En Son Eklenenler

Toplam 59221 sonuçtan 601 - 610 arası görüntüleniyor.
  • Leyla Zerger
    insan sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    515,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Polisiye Roman
    Seslendiren : Özge Koca
    Konusu:
    Elif Seba, bulduğu tıbbi bir formülün peşine düşen dünyadaki üç büyük dine mensup gruplardan kaçmak ve formülü korumak için hafızasını sildirir. Bu nedenle kendisini rakamlar ve temizlikle ilgili takıntıları olan bir İngilizce öğretmeni zannetmektedir. Ev arkadaşı, babası, kardeşi derken gittikçe büyüyen bir grubun onun üzerinde oynadıkları oyunu fark ettiğinde, aslında bir genetik mühendisi hatta bunun ötesinde bir dâhi olduğunu anlayacaktır. Sıradan olmadığını keşfeden ama aslında kim olduğu hakkında kesin bir bilgiye sahip olmayan Elif, bir yandan takıntıları ile baş etmeye çalışırken, bir yandan da kendisini peşinde olan insanlarla bir savaş içerisinde bulur. Yirmiüç On’un bu ilk kitabında Elif, başına gelen her yeni felaket ile aslında düşündüğünden çok daha karmaşık bir çıkmazda olduğunu anlayacak ve kendini yeniden bulabilmek için Türkiye sınırlarının ötesine taşan bir kovalamacanın içinde bulacaktır.
  • Hüseyin Karababa
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    14,49 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    2 Temmuz 1993, Sivas Madımak otelinde sevgili kız kardeşim Gülsün’ü ve otuz iki yol arkadaşını önce taşladılar, sonra ateşe vererek yaktılar. Canlarımız Sivas Valiliği’nin ve Kültür Bakanlığı’nın düzenlemiş olduğu, Pir Sultan Anma Etkinliğine katılacak müzik, tiyatro, semah gösterileri yapmak üzere Sivas Valiliği ve Kültür Bakanlığının davetlisi olarak Sivas’a götürüldüler. (Devlet eliyle ölüme gittiklerini bilmeden, bilemeden.) Kültür Bakanlığı 54 sanatçıya Madımak otelinden yer ayırttırıp giderini Bakanlık bütçesinden karşıladı. (Madımak otelinin sahibi Murtaza Öğütçü’nün Cumhuriyet Savcısı’na verdiği ifade: «Madımak otelinin sahibi olduğunu, olaydan 4-5 gün önce Turizm Müdürünün kendisine gelerek elli kişilik yer ayırttığını, giderinin bakanlıkça karşılandığını» ifadesinde belirtmiştir. Kurbanlar kırım/katliam noktasına önceden tasarlandığı gibi taşınmış oldular. Etkinlik açılış konuşmasını Sivas Valisi Ahmet Karabilgin yaparak, katliam programını başlattı. Dönemin Kültür Bakanı Fikri Sağlar o gün orada olacağını bildirmesine rağmen ve anma programında olmasına rağmen her nedense gelmedi. (Halen, bu konu herhangi bir açıklaması olmadı.) Valilik ve Kültür Bakanlığının garantörlüğünde canlarımız gönül rahatlığı içerisinde katledilecekleri yere gitmiş olurlar. Otelin önüne etkinlikten üç gün önce Sivas Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu tarafından “kaldırım yenileme” gerekçesi ile kamyonlarla kaldırım taşları konuldu. Yine Belediye Başkanı Karamollaoğlu 2 Temmuz gününe “hicret koşusu” adı altında Sivas’tan ve çevre illerden militan haydutları yurtlara yerleştirerek katliam hazırlıklarını tamamlamış oldu. Tugay Komutanı Tuğgeneral Ahmet Yücetürk “6 bin askeri olan” askerlerini bu kritik günde Erzincan ve Divriği dağlarına operasyona gönderdi. Sivas Emniyet Müdürü Doğukan Önen polislerini bu askeri operasyona gönderdi. Sivas’ta güvenlik kuvvetleri önceden boşaltıldı. Diğer yandan özel harp dairesinin paramiliter kontra çeteleri bir ay önceden Alevileri hedef gösteren bildiriler dağıttılar. Bu bildirileri Sivas Emniyet Müdürlüğü’nün faksından basına ve kamuoyuna ilettiler. Bildirilerde “Müslüman Kamuoyuna” başlığıyla “dinsizler, kâfirler şehrimizde salyangoz satmaya geliyorlar. Allah’a inanan Müslümanlar gün ayağa kalkma ve bu kâfirlere gereken dersi verme günüdür.” gibi cümleler kurarak, azgın, gerici, şeriatçı örgütleri, grupları, tarikatları ve faşistleri katliama hazırladılar. Günlerden Cuma’dır. Bu Propagandaları camilerde yaptılar. Cuma namazından çıkan azgın topluluğu Madımak oteline yönlendirdiler. Otel önce taşlandı, “Karamollaoğlu’nun döktürdüğü taşlarla”… Sonra ateşe verdiler. “Mantık, şeytanlar önce taşlanacak, sonra yakılacak.” Otuz üç canımızı yaktılar. Sekiz saat gibi uzunca bir taşlama, bir saatte yakma. Dokuz saatte katliamı ve kırımı gerçekleştirdiler. Dokuz saat devlet ortada yoktu. Çünkü günler öncesinden tüm güvenlik birimleri şehir dışına gönderilmişti. (Her şeyi önceden planlamışlardı.) Katillerin elindeki benzin bidonları önceden hazırlanmış, “Ya Allah! Bismillah! Allahuekber!” Tekbirler getirerek Alevilere karşı dinsel bir katliam töreni yaptılar. Kültür Bakanı, Vali, Tugay Komutanı, Emniyet Müdür, Belediye Başkanı, yani devlet erkânı bu katliam festivalini keyifle izlediler. Bu katliamcıların 30 yıl süren yargılama sürecinde ifadelerine bile başvurulmadı. Otuz üç canımızın içerisinde yirmi üç yaşındaki, Araştırmacı/akademisyen Hollanda vatandaşı Carina Cuanna Thuijs da vardı. 30 yıllık yargılama sürecine Hollanda devleti müdahil olmadı. Vatandaşına sahip çıkmadı. Aranan katillerden 15 haydut Almanya’ya iltica etti ve ilticaları kabul oldu.
  • Haydar Ünal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    43,60 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Şiir
    Seslendiren : NURHAN KINAY
    Konusu:
    Rüzgarın getirdiği telaş var saçlarında / Uzaklara, hep uzaklara / Büyük vazgeçişleri ertelemiş, iki yanardağ gözlerin / Uzun sürmüş yenilgilerin tarihle olan hesabından geçiyor / Bense, balıkçıların yanağından süzülen bir damla güneşin içine düşüyorum.
  • Cemil Cahit Toydemir
    insan sesi mp3 - Türkçe
    68 Ayrım
    1040,76 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anı/Mektup
    Seslendiren : Gül Nazlıcan Arı
    Konusu:
    ATATÜRK’ÜN SİLAH ARKADAŞI CEMİL CAHİT TOYDEMİR’İN İLK DEFA YAYIMLANAN ANILARI Orgeneral Cemil Cahit Toydemir 1883 yılında İstanbul’da doğdu. Harp Okulu’ndan 1902 yılında teğmen rütbesiyle mezun oldu. Beyrut’ta, Yemen’de, Trabulsgarp’ta, Balkanlar’da, Sarıkamış’ta, Kop Geçidi’nde, Azerbaycan’da muharebelere katıldı. Millî Mücadele’nin en kritik safhalarında sorumluluk üstlendi. Cephede olduğu kadar teşkilatlanma, idare ve diplomasi alanlarında da belirleyici roller oynamış seçkin bir asker ve devlet adamıydı. Bu hatırat, Toydemir’in Ocak 1919’dan Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına, oradan Şeyh Sait İsyanı ve İkinci Dünya Savaşı yıllarına uzanan anılarını, tarihsel arka plan notları ve belgeler eşliğinde ilk kez okurla buluşturuyor. İstanbul’dan Amasya’ya, Maraş’tan Zile’ye; II. İnönü, Sakarya ve Büyük Taarruz’un gölgesinde yaşanan askerî ve siyasi gelişmeler, Toydemir’in tanıklığıyla ayrıntılı biçimde aktarılıyor. Atatürk’le olan yakın mesaisine dair notlar, Kuvayı Milliye’nin teşekkülü, Şeyh Sait İsyanı, iç isyanlar, Pontos harekâtı, Trakya’nın teslim alınışı ve Cumhuriyet’in erken dönem güvenlik sorunları, yalnızca bir hatırat değil, aynı zamanda birinci elden tarih kaynağı niteliği taşıyan bu metinde ele alınıyor. Eserde yer alan Almanya ziyareti ve Hitler’le yapılan görüşmeye dair notlar ise kitabı, Türk askerî ve siyasi tarihinin sınırlarını aşan uluslararası bir tanıklık düzeyine taşıyor. Belgeler, fotoğraflar, haritalar ve kronolojiyle desteklenen bu çalışma, Millî Mücadele ve erken Cumhuriyet dönemini derinlemesine anlamak isteyenler için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı... Osmanlı Devleti tarafından verilen çeşitli nişan ve madalyalar ile TBMM tarafından verilen İstiklal Madalyası ve takdirname sahibi olan Orgeneral Cemil Cahit Toydemir’in Türkiye’nin yakın tarihine ışık tutan anıları, yalnızca bir askerin kişisel hatıraları değil; bir imparatorluğun çözülüşüne, yeni bir devletin doğuşuna tanıklık eden canlı bir tarih anlatısı niteliği taşıyor.
  • Richard Firth-Godbehere
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    491,00 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Seslendiren : Ömer Yılmaz
    Konusu:
    Hissetme Şeklimiz Bildiğimiz Dünyayı Nasıl İnşa Etti? “İnsan duygularının ilkel güçleri, nükleer füzyondan daha tehlikeli ve daha yıkıcıdır. Çağımızın temel bilimsel sorununun duygu sorunu olduğundan kimin şüphesi olabilir ki?” Howard S. Liddell Biz insanlar kendimizi rasyonel varlıklar olarak görmeyi severiz. Hayatta kalmak için akıl yürütmeyi ve mantığı kullandığımızı düşünürüz. Ancak insanlık tarihinin en önemli anlarının çoğu, soğuk ve katı gerçeklerden çok duygularla şekillendi. Mantık ve akıl, insanlığın temel taşları gibi görünse de, tarih boyunca en büyük dönüşümlerin ardında hep duygularımız vardı. Korku, imparatorlukları yıktı; aşk, devrimleri ateşledi; öfke, savaşlar başlattı. Felsefenin doğuşundan büyük dinlerin ortaya çıkışına, Roma’nın çöküşünden Bilim Devrimi’ne ve insanlığın gördüğü en kanlı savaşlara kadar birçok olayı gerçekten anlayabilmek için duyguların rolünü kavramak önemli. Psikoloji, sinirbilim, felsefe, sanat ve din tarihinden yararlanan Richard Firth-Godbehere, okurları dünya çapında ve tarihin derinliklerinde büyüleyici bir yolculuğa çıkarıyor. Antik Yunan’dan Japonya’ya, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Amerika’ya kadar uzanan bu anlatı, duyguların toplumları nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seriyor.
  • Sarah Pinborough
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    448,05 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Polisiye Roman
    Seslendiren : Derya Çimen
    Konusu:
    GECENİN DERİNLİĞİNDE DELİLİK PUSUDA BEKLER. Emma Averell başarılı bir avukattı, iki çocuğu ve harika bir eşi vardı ancak hayatı her zaman bu kadar kusursuz olmamıştı. Henüz beş yaşındayken, annesiyle yaşadığı dehşet verici bir olay yüzünden ablasıyla birlikte koruyucu aileye verilmişti. Abla­sı, annesinin sevgi dolu ve “normal” olduğu zamanları hatırlasa da Emma onu yalnızca tek bir şey olarak hatırlıyordu: Bir canavar. Ve o canavar, annelerinin içinden kırkıncı yaş gününde ortaya çıkmıştı; yani tam da Emma’nın yaklaşmakta olduğu yaşta. Emma, çocukluk travmalarını herkesten gizlemişti. Fakat uykuları kaçmaya ve tıpkı annesi gibi gün içinde zaman boşlukları yaşamaya başladığında işler değişti. Emma, onu tüketen uykusuzluğunun, tıpkı geçmişte bırakmak için yıllarca çabaladığı annesi gibi, yavaş yavaş aklını kaybettiğinin bir işareti olmasından korkuyordu. Bu bulanık ve dengesiz hâlinin sebebi ne olabilirdi? Yoksa gerçekten de aklını yitirmeye mi başlamıştı? “Sarah Pinborough, sizi kendine hayran bırakacak.” —Harlan Coben “Pinborough’nun en sevdiğim kitabı. Sürprizlerle dolu, baş döndürücü bir yolculuk sunuyor. Okurken gerçek anlamda nefesimi tuttum. Son derece güçlü bir kurgu. Kusursuz.” —Lucy Foley “Ustaca kurgulanmış, merak uyandıran bir gerilim… Aynı zamanda uykusuz bir zihnin zayıflayıp, kişiyi ölümcül bir kuşkuya nasıl sürükleyebileceğinin son derece rahatsız edici bir portresi.” —Washington Post “Kitabın baş karakteri Emma, kuşaklar arası travmayla baş etmeye, iş ve aile hayatı arasında denge kurmaya çalışırken, içinde bulunduğu durum tehlikeli ve ürpertici bir hikâyeye dönüşüyor. Uyku Yok, okurlara nefes kesici bir gerilim sunuyor.” —Entertainment Weekly
  • Onur Akhan, Mesut Demirbilek
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    227,07 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anlatı
    Seslendiren : Ömer Yılmaz
    Konusu:
    Öldürdüm onu... Çektim gittim sonra... Kanlar içinde bir ceset adası bıraktım arkamda. Kendi kanında nasıl boğulduğunu görsünler diye, bıraktım onu ortalıkta; tek başına! Kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi, biliyor musunuz? Benim gibi bir adam katil oldu... Ne garip! Anlam veremediğim bir kibir var üzerimde şimdi. Ömründe hiç adam öldürmemiş olanları küçümsüyorum. İçimdeki açlık büyüyor, durduramıyorum. Masumiyetini kaybetmiş bedenim, daha fazla kan istiyor. Yavaş yavaş kontrolümü kaybediyorum. Sonunda pes edip, dönüştüğüm şeyin esiri oluyorum.
  • Guadalupe Nettel
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    221,18 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Hikaye
    Seslendiren : Necla Çokküçük
    Konusu:
    Nettel özgür. İlk kitabından bu yana, basmakalıp dogmaları ve eskiden miras alınan gerçekleri ortadan kaldırmak için inatla mücadele etti, bu konudaki meziyeti dikkate değer: en kasvetli göklerin altında bile, kendi anlatı söylemini, dünyada var olmanın benzersiz ve cesur bir yolunu ortaya koymayı başardı. Enrique Vila-Matas Benzersiz Kızım adlı kitabı büyük beğeniyle karşılanan ve 2023 Uluslararası Booker Ödülleri’nde kısa listeye kalma başarısı gösteren Guadalupe Nettel, okurlarının karşısına bu kez bir öykü toplamıyla çıkıyor. Yoldan Çıkanlar’daki sekiz öyküden birinde anlatıcı, Baudelaire’in de bir şiirini atfettiği albatros kuşu ile tanışma hikâyesini anlatıyor. Genelde yalnız uçan heybetli albatros kuşları bazen havada yeterince rüzgâr olmayınca dengelerini kaybeder, yollarını şaşırır ve yaşam alanlarından çok uzaklarda bulurlar kendilerini. Yani yoldan çıkarlar. Nettel de kitap boyunca bir şekilde yoldan çıkan kişilerin hayatların odaklanıyor. Bir gün hastanede, kimsenin konuşmak istemediği bir olay nedeniyle ailesi tarafından yıllarca dışlanmış dayısıyla tanışan kız; kendisinden daha iyi bir hayat yaşayan eski bir sınıf arkadaşının evinde istemeden farklı bir hayata başlayan hayal kırıklığına uğramış aktör; uyanık olmaktansa uyumanın daha iyi olduğu, ölmekte olan bir dünyada çocuklarıyla yaşayan kadın ya da mutsuz aile yaşantısına çareyi ıssız bir sokakta bulan, Pembe Kapı adlı muhteşem öykünün anlatıcısı. Gerçeklik ile fantezi arasında gidip gelen bu hikâyeler, karakterlerini toplumumuzun çizdiği başarı – başarısızlık takıntısıyla yüzleştirirken, Guadalupe Nettel’in bu türde ulaştığı ustalığı da gözler önüne seriyor.
  • Osman Balcıgil
    insan sesi mp3 - Türkçe
    45 Ayrım
    624,99 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Ayşe Benli
    Konusu:
    Türkiye-Ortadoğu-Avrupa coğrafyasında, gerçek olaylar üzerine kurulu bir casusluk romanı... İkinci Dünya Savaşı’nda Yahudiler, Ermeniler, milliyetçiler, komünistler, şeriatçılar ne yaptı? Yanlış bildiğimiz, doğrusuna inanamayacağımız entrikalar, cinayetler... Kimilerini çok yakından tanıdığımız insanlara dair gizli dosyalar... Her köşesinde karışık adamların cirit attığı, adım başı suikast girişiminde bulunulan, savaşın korkutucu soluğunu ensesinde hisseden Türkiye... Diplomat, sığınmacı, aydın, bilimadamı, casus, işadamı ve politikacılarla ustaca dans eden casusluk örgütü: TERS KANATLI ŞAHİN
  • Jorge Amado
    insan sesi mp3 - Türkçe
    47 Ayrım
    800,19 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: roman
    Seslendiren : Şengül Çabuk
    Konusu:
    "Sınırsız otlağımızda susuzluğu ve açlığı, yalvarışlarla hıçkırıkları, acıların tortusunu ve umudun goncalarını, aşk çığlıklarını ve acı çekenlerin anlaşılmaz sözlerini devşirerek ilerliyoruz ve bunlardan kan rengi bir demet yapıyoruz gecenin kara mantosunu süslemek için..." Evlatlarının kursağından bir lokma geçirebilmek için çırpınan emekçi sınıfların, kumarbaz haydutların, fahişelerin, alkoliklerin, basiretsizlerin ve ermişlerin Bahia'da gürül gürül akan hayatlarının kadim Kandomble dininin coşkulu ritüelleriyle ve her şeyden önce bir arada ayakta kalabilmek için dayanışmayla örülü trajikomik hikâyesi, Brezilya'nın tüm renklerini ve seslerini sakınmasızca satırlara taşıyan Jorge Amado'nun kaleminden pikaresk bir cümbüşe dönüşüyor. Gecenin Çobanları, şeytanlarına pabucunu ters giydirecek kadar kurnaz, kan kardeşleri için tanrılarına başkaldıracak denli gözüpek, cömert ve namlı Bahia kadınlarına sevdalı başlarını önlerine katıp her şeyden vazgeçmeyi göze almasını bilen tutkulu insanların alınterinden süzülen modernist bir başyapıt...

Sayfalar