En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 57282 sonuçtan 57201 - 57210 arası görüntüleniyor.
Joanna Bourke
metin - Türkçe
4 Ayrım
14,36 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Sağlık
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
İçimizdeki en yakarıcı tonları açığa çıkaran ses, ağrı çeken insanın sesidir ve buna hepimiz aşinayızdır. Istırap paylaşılır; insan olmanın anlamını bir ağ gibi yoğun bir şekilde sarmalamıştır. Bir ağrı-olayı her zaman bireyin yaşamına aittir; onun yaşam öyküsünün bir parçasıdır. Ağrıyı, hastalık ve hastalık grupları üzerinden değil, ağrı çeken bedenin takdir edilmesi yoluyla daha iyi anlayabileceğimize inanan Joanna Bourke, ağrı çeken insanların kullandığı dilleri analiz ederken, ağrıyla ilgili derin bir kavrayışa sahip olmak isteyen, ağrı klinikleriyle, palyatif bakımla, ağrı araştırmalarıyla ilgisi olan, hastaları ve kendileri için ağrının anlamını bilmek isteyenleri hedefliyor. Bu ıstırap hastalar, doktorlar ve hemşireler arasındaki klinik karşılaşmalarda nasıl bir rol oynar? Ağrı çeken bir insanın kıvranan bedeni ve söze dökülmeyen inlemelerine tanık olduklarında, bazı tanıklar neden buna sırtını döner? Metaforik ağrı dillerinin incelenmesi, ağrının algılanmasındaki tarihsel değişiklikler hakkında spekülasyonlarda bulunabilmemizi sağlayabilir mi? Joanna Bourke, üç yüzyıllık Batı literatüründen yararlanarak, ağrı pratiğinin, dil, kültür ve beden arasındaki dinamik iç bağlantılar sürecinde inşa edilme ve yeniden kurulma biçimlerini tarihsel olarak inceliyor. Joanna Bourke, University of London, Birkbeck College’da tarih profesörü.
Hatice Aynur,Aslı Niyazioğlu
metin - Türkçe
4 Ayrım
3,37 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Edebiyat
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Âşık Çelebi ve Şairler Tezkiresi Üzerine Yazılar, Osmanlı biyografileri arasında ayrıcalıklı bir yeri olan Âşık Çelebi tezkiresi üzerine kitap biçiminde yayımlanan ilk çalışmadır. Okuması hem çok keyifli hem de çok zor bir metin yazan Âşık Çelebi (ö. 1572), yaşadığı dönemin kültürünü, edebiyatını, İstanbul’unu ve şairlerini son derece canlı bir şekilde tasvir eder. Bu kitabı oluşturan makaleler, Âşık Çelebi’nin eserinde vurguladığı belli başlı konular üzerine yoğunlaşarak onun bizlere aktarmaya çalıştığı dünyayı; hangi meseleleri nasıl ve neden anlattığını inceleyerek tezkiresini anlamaya bir başlangıç niteliği taşımaktadır.
James C. Scott
metin - Türkçe
4 Ayrım
4,20 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Uygarlık tarihi gerçekten kitaplardaki gibi mi yaşandı, yoksa zamanımızı kendilerini “uygar” görenlerin kendileri hakkında yazdıklarını okuyarak mı geçiriyoruz? Neolitik devrim insanlığın tarihindeki en büyük atılım mıydı, yoksa esasen çoğunluğun azınlığa hükmetmesinin vesilesi mi olmuştu? Uygarlık Mısır’ın, Yunan’ın, Roma’nın ve diğer parıltılı egemenliklerin uç uca eklenmiş hali mi, yoksa asıl insanlık binlerce yıl bu anlatının dışında mı yaşadı? Her bir uygarlığın “çöküşü”, insanlığın geri dönülmez kayıplar yaşadığı bir trajedi miydi, yoksa kaçınılmaz bir son, hatta bir “layığını bulma” hali miydi? “Barbar” olarak adlandırılan kavimler insanlıktan nasibini almamış uygarlık düşmanları mıydı, yoksa tarımsal üreticinin ürün fazlasına el koymak için devletle yarışan bir “gölge devlet” miydiler? Tahıla dayalı beslenme ve kentlere toplanmış nüfus, mümkün olan en iyi yaşantı biçimi miydi, yoksa egemenler açısından en uygun olan bu muydu? James C. Scott, Tahıla Karşı’da anaakım tarih anlatısıyla yüzleşmemizi sağlayacak sorular soruyor.
Henry Marsh
metin - Türkçe
4 Ayrım
5,80 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Hikaye
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Henry Marsh, yaşamını ölüm-kalım aşamasındaki hastaları kurtarmaya adamış bir beyin cerrahı. Kimi zaman kendini bir kahraman gibi hissederken kimi zaman da ailelere acı haberi veren kişi olmak zorunda kalmış. Her şeye rağmen mesleğini seven bir doktor olarak beyin cerrahisine katkıda bulunmak için elinden gelenin en iyisini yapmış. İngiltere’de emekli olmasına karşın Nepal’de ve Ukrayna’da hastalara şifa dağıtma çabasını sürdüren Marsh’ın kırk yıllık meslek yaşamına ilişkin muhasebesi niteliğindeki Kabuller: Bir Beyin Cerrahının Sınır Tanımayan Hikâyesi hayatın bütününe ve ölüme dair zihin açıcı bir kitap. Londra’daki hastanede tedavi ettiği hastalarıyla ilişkilerinden, yurtdışında karşılaştığı zorlu koşullarda insanlara yardım eli uzatma çabasından, yaşamını anlamlı kılmak için seçtiği başka uğraşlardan söz eden Marsh, bir cerrah olarak ikilemlerini, zaman zaman da çaresizliğini dürüstçe dile getiriyor. Tıp eğitimi aldığı dönemi, genç bir cerrahken yaşadığı önemli deneyimleri, mesleğinin en güç yönlerini, hastalarının yaşamını uzatmak için ortaya koyduğu çabayı anlatırken değindiği noktalar yaşamın ne kadar değerli olduğunu derinden hissettiriyor.
Helen Pilcher
metin - Türkçe
4 Ayrım
6,10 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Doğal bir çevrede yaşadığımız söylenebilir mi? Muhtemelen çoğu kişinin bu soruya cevabı hayır olacaktır. Peki, çevremizi ne zaman dönüştürmeye ve değiştirmeye başladık? Hayvanları evcilleştirip ihtiyaçlarımızı karşılayacakları hale getirdik. DNA'larını da değiştirdik. Kurtlar köpeğe dönüşüp avlanmamıza yardımcı oldu. Yaban tavukları tavuğu dönüşüp sofralarımızı yumurtayla donattı. Üstelik bunlar sadece başlangıçtı. Bilgimiz arttıkça, hayvan DNA'sını daha ince işlemenin yeni usullerini bulduk. Polis köpeklerini klonladık. Dünyada genetiği değiştirilmiş ilk ev hayvanını, karanlıkta parlayan balıkları yarattık. Her geçen gün yeni bilgiler ve teknolojilerle kimi zaman bilinçli kimi zamansa dolaylı olarak Dünya'daki yaşama müdahale etmeye devam ediyoruz. İklim değişikliği nedeniyle Dünya'nın en ücra köşelerini ve o bölgelerin sakinlerini bile etkiledik. Araştırmalara göre bazı hayvanları inanılmaz süratle evrimleşmeye zorluyoruz. Kimi türlerin işi rast gitse de, bazıları yok olmanın eşiğinde. Bazıları içinse tek seçenek, esaret altında yaşamak. Artık sadece uyum gücü en yüksek türler değil, bizim yaşamasına izin verdiklerimiz hayatta kalabiliyor. Tüm canlıların kaderinin bizimkiyle iç içe geçmiş olduğu bu döneme Helen Pilcher post-doğal evre adını veriyor. Pilcher, insanı düşünmeye iten eğlenceli kitabında, hayvanlar aleminin DNA'sına şekil verme usullerini, böylece dünya yaşamının kaderini değiştirmemizi ele alıyor. Bu post-doğa tarihi rehberinde, insanlığın yön verdiği canlı türlerini de, bu post-doğal dünyanın yaratıcısı, idarecisi ve bakıcısı olan araştırmacılar ve doğa korumacılarıyla birlikte tanıtıyor.
Derleyici:W. J. T. Mitchell,Homi Bhabha
metin - Türkçe
4 Ayrım
8,29 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Edebiyat
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Yirminci yüzyılın önde gelen edebiyat eleştirmenlerinden ve entelektüellerinden Edward Said sanat, edebiyat ve kültürün gücüyle ilgili varsayımlara meydan okumuş, paradigmaları yıkan düşünceler üretmiş, eserler vermişti. Düşüncesinin etkileri ölümünden sonra bugün hâlâ dünyada ve Türkiye’de devam ediyor, eserleri hâlâ tartışılıyor. Edward Said ile Konuşmaya Devam, Said’in uzun geçmişe dayanan dostlarının, meslektaşlarının onunla bir diyaloğa girme girişimi. Bu kitap için kaleme alınan metinler, Said’in düşüncesinin kadanslarını bugüne çağırmaya, hayal etmeye girişiyorlar; kimisi onun bir fikrini alıp irdeleyerek ileri götürüyor, kimisi zamanında öne sürdüğü bir argümanı bugünün bir sorununa uyguluyor. Bazılarıysa şu anda onunla konuşuyormuş gibi akıp gidiyor; onunla bir zamanlar yapılan konuşmaların yoğunluğunu, tarife sığmaz hatırasını canlandırmaya çalışmak istercesine. Kitabı derleyen Homi Bhabha ve William Mitchell, yazarları bir konuşmanın doğasını izleyerek yazmaya teşvik etmişler: Yarım kalan bir konuşma, kesilen bir telefon, yanıt bekleyen bir mektup, havada asılı duran bir soru gibi. Sonuçta ortaya, çarpıcı, yaratıcı, derinlikli ve son derece samimi metinler çıkmış. Said’in mirasını onurlandıran metinler… Kitap, Mitchell’in ve Bhabha’nın giriş yazılarını takiben, Lila Abu-Lughod, Daniel Barenboim, Akeel Bilgrami, Paul Bové, Timothy Brennan, Noam Chomsky, Ranajit Guha, Harry Harootunian, Saree Makdisi, Aamir Mufti, Roger Owen, Gyan Prakash, Dan Rabinowitz, Jacqueline Rose ve Gayatri Spivak’ın yazılarından oluşuyor. Homi K. Bhabha, Harvard Üniversitesi İngiliz Edebiyatı Bölümünde Anne F. Rothenberg Beşeri Bilimler profesörü, aynı zamanda Beşeri Bilimler Merkezinin direktörüdür. William J. T. Mitchell, Chicago Üniversitesinde İngiliz Edebiyatı ve Sanat Tarihi profesörü, aynı zamanda Critical Inquiry dergisinin editörüdür.
Edward Osborne Wilson
metin - Türkçe
4 Ayrım
9,70 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Tarihte ilk kez, on yıl ilerisini düşünen kişiler arasında, küresel bir oyunun sonunu oynamakta olduğumuz kanısı oluştu. İnsanlığın yarattığı sorunlar hem küresel hem de sürekli artıyor. Aklımızda ekonomik büyüme, dizginlenmemiş tüketim, sağlık ve bireysel mutluluktan başka bir amaç olmadan debelenip duruyoruz. Yüzyılın bu en büyük sorunu ancak ahlaki düşüncede temel bir değişiklik, insan dışındaki canlılara büyük bir bağlılıkla çözülebilir. Türümüzün miras aldığı bu güzel dünyanın biyosferi oluşturmasının 3,8 milyar yıl aldığını asla unutmamalıyız. İnsanlık küresel biyolojik çeşitlilik hakkında çok daha fazla şey öğrenmedikçe ve bu çeşitliliği korumak için hızla harekete geçmedikçe, Yeryüzü’ndeki yaşamı oluşturan türlerin çoğunu kısa zamanda kaybedeceğiz. Yarım-Dünya önerisi, sorunun önemine uygun, birincil, acil bir çözüm sunuyor: Ancak gezegenin yarısını veya daha fazlasını ihtiyat olarak bir kenara ayırarak, çevrenin yaşayan kısmını kurtarabilir, kendi varlığımızı da sürdürebilmemiz için gereken dengeyi sağlayabiliriz. Edward O. Wilson, Harvard Üniversitesi Biyoloji ve Zooloji fakültelerinde ders verdi, Harvard’da Frank B. Baird Bilim Profesörü, Mellon Bilim Profesörü oldu. Pellegrino Üniversitesi’nden emekli olduktan sonra ders vermeye devam etti ve Harvard’ın Karşılaştırmalı Zooloji Müzesi’nde entomoloji küratörlüğü yaptı. 2005’te E.O. Wilson Biyoçeşitlilik Vakfı’nı kurdu. Karıncalar konusunda dünyanın en yetkin ismi olarak tanınan Wilson, insanlar da dahil tüm hayvanların sosyal davranışlarının genetik kökenlerini çalışan sosyobiyolojinin önde gelen savunucusudur. İki kez Pulitzer Ödülü olmak üzere sayısız ödül almıştır.
Hal Foster
metin - Türkçe
4 Ayrım
13,06 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Sanat
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
“Eski güzel günlerle değil, yeni kötü günlerle başlayın.” Hal Foster, Yeni Kötü Günler’de sanat ve eleştirinin son yirmi beş yılda geçirdiği büyük dönüşümü Bertolt Brecht’in bu nasihatinin ışığında inceliyor. Cindy Sherman, Thomas Hirschhorn ve Isa Genzken gibi farklı mecralarda çalışan sanatçıların işlerine Jacques Rancière, Bruno Latour ve Giorgio Agamben gibi farklı “meşrep”lerden düşünürlerin yazdıklarının yardımıyla bakan Foster, neoliberalizmin ve teröre karşı savaşın yarattığı küresel “acil durum”u sanat içinden anlamaya çalışıyor ve bize dört “kavramsal araç” sunuyor: abject, arşiv, mimesis ve güvencesizlik. Yeni Kötü Günler, çağdaş sanat ve eleştirinin günümüz dünyasının oynak ve bulanık gerçekliğine verdiği ve veremediği cevapları toparlayıp yeni sorularla tartışmaya açan cesur bir kitap. “Foster, ölçülü üslubuyla geniş okuyucu kitlelerine ulaşabilen o sayılı sanat tarihçilerinden.” Guardian Hal Foster, Princeton Üniversitesi Sanat ve Arkeoloji Bölümü’nde Townsend Martin Profesörü ve October dergisinin editörlerinden.
Yayına Hazırlayan: Melike Günyüz
insan sesi mp3 - Türkçe
2 Ayrım
37,74 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Kurt ile Keçi Yavruları, anneleri evde yokken karşılaştıkları tehlikelerle baş etmeye çalışan sevimli keçi yavrularının hikâyesini anlatır. Kurt’un kurnaz planlarına karşı yavruların zekâsı, dayanışması ve dikkatli davranmanın önemi vurgulanır. Kitap, çocuklara güven, birlikte hareket etme ve yabancılara karşı temkinli olma gibi temel değerleri eğlenceli bir dille aktarır.
Sema Kaygusuz, Nazlı Akçura, Mustafa Beçit, Mehmet Güreli, Mahir Öztaş, Hasan ÖzKılıç, Birgül oğuz, Behçet Çelik, Ahmet Çakmak, Adnan Özyalçıner
insan sesi mp3 - Türkçe
13 Ayrım
259,51 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Öykü
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
“O gece adayı gezmeye çıktım. Ay ışığı vardı. Deniz durulmuştu. Rıhtımın kalabalığıyla iskelenin, Saat Meydanı’nın boğuntusunu arkamda bırakarak Çankaya’ya doğru yürüdüm. Faytonların tekerlek tıkırtılarına, çanlarını çalışlarına ayak uydurarak yürüdüm. Mehtap Sineması’nın önü kalabalıktı. İki Yetime oynuyordu. Film İtalyancaydı. Kalabalıktan sıyrılarak Splandit’in kubbeli yapısının karanlığına sığındım. Sinemadan uzaklaşınca Anadolu Kulübü’nün bahçesinden Celal İnce’nin sesinden bir tangonun ezgisi yankılanıyordu: Hülya dolu gözler Bağlar beni kalbine Bir ömür boyunca aradım seni Kalbim yalnız seni sevecek Aylar yıllar boyunca Buna inan sen melek sevgilim” Öyküler kentin hafızasıdır. İstanbul’un hafızasında yer etmiş nice yaşanmışlıklar hep edebiyatla, edebiyatın incelikli diliyle yüzyıllardan bugüne ulaştı ve ulaşmaya devam edecek. Edebiyatımızın usta kalemlerince İstanbul için yazılan öykü kitapları serimizin bu yeni cildinde birbirinden güzel on öyküyle okuyucularımıza yeniden “merhaba” diyoruz. İstanbul’un içinden öykü geçmeye devam ediyor… .

Sayfalar