Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2916 sonuçtan 601 - 610 arası görüntüleniyor.
  • Erasmus
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    277 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Esra Tongur
    Erasmus, dostu Thomas More'u eğlendirmek için bir yolculuk sırasında bir haftada yazdığını söylediği DeIiIiğe Övgü'de şu soruyu sorar: İnsanoğlunun tüm zincirlerinden kurtulmasını ve salt özgürlüğe ulaşmasını sağlayan delilik değil midir? Gülmece bu çerçevede gelişir ve söz kendisini övmesi için deliliğe bırakılır.
  • Erasmus
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    394,58 KB
    Eser Türü: Kitap
    Erasmus 1536 yılında Basel kentinde hayata veda ettiğinde, arkasında bıraktığı yığınla eser arasında Deliliğe Övgü kendisine sonsuzluk bahşeden en önemli eseri olur. Çünkü bu eser ölümünden sonra Fransızca, Almanca, İtalyanca başta olmak üzere pek çok dile çevrilir. Zaman zaman Erasmus'un yaptığı şakaları kaldıramayan bazı ilahiyatçılar yasaklatsa da Deliliğe Övgü yüzyıllar boyunca halk tarafından çok okunur ve sevilir. Çünkü Erasmus'un Deliliği, yani Stultitia'sı bir tanrıçadır, hem de lütfuna ereni dipsiz kuyuların karanlığından güneş ışığına çekip çıkaran ve yaşamı zevklere boğan bir tanrıça, yani bir kadın. Giyinişi, düşüncesi, davranışı ve yaşam şekliyle Minerva'nın, yani Bilgelik tanrıçasının tam zıddıdır. Erasmus, Stultitia ile Minerva arasında retoriksel sanatların yardımıyla öyle içinden çıkılmaz bir labirent örer ki, okuyucu deliliğin mi bilgelik, yoksa bilgeliğin mi delilik olduğunu bazen karıştırır. Erasmus deliliği önce överek yerer, sonra da yererek över. Çünkü Erasmus'un yerdiği sıradan delilik, yani insana göre deliliktir; övdüğü ise kutlu delilik, yani Tanrı katında kutsal olan deliliktir. Kutlu delilik özünde hakiki bir bilgelik içerir. (Tanıtım Bülteninden)
  • Howard Phillips Lovecraft
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    240,61 KB
    Eser Türü: Kitap
    Miskatonic Üniversitesi'nden bir ekip araştırma için Antartika'ya gider. Yaptıkları sondajlarda jeolojik bulgulardan çok daha fazlasına rastlarlar. Çağlardır ölü olan bu kıta, insanın gezegen üzerinde ilk yürüyüşünden yıllar önce yaşayan varlıkların görke
  • Andrew Scull
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    303,77 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Dilek Baykal
    Dünyanın önde gelen psikiyatri tarihçilerinden Andrew Scull, antik çağlardan günümüze, dünyanın farklı kültürlerinde deliliğin panoramik bir portresini çiziyor. İki bin yılı aşkın bir süre boyunca akıl hastalığına verilen sosyal, kültürel, tıbbi ve sanatsal tepkileri kışkırtıcı ve eğlenceli bir şekilde inceliyor. Günümüzde akıl hastalığına yaygın olarak tıbbi bir mercekten bakılsa da, toplumlar deliliği psikolojik veya sosyal açıklamalar inşa ederek anlamlandırmaya çalıştılar. Scull, Deliliğin Kısa Tarihi kitabında bu rahatsızlığın ve onu tedavi etme girişimlerimizin uzun ve karmaşık tarihinin izini sürerken, deliliğin yönetimi ve bastırılmasına adanmış bir endüstrinin nasıl bu denli büyüdüğünü de ortaya koyuyor. Scull, deliliğin sağduyulu varsayımlarımızı nasıl derinden sarstığını; toplumsal düzeni hem sembolik hem de pratik olarak nasıl tehdit ettiğini; günlük yaşamın dokusunda yarattığı aksaklıkları; deneyimlerimizi ve beklentilerimizi nasıl alt üst ettiğini ustaca aktarıyor.
  • Megan Shepherd
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    758,22 KB
    Eser Türü: Kitap
    İçindeki karanlıkla yüzleşme vakti Robert Louis Stevenson'ın klasikleşmiş romanı Dr. Jekyll ve Mr. Hyde'dan esinlenmiş Deliliğin Kıyısında, Kaçığın Kızı serisinin ikinci romanı. Juliet Moreau, babasının adasını ve ardında bıraktığı sırları terk edip Londra'ya geri döneli aylar olmuştur. Aşina olduğu hayatı yeniden kurarken Dr. Moreau'nun dehşet verici mirasını unutmaya çalışır; fakat birisi ya da bir şey belli ki onu unutmamıştır. Kendisine yakın insanlar birer birer, ardında korkunç pençe izleri bırakan bir katile kurban düşmeye başlayınca, Juliet babasının yaratıklarından birinin de adadan kaçmış olabileceğinden korkar. Bir yandan giderek kötüleşen hastalığını iyileştirecek serumu araştırıp bir yandan da var gücüyle bu katili durdurmaya çabalarken, kendini bir kez daha skandallar ve tehlikeyle dolu bir dünyanın içinde bulur. İki parçaya bölünmüş gönlü, su yüzüne çıkan geçmişi ve peşindeki takıntılı katille, Juliet bu işten canlı çıkabilecek midir? (Tanıtım Bülteninden)
  • Michel Foucault
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    471,43 KB
    Eser Türü: Kitap
    Michel Foucault, Deliliğin Tarihi’nde, deliliğin gündelik yaşamın bir parçası sayıldığı, kaçıklarla çılgınların sokaklarda ellerini kollarını sallayarak dolaştıkları Orta Çağ’dan, tehlikeli sayılmaya başladıkları, tımarhanelere kapatıldıkları, öteki insanlarla aralarına ilk kez duvarların çekildiği 18. yüzyıla kadar, Batı’da deliliğin arkeolojisini irdeliyor. Deliliğin fantastik dünyasında dolaşırken Foucault, aslında “deli”nin bize onun deli olduğuna karar veren, onu öyle konumlandıran genel toplumsal harita üzerinde işgal ettiği yer itibarıyla yansıdığını gösteriyor. Her çağın kendi ütopyası içinde kendini arındırdığı, saflaştırdığı, idealleştirdiği tarihsel yolculukta, delinin bu arınma ayin ve oyunundaki yerini ve rolünü kavramamızı sağlıyor. Bu nedenle, Deliliğin Tarihi, aynı zamanda aklın tarihinin ana hatlarını da ortaya koyuyor: Akıl, kendini ancak deliliğin zıddında, deliliğin zıddı olarak tanımlayabiliyor. Öyleyse delilik, toplum düzeninin varlığı için gerekli; çünkü bu düzen ancak kendi negatifinin aynasında kimlik bulabiliyor.
  • Michel Foucault
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    481,58 KB
    Eser Türü: Kitap
    Michel Foucault, Deliliğin Tarihi’nde, deliliğin gündelik yaşamın bir parçası sayıldığı, kaçıklarla çılgınların sokaklarda ellerini kollarını sallayarak dolaştıkları Orta Çağ’dan, tehlikeli sayılmaya başladıkları, tımarhanelere kapatıldıkları, öteki insanlarla aralarına ilk kez duvarların çekildiği 18. yüzyıla kadar, Batı’da deliliğin arkeolojisini irdeliyor. Deliliğin fantastik dünyasında dolaşırken Foucault, aslında “deli”nin bize onun deli olduğuna karar veren, onu öyle konumlandıran genel toplumsal harita üzerinde işgal ettiği yer itibarıyla yansıdığını gösteriyor. Her çağın kendi ütopyası içinde kendini arındırdığı, saflaştırdığı, idealleştirdiği tarihsel yolculukta, delinin bu arınma ayin ve oyunundaki yerini ve rolünü kavramamızı sağlıyor. Bu nedenle, Deliliğin Tarihi, aynı zamanda aklın tarihinin ana hatlarını da ortaya koyuyor: Akıl, kendini ancak deliliğin zıddında, deliliğin zıddı olarak tanımlayabiliyor. Öyleyse delilik, toplum düzeninin varlığı için gerekli; çünkü bu düzen ancak kendi negatifinin aynasında kimlik bulabiliyor.
  • Michel Foucault
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    576,77 KB
    Eser Türü: Kitap
    Michel Foucault, Deliliğin Tarihi’nde, deliliğin gündelik yaşamın bir parçası sayıldığı, kaçıklarla çılgınların sokaklarda ellerini kollarını sallayarak dolaştıkları Orta Çağ’dan, tehlikeli sayılmaya başladıkları, tımarhanelere kapatıldıkları, öteki insanlarla aralarına ilk kez duvarların çekildiği 18. yüzyıla kadar, Batı’da deliliğin arkeolojisini irdeliyor. Deliliğin fantastik dünyasında dolaşırken Foucault, aslında “deli”nin bize onun deli olduğuna karar veren, onu öyle konumlandıran genel toplumsal harita üzerinde işgal ettiği yer itibarıyla yansıdığını gösteriyor. Her çağın kendi ütopyası içinde kendini arındırdığı, saflaştırdığı, idealleştirdiği tarihsel yolculukta, delinin bu arınma ayin ve oyunundaki yerini ve rolünü kavramamızı sağlıyor. Bu nedenle, Deliliğin Tarihi, aynı zamanda aklın tarihinin ana hatlarını da ortaya koyuyor: Akıl, kendini ancak deliliğin zıddında, deliliğin zıddı olarak tanımlayabiliyor. Öyleyse delilik, toplum düzeninin varlığı için gerekli; çünkü bu düzen ancak kendi negatifinin aynasında kimlik bulabiliyor.
  • Charles Bukowski
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    315,85 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Ayşe Şasa
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    302,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: ŞERİFE SEVGİ ÇINAR
    Ayşe Şasa, bireysel ve toplumsal hastalığının kesiştiği noktada, İbn Arabi'yle tanıştığını söylüyor. Muhtemelen reddettiği bir dünyayla tanışınca huzura yaklaştığını hissetti; yaşadığı kavmin reddettiği kesimiyle temasa geldi... Kendisini anlatan Ayşa Şasa dostumuzdan bizim de öğreneceğimiz vardır. - İlber Ortaylı- Esasen sinemacı olan Ayşe Şasa, denemelerinde görsel olan ile zihinsel olanı kendi gönül aydınlığında sentezleyerek ifade ediyor. Bu yaklaşım meselelere hem oldukça gerçekçi hem de metafizik açılımlar getiriyor. Yazıların etkisi samimiyetinde. Bu samimiyet yer yer müspet manada safiyete dönüşüyor. Bunca yıldır gögüs gerdiği hayatın ağır yüküne dayanmaktan oluşan bir temizlik, bir hayret. Günümüz entelektüel yaşamında az rastlanır bir meziyet. - Mustafa Kutlu- Ayşe Şasa, bir ermişin hayatını anlatıyor ipek kanatlı sayfalarda.. "Bu az şey değil." - Hilmi Yavuz-

Sayfalar