Eserlere Göre Listeleme

Toplam 7432 sonuçtan 6141 - 6150 arası görüntüleniyor.
  • Osman Aysu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    56 Ayrım
    1259,94 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tuğba Bayman
    Oldukça güzel bir polisiye gerilim romanı. Sibel Candan ve kameramanı Ayhan, ABC televizyonunda çalışan başarılı iki isimdir. Tesadüf eseri de olsa ellerine bomba gibi bir haber gelir. Bir adam bazı hafif meşrep kadınlara önce tecavüz edip sonra öldürmektedir. Bu ili kurcalarken ufaktan da olsa yakınlaşırlar ancak Sibel bir gün Turgut Atamer adında çok zengin ve yakışıklı bir adam ile tanışır. Ayhan yaptığı araştırmalardan sonra katilin Turgut olduğundan şüphelenir ancak Sibel bunu kıskançlığına verir. Katil uzun sarı saçlarını at kuyruğu şeklinde bağlayan hırpani giyimli hippi tarzında bir adamdır ve bir an evvel durdurulması gerekmektedir. Çünkü cidden hasta bir adamdır ve kadınları arındırdığını düşünmektedir. Katil kimdir? Sibel gerçek katili öğrenebilecek midir? Ya da eline düşüp kurtulabilecek midir? Ayhan ile olan ilişkisi nasıl devam edecektir? Katilin bu hale gelmesinde çocukluğunda annesi ile olan ilişkisi ne kadar yer tutmaktadır? Keyifle okunan bir roman.
  • Osman Aysu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,90 MB
    Eser Türü: Kitap
    Adamın alnı boncuk boncuk boncuk terlemişti. Yüzündeki sakal en az iki günlüktü. Terden sırılsıklam olmuş ellerini blucinine sürterek kuruladı. Uzun sarı saçlarını at kuyruğu yaparak omzuna salmıştı. Koyu renk camlı Ray-Ban´ini çıkardı ve yeleğinin üst cebine soktu. Yatakta uzanmış kıza ihtirasla baktı. Tavandan sarkan çıplak ampulün yeterince aydınlatamadığı oda kızın sızmadan önce içtiği esrarlı sigaranın dumanıyla kaplıydı ve içerideki idrar kokusu insanın genzini tırmalıyordu. (Kitaptan)
  • Elvan Kaya Aksarı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    127,32 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sercan Sebit
    At Sancısı, Kadıköy’den Karaköy’e, Beyoğlu’ndan Beyazıt’a dokunan; Demokrat Parti iktidarında yükselişe geçen motorlu taşıtların ve mekanik taşımacılığın karşısında gerileyen atlı arabacılığın seyrüseferini anlatan bir ilk roman. Elvan Kaya Aksarı, kadim kelimeleri kullanmaktaki maharetiyle anlamı daha da zenginleştiren ve toplumsal bir olaya değinmesiyle cesur, özgün ve çetin bir işe girişiyor, hatta yüz yıl önce yazılmış klasik romanların rüzgârını estiriyor… Romanda birçok yan karakter arzıendam etse de iki farklı cephenin öncüleri olarak devletin yetiştirdiği ve bir makama getirdiği Barış Bey’i ve handiyse atların emzirdiği, at menkıbeleriyle büyüyen Süleyman’ı görürüz. Romanın ismiyle akıbeti her bakımdan irtibatlıdır. Atlardaki bir türlü anlaşılamayan sancı, aslında bir çağ ağıdıdır. Atlar artık aceleyle kurtulmamız gereken eski bir sancıdır. Romanın başından beri beklenen ve muştu olarak görünen yağmur, atların sancısı dindiğinde başlar. İnkılap muhalifi atlar vurulmuştur. Keyif almamanı anlayabilirim, insan fırsat vermediği şeyin yabancısıdır. Bak bu şehrin ayakları sürekli denize değer de yine de balıktan, bilmem kaç çeşit deniz mahsulünden habersizdir. Yosun kokusunu, balık kokusunu iyi bilir buraların insanı ama iş balığın ismine cismine gelince acemidir. Kaç çeşit balık çıkar, ne zaman hangi deniz mahsulü yenilir, bilmediği gibi merak da etmez. Denize nazır kurulup da böyle karaya saplanan başka bir şehir sanırım yoktur. Senin aran nasıldır balıklarla?
  • Ethel Lilian Voynich
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    210,72 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: mehtap tolu
    Devrimci Arthur Burton kendisini İtalya'nın bağımsızlık davasına adamıştır. Ancak kendisi İtalyan bile değildir. O bir İngiliz gencidir... Ne var ki, hayatının dönüm noktasında aslında kendisinin İtalyan olduğunu öğrenir. O güne kadar ona büyük bir yalan söylenmiştir. Her şeyi bırakır, çok uzaklara kaçar. Uzun yıllar sonra Felice Rivarez olarak geri döner. Vazgeçmemiş olduğu kavgası sırasında yaşanan olaylar kendisini öğrencilik yıllarındaki aşkının yanı başına sürüklemiştir. Ama iki sevgili, iki özgürlük savaşçısı birbirlerini tanıyabilecekler midir?
  • Ahmet şerif izgören
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    141,87 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sedef Maşraf
    "Tüketimin arttığı, insanların mutsuzlaştığı, umutların tükendiği bir yüzyıldayız sanki. Uyandığımız her yeni gün, kötü şeylerin olağanlaştığı bir önceki günün aynısı gibi. Üstelik her şeyden şikâyet ediyoruz ve ısrarla o sorunları çözmek için bir adım atmıyoruz. Bazen de kendimizi denizdeki en küçük kum tanesi gibi hissediyoruz. Yerimizde sayıyor ve yaratılan gündemlerde boğulup o karanlıkta iyice kayboluyoruz.  Ahmet Şerif İzgören’in söylediği gibi aslında tüm konu mesafeyle ilgili. “Gerçekleriniz ve hayalleriniz… İkisi arasındaki mesafe açıldıkça üzgün, tatminsiz ve mutsuz bir hayat yaşarsınız. İkisi ne kadar yakınsa o kadar mutluluk vardır hayatınızda. Aynı mesafe gelir ve gider için de geçerli. Ne kadar açarsanız arayı o kadar zorluk başlar yaşamınızda. Üretim ve tüketim... Tükettikleriniz ürettiklerinizden fazlaysa, dengeli ve hayata değer katan tarafta değilseniz eğer her anlamda kendiniz de tükenmeye başlarsınız.” At Şu Adımı, hayal ettiğimiz gibi yaşamanın, kişisel hedeflere ulaşmanın, kararlılıkla hareket etmenin ve diğer kum taneleriyle bir olup okyanus yaratmanın çok basit formülünü anlatıyor. Atın adımınızı ve ne iş yapıyorsanız onu sevgiyle, tüm bilginizi ve emeğinizi koyarak, iyi bir planlamayla yapın.  "
  • C. S. Lewis
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    251,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ecem Yoncacı
    " Konuşan atların ülkesi... kötülerin kapısına dayandığı Narnia Dört kaçak tehlikeli bir yolculuk için güçlerini birleştirir. Tek amaçları yaşadıkları acımasız ve sığ hayattan kurtulmaktır, ama kısa sürede kendilerini korkunç bir savaşın ortasında bulurlar. Üstelik hem kendilerinin hem de Narnia'nın yazgısı bu savaşa bağlıdır."
  • Nalan Aktaş Sönmez
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    10,96 KB
    Eser Türü: Kitap
    Mini masallar Çok keyifli, maceralı, sevgi dolu bu masallar söz varlığınızı, hayal gücünüzü, okuma beceri ve alışkanlığınızı geliştirecek. Bu masalları bir çırpıda bitirecek, okumaya doyamayacaksınız! Elinizdeki bu kitap, Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri tarafından yazıya geçirilmiş ve tüm resimleri betimlenmiştir. Ayrıca, orijinal baskıdaki sayfa sayılarıyla Word dosyanızdaki sayfa numaraları aynı tutulmuştur. Böylece kitabın kör ebeveyn ve gören çocuğuyla aynı anda takibinin kolaylaştırılması amaçlanmıştır. Kitapların temininde destek olan Gizem Alakaya ve Şeyma Cafer'e, resimlerini çekip bilgisayar ortamına aktaran Meral Topçu, Feride Bilgiç ve Ayşen Uralgil'e, tüm süreci koordine eden Filiz Özerdem'e teşekkür ederiz.
  • Steven James
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,13 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    163,25 KB
    Eser Türü: Kitap
    Mutlak hakîkat bilgisinin acaba ne kadarına sahibiz? "Evvel" ve "Âhir" olan All?h hakkındaki bilgimizin sınırları acaba hangi noktalara ulaşmaktadır? Veya doğru diye bildiğimiz/zannettiğimiz/hayâl ettiğimiz şeylerin ezelî bilgiyle örtüşen yanları ne kadardır? Gerçek şu ki sınırlı/kayıtlı bir varlık olarak insânın, sınırsız/sonsuz bir varlık hakkındaki bilgisi sadece "Hiç"tir. Bildiklerimiz de sadece O?nun dilediği kadarıyladır. Üstelik bu dilediklerinin ne kadarını idrâk ettiğimiz de tartışılır. Fizik/Şehâdet Âlemi?nin koşullarına göre yaratılmış bir varlığın Metafizik/Gayb Âlemi?nin sınırlarını aşması mümkün değildir. Metafizik/gayb âlemi ile ilgili olan her tartışma, akıl yürütme Kur?ân?ın ifâdesiyle "Gayba taş atmaktan" ibârettir. Zira kısıtlı yeteneklerimiz ancak bu dünyânın realitesini kavramaya yöneliktir. Diğer taraftan eşya da, bu eşyayı değerlendirecek olan insân da varlıkları itibariyle "Mutlak Hakîkat"in önünde birer perdedirler. Bu yüzden de gözlerimizin görmediği, kulaklarımızın işitmediği, akıllarımızın hayal dahi edemeyeceği öte âlemin realitesine gözümüzü açtığımızda karşımıza çıkacak olan tek duygu şaşkınlık ve hayrettir. Zira Yaratıcı Kudret olan All?h görünen bu âlemin nalını ters çakmış, zıtların polaritesinden oluşan bir sahneyi karşımıza çıkarmıştır. Bu sahneye "İlm-i Ledün" penceresinden bakarsak, bütün bu görünen/yapılan eylemlerin ardında "ezelî hikmet"e uygun bir gerçekliğin bulunduğunu zevk ederek öğreniriz. Bu gerçekliğin ise iki vechesi vardır: Birincisi Şerîat, diğeri Hakîkat. Asl olan her ikisini de cem eden, zâhiri görürken/yaşarken bâtından perdelenmeyen, bâtını görürken/yaşarken de zâhiri ihmal etmeyen "Muhammedî" bir nazardır.
  • Semra Topçu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    476,01 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sıla Tunca
    9 Eylül 1922'de, Türk ordusunun İzmir'e girişinin ardından, Başkumandana güvenli bir karargâh arayışındaki kurmayları, Gazi Mustafa Kemal Paşa'yı Göztepe'deki Uşakizade ailesinin köşküne götürdüler. Ailesi yurtdışında olan ve köşkte babaannesiyle birlikte kalan Latife Uşşaklı 14 Eylül'den itibaren Gazi Mustafa Kemal Paşa'yı köşkte ağırladı. 16 gün süren ve 30 Eylül 1922 tarihinde sona eren bu misafirlikte köşk, "Mudanya Ateşkes Antlaşması" çalışmalarına sahne oldu. 17 Aralık 1922 tarihinde, Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın annesi Zübeyde Hanım, sağlık sorunları nedeniyle ve Latife Hanım'ı da görmek amacıyla İzmir'e gitti. Uşakizade ailesine ait köşkte (günümüz Karşıyaka Belediyesi'ne ait Latife Hanım Anı Evi) 28 gün Latife Hanım'ın konuğu olan Zübeyde Hanım, 14 Ocak 1923 tarihinde vefat etti. 27 Ocak 1923 günü, Karşıyaka Osman Ferit Camii avlusundaki annesinin mezarına ziyarete gelen Gazi Mustafa Kemal Paşa, mezar başında annesinin çektiği eziyetleri uzun uzun anlatmış, sözlerini şöyle tamamlamıştır: "Annem benim yüzümden vefat etmiştir. Annem, Karşıyaka'nın kalbinde yatmaktadır." (Tanıtım Bülteninden)

Sayfalar