– Hükümet idare edemiyor dii mi efendim?
İşin ucu hükümete dayanınca, ben bu sefer ""evet"" bile demedim. Hadi havayı anladık, suyu da anladık... Peki hükümet ne oluyor? Ben sesimi çıkarmadım ama, adam boş böğrüme bir dirsek atıp,
– Öyle dii mi? diye bağırınca,
– Evet... dedim.
Demesem, bir dirsek daha atacak.
– Herşey günden güne pahalılanıyor. Bu milletin hali n'olacak?
''Hayır, pahalılanmıyor. Herşey günden güne ucuzluyor,"" demek de var ama, o zaman da adamla çene çalmak gerekir. Adamı başımdan savmak için,
– Evet... dedim.
– Sonumuz felaket...
Gittikçe işi azıtıyor."
Uyuşturucu kaçakçılığı, göçmen krizi, terör finansmanı... Bu üç büyük sorun nerede buluşuyor?
Türkiye’ye giren uyuşturucu parası nasıl bir yolla aklanıyor?
Uyuşturucu tacirleri ve kara para sahipleri milyonlarca doları yurtdışına çıkarmak için hangi yöntemleri deniyorlar?
Döviz büroları ve kuyumcuların kara para akışındaki rolü ne?
Kokain ticaretinde muz ithalatı neden en kullanışlı yöntem?
Varlık Barışı’ndan yararlanan suçlular kimler?
Varlık Barışı hangi amaca hizmet etti?
Her geçen gün gelişen teknolojiye rağmen, uluslararası suç örgütleri neden “geleneksel” para aktarma sistemini kullanıyorlar?
Tüm dünyayı ilgilendiren “Havala” nedir? Türkiye’de kimler kullanıyor?
Gazeteci Murat Ağırel, bu kitapta Türkiye’de son yıllarda giderek daha sık duyduğumuz para transferi sistemi “Havala”yı ve kara paranın nasıl aklandığını masaya yatırıyor.
Nafiye Gölbaşı bu öyküde, 1970'li yılları arka fon alarak, küçük bir kızın yüreğiyle, kelimenin tam anlamıyla 'geride kalanları'anlatıyor. Neredeyse her paragrafın iyi planlanmış bir ima ya da espiri büklümüyle noktalanması, ustaca seçilmiş sözcükler, yerel ağız, argo kelimeler, hikayeye akıcılık kazandırdığı gibi, yazarın önce çıkan üslubunu da, başarılı kılmaktadır. 'Havaleniz Var', nitelikli bir yazı geleceği talşıyan yazardan, bir ilk öykü.
Havalimanı bugün çok kalabalık. Uçaklar iniyor, kalkıyor… Yolcular arasında kimler yok ki? Ünlü bir şarkıcı, iş dünyasından kadınlar, erkekler, tatilciler, hatta akrobatlar bile var. Ayrıntılı resimler ve ilgi çekici sahnelerle, havalimanında gün boyunca neler olduğunu izleyebilir, şaşırtıcı şeyler öğrenebilirsin.
İlkay Coşkun’un bu eserinin öne çıkan en belirgin özelliği, hava durumu ve iklim olaylarına, mesela dört elemente, insani bir mühür vurması. Deyim yerindeyse meteorolojiyi insanlaştırmasıdır. İnsanın halleriyle hava olayları edebiyatın potasında eriyerek “nevi şahsına münhasır” estetik bir eser vücuda gelmiş, içinde soluduğumuz coğrafi atmosfer insani bir nitelik kazanmıştır.
Havamız Olsun eserinin bir diğer alametifarikası, bu sahada yani meteoroloji alanında farklı iki disiplini bir deneme formatında birleştiren “nadirattan” bir kitap oluşudur. Bir diğer farklılık ise Yazar Coşkun’un hava olaylarına ve hava unsurlarına içeriden, duyumsayarak, hissederek bir bakış getirmesidir. Yani insani haller ile atmosferik haller birbirine katışarak beşeri vasıfları da içine alan benimsetici bir yönle yazılar kaleme alınmıştır.
Mustafa Nurullah Celep
İlkay Coşkun’un bu eserinin öne çıkan en belirgin özelliği, hava durumu ve iklim olaylarına, mesela dört elemente, insani bir mühür vurması. Deyim yerindeyse meteorolojiyi insanlaştırmasıdır. İnsanın halleriyle hava olayları edebiyatın potasında eriyerek “nevi şahsına münhasır” estetik bir eser vücuda gelmiş, içinde soluduğumuz coğrafi atmosfer insani bir nitelik kazanmıştır. Havamız Olsun eserinin bir diğer alametifarikası, bu sahada yani meteoroloji alanında farklı iki disiplini bir deneme formatında birleştiren “nadirattan” bir kitap oluşudur. Bir diğer farklılık ise Yazar Coşkun’un hava olaylarına ve hava unsurlarına içeriden, duyumsayarak, hissederek bir bakış getirmesidir. Yani insani haller ile atmosferik haller birbirine katışarak beşeri vasıfları da içine alan benimsetici bir yönle yazılar kaleme alınmıştır.
Mustafa Nurullah Celep
"Gelecekteki belirsiz bir tarih"in Havana'sında yaşayan İngiliz işadamı Mr. Wormold, ülkesinin gizli Haber alma Servisi'nce casusluğa sürüklenir. Ama o, kendine özgü zekası, uydurma raporlarıyla her iki yanı da "idare" etmeye çalışmaktadır. Bundan sonra da büyük bir kargaşa, soluk kesici serüvenler başlar... Kısacası, 1973 Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen, ama Türkiye'de yeterince tanınmayan Graham Greene'in bitirilmeden elden bırakılamayacak bir romanıdır "Havana'daki Adamımız"...
Havanın Öyküsü’nde Neler Var?
Kavranması ve somutlaştırılması zor olan hava katmanları...
Etrafımızı saran boşluğun her bir katmanınca bir çok önemli olayın gerçekleştiği anlatılıyor.
·Düşlerimizin sonsuzluğuna uzanan boşlukta neler var?
·Kimi yerinde radyo dalgalarının yayıldığı, kimi yerinde zararlı ışınların süzüldüğü hava katmanlarında neler oluyor?
Bilinen ve bilinmeyenleri ile dünyamızı sarmalayan havayı tanımaya başlarken Pegasus da bizimle...