En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58334 sonuçtan 56561 - 56570 arası görüntüleniyor.
Jerry Brotton
metin - Türkçe
4 Ayrım
11,04 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
"Katolik güçlerin I. Elizabeth’e karşı düzenlediği komploları ve suikastları, 1570 yılında Papa’nın onu aforoz etmesi izledi. Hem ülke içinde hem de ülke dışında Katolik güçlerin kuşatması altında kalan Elizabeth “düşmanımın düşmanı dostumdur” düsturuyla hareket ederek, İspanya’nın başını çektiği Katolik devletlerle çatışma halinde olan Müslüman devletlerle modern çağlara kadar eşi benzeri görülmeyecek siyasi, ekonomik, askeri ve ticari ilişkiler ve ittifaklar kurdu. Bu tarihler aynı zamanda İngiltere’nin İslam dünyasıyla kültürel etkileşimler içine de girmeye başladığı tarihlerdi. İngiltere bu süreçte Babıâli’yle anlaşmalar imzaladı. Kraliçe, Sultan’ın kendisine eşitiymiş gibi muamele etmemesine aldırmadan Sultan’la, statü farkına bakmadan Sultan’ın eşi Haseki Safiye Sultan’la mektuplaştı. Sultan’a zamanı için teknoloji harikası bir kurmalı saat-org hediye etti. Fas krallarından elçiler kabul etti. Hatta Katolik Hıristiyanlara karşı kullanmaları için Müslüman devletlere mühimmat desteği sağladı. Bu yeni ilişkiler ve ittifaklar İngiliz toplumunda Müslümanlara dair farkındalığı artırdı ve bu farkındalık, oldukça karışık ve kafa karıştırıcı bir şekilde olsa da, başta Shakespeare’in Othello ve Venedik Taciri eserleri olmak üzere, o dönem üretilen çok sayıda kültürel ürüne yansıdı. Jerry Brotton’ın Sultan ve Kraliçe adlı çalışması, İngiltere’nin bu dönemde Türk, Arap ve Müslüman dünyasıyla kurduğu ilişkilerin sanılandan daha dostane ve çok daha kapsamlı olduğunu, Elizabeth İngiltere’sinin siyasetini, ekonomisini, ticaretini ve çehresini ciddi ölçüde etkilediğini ortaya koyuyor."
James C. Scott
metin - Türkçe
4 Ayrım
4,20 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
Uygarlık tarihi gerçekten kitaplardaki gibi mi yaşandı, yoksa zamanımızı kendilerini “uygar” görenlerin kendileri hakkında yazdıklarını okuyarak mı geçiriyoruz? Neolitik devrim insanlığın tarihindeki en büyük atılım mıydı, yoksa esasen çoğunluğun azınlığa hükmetmesinin vesilesi mi olmuştu? Uygarlık Mısır’ın, Yunan’ın, Roma’nın ve diğer parıltılı egemenliklerin uç uca eklenmiş hali mi, yoksa asıl insanlık binlerce yıl bu anlatının dışında mı yaşadı? Her bir uygarlığın “çöküşü”, insanlığın geri dönülmez kayıplar yaşadığı bir trajedi miydi, yoksa kaçınılmaz bir son, hatta bir “layığını bulma” hali miydi? “Barbar” olarak adlandırılan kavimler insanlıktan nasibini almamış uygarlık düşmanları mıydı, yoksa tarımsal üreticinin ürün fazlasına el koymak için devletle yarışan bir “gölge devlet” miydiler? Tahıla dayalı beslenme ve kentlere toplanmış nüfus, mümkün olan en iyi yaşantı biçimi miydi, yoksa egemenler açısından en uygun olan bu muydu? James C. Scott, Tahıla Karşı’da anaakım tarih anlatısıyla yüzleşmemizi sağlayacak sorular soruyor.
İoannis N. Grigoriadis
metin - Türkçe
4 Ayrım
11,45 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Siyaset
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
Türkiye ve Yunanistan... Nasıl oldu da milli kimlik iki ülkede de dinle ilişkilendirildi? İoannis Grigoriadis, Kutsal Sentez: Yunan ve Türk Milliyetçiliğine Dini Aşılamak isimli çalışmasında bugüne kadar dikkatlerden kaçan bu çetin soruyu ele alıyor. Seküler ve ilerici bir ideoloji olarak kusursuz bir Aydınlanma geçmişine sahip olan milliyetçiliğin; Ege'nin iki yakasında, farklı gerekçelerle, gelenekle ve mezhepçilikle nasıl ilişkilendirildiğine ve pekiştirildiğine dair bir analiz sunuyor. Eş zamanlı gerçekleşmemiş olsa da benzer toplumsal ve siyasal olaylarla koşullanan bu iki süreci karşılaştırarak, sekülarizmden din ve milliyetçiliği uzlaştıran bir senteze geçişi inceliyor. Yunanistan’daki Yunan-Hıristiyan Sentezi, ülkenin birbiriyle bağdaştırılamayacağı iddia edilen klasik ve ortaçağ mirasları arasında köprü kurma, aynı zamanda Osmanlı’nın Rum milletinden olabildiğince geniş bir parçayı yeni doğan Yunan ulusuna katma amaçlarını taşıyor. Türkiye’de ise, İslam, Cumhuriyet Türkiyesi’nin Osmanlı geçmişiyle bağlantısını kuran ve millet sistemindeki farklı etnik, dini ve kültürel grupları birleştiren bir kuvvet olarak görülüyor. Günümüzde de varlığını sürdüren milliyetçilik/din eksenindeki bağlama canlı bir bakış açısı getiren kitap, Yunan-Hıristiyan sentezinden Türk-İslam sentezine doğru bir köprü kurarak verimli tartışmalar yaratacak nitelikte.
Dilek Barlas, Serhat Güvenç
metin - Türkçe
4 Ayrım
8,56 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Türk Siyaset Tarihi
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
Bu kitap iki dünya savaşı arası dönemde Türkiye’nin Akdeniz’deki etkinlik arayışlarının diplomasi ve deniz gücü boyutlarını ele almaktadır. Yazarlar Türkiye’nin Akdeniz politikasını davranışsal orta büyüklükte devlet kavramından hareketle tartışmaktadır. Güvenlik arayışındaki Ankara’nın savaş sonrası Avrupa devletler sistemine eklemlenme çabalarına dikkat çekerek bunun Osmanlı ve Cumhuriyet diplomatik tarzları arasındaki güçlü bir sürekliliğe işaret ettiği sonucuna varmaktadır. Kitapta Türk deniz gücü gelişmelerinin, aynı dönemde diğer Akdeniz ülkeleriyle diplomatik ilişkilere ve ülkenin uluslararası düzendeki konumuna yansımaları da ele alınmaktadır.
Engin Bilgiç
insan sesi mp3 - Türkçe
2 Ayrım
19,70 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
Leo arkadaşlarına biraz kaba mı davranıyor? Neden bu kadar öfkeleniyor? Bunlarla pek de ilgilenmiyor. Onun aklı, Birlik Adası’nda yaşayan, özel güçleri olan çocukta! Adaya gitmeli, çocuğu bulmalı. Her ne ise bu süper güç, Leo’nun olmalı. Peki, özel güçlere nasıl sahip olunur? Leo, nasıl kahraman olur? İyilik, dostluk, empati gibi kavramların, sorgulamaya açık şekilde yer aldığı kitapta; SEVGİ, en güçlü kavram olarak karşımıza çıkıyor. Her şeyin daha iyisinin, daha çoğunun, daha harikasının arandığı durumlarda, ÖZEL GÜÇ’lerin tanımını, eğlenceli bir dille çocuklara sunuyor. ENGİN BİLGİÇ’in kaleminden, gerçek gücün kalbimizde olduğuna dair eğlenceli bir hikâye.
V. E. Schwab
metin - Türkçe
3 Ayrım
11,60 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Fantastik, Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
Geceleri rüzgâr seni çağırırsa dinlememelisin. Rüzgâr yalnızdır ve kendine her zaman bir arkadaş arar. Ve Near kasabasında hiç yabancı yoktur. Bunlar Lexi’nin hayatı boyunca duyduğu gerçeklerdir. Fakat bir gece bozkırdaki evinin önünde havaya duman gibi karışan bir oğlan gördüğünde bu hikâyede anlatılanlardan en az birinin doğru olmadığını anlar. Ertesi gece Near’da yaşayan çocuklar yataklarından kaybolmaya başlar ve gizemli oğlan zan altında kalır. Çocukları bulma yarışı hızlandıkça Lexi’nin, efsanelerdeki cadının yalnızca bir uyku masalı karakteri olup olmadığını ve bu isimsiz oğlanın nereden geldiğini keşfetmesi gerekecektir. V. E. Schwab’ın peri masalı ve aşk hikâyesi karışımı bu ilk romanı oldukça aşina olduğunuz, öte yandan da tümüyle orijinal bir hikâye: uzun yıllar önce duyduğunuz bir şarkı, rüzgârın taşıdığı bir fısıltı ve kolay kolay aklınızdan çıkaramayacağınız bir rüya. “Göz kamaştırıcı bir peri masalı.” Howling Libraries “Muhteşem güzellikte bir ilk roman… Yazarın arka planda sonraki eserlerine göz kırptığını anlayabilirsiniz.” mall3tg1rl “Uzun yıllar sonra okunduğunda bile atmosferiyle okurları büyüleyecek zamansız bir cazibeye sahip masalsı bir hikâye.” The BiblioSanctum “Karakterleri kalbinizde yer edinecek, kusursuzca yazılmış bir roman.” Her Campus “Schwab çok yetenekli bir hikâye anlatıcısı… Karakterlerini öyle güçlü kurguluyor ki kitabı bitirdiğinizde kendinizi onlarla bizzat tanışmış gibi hissediyorsunuz.” Misadventures of a Reader “Schwab hayranlarının kaçırmaması gereken bir kitap. Schwab’la hiç tanışmayanlar için ise mükemmel bir başlangıç noktası.” Lisa’s Notebook “Hayran kaldım. Bozkırın spiritüelliği, vahşi güçlerin işbaşında olduğu hissi ve kimsenin anlam veremediği ya da kontrol edemediği güçlerle kitabın atmosferi büyülüyor.” Blue Book Balloon
Jorge Zalamea
metin - Türkçe
3 Ayrım
3,83 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Anlatı
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
Korku ve baskıyla yönetilen bir halk, acımasız bir liderin ölümüne tanıklık ediyor. Ama Burundún-Burundá’nın ölümü, gerçekten de bir son mu, yoksa daha büyük bir sessizliğin başlangıcı mı? Jorge Zalamea, grotesk ve ironik bir anlatımla totaliter rejimlerin, baskının ve düşüncenin susturulmasının absürtlüğünü gözler önüne seriyor. Latin Amerika’nın politik atmosferine keskin bir eleştiri getiren bu alegorik eser, yalnızca bir hikâye değil, gücün insanları nasıl şekillendirdiğini ve sessizliğin ölüm kadar korkutucu olabileceğini sorgulayan bir manifesto aynı zamanda. “Eski alçaklıklar çuvalını ve o geniş hileler bohçasını sallayarak hepsini tatmin etti. Politikacıları bir ilkeler bütünü çıkarmaktansa, kolay iş, banknot çıkarmanın daha iyi olduğuna ikna etti. Askerlere kendi görevlerinin emrettiğini yapmaktansa, kaçakçının stratejisinin ve hayvan hırsızının taktiğinin daha tehlikeli ve daha verimli olduğunu öğretti. Ruhban sınıfına, dua çarkıyla ağaç gövdesi sayesinde Tanrı’nın iradesi konusundaki belirsizliklerin arafından çıkılabileceğini zaten açıklamıştı. Finansçılara gelince, onları kullanması gerekmedi, onlar onu kullanıyordu. (Burundún-Burundá da bunu bilmez gibi yapıyordu!) Entelektüeller içinse… bu kalem postacılarından, bu hitabet sanatından tahrik olanlardan daha sonra söz edeceğiz.”
Collette Dowling
insan sesi mp3 - Türkçe
23 Ayrım
362,87 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Psikoloji
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
‘’Yalnız olmaktan nefret ediyorum, keseli hayvanlar gibi bir başkasının derisinin altında yaşamak isterdim. Emniyette olmayı, sıcak, bakılıp gözetiliyor olmayı, havadan, hatta yaşamdan daha çok istiyorum.’’ ‘‘Çünkü iş bağımsızlığa gelince, gerçekten kendi ayaklarımızın üstünde durduğumuz zaman, kadınlıktan uzaklaşacağımızdan sevgisiz, sevimsiz kalacağımızdan korkuyoruz. Bunun için de başkalarını suçlamanın ötesine pek geçemiyoruz. Ama ‘Onları’ suçlayarak ya da dizimizi döverek özgürleşemeyiz. Bu olsa olsa, iliklerimizi donduran bağımsızlık korkumuzu gizlememize yarar. Bağımsızlık, başkalarının bize bahşedebileceği bir armağan değildir. Her şeyden ‘Onları’ sorumlu tutmaktan vazgeçemediğimiz, kendi sorumluluğumuzu üstlenmediğimiz ve bu sorumluluğun sonuçlarını göze alamadığımız sürece özgürleşemeyiz.’’ Kendi deneyimlerinden yola çıkan Dowling’in okura verdiği mesaj bu. Ve hoşuna gitsin ya da gitmesin, bu kitapta her kadının kendini bulacağı muhakkak.  
Vakkas Karaoğlan
metin - Türkçe
3 Ayrım
7,27 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
Zaman tünelime hoş geldiniz. Tünelimdeki şehrime, şehrimdeki mahalleme. Gözlerimi kapatıyorum ve ışık hızını aşan bir arşiv yolculuğu başlatıyorum. Bazen rahvan atım, bazen boz eşeğim, bazı da bu çilekeş gayretli yürük ayaklar ve de bir türlü yetişemediğim hep üç adım gerisinden koşturduğum yağmurda ıslanmaz, güneşte yanmaz, kedi örneği hep dört ayak üstüne düşen bu arsız, saftirik, tozpembe düşüme hoş geldiniz.
Vakkas Karaoğlan
metin - Türkçe
3 Ayrım
3,14 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
... Örneğin uzaydaki kara deliklerin güneşimizin dostu olmadığını düşünüyorum. Ama Güneşimizin dostu da var. Adı Zühre Yıldızı. Yıldızımızın kız kardeşi gibi. Bu yıldızın kız olduğunu da biliyor muydun? Yani Zühre yıldızının. Diğer adı Venüs’tür Zühre’nin. Dünyamızdan Güneş ışıkları çekilince bu yıldız telaşlanır. Işığını yollar hemen gün batımıyla birlikte. Karanlıkta kalmayalım diye telaşlanmayalım, korkmayalım diye. Ya diğer yıldızlar hangisini saysam ki: Artık ışığını kaybetmiş sönmüş karanlık uyuz yıldızlar mı dersin; Işığını bize ulaştırmayı aklından bile geçirmeyen ilgisiz yıldızlar mı… Ama Zühre Yıldızı… Elinde bir ayna var ki… benden bu kadar gerisini sen araştır öğren dedi ve sustu İsmail....

Sayfalar