“Bazen insanlar kadar paragraflar da anlamsızlaşır. Hiçbir sözcük seni anlamaz, anlatamaz, yazdıramaz. Çaresiz bırakırlar seni, suskunluğa terk edersin kendini. Sonra biraz daha acı çekersin, hüzün çuvalına eklersin bir şeyler, tekrar yazmaya kalkarsın ve sonra fazlasıyla yazarsın.’’
“Büyümemde, delirmemde, yalnızlığımda emeği geçen herkesin gözlerinden öperim”
"Bazen insanlar kadar paragraflar da anlamsızlaşır. Hiçbir sözcük seni anlamaz, anlatamaz, yazdıramaz. Çaresiz bırakırlar seni, suskunluğa terk edersin kendini. Sonra biraz daha acı çekersin, hüzün çuvalına eklersin bir şeyler, tekrar yazmaya kalkarsın ve sonra fazlasıyla yazarsın.'
"Büyümemde, delirmemde, yalnızlığımda emeği geçen herkesin gözlerinden öperim"
(Tanıtım Bülteninden)
Senaryo: Hazal Sevim Ünsal, Yönetmen Murat Saraçoğlu
insan sesi mp3 - Türkçe
1 Ayrım
175 MB
Eser Türü: Sesli Betimleme
Seslendiren: Tolga Önver
Sesli Betimleme Kurgu ve Metin Yazarları: Elif Çelik, Tolga Önver.
Seslendiren: Tolga Önver.
Çocukken ailesiyle Rusya'dan göçen bir Malakan olan Mişka, ailesinden kalan piyano borcu yüzünden köyde ahır ahır dolaşıyordur. Karslı köy kızı Alma ise bu piyanoyu çalabilmek için adeta deliriyordur.
Mişka ve Alma arasında oluşan sıcak bir dostluk üzerinden köyün kendine has hikayeleri ortaya çıkar. Bir taraftan da Mişka'nın hiç kavuşamadığı, ailesinin aksine sinirli bir kadın olan Popuç vardır.
Kars'ın bir köyünde geçen film; komik, naif, içten ve bizi anlatan bir hikaye...
Çocukken ailesiyle Rusya’dan göçen bir Malakan olan Mişka, ailesinden kalan piyano borcu yüzünden köyde ahır ahır dolaşıyordur. Karslı köy kızı Alma ise bu piyanoyu çalabilmek için adeta deliriyordur.
Mişka ve Alma arasında oluşan sıcak bir dostluk üzerinden köyün kendine has hikayeleri ortaya çıkar. Bir taraftan da Mişka’nın hiç kavuşamadığı, ailesinin aksine sinirli bir kadın olan Popuç vardır.
120 ve O? Çocukları filmlerinin yönetmeninden Tarık Akan ve Şerif Sezer’in başrollerini paylaştığı, Kars’ın bir köyünde geçen film; komik, naif, içten ve bizi anlatan bir hikaye.
“Susmadığın her an, seni öperek susturacağımı söylemiştim Yeliz! Ve bunu yapmaktan asla çekinmeyeceğimi biliyorsun, aksine bu bir zevk olacak...” Bir yanda Karadeniz gibi bir adam: Hırçın, öfkeli, mert… Diğer tarafta başına buyruk bir deli kız: İnatçı, sevimli, çenebaz… "Benim ilk aşkım sensin Memet... Kalbim ilk defa sana attı ve Allah şahidimdir en son yine sana atacak..." Ve doludizgin giden bir aşk: Karadeniz kadar hırçın, yaylalar kadar özgür, İstanbul kadar tutkulu…
Duha koca'nın oğlu Deli Dumrul, kurumuş bir dere yatağının üzerine bir köprü yaptırmıştı. Köprünün başında duruyor, geçenden otuz üç akça, geçmeyenden de döve döve kırk akça alıyordu. Zorbalığı erdem sanıyor, ününün dört bir yanda duyulmasını istiyordu.