En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58287 sonuçtan 56871 - 56880 arası görüntüleniyor.
İCLAL AYDIN
metin - Türkçe
3 Ayrım
442,39 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: roman
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
"Sana güzel bir yaz günü gelmişim. Karlı bir sabahta gidiyorum. Beş mevsim yaşamışız beraber. Beş mevsim bir 'iç denizi' kurutmaya yetti. İşte böyle sevgili... Biz artık seninle haritada iki küçük su lekesi. Hiçbir nehir kavuşturamaz bizi." İclal Aydın, çok satan ve büyük bir beğeni kazanan kitabı Hayat Güzeldir'den sonra, ikinci kitabı Bitmiş Aşklar Emanitçisi'nde bu kez öyküleriyle sesleniyor okurlarına...bu öykülerin kahramanları bazen bir şiire, bazen bir köşe yazısına, bazen de yazarın belleğine, yüreğine ya da hayal gücüne konuk oldular. Aşkları, yalnızlıkları, acıları, özlemleri, mutluluklarıyla... Onları tanıyacaksınız belki. Kendinizi bulacaksınız onlarda... Zaten, "Cem, Ayşegül, İclal... Fark etmiyor. Hepimizin hayatı bitmiş bi aşktan geçiyor.
İCLAL AYDIN
metin - Türkçe
2 Ayrım
2,12 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Üzüm ve zeytinin, yağ, bal ve şarap küplerinin, kadırgaların, binbir şifalı otun en eski vatanı Urla. Dünyanın zalimliği ve insanın vahşiliğinden şüphesi olmayanları, dünyanın güzelliği ve insanın iyiliğine inandıran bir yer burası. Bir zamanların efsane gazetecisi, dünyaya küskün Oktay Onur Yortan’ın ise çocukluğunun huzurlu bahçesi. Dünyadaki değer yitimine isyan edip tüm kariyerinden ve hayatın yüklerinden vazgeçip sığındığı liman. Kaçıp geldiği geçmişinden ve eski güzel günlerin anısından seçip sakladığı eski aşkı Filiz Canan şimdi kıymeti bilinememiş, kaçırılmış bir mutluluk fırsatı artık. Söylenememiş sözlerin altında kalan koca bir ömürde ikisi de birbirinin hikâyesini yarım bıraktı. Ama okumaları ve bitirmeleri gereken asıl hikâye, Urla’daki o evin fotoğraflarından gülümseyen, sevgiyi bir yaşam direnişi olarak kucaklayan ve sıradanlığıyla bir hayat kahramanı olan Nona’ya ait. Nona’nın yaşadığı yüzyılın sonlarına yetişen Kerem ve Zeynep’in de dahil olduğu 48 saatlik maceraya sığan bir asırlık ömrün dökümünde, Nona sadece onlara değil, bu yüzyılın tüm insanlarına sesleniyor: “Acı dediğin taş, insan dediğin su gibidir. Taşın üstünden kayar gider, toprağa karışır. Taşa her vurduğunda acır canın. Ama toprakla buluştukça acın azalır. Acıdan sonra bir bakmışsın ki o toprakta ne çiçekler, ne hayatlar dirilmiş. Hem su deyip geçme; o su, taşı bile aşındırıp yıpratır.” Peki ya Oktay Bey? Karşısında oturan iki gence bütün kalbiyle, “Ölmekten değil yaşamaktan korkmamaktır kahramanlık,” derken haklı mı?
Enverî
insan sesi mp3 - Türkçe
13 Ayrım
203,42 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Fatih dönemi müverrihlerinden Enverî, 22 bâb şeklinde tanzim ettiği eseri Düsturnâme'nin 18. bâbını Aydınoğulları Beyliği’ne ve özellikle de bu beyliğin ikinci hükümdarı olan Gazi Umur Paşa'nın Adalar denizinde icra ettiği gaza faaliyetlerine ayırmıştır. Bu yönüyle söz konusu beyliğin tarihi için en önemli kaynakların başında gelmektedir. Biçimsel olarak destan niteliğine sahip olan Düsturnâme’de yer alan bilgilerin muasırı olan diğer kaynaklarla mukayeseli olarak incelenmesi sonucunda, eserin XIV. yüzyılda özellikle Adalar Denizi bölgesinde varlık gösteren milletlerin tarihi açısından bir hayli önemli olduğu ortaya konmuştur. Bu bağlamda Türk tarihi açısından Adalar Denizi’ne kıyı bölgelerin Türkleşmesi ve İslamlaşması süreci de Gazi Umur Paşa’nın şahsında destansı bir üslupla dile getirilmiştir. Düsturnâme, Türk kültür hayatının siyasi, askeri, dini ve içtimai yönlerine dair zengin ve önemli bilgileri bünyesinde barındırmaktadır. Örneğin Türklerin İslam dinine girmelerinden birkaç yüzyıl sonra bile eski inançlarını İslam dinine ait kavramlar içerisinde yaşamaya ve yaşatmaya devam ettikleri görülmektedir. Yine Anadolu’nun batısının Türkleştirilmesi sürecinin de İslam dini inancında motive ve meşruiyet kaynağı olan gaza anlayışı çerçevesinde gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Enverî’nin kaleme aldığı Düsturnâme sahip olduğu bu özellikleriyle Türk tarihi ve kültürü açısından orta zamanların en önemli kaynak eserlerinden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Komisyon, Prof. Dr. Ceylan Daş
insan sesi mp3 - Türkçe
21 Ayrım
321,46 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Dergi, Psikoloji
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Temas / Geştalt Terapi Dergisi - 2017 - Sayı 2
Ahmet Yavuz
insan sesi mp3 - Türkçe
7 Ayrım
117,14 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Şiir
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Ne kadar gün gelmediysen, O kadar gün yanığım var ellerimin üzerinde. Ne kadar gün başkasıyla güldüysen, O kadar gün somurtmuşluğum. Ne kadar gün ağladıysan, O kadar gün ölmüşlüğüm var. Ne kadar sevmediysen, O kadar sevmişliğim, köpek olmuşluğum var kapında bu ayazda! Ne kadar yalanın varsa, O kadar kanmışlığım var… Ne kadar neşeliysen o kadar şiirim. Sen bu işe ne dersin bilmem ama benim bu hayatta çok kaybetmişliğim var.
Elif Hümeyra Aydın
insan sesi mp3 - Türkçe
9 Ayrım
119,63 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Öykü
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Elif Hümeyra Aydın, ilk kitabı Doğum Lekesi’yle öykücülüğümüze taptaze bir soluk getiriyor. “Şimdi bir yıkım mevsimi gelse, her şeyin bedelini bir çırpıda ödetecek denli sert bir kış. Sonrasında eve gidip koca bir nar patlatsak, bir duvar tümden kan kesse. Bir önceki o küçük silik erik lekeleri gibi değil, insana bir cinayeti anımsatacak lekeler bıraksa. Yere düşen taneleri yerken bizi bu yıkıma götüren sebepleri düşünsek.”
Elif Ceren Pehlivan
insan sesi mp3 - Türkçe
9 Ayrım
154,16 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Hikaye
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Elif Ceren Pehlivan, erkek egemen dünyanın görünmeyen sınırlarında sıkışıp kalmış kadınların sessiz ama derin hikâyelerini anlatıyor. Mutfak tezgâhlarını yerleri bilmiş, yemek masalarından kalanları toplamış, evlerin pencerelerinin perdeleri arasından meydanlara bakmış kadınların hikâyeleri. Öykülerdeki kadınlar hem kendileriyle yüzleşiyor hem de özgürlüğün kıvılcımını içlerinde hissediyorlar. Yazar sade telaşsız ama bir o kadar da derinlikli anlatımıyla okurlarını, karakterlerinin seslerini çıkarabilme ve kendilerini bulma yolculuklarına tanıklık etmeye davet ediyor. Okuyacağınız hikâyelerdeki karakterler; hayatın acımasız gerçeklerini kabul etmek zorunda kalırken tüm yorgunluklara rağmen yeniden ayağa kalkabilmeyi, devam edebilmeyi içten bir sessizlik ve derin bir insanlık haliyle bize hatırlatıyorlar. “Yatağın üstündekilerin hepsini kucağıma alıp banyoya giriyorum, kapıyı kilitliyorum. Banyonun aynasında tekrar bakıyorum yüzüme, hiç kimse kadar yakın bana. Musluğu sola çeviriyorum, kırmızı işaretli tarafa. Kırmızı, sıcak demekti, anımsıyorum. Karnıma dokunuyorum. Parmaklarımla göbek deliğimin biraz altındaki izi buluyorum, yere paralel uzun kesiği. Anımsıyorum.”
OmarBenHammou
metin - İngilizce
1 Ayrım
112,43 KB
Eser Türü: Makale
Eser Alt Türü: Arastirma- İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Dijitalleşmenin iş gücü üzerindeki etkileri, Birleşik Arap Emirlikleri’nde mevcut ve gelecekteki iş alanları.
Sedat Sağlam, Arzu Topçuoğlu, Derya İnsan Yaşar
metin - Türkçe
2 Ayrım
10,91 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Ders/Sınava Hazırlık
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Bu kitap Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan Müdür Yardımcılığı Sınavı'na çalışılabilmesi için Vergi Akademisi Vergi Mevzuatı adlı iki ciltlik setin birinci cildinin metin hâlidir. Cilt 1 Konular Vergi usul kanunu Gelir vergisi kanunu Kurumlar vergisi kanunu Katma değer vergisi kanunu Özel tüketim vergisi kanunu 6183 sayılı AATUHK Damga vergisi kanunu
Hayal Koçoğlu Tuncer
insan sesi mp3 - Türkçe
1 Ayrım
17,58 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
Görüntülenme Sayısı: 2
Konusu:
Orman, herkes görevini yaptığında güzeldir. Ama ya biri çıkıp “Ben çalışmam!” derse ne olur? Ağaçkakan, bir sabah kaplumbağayla karşılaşır. Kaplumbağanın söyledikleri, tüm ormanın düzenini altüst edecek bir zinciri başlatır. Görev, sorumluluk ve birlikte yaşamanın önemine dair bir masal...

Sayfalar