En Son Eklenenler

Toplam 59221 sonuçtan 611 - 620 arası görüntüleniyor.
  • Emine Şimşek
    insan sesi mp3 - Türkçe
    27 Ayrım
    538,62 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Sengül Budanur
    Konusu:
    Emine Şimşek Emiral “Umut Kuşun Kanadında” adındaki ilk anı romanı ile çok güzel bir Anadolu profili çizmiş… Anadolu’da birçok yerleşim yerinin kaderi olan içe kapanık yaşamın toplumla adeta inatlaştığını hepimiz biliriz... Ne var ki böylesi inatçılı-ğa zaman zaman isyan edenler de olur ve kendini bilinçlendirmenin ötesinde çevrelerine de ışık verir-ler... Bunun en güzel örneklerinden biri de Emine Şimşek Emiral’dir... Aydınlanmanın bilincine varınca, çevresine de rehber olup, onlara yol yolak olur. Derken kadın olduğunun farkına varır. Bu kez de kendini ve Anadolu kadınını sorgulamaya başlar... Çünkü o, Anadolu’nun bu geri kalmışlığının ancak anaların bilinçlenmesi ile giderile-ceğini düşünür. Bu düşüncenin başında da kadın hakları konusunda elde edilecek kazanımlar geldiğini dillendirir. Bu nedenle Anadolu kadını ile Avrupa kadınları arasındaki farklılığı, nedenleri ile ortaya koyar, bunun önündeki engellerin nasıl yıkılacağı konusunu irdeler... Dolayısı ile Ataerkil aile yapısın-daki erkek baskısını... Bunları anlatırken onun farklı bir yönünü daha görü-rüz. Aile kavramının sosyal ve pedagojik yapısından yola çıkarak problemlerin yoğunlaştığı toplumsal oluşumlara doğru sorunu adeta ivmeler... O bir araştırmacı yazar olarak iyi bilir ki, yanlışlığın ilk ayağı ailede başlar. Bunun altını da kalın kalın çizer. Bu önemli toplumsal yarayı, kendi ailesinden yola çıkarak çok güzel ve anlaşılır bir dille anlatır... Kadının toplumsal yaşamdaki varlığı, kadın açısından kalkın-manın önündeki engeller, duygusal yaklaşımlar, acılar ve sevinçler içtenlikle anlatılmıştır. İçinde kendimizden de bir anı bulabileceğimiz bu kitabın, severek okuyacağına inanıyorum. Erdoğan Baysal Araştırmacı/Yazar
  • Julia Quinn
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    706,63 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Seslendiren : Neslihan Kayıkçı
    Konusu:
    Tanıdığı bütün adamların aksine, Gregory Bridgerton gerçek aşka inanmaktadır. Ve hayallerinin kadınını bulduğunda, onun doğru insan olduğunu bir anda anlayacağından emindir. Başına da tam olarak bu gelmiştir. Fakat...Bu kadın, doğru kişi değildir. Hatta, nefes kesici Bayan Hermione Watson başkasına aşıktır. Ama en iyi arkadaşı Leydi Lucinda Abernathy, Hermione’yi feci bir birliktelikten kurtarmaya karar verir, böylece Gregory’ye onun kalbini kazanması için yardım etmeyi teklif eder. Ama bu esnada Lucy aşık olur. Hem de Gregory’ye. Fakat...Lucy nişanlıdır. Ve amcası onun nişandan caymasına izin verecek gibi görünmez. Gregory kendine gelip, doğru kişinin keskin zekâsı ve insanın içini açan gülümsemesi ile kalbine şarkılar söyleten Lucy olduğunu anlayınca bile... Böylece, düğün yolunda, gelini öpme vakti geldiğinde, sunakta duran kişinin yalnızca kendisi olmasını sağlamak için Gregory’nin her şeyini riske atması gerekmektedir...
  • Hüseyin Karababa
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    14,49 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    2 Temmuz 1993, Sivas Madımak otelinde sevgili kız kardeşim Gülsün’ü ve otuz iki yol arkadaşını önce taşladılar, sonra ateşe vererek yaktılar. Canlarımız Sivas Valiliği’nin ve Kültür Bakanlığı’nın düzenlemiş olduğu, Pir Sultan Anma Etkinliğine katılacak müzik, tiyatro, semah gösterileri yapmak üzere Sivas Valiliği ve Kültür Bakanlığının davetlisi olarak Sivas’a götürüldüler. (Devlet eliyle ölüme gittiklerini bilmeden, bilemeden.) Kültür Bakanlığı 54 sanatçıya Madımak otelinden yer ayırttırıp giderini Bakanlık bütçesinden karşıladı. (Madımak otelinin sahibi Murtaza Öğütçü’nün Cumhuriyet Savcısı’na verdiği ifade: «Madımak otelinin sahibi olduğunu, olaydan 4-5 gün önce Turizm Müdürünün kendisine gelerek elli kişilik yer ayırttığını, giderinin bakanlıkça karşılandığını» ifadesinde belirtmiştir. Kurbanlar kırım/katliam noktasına önceden tasarlandığı gibi taşınmış oldular. Etkinlik açılış konuşmasını Sivas Valisi Ahmet Karabilgin yaparak, katliam programını başlattı. Dönemin Kültür Bakanı Fikri Sağlar o gün orada olacağını bildirmesine rağmen ve anma programında olmasına rağmen her nedense gelmedi. (Halen, bu konu herhangi bir açıklaması olmadı.) Valilik ve Kültür Bakanlığının garantörlüğünde canlarımız gönül rahatlığı içerisinde katledilecekleri yere gitmiş olurlar. Otelin önüne etkinlikten üç gün önce Sivas Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu tarafından “kaldırım yenileme” gerekçesi ile kamyonlarla kaldırım taşları konuldu. Yine Belediye Başkanı Karamollaoğlu 2 Temmuz gününe “hicret koşusu” adı altında Sivas’tan ve çevre illerden militan haydutları yurtlara yerleştirerek katliam hazırlıklarını tamamlamış oldu. Tugay Komutanı Tuğgeneral Ahmet Yücetürk “6 bin askeri olan” askerlerini bu kritik günde Erzincan ve Divriği dağlarına operasyona gönderdi. Sivas Emniyet Müdürü Doğukan Önen polislerini bu askeri operasyona gönderdi. Sivas’ta güvenlik kuvvetleri önceden boşaltıldı. Diğer yandan özel harp dairesinin paramiliter kontra çeteleri bir ay önceden Alevileri hedef gösteren bildiriler dağıttılar. Bu bildirileri Sivas Emniyet Müdürlüğü’nün faksından basına ve kamuoyuna ilettiler. Bildirilerde “Müslüman Kamuoyuna” başlığıyla “dinsizler, kâfirler şehrimizde salyangoz satmaya geliyorlar. Allah’a inanan Müslümanlar gün ayağa kalkma ve bu kâfirlere gereken dersi verme günüdür.” gibi cümleler kurarak, azgın, gerici, şeriatçı örgütleri, grupları, tarikatları ve faşistleri katliama hazırladılar. Günlerden Cuma’dır. Bu Propagandaları camilerde yaptılar. Cuma namazından çıkan azgın topluluğu Madımak oteline yönlendirdiler. Otel önce taşlandı, “Karamollaoğlu’nun döktürdüğü taşlarla”… Sonra ateşe verdiler. “Mantık, şeytanlar önce taşlanacak, sonra yakılacak.” Otuz üç canımızı yaktılar. Sekiz saat gibi uzunca bir taşlama, bir saatte yakma. Dokuz saatte katliamı ve kırımı gerçekleştirdiler. Dokuz saat devlet ortada yoktu. Çünkü günler öncesinden tüm güvenlik birimleri şehir dışına gönderilmişti. (Her şeyi önceden planlamışlardı.) Katillerin elindeki benzin bidonları önceden hazırlanmış, “Ya Allah! Bismillah! Allahuekber!” Tekbirler getirerek Alevilere karşı dinsel bir katliam töreni yaptılar. Kültür Bakanı, Vali, Tugay Komutanı, Emniyet Müdür, Belediye Başkanı, yani devlet erkânı bu katliam festivalini keyifle izlediler. Bu katliamcıların 30 yıl süren yargılama sürecinde ifadelerine bile başvurulmadı. Otuz üç canımızın içerisinde yirmi üç yaşındaki, Araştırmacı/akademisyen Hollanda vatandaşı Carina Cuanna Thuijs da vardı. 30 yıllık yargılama sürecine Hollanda devleti müdahil olmadı. Vatandaşına sahip çıkmadı. Aranan katillerden 15 haydut Almanya’ya iltica etti ve ilticaları kabul oldu.
  • Sarah Pinborough
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    448,05 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Polisiye Roman
    Seslendiren : Derya Çimen
    Konusu:
    GECENİN DERİNLİĞİNDE DELİLİK PUSUDA BEKLER. Emma Averell başarılı bir avukattı, iki çocuğu ve harika bir eşi vardı ancak hayatı her zaman bu kadar kusursuz olmamıştı. Henüz beş yaşındayken, annesiyle yaşadığı dehşet verici bir olay yüzünden ablasıyla birlikte koruyucu aileye verilmişti. Abla­sı, annesinin sevgi dolu ve “normal” olduğu zamanları hatırlasa da Emma onu yalnızca tek bir şey olarak hatırlıyordu: Bir canavar. Ve o canavar, annelerinin içinden kırkıncı yaş gününde ortaya çıkmıştı; yani tam da Emma’nın yaklaşmakta olduğu yaşta. Emma, çocukluk travmalarını herkesten gizlemişti. Fakat uykuları kaçmaya ve tıpkı annesi gibi gün içinde zaman boşlukları yaşamaya başladığında işler değişti. Emma, onu tüketen uykusuzluğunun, tıpkı geçmişte bırakmak için yıllarca çabaladığı annesi gibi, yavaş yavaş aklını kaybettiğinin bir işareti olmasından korkuyordu. Bu bulanık ve dengesiz hâlinin sebebi ne olabilirdi? Yoksa gerçekten de aklını yitirmeye mi başlamıştı? “Sarah Pinborough, sizi kendine hayran bırakacak.” —Harlan Coben “Pinborough’nun en sevdiğim kitabı. Sürprizlerle dolu, baş döndürücü bir yolculuk sunuyor. Okurken gerçek anlamda nefesimi tuttum. Son derece güçlü bir kurgu. Kusursuz.” —Lucy Foley “Ustaca kurgulanmış, merak uyandıran bir gerilim… Aynı zamanda uykusuz bir zihnin zayıflayıp, kişiyi ölümcül bir kuşkuya nasıl sürükleyebileceğinin son derece rahatsız edici bir portresi.” —Washington Post “Kitabın baş karakteri Emma, kuşaklar arası travmayla baş etmeye, iş ve aile hayatı arasında denge kurmaya çalışırken, içinde bulunduğu durum tehlikeli ve ürpertici bir hikâyeye dönüşüyor. Uyku Yok, okurlara nefes kesici bir gerilim sunuyor.” —Entertainment Weekly
  • Berthe Georges-Gaulis
    insan sesi mp3 - Türkçe
    66 Ayrım
    570,62 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Siyaset
    Seslendiren : Necla çokküçük
    Konusu:
    Kurtuluş Savaşı; yüksek şeref ve saygınlık mertebesinde olan Türk milletinin yeniden diriliş mücadelesidir. Fransız asıllı Amerikalı gazeteci Berthe Gaulis, Kurtuluş Savaşı sürecinde emperyalistlere karşı verilen azılı mücadeleyi gözlemlemiştir. Kendisi gazeteci sıfatına sahip olup verilen mücadeleyi Fransa kamuoyuna açıklama gayesini belirtse de gerçek, İngilizlere karşı Fransa’nın varlığının güç kazanması için istihbarati bir faaliyet de icra ediyor oluşudur. Kutsal isyanın üçüncü bir gözden okunmasına fırsat vermesi itibariyle tuttuğu anılar oldukça değerlidir. Büyük saygı duyduğu Türk milleti ve Kemalist devrimcilerin verdiği dirayetli mücadeleye beslediği hayranlık, kitabın ekserisine hakimdir. Milli Mücadele’ye İngiltere-Fransa çatışması nasıl yansıdı? Atatürk ve yoldaşlarının anlatımıyla Türk ihtilali Kurtuluş Savaşı’nın Batı basınına yansıması nasıldı? Berthe Gaulis’nin Arabistanlı Lawrence ile görüşmesinin ayrıntıları İttihatçılarla Atatürk’ün çatışmasının perde arkası Doğu sorunun ve İngiltere-Fransa pazarlığı
  • Anna Snoekstra
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    413,60 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Polisiye Roman
    Seslendiren : Binnur OLGUNER
    Konusu:
    Söyleyeceklerim çok güçlü bir etki yaratacaktı. Boğazımdaki düğüm çözülmüş, parmak uçlarım karıncalanmaya başlamıştı. Artık çaresiz hissetmiyordum, kurtulacağımı biliyordum. Önce kadına, sonra adama baktım, bir süre bu anın tadını çıkardım. Yüzlerindeki ifadenin değişeceği zamanın zevkine varabilmek için onları dikkatle izledim. “Adım Rebecca Winter. On bir yıl önce kaçırıldım.” On bir yıl önce öldüğü düşünülen Rebecca Winter’ın kimliğini çalan genç kadının tek amacı peşindeki polisleri atlatmaktır. Ancak bir anda kendisini gerçek Rebecca Winter’ın hayatını yaşarken bulur. Oysa hesaba hiç katmadığı bir şey vardır… Yoksa sıradaki kurban kendisi mi olacaktır? “Anna Snoekstra’nın bu heyecan verici romanı, genç bir kadının on bir yıldır kayıp olan bir kızın yok oluşunun ardındaki tüyler ürpertici gerçeği keşfetmesini anlatıyor. Acaba gerçeği keşfeden bu genç kadın, bir sonraki kurban mı olacak? Gerçekten farklı ve insanı geren bir şekilde anlatılmış… Suç romanlarında yeni bir yetenek doğuyor.” Mary Kubica “Kaygan bir zeminde yürümek gibi… her an başka bir sürprizle karşılaşıyor okur, son sayfaya kadar tetikte olacaksınız.” Lisa Unger “Cevapsız sorular… pek de güvenilir olmayan iki farklı anlatıcı… ve sürekli tırmanan bir gerilim.” Booklist
  • Terry Pratchett
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    6,28 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Fantastik
    Konusu:
    Dünyanın sonunu haber veriyorsanız, bunu herkesin bilmesini istemezsiniz! Efsane yazar Sör Terry Pratchett'ın benzersiz yaratımı “Diskdünya” serisine resimli bir parantez açan Son Kahraman, tanrılara ateşi iade etmeyi kafasına koymuş bir grup barbar kahramanın mücadelesine odaklanan epik bir roman. Dünya çapında 100 milyonun üzerinde satan külliyatın yirmi yedinci halkası olan kitap, “Sihirbaz ve Kahraman Romanları” alt serisinin de yedinci serüveni. Diskdünya'nın son kahramanlarını, namıdiğer Gümüş Ordu'yu son bir şarkı söylemek üzere er meydanına çıkaran Pratchett, parmak ısırtan bir kurgu ve Paul Kidby'nin harikulade görselleri eşliğinde, her zamankinden çok daha komik bir anlatı sunuyor. Tanırlar inanca inanır. Tanrılardan ateşi çalan kahramanın başına neler geldiği malum; cezalandırıldı. İnsanlar için canını feda etti bir yerde. O yüzden, elbette birileri çıkacak ve onun kanını yerde bırakmayacaktı. Bırakmadı da: Şimdi sahne Diskdünya'nın son kahramanlarında! Barbar Cohen ve ekibi Gümüş Ordu, tanrılara ateşi iade etmeye bir hayli kararlı duruyor. Tanrılara karşı öfkeleri büyük çünkü: Yitirdikleri onca kahramanın intikamını almalılar. Bu gelişmeleri duyan Ankh-Morpark yönetimi ise duruma kayıtsız kalamazdı tabii ki: Alelacele bir ekip kurdu, hem de ne ekip! Peki ama, başarısız bir sihirbaz, kabuğuna sığmayan bir dâhi ve yeşil sabun kokan bir yüzbaşı, ömürlerini “kahramanca” savaşarak geçirmiş koskoca bir orduyla başa çıkabilecek mi? Belki de tanrıların bu işe bir dur demesi daha doğru olacak... Serinin ilk kez Türkçeye çevrilen bu serüveninde, dünyayı olası bir kıyametten kurtarmak için kahramanca çarpışanların hikmeti, yeni bir Diskdünya destanı yazdırıyor. Bilim ve büyüden esinlenen satırlarıyla Son Kahraman, insanlığın kaderiyle oyun oynamaya kalkanların kıvrakça geri püskürtüldüğü, mitolojik bir parodi.
  • Selim İleri
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    281,99 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anı/Mektup
    Seslendiren : Ayşe Kahya Yüksel
    Konusu:
    "İstanbul, birbirinden o kadar farklı, hattâ birbirinin karşıtı bu semtler, yöreler aracılığıyla, birçok mimarîyi yan yana, iç içe sunar kentlisine. Göz daima oyalanır; düşünce yenilikle karşılaştıkça bilenir, gönlün duyarlığı şu semtten o semte daima tazelenir." "Bence Selim İleri kırk yıldan beri emek verdiği edebiyat alanında mutfağından, izbesine kadar evleri, sokakları, insanlarıyla, dünü bugünüyle İstanbul'u kucaklamış, her eseriyle biraz daha ustalaşmış, değerli bir İstanbul yazarıdır." Selim ileri, İstanbul Kitaplığının beşinci cildi İstanbul Lâle ile Sümbül’de romanlarda, şarkılarda, filmlerde kalmış o kente, artık hayal İstanbul'a götürüyor bizi, büyülü bir yolculuğa davet ediyor.
  • Ali Güler, Dr. Suat Akgül
    insan sesi mp3 - Türkçe
    30 Ayrım
    415,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Atatürk
    Seslendiren : Nuray Koç
    Konusu:
    Atatürkçü olmak şüphesizdir ki, Atatürk'ü insan olarak tanımak ve O'nun fikirlerini anlamakla mümkündür. Atatürk ve arkadaşlarının Türkiye Cumhuriyeti'ni kurarken dayandıkları temel ilkeler ve esaslar bugün de önemini muhafaza etmektedir. Bu temel esaslara sahip çıkmak, Türkiye Cumhuriyeti'nin yaşatılması ve yüceltilmesi ile eş anlamlıdır. Devletimizin "kuruluş felsefesi"ni anlamak ve bu felsefeyi yaşatmak için, milletimizin üç bin yıllık bilinen tarihi içinden süzülüp gelen millî değerlerini, iç dinamiklerini ve Atatürk'ün bunları yorumlayış tarzını ortaya koymak gerekir.Hastalığının başlangıç aşamalarında etrafındakilerden bazıları Atatürk'e "sağlığına dikkat etmesini, çünkü O ölürse Cumhuriyet'in yıkılabileceğini" söylerler. Atatürk'ün bu insanlara verdiği cevap çok önemli bir cevaptır: O büyük insan der ki, "Unutmayınız ki, Mustafa Kemaller yirmi yaşındadır" Şu hâlde, yirmi yaşındaki her Türk çocuğu Atatürk olmaya aday bir Mustafa Kemal'dir. Bu bilinç içinde olması gereken ve Cumhuriyet'i bir emanet olarak alan Türk gençliği, maalesef zaman zaman birtakım yerli ve yabancı akım ve ideolojilerin etkisi ve propagandaları ile Cumhuriyet'imizin temel esaslarına sahip çıkma bilincini gösterememekte; yıkıcı ideoloji ve terör örgütlerinin amaçlarına hizmet etmektedir. Bu çalışma ile amaçlanan; gençlerimizin, milletimizin millî kültür değerlerini, Atatürk'ün bir lider, devlet ve düşünce adamı olarak bu değerlerimize getirdiği bakış açısını ve Cumhuriyet'imizin temel felsefesini oluşturan esasları anlama ve yaşatma bilinci oluşturmalarına yardımcı olmaktır.
  • Faruk Duman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    276,48 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Mehmet Taner Gürkan
    Konusu:
    Balıklarla İlgili Rivayet romanında Faruk Duman okurunu, İncir Tarihi gibi, harikulade olaylarla dolu bir masal dünyasına sürüklüyor; daha doğrusu efsaneler diyarı İstanbul’un çok eski zamanlarına götürüyor. Bazen Binbir Gece’nin büyülü havasına sokuyor, bazen peygamber kıssalarındaki mucizeleri anımsatıyor, bazen Çelebi yazarların sıcaklığını duyuruyor, bazen halk masallarındaki dili yeniden kuruyor, bazen dünya klasiklerindeki heyecanlı serüvenleri yaşatıyor. Faruk Duman o sevilen, iksirli diliyle düşsel ve düşünsel bir yer ve zaman yaratıyor Balıklarla İlgili Rivayet’te tuhaf bir İstanbul masalı anlatıyor. İstanbul’un üzerinden büyük bir dev, bir dev sürüsü, sanki hunharca yıkıp yakarak geçmişti. Vah yazık vah, diye hayıflandı, ne de olsa İstanbul İstanbul’dur, böyle bir mamur mülke bunca eziyet ve de bunca insafsızlık edilir mi? Evleri yıkılsın. Evi dini dikilsin. Karaköyü’nün balçık suyundan yine sahile yosunlu küflü çamur akıyordu. Balçık sıçrıyordu. Denizin sırtında kabarcıklar çıkmıştı. Boğaz’ın ortasında, daha önce görmediği bir yükselti vardı. Sivri bir ada gibi yükseliyordu.

Sayfalar