En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 59392 sonuçtan 5601 - 5610 arası görüntüleniyor.
Elif Şafak
insan sesi mp3 - Türkçe
16 Ayrım
134,84 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
Görüntülenme Sayısı: 103
Konusu:
İstanbul’da sakin bir mahallede bir kız çocuğu yaşardı. İsmini hiç mi hiç sevmeyen... Hem akıllı, hem meraklıydı. Çok da konuşkandı. Anne babasına ve öğretmenlerine durmadan sorular sorardı. Zavallı büyükler, onun zekâsına yetişmekte zorlanırdı!Bir atlası vardı sürekli karıştırdığı ve pek çok kitabı.... Hayaller kurmaya bayılırdı. Bir gün okulun kütüphanesinde hiç beklemediği bir sürprizle karşılaştı. Rafların arasında tuhaf bir küre parlıyordu. Bulan herkesi unutulmayacak bir yolculuğa çıkaran sihirli bir küre! EFHİMA, yani Efsaneler, Hikâyeler ve Masallar Ülkesi’ne uzanan rengârenk bir maceraya atılmaya hazır mısınız? Usta yazar Elif Şafak çocuklar için sıcacık ve sıradışı bir öykü yazdı!Dostluk, paylaşım, hayal gücü, kitap ve doğa sevgisinin özenle işlendiği Sakız Sardunya, soluksuz ve keyifli bir okuma süreci vadediyor.
Osman Aysu
insan sesi mp3 - Türkçe
42 Ayrım
675,29 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 103
Konusu:
Yıl 1913. Balkan Harbi yenilgisinin ertesi... Halk yılgın, yoksul, hatta aç... Rumeli'den gelen çaresiz göçmenler, İstanbul sokaklarında bir lokma ekmeğe muhtaç, başlarını sokacak yer arıyorlar. Kolera kol geziyor... Osmanlı, İtilafçılar'ın kararsız, ürkek idaresinde, Edirne'yi düşmana teslim etmek üzere... İttihatçılar Talat Bey'in önderliğinde bir araya gelip Babiali'yi basar, idareye el koyarlar ve Padişah'ın da onayı ile Mahmut Şevket Paşa'yı sadarete getirirler. Ancak İtilafçılar buna, sadrazama suikast düzenleyerek karşılık verir. Sadrazam Mahmut Şevket Paşa'nın öldürülmesi, koca imparatorluğun hazin sonunu getirecek, İttihatçılar'ın iktidara geçmesiyle, bu parti içinde sivrilecek olan birkaç kişinin dar ve haris görüşleri, Osmanlıyı yavaş yavaş batağa sürükleyecektir... Osman Aysu, bu tarihi atmosferde İstanbullular'ı anlatırken; okuru, emekli mülazım Şahap, umutsuz aşkı Kevser ve Suphi arasındaki aşk üçgeninin de içine çekiyor. Aşk... Savaşta da yoklukta da açlıkta da her zaman aşk...
Kristin Hannah
metin - Türkçe
1 Ayrım
715,39 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 103
Konusu:
Ateşböceğinin unutulmaz hikâyesi devam ediyor... Uzun zaman önce, hayatımın en kötü gecesinde Ateşböceği Yolu denen kapkaranlık bir sokakta yapayalnız yürürken ruhuma dokunan biriyle karşılaştım. O gün bizim başlangıcımızdı. Aradan otuz yıl geçti... Tully ve Kate. Sen ve ben dünyaya karşı. Seninle sonsuza dek dost kalacağız. Ama her hikâyenin bir sonu vardır, değil mi? Bir şekilde yola devam etmen gerekir. Geçmişi yaralarla dolu Tully... Fedakârlığıyla etrafına ışık saçan Kate... Onların dostluğunu ölüm bile bozamaz. "Ailesi için büyük bir savaş verenlerin hikâyesi... Ateşböceğinin Şarkısı sizi çok şaşırtacak." -Publishers Weekly- "Derin ve etkileyici karakterlerin olduğu duygu dolu bir roman..." -Wisconsin Book Watch- "Fedakârlığı, sevgiyi ve affetmeyi Kristin Hannah kadar güzel anlatabilen başka bir yazar yok." -Kristine Huntley- (Tanıtım Bülteninden)
Ufuk Baltacı
insan sesi mp3 - Türkçe
6 Ayrım
49,38 MB
Eser Türü: Tiyatro
Görüntülenme Sayısı: 103
Konusu:
Albino hastası olan Nuh, gün ışığına hiç çıkamadığı için eğitim alamamış, bir işe de girememiştir. Yirmi yaşına gelinceye kadar kendi kendini yetiştirmiştir. Sürekli radyo dinler, telsiz ile arkadaşlarıyla sohbet eder. Bir de kendi yazdığı hikayeleri her gece semt kahvehanesindeki dostlarına okur. Yine böyle bir gece kahveden ayrılıp sahile indiğinde genç bir kızın köpeği ile dans ettiğini görür. Zamanla tanışırlar. Behçet hastalığının pençesinde olan Işık adındaki bu genç kız, yavaş yavaş görme yetisini yitirmektedir. Ama iki genç birbirlerine öylesine bağlanırlar ki zorlukların üstesinden gelirler.
Hikmet Temel Akarsu
insan sesi mp3 - Türkçe
1 Ayrım
55,71 MB
Eser Türü: Tiyatro
Görüntülenme Sayısı: 103
Konusu:
-
Yaşar Kemal
insan sesi mp3 - Türkçe
19 Ayrım
291,04 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Siyaset
Görüntülenme Sayısı: 103
Konusu:
"Ne söylense sanki duyan yok, gören yok" diyen Yaşar Kemal, yeni kitabı Bu Bir Çağrıdır'da 20 yıldır yaptığı barış çağrısını yineliyor. Yaşar Kemal'in Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan Bu Bir Çağrıdır kitabı, büyük yazarın 1992'den bu yana, inatla, kimi zaman özlemle, kimi zaman öfkeyle ve her zaman umutla dile getirdiği demokrasi, insan hakları ve barış çağrılarını, uyarılarını ve söyleşilerini, bu konulara dair yazılarını bir araya getiriyor. Yaşar Kemal, 1993 yılında yazdığı, "Demokrasi Yalanı" makalesinde "Gerçek bir demokrasiye ulaşmak kolay olmuyormuş. O da, kan ve gözyaşı istiyormuş. O da, akıl ve düşünce çabaları istiyormuş. Gerçek bir demokrasiye ulaşmak bir topluluğun, birkaç topluluğun iyi niyetli çabasıyla gerçekleştirilemiyor. Dışarıdan demokrasi de bir süs olaraktan, bir yalan olaraktan kalıyor. Demokrasiyi bilinçlenmiş halklar yaratır. Çünkü demokrasiyle yönetilmek en çok onun çıkarınadır" diyordu. Bu ülke bir kardeşlik toprağıdır, bu topraklardaki bütün kültürlerin, dillerin ve her doğa parçasının üstüne titrememiz gerekir vurgusunu yapan yazar, Kürt sorunu Türkiye'nin çağdaşlık sorunudur, Kürt sorunu Türkiye'nin demokrasi sorunudur, Türkiye'nin bütünlüğünün korunması gerekir ve bir kardeş kavgasında kazanan olmaz diyordu. Yaşar Kemal, askeri operasyonların hızlandığı, siyaset söylemine şiddetin hakim olduğu 1995 yılında Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde yargılanırken hakimlere şöyle sesleniyordu: "Benim yazılarım halkımıza birer çağrıdır. Öncelikle batıdaki, doğudaki çocukları, savaşta ölmüş anaları çağırıyorum. Bu savaş en çok sizin yüreğinizi yaktı. Herkesi çağırıyorum, sayın yargıçlar sizleri de bu savaşı durdurmak isteyenlere katılmaya çağırıyorum. Bu ülke hepimizindir ve bu ülke insanlık tarihinde çok uzun yaşamaya layıktır. Hem de onuruyla yaşamaya ... Unutmayalım ki, bir ülkenin insanlarının onuru en azından toprağı kadar kutsaldır." Bu Bir Çağrıdır kitabının önsözüne "Böyle çağrıları çok yazdım, yirmi yıldır yazdıklarımı bir araya toplayarak bir daha çağrıda bulunayım dedim. Ne söylense sanki duyan yok, gören yok" diye başlayan yazar, "Gençliğimde, gazetecilik yıllarımda Çanakkalede, Kurtuluş Savaşında birlikte savaşmış Türkleri de, Kürtleri de, onların sevgi ve dostluk dolu anılarını da çok dinledim. Bugün onların çocukları, torunları böyle bir kardeş savaşını kabul etmemeli. Etmiyorlar da. Bu savaş inanılmayacak kadar uzun sürdü. Türkler de Kürtler de bu savaşın bitmesini istiyorlar, bundan kuşkum yok" diyor. Yazar, 'Türkiye Barışını Arıyor' başlıklı yazısına Gazi Mustafa Kemal'in 1923 yılında İzmit'te yaptığı basın toplantısındaki konuşmasından bir alıntıyla başlıyor ve ekliyor: "Savaşın ne zaman çıkacağını beklemek, ölümü beklemek gibidir. Savaşlar insanların ölüm fermanıdır. Savaşlar, üstünde yaşadığımız toprakların, doğamızın ölüm fermanıdır."
Murat Eğitim Kurumları
insan sesi mp3 - Türkçe
14 Ayrım
394,17 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: KPSS/EKPSS
Görüntülenme Sayısı: 103
Mevlana Celaleddin Rumi
insan sesi mp3
41 Ayrım
732,91 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tasavvuf
Görüntülenme Sayısı: 103
Konusu:
Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum. Ağladım. Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim. Karanlığı gördüm, korktum. Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi… Ağladım. Yaşamayı öğrendim. Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu; aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim. Zamanı öğrendim. Yarıştım onunla… Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim… İnsanı öğrendim. Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu… Sonra da her insanin içinde iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim. Sevmeyi öğrendim. Sonra güvenmeyi… Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu, sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim. İnsan tenini öğrendim. Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu… Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim. Evreni öğrendim. Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim. Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek Gerektiğini öğrendim. Ekmeği öğrendim. Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini. Sonra da ekmeği hakça üleşmenin, bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim. Okumayı öğrendim. Kendime yazıyı öğrettim sonra… Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana… Gitmeyi öğrendim. Sonra dayanamayıp dönmeyi… Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi… Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yasta… Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım. Sonra da asil yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğine vardım. Düşünmeyi öğrendim. Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim. Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim. Namusun önemini öğrendim evde… Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu; gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el sürmemek olduğunu öğrendim. Gerçeği öğrendim bir gün… Ve gerçeğin acı olduğunu… Sonra dozunda acının, yemeğe olduğu kadar hayata da “lezzet” kattığını öğrendim. Her canlının ölümü tadacağını, ama sadece bazılarının hayatı tadacağını öğrendim. Ben dostlarımı ne kalbimle nede aklımla severim. Olur ya … Kalp durur … Akıl unutur … Ben dostlarımı ruhumla severim. O ne durur, ne de unutur …
Stefan Zweig
insan sesi mp3 - Türkçe
20 Ayrım
683,62 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Biyografi
Görüntülenme Sayısı: 103
Konusu:
Stefan Zweig, Üç Büyük Usta'da üç büyük yazarın yaşam öyküleri üzerinden, okurlarını edebiyat tarihine, edebi dehanın sınırlarına doğru bir yolculuğa çıkarıyor. "Toplumun romanını yazan" ve kendi gücünü dünyaya kabul ettirmek isteyen Balzac, "ailenin romanını yazan" ve döneminin İngiliz kültürüyle özdeşleşen Dickens, "bireyin romanını yazan" ve yaşamla ölüm, dehayla çılgınlık arasında gidip gelen Dostoyevski hem birer yazar, hem de gerçek birer kişilik olarak Zweig'ın bu eserinde karşımıza çıkıyor.
Hanefi Avcı
insan sesi mp3 - Türkçe
29 Ayrım
604,95 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Anı/Mektup
Görüntülenme Sayısı: 103
Konusu:
Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden) Güneydoğu’da son 50 yılda yaşanan olaylar hep terör, anarşi, operasyon, hesabı sorulacak, ihanet sözcükleri ile anıldı. Halbuki bu olaylar “Geliyorum!” diye alarmlarını yıllarca önce vermişti. Ancak “Geliyorum!” diyen olayları hazırlayan sebepler bölgede yaşanırken bunları okuyacak, anlayacak ve tedbir alacak basirette yetkililer olmayınca, olaylar, yıllarca ihmal edilmiş, kendi kaderine terk edilmiş, zaman ve insana uygun olmayan bölgede yaşanan sosyal yapının üzerinden katlanarak geldi. Bu yapıyı; bölgeye çalışmak için dışarıdan gelen, bölgede şark görevi gereği bulunan, burada yaşayan, burada yaşarken olaylar nedeniyle batıya göçmüş farklı insanların yaşamlarından alıntılarla resmetmeye çalıştık, bugünün olaylarını doğuran, dünün yaşam biçimidir ilkesi gereği. Bugün yaşadıklarımızın asıl sebebinin; Cumhuriyet’in kurulmasıyla birlikte benimsenen yeni değerlerin, yıllarca, Fırat’ın doğusuna geçirilmemiş olmasından kaynaklandığı kanaatiyle kitabımızda bölgede yaşanan olaylar nedeniyle ülkede yeterince acı çekildiğini, huzura; ancak savaş, kavga, çatışma yöntemleri dışında aklın, ferasetin ışığından bakarak, geçmişteki yanlışları düzeltmek üzere başlanacak bir çalışmayla ulaşılabileceğini anlatmaya çalıştık.

Sayfalar