Eserlere Göre Listeleme

Toplam 6080 sonuçtan 661 - 670 arası görüntüleniyor.
  • Vehbi Vakkasoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    409,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Sevgiyi sevenlerin kalbi, sevmekten yorulmasın diye, Sevgiyi özleyenler, aradıklarını bulsun diye, Bir yürek sunumu, Bir gönül çağlayanı... Kalp Sevmekten Yorulmaz'la hep seveceksiniz, Sevdiğinizi belli edeceksiniz, Her gün sevgi çekinizi ödemekten büyük bir lezzet alacaksınız.. Kalp Sevmekten Yorulmaz, Sevgiyi Sevdirecek. Bu eserle, sevgiyi öğrenecek, sevgiyi öğreteceksiniz... Ve büyük bir zevkle, her daim sevgi çekinizi ödeyeceksiniz.
  • F. Louisa Barclay
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    6,11 MB
    Eser Türü: Kitap
    Jane Champion, zengin ve bağımsız bir İngiliz asilzadesi olmakla birlikte bir o kadar çirkin ve gösterişsiz bir kadındır. Garth ise genç, yakışıklı ve güzel olan her şeye aşık bir ressamdır. Zaman zaman Meldrum Düşesi olan teyzesinin malikanesinde kalan Jane, ortak dostlar vasıtasıyla katıldığı bir partide Garth ile karşılaşır. Sakin bir şekilde devam eden partide Jane’in vermiş olduğu kısa süreli konser Garth’ın, Jane’in içinde barındırdığı güzelliği görmesine ve ona deliler gibi aşık olmasına neden olur. Bir süre sonra Garth artık dayanamaz, Jane’e olan duygularını açıklar ve ona evlenme teklif eder. Fakat Garth’ın kuralları hiçe sayan yaşam tarzı ve yakışıklılığı karşısında Jane’in gösterişsiz ve çirkin biri olmasından dolayı kendine olan güvensizliği bu teklifi reddetmesine neden olur. Korkaklığın ve kendine olan güvensizliğin ağır yükü altında ezilen Jane’in psikolojisi alt üst olur ve yaşadığı travmadan kurtulmak umuduyla dünya turuna çıkmaya karar verir. Yıllar sonra verdiği karardan pişman olan Jane, Garth’ı bulup ondan af dilemek ister ama Garth, geçirdiği bir kaza sonucu gözlerini kaybetmiştir ve artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
  • Ruth Rendell
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    362,98 KB
    Eser Türü: Kitap
    Gözden uzaklaşır uzaklaşmaz, Rosemary'nin temizlik eldivenlerini giyip yüzüme bir mendil bağladım. Kutudaki sıvıdan bir kaşık alıp bir fincana koydum, sonra da mutfak dolabında bulduğum küçük bir kavanoza aktardım. Odamda gerçekleşen bu gizli işlemlerin ve kimyasal madde aktarımının orta yerinde, Spinny'nin beni izlediğini fark ettim.
  • Jan Philip Sendker
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    393,25 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Zeynep Gündoğdu
    Manhattan'da tıpkı kaybettiği babası gibi başarılı bir avukat olan Julia on yıl sonra kardeşi U Ba'dan bir mektup alır. Dünyanın öteki ucunda onu babasının gizemli geçmişi ile tanıştıran U Ba mektubunda garip bir karşılaşmadan söz eder. Julia'nın asla hayal etmediği ve kendi kaderini de etkileyecek bir hikaye kelimelere dökülmeyi beklemektedir. Zihninin içinde onu rahat bırakmayan bir ses ve bu mektup, doktorun şizofreni teşhisi koyduğu Julia'yı, bir kez daha ama bu sefer geri dönüşü olmayan bir yolculuğa çıkarır. Kafasındaki sesi susturabilmenin tek yolu belki de bu hikayenin dile gelmesiydi. Hikayenin dile geldiği yer… Yüreklerin taşlaştığı bir köy. Çatısında kocaman oyuk olan bir kulübe. Parlak, siyah deri çizmeler. Ölümle yaşam arasında gidip gelinen saniyeler. Sen birini seç. Biz diğerini alalım diyordu teğmen, Nu Nu'ya. İki oğlundan birini savaşa göndermek zorunda kalan bir anne tek bir seçim yapacak ve Julia'nın yazgısını belirleyecekti. Bazen yalnızca birkaç saniye bir ömrü değiştirebilir. Bazen de bir kalpten içeri girebilmek için ömür boyu beklemek gerekir.
  • Jan-Philipp Sendker
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,26 MB
    Eser Türü: Kitap
    Manhattan’da tıpkı kaybettiği babası gibi başarılı bir avukat olan Julia on yıl sonra kardeşi U Ba’dan bir mektup alır. Dünyanın öteki ucunda onu babasının gizemli geçmişi ile tanıştıran U Ba mektubunda garip bir karşılaşmadan söz eder. Julia’nın asla hayal etmediği ve kendi kaderini de etkileyecek bir hikaye kelimelere dökülmeyi beklemektedir. Zihninin içinde onu rahat bırakmayan bir ses ve bu mektup, doktorun şizofreni teşhisi koyduğu Julia’yı, bir kez daha ama bu sefer geri dönüşü olmayan bir yolculuğa çıkarır. Kafasındaki sesi susturabilmenin tek yolu belki de bu hikayenin dile gelmesiydi. Hikayenin dile geldiği yer… Yüreklerin taşlaştığı bir köy. Çatısında kocaman oyuk olan bir kulübe. Parlak, siyah deri çizmeler. Ölümle yaşam arasında gidip gelinen saniyeler. Sen birini seç. Biz diğerini alalım diyordu teğmen, Nu Nu’ya. İki oğlundan birini savaşa göndermek zorunda kalan bir anne tek bir seçim yapacak ve Julia’nın yazgısını belirleyecekti. Bazen yalnızca birkaç saniye bir ömrü değiştirebilir. Bazen de bir kalpten içeri girebilmek için ömür boyu beklemek gerekir.
  • Kerime Nadir
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    118 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Berrin Demirel
    "Derin bir ürpertiyle eğildim ve ıslak gözlerinden uzun uzun öptüm. Sonra kendimi onun kollarından kurtararak, dudaklarımda gözlerinin yaşıyla, kaçtım, uzaklaştım..."
  • SARA CRAVEN
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    680,52 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Gülşah Kılıç
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    1102,68 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: GÜLŞAH KILIÇ
    1974'ün Ağustos ayında doğdu.Kırk yaş bebeğiydi.Geride beş can daha taşımış bir bedende altıncı yolcuydu. Beklenmedikti.Bir yaraya merhem olur düşüncesiyle istenmiş, dünyaya minicik gelmişti."Çok yaşamaz"dediler. Duruşu cılızdı ama tutunmuştu bir kere hayatın bam teline. Kendini bildi bileli her şeyi hikayelendirirdi. Eski, yeşil bir tuzluğu bile atmakta zorlanır, maneviyat yüklerdi üstüne .Bu kadar birikince hikayeler, aldı kalemi eline.Yazarken ürktü, paylaşırken utandı ama bırakmadı.
  • Samim Kocagöz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    43 Ayrım
    651 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Fatma Küçük
  • Samim Kocagöz
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,93 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Türkiye’yi yağmaya gelen 1919 yılının sömürgecilerine karşı kabaran öfke, o yılların öfkesidir; o yılların hiddetidir. Ama bugün de sömürgeciliğe karşı duyulabilecek öfkenin aynıdır elbette.”-Samim Kocagöz “Düşman donanması açıklarda demirlemiş, iki harp gemisi rıhtıma biraz daha yaklaşmıştı... Güvertedeki askerler ellerini, şapkalarını sallıyor, marşlar söylüyorlardı... Mavili beyazlı elbiseler giymiş genç kızlar, ellerinde çiçekler, vapurlardaki askerlere öpücükler yolluyorlardı.” İngilizlerin güdümündeki Yunan ordusu 15 Mayıs 1919’da İzmir’i işgal ederken genel manzara böyleydi. Ta ki karaya ayak basan ilk Yunan askerlerinin ortasına bir el bombası atılana kadar. Bombayı atan gazeteci Hasan Tahsin, “Dövüşe ben başlıyorum, siz devam edeceksiniz” diyecek kadar emindi çaktığı bu ilk kıvılcımın tüm ülkeyi saracağından. Yanılmamıştı da: İzmir bir sembol oldu, bayrak oldu, taştı Anadolu’nun içlerinden. Cephelerde Mehmet’ler, dağlarda efeler, her türlü imkânı kullanarak askerlere cephane taşıyan kadınlar, tüm Anadolu tek yürek oldu, başkaldırdı işgalcilere ve onların işbirlikçilerine. Kalpaklılar, Samim Kocagöz’ün belgelere dayanarak işlediği bir destan: İşgal altındaki topraklardan Kuvayı Milliye’nin doğuşuna, cephelerdeki çarpışmalardan gerici ayaklanmalara kadar Kurtuluş Savaşı’nın, bir ulusun bağımsızlık için verdiği mücadelenin gerçek destanı. “Yazarının istediği gibi nihayet ilk defa Kalpaklılar’ı (Doludizgin ile birlikte ve sadece Kalpaklılar adı altında) tek cilt olarak okurlarına sunmaktan sevinç duyuyoruz.”

Sayfalar