En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58342 sonuçtan 56461 - 56470 arası görüntüleniyor.
İsmail Tunalı
insan sesi mp3 - Türkçe
48 Ayrım
763,98 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Felsefe
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
Bu kitap empresyonist resimden, soyut resme ve avangard resme dek, modern resim üzerinden modern sanat sorununu ele alıyor. Ancak bu çalışma, bir sanat tarihi kitabı değildir; modern sanatı bir varlık sorusu açısından inceleyen felsefi bir araştırmadır, daha doğrusu modern sanatın felsefesidir. O hâlde modern sanat, bir sanat olarak nedir? Modern sanatın varlığı, varlık tabakaları ve varlık kategorileri nelerdir? Renk, ışık ve zaman tabakalarının estetik objedeki mahiyeti, soyut sanatta harmoni ve soyut güzellik anlayışı, kübizm, dadaizm ve sürrealizmin ortaya çıkışı eserde alınan diğer konulardandır.
İsmail Güzelsoy
insan sesi mp3 - Türkçe
31 Ayrım
570,35 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
Benim için çizdiğin kader planını kabul etmiyorum! “Tanrı, insanın ölümsüzlüğe varmış halinden başka bir şey değil” diye cevaplıyordu beni Selman Dermanî. “Ölüm ile kesilen bir hayatın hiçbir anlamı yoktur. Değmez... Bütün bu çabalara, sağalmaya, hasta olmaya, iyileşmeye, çalışmaya, mülk edinmeye, çocuk yapmaya, âşık olmaya değmez. Lisan öğrenmeye, şiir okumaya, saz dinlemeye, mutlu olmaya değmez. Ancak ölümsüzlük varsa bu dünya hayatının bir anlamı olabilir. Kendimi yeniden, sıfırdan üretmeyi istiyorum. Bunu yapacağım. Hakkım! Kadere teslim olacaksak mağaralara dönelim, haydi!..” İnsan yalnızca bir kez “Değmez” diyebilir, ikinci kez bunu tekrarlıyorsa sahtekârdır. İlk söylediği anda kalemini kırmıştır zaten.  Aras Nehri’nin dibinde buz tabakasının altında bir adam yatıyor: Bir edip. Faruk Ferzan. “Ne oldu bana? Öldüm mü?” diye soruyor kendi kendine… Öldü mü? Ölmediyse birinin onu kurtarması gerekecek. Yola devam etmesi gerekecek. Aşk yaşanmaya değerse bunu yapmalı… El çabukluğuyla bizi efsunlayan bir yazar var karşımızda… Fennî Sihirler yapan bir sihirbaz!..  İsmail Güzelsoy Değmez’de hayatın en büyük iki sırrının, aşkın ve ölümün dansını koyuyor sahneye.  Kelimelerin gücüne, edebiyatın büyüsüne inancını koruyanlar için…
Jerry Brotton
metin - Türkçe
4 Ayrım
11,04 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
"Katolik güçlerin I. Elizabeth’e karşı düzenlediği komploları ve suikastları, 1570 yılında Papa’nın onu aforoz etmesi izledi. Hem ülke içinde hem de ülke dışında Katolik güçlerin kuşatması altında kalan Elizabeth “düşmanımın düşmanı dostumdur” düsturuyla hareket ederek, İspanya’nın başını çektiği Katolik devletlerle çatışma halinde olan Müslüman devletlerle modern çağlara kadar eşi benzeri görülmeyecek siyasi, ekonomik, askeri ve ticari ilişkiler ve ittifaklar kurdu. Bu tarihler aynı zamanda İngiltere’nin İslam dünyasıyla kültürel etkileşimler içine de girmeye başladığı tarihlerdi. İngiltere bu süreçte Babıâli’yle anlaşmalar imzaladı. Kraliçe, Sultan’ın kendisine eşitiymiş gibi muamele etmemesine aldırmadan Sultan’la, statü farkına bakmadan Sultan’ın eşi Haseki Safiye Sultan’la mektuplaştı. Sultan’a zamanı için teknoloji harikası bir kurmalı saat-org hediye etti. Fas krallarından elçiler kabul etti. Hatta Katolik Hıristiyanlara karşı kullanmaları için Müslüman devletlere mühimmat desteği sağladı. Bu yeni ilişkiler ve ittifaklar İngiliz toplumunda Müslümanlara dair farkındalığı artırdı ve bu farkındalık, oldukça karışık ve kafa karıştırıcı bir şekilde olsa da, başta Shakespeare’in Othello ve Venedik Taciri eserleri olmak üzere, o dönem üretilen çok sayıda kültürel ürüne yansıdı. Jerry Brotton’ın Sultan ve Kraliçe adlı çalışması, İngiltere’nin bu dönemde Türk, Arap ve Müslüman dünyasıyla kurduğu ilişkilerin sanılandan daha dostane ve çok daha kapsamlı olduğunu, Elizabeth İngiltere’sinin siyasetini, ekonomisini, ticaretini ve çehresini ciddi ölçüde etkilediğini ortaya koyuyor."
James C. Scott
metin - Türkçe
4 Ayrım
4,20 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
Uygarlık tarihi gerçekten kitaplardaki gibi mi yaşandı, yoksa zamanımızı kendilerini “uygar” görenlerin kendileri hakkında yazdıklarını okuyarak mı geçiriyoruz? Neolitik devrim insanlığın tarihindeki en büyük atılım mıydı, yoksa esasen çoğunluğun azınlığa hükmetmesinin vesilesi mi olmuştu? Uygarlık Mısır’ın, Yunan’ın, Roma’nın ve diğer parıltılı egemenliklerin uç uca eklenmiş hali mi, yoksa asıl insanlık binlerce yıl bu anlatının dışında mı yaşadı? Her bir uygarlığın “çöküşü”, insanlığın geri dönülmez kayıplar yaşadığı bir trajedi miydi, yoksa kaçınılmaz bir son, hatta bir “layığını bulma” hali miydi? “Barbar” olarak adlandırılan kavimler insanlıktan nasibini almamış uygarlık düşmanları mıydı, yoksa tarımsal üreticinin ürün fazlasına el koymak için devletle yarışan bir “gölge devlet” miydiler? Tahıla dayalı beslenme ve kentlere toplanmış nüfus, mümkün olan en iyi yaşantı biçimi miydi, yoksa egemenler açısından en uygun olan bu muydu? James C. Scott, Tahıla Karşı’da anaakım tarih anlatısıyla yüzleşmemizi sağlayacak sorular soruyor.
İoannis N. Grigoriadis
metin - Türkçe
4 Ayrım
11,45 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Siyaset
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
Türkiye ve Yunanistan... Nasıl oldu da milli kimlik iki ülkede de dinle ilişkilendirildi? İoannis Grigoriadis, Kutsal Sentez: Yunan ve Türk Milliyetçiliğine Dini Aşılamak isimli çalışmasında bugüne kadar dikkatlerden kaçan bu çetin soruyu ele alıyor. Seküler ve ilerici bir ideoloji olarak kusursuz bir Aydınlanma geçmişine sahip olan milliyetçiliğin; Ege'nin iki yakasında, farklı gerekçelerle, gelenekle ve mezhepçilikle nasıl ilişkilendirildiğine ve pekiştirildiğine dair bir analiz sunuyor. Eş zamanlı gerçekleşmemiş olsa da benzer toplumsal ve siyasal olaylarla koşullanan bu iki süreci karşılaştırarak, sekülarizmden din ve milliyetçiliği uzlaştıran bir senteze geçişi inceliyor. Yunanistan’daki Yunan-Hıristiyan Sentezi, ülkenin birbiriyle bağdaştırılamayacağı iddia edilen klasik ve ortaçağ mirasları arasında köprü kurma, aynı zamanda Osmanlı’nın Rum milletinden olabildiğince geniş bir parçayı yeni doğan Yunan ulusuna katma amaçlarını taşıyor. Türkiye’de ise, İslam, Cumhuriyet Türkiyesi’nin Osmanlı geçmişiyle bağlantısını kuran ve millet sistemindeki farklı etnik, dini ve kültürel grupları birleştiren bir kuvvet olarak görülüyor. Günümüzde de varlığını sürdüren milliyetçilik/din eksenindeki bağlama canlı bir bakış açısı getiren kitap, Yunan-Hıristiyan sentezinden Türk-İslam sentezine doğru bir köprü kurarak verimli tartışmalar yaratacak nitelikte.
Dilek Barlas, Serhat Güvenç
metin - Türkçe
4 Ayrım
8,56 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Türk Siyaset Tarihi
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
Bu kitap iki dünya savaşı arası dönemde Türkiye’nin Akdeniz’deki etkinlik arayışlarının diplomasi ve deniz gücü boyutlarını ele almaktadır. Yazarlar Türkiye’nin Akdeniz politikasını davranışsal orta büyüklükte devlet kavramından hareketle tartışmaktadır. Güvenlik arayışındaki Ankara’nın savaş sonrası Avrupa devletler sistemine eklemlenme çabalarına dikkat çekerek bunun Osmanlı ve Cumhuriyet diplomatik tarzları arasındaki güçlü bir sürekliliğe işaret ettiği sonucuna varmaktadır. Kitapta Türk deniz gücü gelişmelerinin, aynı dönemde diğer Akdeniz ülkeleriyle diplomatik ilişkilere ve ülkenin uluslararası düzendeki konumuna yansımaları da ele alınmaktadır.
Engin Bilgiç
insan sesi mp3 - Türkçe
2 Ayrım
19,70 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
Leo arkadaşlarına biraz kaba mı davranıyor? Neden bu kadar öfkeleniyor? Bunlarla pek de ilgilenmiyor. Onun aklı, Birlik Adası’nda yaşayan, özel güçleri olan çocukta! Adaya gitmeli, çocuğu bulmalı. Her ne ise bu süper güç, Leo’nun olmalı. Peki, özel güçlere nasıl sahip olunur? Leo, nasıl kahraman olur? İyilik, dostluk, empati gibi kavramların, sorgulamaya açık şekilde yer aldığı kitapta; SEVGİ, en güçlü kavram olarak karşımıza çıkıyor. Her şeyin daha iyisinin, daha çoğunun, daha harikasının arandığı durumlarda, ÖZEL GÜÇ’lerin tanımını, eğlenceli bir dille çocuklara sunuyor. ENGİN BİLGİÇ’in kaleminden, gerçek gücün kalbimizde olduğuna dair eğlenceli bir hikâye.
Theodore Kaczynski
insan sesi mp3 - Türkçe
18 Ayrım
286,96 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
Bu eser, Sanayi Devrimi'nin insan yaşamı, toplumsal yapılar ve doğal çevre üzerindeki dönüştürücü ve yıkıcı etkilerini inceleyen radikal bir teknoloji eleştirisi manifestosudur. Modern sanayi toplumunun insanları makinelere uyum sağlamaya zorladığını ve bu sürecin tersine işlemediğini, yani makinelerin insanlara değil, insanların makinelere adapte olmak zorunda kaldığını savunmaktadır. Yazar, bu durumun insan potansiyeline, özgürlüğüne ve onuruna düşman bir toplumsal düzen yarattığını sistematik bir şekilde ortaya koymaktadır. Kitap, bireysel özgürlük ve özerkliğin teknolojik gelişim karşısında nasıl aşındığını, insan ölçeğindeki toplulukların nasıl yok edildiğini ve insani ihtiyaçların teknolojik sistemin ihtiyaçlarının altına nasıl yerleştirildiğini detaylı olarak analiz etmektedir. Modern sanayi toplumunun yarattığı psikolojik sorunlara özel bir vurgu yapılmakta; insanların kendi yaşamları üzerinde yeterli kontrol sahibi olamamalarından kaynaklanan yaygın psikolojik acılar ele alınmaktadır. Eserin en çarpıcı tezlerinden biri, teknolojinin artık rasyonel insan kontrolünün ötesinde, otonom bir güç olarak geliştiğidir. Bireysel teknolojik yenilikler yararlı görünse de, bunların toplam etkisinin toplumu istikrarsızlaştırdığı, yaşamı tatminsiz hale getirdiği, insanları aşağılamalara maruz bıraktığı ve doğal dünyaya geri dönüşü olmayan zararlar verdiği savunulmaktadır. Yazar, teknolojik ilerlemenin bir felaket olduğunu ve tek çözümün sanayi toplumunun yıkılması ve insanların doğaya dönmesi olduğunu öne sürmektedir. Bu eser, sosyoloji, felsefe, teknoloji felsefesi ve çevre etiği alanlarında önemli tartışmalara kaynaklık eden, teknolojik determinizm, alienasyon, özgürlük kavramı ve modernite eleştirisi gibi konuları derinlemesine işleyen düşünce provokatif bir metindir. Çağdaş toplumun karşı karşıya olduğu temel sorunları anlamak ve teknolojik gelişmenin yönü hakkında eleştirel bir perspektif geliştirmek açısından akademik değer taşımaktadır.
V. E. Schwab
metin - Türkçe
3 Ayrım
11,60 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Fantastik, Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
Geceleri rüzgâr seni çağırırsa dinlememelisin. Rüzgâr yalnızdır ve kendine her zaman bir arkadaş arar. Ve Near kasabasında hiç yabancı yoktur. Bunlar Lexi’nin hayatı boyunca duyduğu gerçeklerdir. Fakat bir gece bozkırdaki evinin önünde havaya duman gibi karışan bir oğlan gördüğünde bu hikâyede anlatılanlardan en az birinin doğru olmadığını anlar. Ertesi gece Near’da yaşayan çocuklar yataklarından kaybolmaya başlar ve gizemli oğlan zan altında kalır. Çocukları bulma yarışı hızlandıkça Lexi’nin, efsanelerdeki cadının yalnızca bir uyku masalı karakteri olup olmadığını ve bu isimsiz oğlanın nereden geldiğini keşfetmesi gerekecektir. V. E. Schwab’ın peri masalı ve aşk hikâyesi karışımı bu ilk romanı oldukça aşina olduğunuz, öte yandan da tümüyle orijinal bir hikâye: uzun yıllar önce duyduğunuz bir şarkı, rüzgârın taşıdığı bir fısıltı ve kolay kolay aklınızdan çıkaramayacağınız bir rüya. “Göz kamaştırıcı bir peri masalı.” Howling Libraries “Muhteşem güzellikte bir ilk roman… Yazarın arka planda sonraki eserlerine göz kırptığını anlayabilirsiniz.” mall3tg1rl “Uzun yıllar sonra okunduğunda bile atmosferiyle okurları büyüleyecek zamansız bir cazibeye sahip masalsı bir hikâye.” The BiblioSanctum “Karakterleri kalbinizde yer edinecek, kusursuzca yazılmış bir roman.” Her Campus “Schwab çok yetenekli bir hikâye anlatıcısı… Karakterlerini öyle güçlü kurguluyor ki kitabı bitirdiğinizde kendinizi onlarla bizzat tanışmış gibi hissediyorsunuz.” Misadventures of a Reader “Schwab hayranlarının kaçırmaması gereken bir kitap. Schwab’la hiç tanışmayanlar için ise mükemmel bir başlangıç noktası.” Lisa’s Notebook “Hayran kaldım. Bozkırın spiritüelliği, vahşi güçlerin işbaşında olduğu hissi ve kimsenin anlam veremediği ya da kontrol edemediği güçlerle kitabın atmosferi büyülüyor.” Blue Book Balloon
Jorge Zalamea
metin - Türkçe
3 Ayrım
3,83 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Anlatı
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
Korku ve baskıyla yönetilen bir halk, acımasız bir liderin ölümüne tanıklık ediyor. Ama Burundún-Burundá’nın ölümü, gerçekten de bir son mu, yoksa daha büyük bir sessizliğin başlangıcı mı? Jorge Zalamea, grotesk ve ironik bir anlatımla totaliter rejimlerin, baskının ve düşüncenin susturulmasının absürtlüğünü gözler önüne seriyor. Latin Amerika’nın politik atmosferine keskin bir eleştiri getiren bu alegorik eser, yalnızca bir hikâye değil, gücün insanları nasıl şekillendirdiğini ve sessizliğin ölüm kadar korkutucu olabileceğini sorgulayan bir manifesto aynı zamanda. “Eski alçaklıklar çuvalını ve o geniş hileler bohçasını sallayarak hepsini tatmin etti. Politikacıları bir ilkeler bütünü çıkarmaktansa, kolay iş, banknot çıkarmanın daha iyi olduğuna ikna etti. Askerlere kendi görevlerinin emrettiğini yapmaktansa, kaçakçının stratejisinin ve hayvan hırsızının taktiğinin daha tehlikeli ve daha verimli olduğunu öğretti. Ruhban sınıfına, dua çarkıyla ağaç gövdesi sayesinde Tanrı’nın iradesi konusundaki belirsizliklerin arafından çıkılabileceğini zaten açıklamıştı. Finansçılara gelince, onları kullanması gerekmedi, onlar onu kullanıyordu. (Burundún-Burundá da bunu bilmez gibi yapıyordu!) Entelektüeller içinse… bu kalem postacılarından, bu hitabet sanatından tahrik olanlardan daha sonra söz edeceğiz.”

Sayfalar