Eserlere Göre Listeleme

Toplam 7449 sonuçtan 5691 - 5700 arası görüntüleniyor.
  • Yavuz Turgul
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    151,77 MB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Seslendiren: Ayşegül Kalkan
    Haşmet Asilkan, 60’lı ve 70’li yıllardaki Yeşilçam furyasında sayısız aşk filmine imza atmış bir yönetmendir. Ama şimdi 80’lerin yerinde sayan Türk sinemasının zamanıdır. Gururlu bir adam olan, yaptığı işi -ve belki de kendisini- inanılmaz ciddiye alan Haşmet eski güzel günlere geri dönmek ister. Bunun için son kurşunlarını kullanıp, her türlü imkanı seferber edecek ve bir başyapıt çekecektir. Ancak ne bunun için doğru bir zamandır Türkiye’de, ne de birlikte yola çıktığı insanlar işini onun kadar ciddiye alıyordur. Şener Şen’li Yavuz Turgul sinemasının önemli bir taşı daha. Her zamanki sağlam senaryo, usta oyunculuk ve acı acı güldüren bir film daha.
  • Honoré de Balzac
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    206,72 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sezer Kılıç Nişancı
    Honode de Balzac (1799 - 1850), hukuk öğreniminden sonra iş hayatına atıldı ve iflas etti. Daha sonra yazarlıktan kazandığı paralarla sürekli borç ödemek durumunda kaldı. 1828 - 1834 yılları arasında bir yandan paris sosyetesinin gözde edebiyatçısı olarak görkemli salonlarda dolaşırken, bir yandan da günde on altı saat masa başında çalışıyordu. Kendisini, çağının yorumcusu ve eleştirmeni olarak görüyor, yazdıklarıyla, saptadığı yanlışların düzeleceğini umuyordu. ... Aşk gecesi adıyla yayımladığımız bu hikayeler, balzac'ın çok yakından tanıdığı, bir dönemin paris sösyete hayatından çarpıcı kesitler sunuyor.
  • Marie Force
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    3,33 MB
    Eser Türü: Kitap
    Düşer insan, insanlığına mahsustur, şaşırmaz. Ve bazı anlar vardır, zanneder ki artık kötü hiçbir şey olmaz. Laura hayatının aşkı sandığı başarılı avukat sevgilisiyle evlenirken de böyle düşünmüş, hayatın çelme takmasıyla meşhur olduğunu unutmuştu. Daha “kabul ediyorum” derken gözü dışarıda olan sadakatsiz kocasına bir de karnındaki bebek eklenince Laura’nın sığınağı Gansett Adası’ndaki aile yadigârı otel olur. Can simidi ise, adanın çantası sırtında dünyayı dolaşan özgür çocuğu Owen. Adadan kalkan bir feribotla dünyaya açılmak varken, Owen bir anda kendini zorlu bir aşkın peşinde bulur. Çünkü aşk kapıyı çalmaz, geliyorum demez ve insanı en olmadık yerde vurur.
  • Jackie Merritt
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    494,00 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Mehmed Uzun
    insan sesi mp3 - Türkçe
    27 Ayrım
    479 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hacer Eroğlu
    Aşka en çok çaresizlerin mi ihtiyacı vardır? İki çaresiz, yalnız, eksik ve kırgın yürek aynı topraktan olmalarına rağmen yazgılarına yenik düşüp, farklı cephelerde yer alır. Baz devletin derinliklerinde, yalancı bir geçmişle beslenmiş bir komutan, Kevok, üniversiteyi bırakıp sevdiğinin ardı sıra dağları mekan tutan idealist bir genç kız. Ve bununla birlikte akıp giden, bir halkın makus talihi ve gelecek işaretleri. Yazgıları, onları en umulmadık zamanda buluşturup ölüme yolcu eder.
  • mehmed uzun
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    11,86 MB
    Eser Türü: Kitap
    Aşka en çok çaresizlerin mi ihtiyacı vardır? İki çaresiz, yalnız, eksik ve kırgın yürek aynı topraktan olmalarına rağmen yazgılarına yenik düşüp, farklı cephelerde yer alır. Baz devletin derinliklerinde, yalancı bir geçmişle beslenmiş bir komutan, Kevok, üniversiteyi bırakıp sevdiğinin ardı sıra dağları mekan tutan idealist bir genç kız. Ve bununla birlikte akıp giden, bir halkın makus talihi ve gelecek işaretleri. Yazgıları, onları en umulmadık zamanda buluşturup ölüme yolcu eder.
  • Duygu Asena
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    827,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Hem edebiyatta hem de diğer alanlarda, özellikle son yıllarda en çok didiklenen konuların başında geliyor aşk. Böyle olunca da aşkla birlikte, onun olmazsa olmaz diğer bileşenleri, tutku, cinsellik, evlilik, aşkın aşınmış hali olarak sevgi, aldatma, aldatmaya bağlı terk etme veya ekonomik ya da çocuk gibi sosyal ve ailevî gerekçelerle uzlaşma, kadere boyun eğme de tartışma gündemlerinin ilk sıralarına oturdu. Duygu Asena da son romanı "Aşk Gidiyorum Demez"de kendi söyleyeceklerini okurla paylaşıyor. "Aşk Gidiyorum Demez", hayatın ve edebiyatın bu en eski konusunda kesin yargılara varmaktan özellikle kaçınıyor. Roman kahramanlarının sahiciliği, kitabı son zamanlarda okuduğumuz benzerlerinden ayıran en önemli özelliği oluşturuyor. "Aşk Gidiyorum Demez", biri evli ve çocuklu diğeri dışa karşı nişanlı gibi görünmeyi tercih eden iki çiftin öyküsünü konu ediniyor. Romanın kahramanları, gündelik hayatta her an karşımıza çıkabilecek türden: bankacı Selin ve eşi, bir gazetenin spor servisi müdürü Bora. Diğeri bir televizyon kanalında önce program sunucusuyken sonra hafta sonu haberlerinin sunuculuğuna terfi eden Demet ve sevgilisi, bilgisayar uzmanı Sinan. Kentli, günümüz toplumunun seçkinleri arasında sayılabilecek bir yaşam süren bu genç çiftlerin öyküsünü romanda tek bir kişi anlatır: Güler. Romanın anlatıcısı durumundaki Güler, kırkını geçmiş, aşkla bağlanıp evlendiği kocası geçirdiği kaza sonucu yatalak kalmış, öğretim görevlisi olarak çalışan bir kadındır. Acıklı kaderine rağmen kocasını terk etmese de dayanma gücünün sınırına gelmiş olan Güler, bir yandan kendi iç çatışmalarını anlamlandırmaya ve bir çözüme kavuşturmaya uğraşırken, diğer yandan da, tesadüfen tanıştığı bu iki kadının erkeklerle olan ilişkilerinde dinleyici/hakem rolü üstlenir. Duygu Asena, "Aşk Gidiyorum Demez"de, kadın ve erkek dünyasının ipuçlarını, kadınları erkeklerden ayıran karakteristik özellikleri açığa çıkartsa da, herkese reçete olarak gösterilecek doğrular sergilemekten kaçınır. Romanın
  • Duygu Asena
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    378,35 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sümer Yayla
    Güler, kendi inanılmaz öyküsüyle karşımızdayken, aslında çok yakın dostu o iki genç kadını bize anlatıyor. İkisini de çok seviyor. Oysa Demet ve Selin birbirlerinden nefret ediyor. Çünkü onlar, tanışmasalar da birbirleri için nefret edilesi kişiler... Belki tanışsalardı, çok iyi birer arkadaş olabilirlerdi. Ama aralarında bir erkek var. Aşk geldiğinde, her şeyi bırakıp doludizgin gitmek mi gerek? Yoksa kendinle hsaplaşıp, kalmak mı durduğun yerde? Peki o zaman o yaşanılan, aşk mı? Bizim kahramanlarımız masum... Onlar masumsa kim suçlu? Aşk mı? "... madem karısına bu kadar düşkündü, neden bir başkasına aşık oldu? Madem o kadın duyacak diye bu kadar endişeleniyor demek ki onu önemsiyor, bu da sevgi demektir. Birisini severken bir başka kişiye aşık olunur mu? Acaba beni sevmiyor da yalnızca basit ve geçici bir heyecan mı duyuyor? Heyecanı aşkla mı karıştırıyoruz? Nasıl anlayacağız peki duyduğumuz şeyin gerçek aşk olup olmadığını? Yoksa aşk bu mu yalnızca? Geçici bir heyecan..."
  • Han Suyin
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,33 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Barbara Cartland
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    359
    Eser Türü: Kitap
    Barbara Cartland, aşk romanlarının kraliçesi olarak bilinir. Bugün, aşk romanı yazan pek çok yazar, onun izinden gidiyor, yüzlerce ülkede milyonlarca okuyucusuyla buluşuyor... Kitapçıların çok satan raflarında yer alan Danielle Steel ile Judith McNaught kitapları, Türk aşk romanı severleri oldukça tatmin edici sayıda çevirisi yapılan romanlar olarak göze çarpıyor. Özellikle McNaught hayranlarının sayısı Türkiye'de az olmamakla birlikte bu sadık okuyucular, basılmış olan bütün kitaplarının çevirisinin yapılması için yayınevine baskı uyguluyorlar. Judith McNaught'un bu kadar sevilmesinin nedeni ise; tarihi aşk romanı diye bilinen retro tarzını çok iyi yazabilmesi. Bu türün en başarılı örneklerini veren de, kendisinden seneler önce yazmaya başlayan Barbara Cartland idi. Retroyu biraz açmak gerekirse; bu tarz çoğunlukla 18-19 yüzyılda geçen, genellikle ünvan sahibi (kont, dük, lord gibi) erkeklerle, dönemin genç kızları arasında geçen fırtınalı aşkları anlatır. Yanlış anlaşılmalarla bir dargın bir barışık süren ilişkiler, dozu ayarlanmış erotizm ile harmanlanıp mutlu sonla biten aşk romanlarına dönüşür. Tam adı Dame (Dam) Mary Barbara Hamilton Cartland olan Barbara Cartland, 1901 yılında Edgbaston, Birmingham'da doğdu. Ailesinin en büyük ve tek kız çocuğuydu. Babasını 1.Dünya Savaşı'nda kaybetti. Ardından 1940'da, 2.Dünya Savaşı'nda, iki erkek kardeşini de birer gün arayla yitirdi. Aldığı eğitimden sonra, başarılı bir aşk romanı yazarı olmak için ilk adımlarını attı. Bu süreçte, ilk yapıtlarını oluştururken idolü olan, hayran olduğu, Elinor Glyn'den etkilendiğini inkar etmedi. 1923 senesinde ilk romanını yayınladı. 1983 yılında, İngiliz "Kim Kimdir?" kitabında en geniş yere sahip oldu. Guiness Rekorlar Kitabı'na ise dünyanın en çok satan yazarı ünvanıyla giriş yaptı. 90'ların ortasında, sattığı kitap sayısı 1 milyarı bulmuştu. Popüler kültürün gözdesi olan Cartland, kendisiyle özdeşleşen pembe elbiseleri ve şapkalarıyla özellikle aşk, evlilik, ilişkiler, sa

Sayfalar