En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58888 sonuçtan 58851 - 58860 arası görüntüleniyor.
Necmettin Şahinler
metin - Türkçe
1 Ayrım
186,54 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: İslam
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Farkında olalım veya olmayalım, yaşam doğumdan ölüme bir arayışın adıdır. İnsân, arayan varlıktır. Ama insân bu âlemde çoğu zaman neyi aradığını bilmediğinden bazen bulduğunu da anlayamaz. Aslında aramak, var oluşun/hürriyetin bir göstergesidir. Şekli ne olursa olsun, tüm arayışların altında insânın Allah ile olan, o ezelî/aslî birlikteliği vardır. Aramak, kaybettiğinin farkında olmak, aradığının eksikliğini yüreğinde derinden duymaktır. Her insânda kendinden ve kendinde her insândan bir parça bulmayanlar, arayıştan habersizdirler. Aramak, ayrılıklardan yana derdi olanların işidir. Aramak, koparıldığı sazlığa özlem/hasret duyan Ney’in feryadıdır. Aramak, “Aşka uçarsan kanatların yanar” diyene “Uçmazsam kanat neye yarar” diyebilmektir. Aramak, durdurak bilmeksizin sürekli yürümenin adıdır. Kısaca aramak, kendini bulmak, aradığını kendinde bulmaktır. İnsânın değeri, aradığı şeyde gizlidir. Yere göğe sığmadım, inanan kişinin kalbine sığdım diyorsa Allah, öyleyse ne arıyorsak kendimizde aramalıyız. Hacı Bektaş Velî’nin dediği gibi: “Her ne arar isen kendinde ara/Kudüs’te, Mekke’de, hacda değildir.” Hakk âşıklarından Ganiyy-i Muhtefî’ye göre de: “Tûr-i Sînâ’da değil, Hakîkat sînendedir/Âlem-i Kübrâ sensin! Kalem, Levh, Arş sendedir/Artık derûnuna göç, keşfet bu avâlimi!/Buna muvaffak olan ebediyyen zindedir.” Anlaşılıyor ki, herkes kendi suyunu kendi beden toprağında arayacak/çıkaracaktır. Bu yüzden Gayret Asası’nı nefs taşına vuranlar ancak, aradıkları suyun “on iki göze”den kendilerine sunulduğunu göreceklerdir. Aramak ne kadar var olmaksa, kaybetmek de o kadar yok olmaktır. Aslında aramak bazen bulmaktan daha güzeldir. Zaten bulanlar da geriye dönmeyenlerdir.
Bülent Bilmez, Cemal Taş
metin - Türkçe
3 Ayrım
13,16 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Dersim’de 1937-1938’de yaşanan, resmî tarihin “isyan”, yerel hafızanın “Tertele” olarak adlandırdığı büyük toplumsal travmanın küçük bir bilançosunu ortaya seriyor Dersim Kırımı Envanteri. Yaşananları dokuz örnek vaka ve mekân üzerinden ele alan kitap, genellemeci yaklaşımların, afaki bilgilerin ve hamasi söylemlerin ötesine geçmeyi hedefleyerek Dersim ’38 çalışmalarındaki somut ve spesifik bilgilere dayalı envanter çalışmalarının eksikliğini bir nebze olsun gidermeyi amaçlıyor. Bülent Bilmez ve Cemal Taş, “mikro tarihe”, olay mahalline, mağdurlara ve saha araştırmalarına dayalı “somut olgusal bilgi”yle Dersim’de yaşananlara dair güvenilir bir zemin inşa ediyorlar. Sadece tanıklıkları değil, ağıtları, eski ve güncel görselleri, isimleri tespit edilebilen mağdurları ve resmî görevlileri de içeren Dersim Kırımı Envanteri tarihle yüzleşmek, hesaplaşmak ve onarıcı adalet arayışına katkı sunmak isteyen herkes için sarsıcı bir başvuru kaynağı. “Asıl mesele ‘Velev ki isyan olmuş olsun’ diyebilmek, isyanın devletin uyguladığı askerî şiddeti haklı çıkarmayacağını görmek ve göstermektir. Sivillerin kitlesel olarak hedef alınması (...) uluslararası hukukun soykırım olarak adlandırdığı eylem repertuarına işaret eder.” B. BİLMEZ - C. TAŞ
Gülçin Alpöge
insan sesi mp3 - Türkçe
2 Ayrım
3,19 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
İnsanların kimi çok üşür, kimi çok terler. Kimi çok çalışır, kimi çok tembel. Ama hepsi de yorulunca yatar, uyurlar..
Faruk Duman
metin - Türkçe
3 Ayrım
4,59 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Balıklarla İlgili Rivayet romanında Faruk Duman okurunu, İncir Tarihi gibi, harikulade olaylarla dolu bir masal dünyasına sürüklüyor; daha doğrusu efsaneler diyarı İstanbul’un çok eski zamanlarına götürüyor. Bazen Binbir Gece’nin büyülü havasına sokuyor, bazen peygamber kıssalarındaki mucizeleri anımsatıyor, bazen Çelebi yazarların sıcaklığını duyuruyor, bazen halk masallarındaki dili yeniden kuruyor, bazen dünya klasiklerindeki heyecanlı serüvenleri yaşatıyor. Faruk Duman o sevilen, iksirli diliyle düşsel ve düşünsel bir yer ve zaman yaratıyor Balıklarla İlgili Rivayet’te tuhaf bir İstanbul masalı anlatıyor. İstanbul’un üzerinden büyük bir dev, bir dev sürüsü, sanki hunharca yıkıp yakarak geçmişti. Vah yazık vah, diye hayıflandı, ne de olsa İstanbul İstanbul’dur, böyle bir mamur mülke bunca eziyet ve de bunca insafsızlık edilir mi? Evleri yıkılsın. Evi dini dikilsin. Karaköyü’nün balçık suyundan yine sahile yosunlu küflü çamur akıyordu. Balçık sıçrıyordu. Denizin sırtında kabarcıklar çıkmıştı. Boğaz’ın ortasında, daha önce görmediği bir yükselti vardı. Sivri bir ada gibi yükseliyordu.
Rahşan Esen
metin - Türkçe
3 Ayrım
607,67 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Şiir
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Bir hayatı yaşamak, yaşadıklarımızdan bir hayat yapmaktır. Bazen vazgeçmektir. Anın dolu, elimizdeki kadehin boş olduğunu görmektir. Bir hayatı doldurmaktır kadehe, şekillere renk vermektir, gerçeğe dönüştürmektir onları. Zihnimizdeki tüm resimleri çıkarıp atmaktır ve bazen de. Kabul etmemektir.
Ömer Koray
insan sesi mp3 - Türkçe
21 Ayrım
280,97 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Hikaye
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Denizin kokusunu, rengini, gerçeğini duygulu/duyarlı bir bakışla yansıtan Ömer Koray; Tuz Kokulu Öyküler’de, okuru insana, insanın denizle öyküsüne doğru yolculuklara çıkarıyor. Deniz, o insanların hayatının nefesi, yaşama sebebidir. Yaşanan, uğraş edinilen denizin doğası görkemli bir anlatımla karşımıza çıkıyor Koray’ın öykülerinde. Yazılmış en güzel bu deniz öykülerini, usta yazarımız Yaman Koray’ın anlatılarıyla yan yana görmek ise edebiyatımız için yepyeni bir zenginlik. Ömer Koray, gelecekte iz bırakan bir anlatıcı olarak bildiği/tanıklık ettiği bir coğrafyayı anlatacağını bu öyküleriyle bize muştuluyor. Denize, deniz insanlarına, yaşamlarını bu uğraşa adamışlara adanış öyküleri de diyebiliriz Tuz Kokulu Öyküler’e. Uzunca süre belleklerinizde iz bırakacak öyküler bir dil şenliğiyle karşılıyor okurunu. Feridun Andaç “Bu insanlar için, nasıl ve ne zaman biteceği bilinmez, umarsız bir kavga hiç durmamacasına sürüyor, sürüyordu. Arada pes eden ekiplerden vardiya alıp, direnmeye çalışanlar çıksa da, bir vardiyayı çıkaramadan, yıkılıyorlardı. Onca insandan arta kalan sayılı denizci yürütüyordu gemiyi. Tükenmeye karşı çıkan o bedenlerde, o beyinlerde direnmek ve savaşmaktan başkaca hiçbir düşünce, kaygı yoktu.
Rahşan Esen
metin - Türkçe
4 Ayrım
1,69 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Sabahın gam vuran saatinde ölümü gömüyor Teselya bir ağaç gölgesine. Ölüm uzak fakat aşina. Bir istasyona varıyor yollar. Kırılmış eski eşyalarla yüklü vagonlar. Yaklaşan trenin sesi duyuluyor. Anın ağırlığı ve boşluğu içinde yol alıyor tren. Nehir kıyısında bulduğum boğulmuş bir yılanın kıvrılmış iskeleti taşlar arasında duruyor Gökyüzü durgun bazen birkaç bulut görünüyor. Rüzgârla yüklü tren gölgelen- miş karanlığın içinde küçük bir parıltının görünüp yok olması gibi görünüp kayboluyor. Vagonların kapı aralığından sızan ışık ve sessizlik sabaha değin uzuyor. Akşam vakti mahmurluğu çökmüş annemin sık sık bulmaca çözdüğü günlerden biri sigarası çoktan yarılanmış gazetenin üzerine kamburca eğilmiş, bir ağaç gölgesi gibi duruyor. Gölgesi dibinde yeşerttiği tomurcuklar saçlarına karışmış tıpkı birer düşünce zerresi gibi. Solgun yüzü gölgelikler içindeki sararmış yapraklar gibi, avucunda kurumuş yanık birkaç tohum tanesi.
Sema Kaygusuz
metin - Türkçe
3 Ayrım
3,35 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Sema Kaygusuz’un yeni romanı: Saf Canavar. “Dünyasını yitirenler, ancak o zaman evreni keşfeder. “İçime doğanı sakınacak değilim. Bundan kaçamam zaten. Ama gördüğünüz gibi anlattıkça kayıp veren ulu bir cahilim ben. Bir kelleyi bulmakla lanetli, kendi mahvımı anlatıyorum. Yazılmışla yazılamaz arasındaki sınırı hâlâ bilmiyorum. O yüzden gerekeni siz yapın lütfen. Bütün bu anlattıklarımla az sonra anlatacaklarımı ateşe tutmayı unutmayın.”
Terry Pratchett
metin - Türkçe
4 Ayrım
14,72 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Fantastik
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Dünya çapında 100 milyonun üzerinde satan külliyatın yirmi beşinci halkası olan kitap, ''Sanayi Devrimi'' alt serisinin de ikinci serüveni. Tarihe izi bırakan hakiki olaylardan beslenen kurgusunu, kültleşmiş siyasi entrika filmlerine yaptığı enfes göndermelerle renklendiren yazar; ''dördüncü kuvvet'' medyanın en kudretli günlerine saygı duruşunda bulunuyor. ''Halk haber duymak istediğini zanneder ama asıl istediği, kendi bildiği şeyleri tekrar duymaktır...'' Hazır olun, Disk'in büyülü atmosferi yepyeni bir meslekle tanışıyor: Gazetecilik! William deSoze sıradan, küçük haberlerini postalamaktan pek memnundu. Bu sayede aylık geçimini sağlıyor, kitaplarını okuyor, keyfine bakıyordu. Fakat kaderin -ve elbette hikâye anlatma tanrılarının- isteğiyle yolu bir gün, ''icat çıkarmaya'' bayılan birkaç cüceyle kesişti ve işte o andan itibaren Ankh-Morpork'un yaşantısı da tümden değişti. Dördüncü kuvvet, görev başındaydı... Medya ve özellikle gazetecilik tarihini aydınlatmakla kalmayıp âdeta şenlendiren satırlarıyla Gerçek, ideal bir dünyada yaratılmaya çalışılacak siyasi komploların başarıya asla ulaşamayacağını gösteriyor. Nüktedan anlatımıyla, Diskdünya'yı daha önce hiç ziyaret etmemiş okurları bile kıskıvrak avucuna almayı başaran Terry Pratchett, ''araştırmacı gazetecilik'' damarından yürüdüğü bu kitabıyla gerçekleri kahkaha ile buluşturuyor.
Sibel Tuğal
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,24 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Doktora Tezi, Makale
Görüntülenme Sayısı: 0
Konusu:
Bu eser, 21. yüzyılda elektronik, dijital ve bilişim teknolojilerindeki gelişmelerin sanat pratikleri, üretim biçimleri ve sanatçı kimliği üzerindeki dönüştürücü etkilerini incelemektedir. İnsan aklı ile hayal gücünün teknolojiyle olan etkileşimi analiz edilerek; sanatçının yeni medya ve elektronik teknolojilerini yeni estetik veya sanal yapılar kurgulamak üzere bir araç olarak kullandığı tespiti yapılmaktadır.

Sayfalar