajla başlamıştı zaten. O gün gelen ve aptal bir gençlik heyecanıyla ardını hiç sorgulamadan cevapladığım bir mesaj… Kadir, kız arkadaşından gelen mesaj üzerine onun istediği yere gider ancak içine çekildiği şey beklediği gibi romantik bir buluşma olmayacaktır. Çünkü gittiği yerde onu bekleyen kişi sevgilisi değil Aslı’dır. Herkesin Deli Kız diye bildiği Aslı
  • Gülten Akın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    172,01 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Seda Uçar
    Doğan Kardeş Dizisi, çağdaş Türk şiirinin en önemli şairlerinin seçme şiirlerini gençlerle buluşturuyor. Genç okurların, şairlerimizin şiir serüvenlerini kronolojik bir biçimde izleyebileceği dizinin son kitabı Gülten akın'a ait. Elimi uzatsam tutamasam Olanca sevgimi yalnızlığımı Düşünsem hayır düşünmesem Senin hiç haberin olmasa Senin hiç haberin olmaz ki Başlar biter kendi kendine o türkü
  • Hüseyin Nihal Atsız
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    356,08 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Nihal Atsız
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    318,69 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yasemen Arslan
    «Deli Kurt», Osmanlı tarihinde Yıldırım Bayazıd'dan sonra «Şehzadeler Kavgası» diye anılan devrin tarihî bir romanıdır. Bir bakıma göre de «Bozkurtlar»da başlayan Orta Asya'daki hayat kavgasının yeni vatan Anadolu'da devamıdır. Şehzadeler arasında süren ve tafsilâtı henüz yeterince aydınlanmamış bulunan çarpışmada Yıldırım'ın oğulları hayat ve taht mücadelesinin hem kahramanca, hem şairane, hem de sefîhane bir örneğini vermişler ve birbiri ardınca hayata veda ederek meydanı içlerinden birisine bırakmışlardır. Bunlar arasında en talihsizi ve hayatı en az bilineni İsa Çelebi'dir. Deli Kurt, İsa Çelebi'nin meçhul bir oğlunun dramıdır. Bu dram daha sonraki asırlarda daha büyük bir şiddetle sürüp gidecek ve yüzlerce şehzadenin hayatına mal olacaktır. Romanda görülen parlak bakışlı, gözlerine bakılamayan kız, hayalî bir tip değildir. Zamanımızda Muğla köylerinden birinde böyle bir kız yaşamıştır ve belki de hâlâ yaşamaktadır. Roman yazarı, bu parlak ve büyülü bakışları beş yüz yıl öncesine götürmekle esere çeşni vermekten başka bir şey yapmamıştır.
  • Yakup Kıvrak
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    215,60 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe Baş Gönül
    Birinci Kitap "Deli La Bu Örtmen" Üzerine Basından ve Okurlardan (…) Yakup Kıvrak'ın bu anı kitabı, cumhuriyet döneminde müzik eğitiminin kısa bir tarihçesi niteliğini taşıyor. Tarih dediğime bakmayın; nefis bir güldürü kitabı aslında Deli La Bu Örtmen. Su gibi akıcı, bilgi dolu, rahat okunan bir kitap. Özellikle İç Anadolu şivesiyle yazılmış konuşmalara bayıldım. Yazarın anılarını anlatırken, sözünü sakınmaması okurken aldığınız gerçeklik duygusunu artırıyor. Bu kitabı özellikle tüm öğretmen adaylarının ve müzikle uğraşanların okumalarını öneriyorum. Mustafa Mutlu – VATAN (…) Anadolu'da öğretmen olmak, hele de "müzik öğretmeni" olmak ne demekmiş, ne kadar zorlu bir serüvenmiş Kıvrak'ın kitabında bir kez daha görüyoruz. Anadolu okullarından bu "Deli"ler hiç eksilmesin! Türey Köse – CUMHURİYET (…) Öykülerin kimi hüzünlü, kimi komik, ama tümü içten ve kesinlikle gerçek. Okudukça insan manzaraları bağlamında Anadolu'da müziğin yeri, anlamı ve tadı ortaya çıkıyor. Prof. Dr. Pınar Aydın - CUMHURİYET KİTAP (…) Kitabınızı inanılmaz bir keyifle okudum. Kitabın son sayfasını okuyup kapağı kapattığımda içimde tarifsiz duygular oluştu. Bana çok şeyler kattığını söylemeliyim. İyi ki yazmışsınız, size ne kadar teşekkür etsem azdır. Ayşegül Doğan – Okur (…) Uzun zamandır bana bu kadar keyif veren beni heyecanlandıran bir kitap okumamıştım. Üstüne bir de kendimi silkeleme gereği duydum. Mesleğimin misyonunu unutmuştum, sayenizde kendime geldim; kitabınız umut verdi. Kitap içine alıyor, yoğuruyor, bitmeden de bırakmıyor. Ellerinize sağlık, çok çok çoook teşekkürler. Gökçe Bayrak Gürses - Müzik Öğretmeni
  • Mahmut Makal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    546,66 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Oya Çetintaş
    Mahmut Makal, bir simgesidir Köy Enstitülerinin. Onların neden kurulduğuna, neler yaptığına ve kapatılmasalardı yurdumuza neler getireceklerdi? Bütün bu sorulara en güzel yanıt, son günlerde Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün bir dergisinde örnek insan gösterilen Mahmut Makal’ın serüveni ve kişiliğidir. Mahmut Makal, bir Orta Anadolu köy çocuğudur. Bizim Köy’de gerçekçi bir dille anlattığı “karanlık, yoksul, unutulmuş” köy ortamından, Cumhuriyet’in eğitim kaldıracı Köy Enstitülerinin kurtarıcı elleriyle alınmış, uyandırılmış, eğitilmiş, kendi toplumsal koşullarının eleştiricisi, bu geriliği, yoksulluğu yenecek bir ordunun öncüsü haline getirilmiştir. Bu serüven, Mahmut Makal’ın serüveniyle birlikte, Köy Enstitülerinin de başından geçenleri deyimler. Köy Enstitülerinin ülküsü, işte, karanlıklar, gerilikler içinde yaşayan milyonlarca köy çocuğundan, eğitim yolu ile uyanmış, eleştirici ve öncü Mahmut Makal’lar yaratmaktı. Mahmut Makal, nasıl, Köy Enstitülerini seven, onlara inananlar için olumlu bir simge ise, bir ters açıdan Köy Enstitülerini yeren, onlara karşı çıkanlar için de olumsuz bir simgedir. Makal, uyandırılmak istenen “Bizim Köy”le, uyutulmak istenen “Bizim Köy” arasındaki temel çelişkiyi, Türkiye’deki tarihsel-toplumsal çatışmayı en güzel belirleyen bir simgedir. Köy Enstitüleri, “Bizim Köy”ün yazgısını değiştirmek için açılmıştı. “Bizim Köy”ün yazgısını değiştirmek istemeyenlerce kapatıldı. Makal, “Bizim Köy”ün gerçeğini söyleyerek, o yazgıyı değiştirmek isteyenlere ışık tutmuştu. Çektiği çile, Anadolu köylüsünün çektiği çile yanında hiç kalır. Neden ki, Makal, çilesinin bilincine varmıştı Köy Enstitülerinde. Bilinç bir yerde bütün çileleri kutlu kılar. Hem çile çekmek hem de neden çile çektiğini bilmemek, Köy Enstitülerinin penceresi kapatılınca, Anadolu köylüsünün içine düştüğü karanlık gerçek budur. Ceyhun Atuf Kansu (Varlık dergisi)

Sayfalar