metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Bu kitap, yazım ve noktalamaya ilgi duyanlar için bir çeşit başvuru kitabı olarak tasarlanmıştır. Kitabın genel amacı, 1928'deki İmlâ Lûgati'nden itibaren Türkiye Türkçesinin yazımındaki değişikleri ortaya koymaktır. Kitap, Türk Dil Kurumunun ve Dil Derneğinin yazım kılavuzlarındaki kuralların incelenmesine, betimlenmesine dayanmaktadır. Geçmiş yazım kılavuzlarındaki kuralları yıllara göre alt alta sıralayarak okuyucunun bunları okuyup yeni bulgulara ulaşmasını beklemek yerine yazım kurallarındaki değişme ve gelişmeler, araştırmacı tarafından incelenip karşılaştırılmış ve okuyucuya sunulmuştur. Mesela tarihlerin yazımında ne zamandan beri nokta kullanıldığını veya tarihlerin yazımında, geçmişte hangi noktalama işaretlerinin kullanıldığını merak eden bir kişinin bu merakını gidermesi için geçmiş bütün yazım kılavuzlarındaki noktalama işaretlerini ve tarihlerin yazımına ilişkin örnekleri incelemesi gerekir. İşte bu kitap, okuyucuyu bu zahmetten kurtarmış; 1928'den günümüze kadar yayımlanan kılavuzlarda ilgili konuyu inceleyerek gerekli cevapları ve tabloları okuyucunun hizmetine sunmuştur. Yazım ve noktalamayla ilgili konularda sırasıyla Türk Dil Kurumu kılavuzlarındaki değişiklikler ve gelişmeler ile Dil Derneği kılavuzlarındaki değişiklikler ve gelişmeler anlatılmıştır. Türk Dil Kurumunun güncel kuralları ile Dil Derneğinin güncel kuralları arasında farklılık varsa bu farklılıklar da yine ilgili konu başlığı altında maddeler hâlinde verilmiştir.
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Ecz. Burcu Kahraman
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Özlem Kalender
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Seslendiren: Pınar Çelikdelen
Vatan haini suçlamasıyla, yargılanmaya bile gerek görülmeden bir zindana atılan ve idamını bekleyen Romalı filozof, Boethius’un tanrısal öngörü, kader ve özgür irade üzerine sorgulamalarını içeren en önemli yapıtıdır Felsefenin Tesellisi. Pagan dünyanın düşünsel öğretileri ile ortaçağın Hıristiyanlık düşüncesinin tam eşiğinde duran Romalı bir filozofun Felsefe’yle yaptığı iç hesaplaşmasına Felsefe’nin kendi dilinden tanık olma şansını yakaladığımız görkemli bir yapıttır. Antikçağ Yunan felsefesinden, yeni-Platonculuktan, Latin edebiyatından seçilen düşüncelerin seçkin bir karması ve filozofun gününe değin felsefe tarihinde başat rol oynayan Platon’un ve Aristoteles’in konuyla ilgili görüşlerinin şiirsel bir özetidir. Bu yapıt için belki de tek şey söylenebilir: inanç ile aklın muhteşem dansı.
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Sevilay Coşkuner
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Eczacı Özlem Yavuz Salar
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Eczacı Nur Subaşı
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Eczacı Funda Aladağ Tülüğ
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Eczacı Aslıhan Türker
insan sesi mp3
- Almanca
Eser Türü: Kitap
Seslendiren: Esengül Girgin-Bozkurt
Farm der Tiere von George Orwell ist eine politische Fabel.
Auf einer Farm vertreiben die Tiere ihren Besitzer, weil sie frei und gleich leben wollen. Die Schweine übernehmen die Führung und stellen Regeln auf, nach denen alle Tiere gleich sein sollen.
Doch nach und nach übernehmen die Schweine immer mehr Macht. Besonders das Schwein Napoleon wird zum Anführer und unterdrückt die anderen Tiere. Am Ende leben die Tiere genauso schlecht wie vorher – nur dass nun die Schweine wie Menschen handeln.
Das Buch zeigt, wie Macht missbraucht werden kann und wie Revolutionen ihre ursprünglichen Ziele verlieren können.
Hayvan Çiftliği –
“Hayvan Çiftliği”, George Orwell tarafından yazılmış politik bir masaldır.
Bir çiftlikteki hayvanlar, özgür ve eşit yaşamak istedikleri için çiftlik sahibini kovarlar. Domuzlar liderliği ele alır ve herkesin eşit olduğunu söyleyen kurallar koyarlar.
Ancak zamanla domuzlar daha fazla güç kazanır. Özellikle Napoleon adlı domuz lider olur ve diğer hayvanları baskı altına alır. Sonunda hayvanlar eskisi kadar kötü şartlarda yaşarlar; tek fark, artık domuzların insanlar gibi davranmasıdır.
Kitap, gücün kötüye kullanılabileceğini ve devrimlerin başlangıçtaki amaçlarını kaybedebileceğini gösterir.
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Seslendiren: Ayşe Kahya Yüksel
Özlediğim insanlara, özlediğim zamanlara yasemenin, manolyanın, mor menekşenin kokusu karışıyordu. Ayrıldığım o sevgi, arkadaşlık, o aşk ve kardeşlik duygusu, belki bir daha hiç kavuşamayacağım bütün sevinç bir yangınla beni tutuşturuyor, alevlere sarıyor ve hemen yazmaya koyuluyordum. Yazabildiğim sürece, hiçbir mevsimin, hiçbir rüyanın hiçbir zaman sona ermeyeceğini biliyordum.
Çağdaş edebiyatımızda derin iz bırakmış nehir-roman Geçmiş, Bir Daha Geri Gelmeyecek Zamanlar, Daha Dün ile son buluyor. Okurların sınavından nice yıllardan beri geçmiş, sevilmiş, benimsenmiş Selim İleri'nin kaleminden..
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Deniz Gökdağ
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: Dersler
Seslendiren: Zuhal Kurtulan Aktepe
Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi (AÖF) Kent Sosyolojisi Dersidir.
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Ecz. Zehra Edibe Bayram
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Ecz. ÖZLEM KALENDER
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Ecz. Sevilay Coşkuner
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: Sesli Betimleme
Seslendiren: Emine Kolivar, İhsan Merter
Isabelle, sorunlu giden evliliğinden kurtulmuş bir annedir. Eski kocası ise evliliklerinin bittiğini kabullenemez ve sorun çıkarmaya devam eder. İsabelle, artık tüm hayatını kızı Zoe’ye adar ve kızını iyi bir şekilde yetiştirmek için çabalar. Kızına güzel bir hayat sunmaya çalışan İsabelle, hayatındaki en önemli şeyi kaybedeceğini fark ettiği zaman kimsenin kolay cesaret edemeyeceği bir yola girer.
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: Sesli Betimleme
Seslendiren: Emine Kolivar
Trevor Reznik bir fabrikada işçidir. İşi sadece tekdüze değil, aynı zamanda yıpratıcı ve çok da gürültülüdür. En ufak bir dikkatsizliğin korkunç bir kazayla cezalandırılacağı türden bir iştir. Oysa, Trevor hiçbir şeye konsantre olacak durumda değildir; çünkü bir yıldır hiç uyumamıştır. Trevor gecelerini, Marie isimli garson kızla buluştuğu havalimanındaki kafeyle; sokak kızı Stevie’nin apartman dairesi arasında gidip gelerek geçirmektedir.
Trevor’ın tuhaf hayatı bir de evindeki buzdolabının üzerinde şifreli mesajlar bulmaya başlayınca iyice esrarengiz bir hâl alır.
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: Sesli Betimleme
Kate, Londra’da yaşayan genç bir kadındır. Hayatında birçok yanlış karar alan genç kadın, elf rolünü üstlendiği bir Noel dükkanında çalışmaktadır. Tom adında bir adamın hiç beklenmedik bir zamanda Kate’in hayatına dahil olması, genç kadının dünyasının bambaşka bir hâl almasına neden olur. Tom her ne kadar Kate’in sınırlarını zorlasa da onunla Londra’nın en güzel zamanlarında hayatı için yeni bir başlangıç yapmaya çalışır. Her ne kadar Tom ve Kate’in hayatında hiçbir şey yolunda gitmese de kalplerinin sesini dinlemeleri zor olmayacaktır.
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
PEN/E.O. Wilson Bilim Yazını Ödülü finalisti olan Vicdan, tüm sosyal hayvanların neden ahlaki sistemlere sahip olduğunu ve bu sistemlerin nasıl oluştuğunu araştırıyor. Ünlü nörobilimci ve nörofelsefeci Profesör Patricia S. Churchland, beyinlerimizin nasıl bağ oluşturacak ve çocuklara özen gösterecek şekilde yapılandırıldığını aydınlattığı ve aynı zamanda ahlak dışı psikopatların neden ortaya çıkabileceğini araştırdığı bu kitabında nörobilim, genetik ve fiziksel çevrenin etkilerini bir araya getiriyor.
Vicdanımızı ve ahlakımızı genel olarak nörobiyolojik terimlerle tanımlayan kitap, bu gelişmiş sosyal doğamızın bazal gangliyonlarımız ile yönetici frontal korteksimiz arasındaki karmaşık etkileşimi içerdiğini gözler önüne seriyor. Churchland ayrıca kitabın ikinci yarısında, ahlakın nesiller boyunca nasıl aktarıldığını ve neden tüm toplumların temeli haline geldiğini anlamak için felsefe tartışmalarını masaya yatırarak, Sokrates’ten Bertrand Russell’a kadar 2500 yıllık felsefe geleneğini güncel nörobilimsel bulgular ışığında gözden geçiriyor.
Nörofelsefenin öncüsü kabul edilen Patricia S. Churchland, 1984 yılından bu yana University of California San Diego'da öğretim üyesidir.
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
2007-2008 finans krizinin ardından iktisat bilimi ciddi eleştirilere maruz kaldı. Ünlü iktisatçı Meghnad Desai Kibir’de yanlış gidenin ne olduğunu, iktisat tarihindeki temel krizlere bakarak sorguluyor. İktisatçıların krizi öngörememesinin ve yanıldıklarını kabul edememesinin önemli nedenlerinden birinin kuşkucu araştırmaların yerini alan kibir ve kesinlik olduğunu söylüyor.
Kibir Adam Smith, Karl Marx, Fredrick Hayek, Joseph Schumpeter, John Maynard Keynes ve Nikolay Kondratyev gibi iktisatçılara dönüyor. Desai, tüm iktisadi durumların tek bir kuramla çözülebileceğini reddediyor; eldeki kuramların gelecekteki felaketleri önlemek için yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor ve çağımızın en önemli ekonomik sorunlarına dair yeni bir bakış açısı sunuyor.
Meghnad Desai, London School of Economics’te (LSE) emeritus iktisat profesörü, aynı üniversitede Küresel Yönetişim Araştırmalar Merkezi kurucusu ve eski direktörü. Lordlar Kamarası üyesi.
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Ecz. Sezer Enahtar
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Batı kavramı nasıl oluştu? Şarkiyatçılığın kökenleri nereye dayanır? Doğu ile Batı arasındaki bir zamanlar belli belirsiz olan siyasi sınır ne zaman ve neden belirgin hale geldi? Demokrasi Batı’ya, despotluksa Şark’a ait olgular olarak nasıl kodlandı? Batı, siyasal ve kültürel kimliği, nasıl oldu da siyasal özgürlük, vatandaşlık ve demokrasi ile eşanlamlı hale geldi?
Antik Yunan’dan Rönesans’a kadar uzanan döneme odaklanarak siyasal düşündeki Batılı temel metinlere yeni bir bakış açısıyla yaklaşan Springborg, geleneksel siyaset kuramı yöntemlerini Batı kimliğinin temellerini sorgulamadan benimsemeyi reddediyor ve tarihin çarpıtılması olarak gördüğü pratikleri ters yüz ediyor.
Tarihi revizyonist bir bakışla sorgulayarak bizi Yunan polis’ini Batı’nın beşiği olarak değil, Doğu’nun bir mahsulü olarak düşünmeye davet ediyor. Savını desteklemek üzere farklı akademik disiplinlerden yararlanan Springborg, Batı siyaset tarihinin merkezine şehir devletlerini değil, krallığı; antik Yunan ve Roma’yı değil, Mısır ve Mezopotamya’yı koyuyor.
Kitap, bugünkü Türkiye siyasetine de biçim veren kültürel savaş alanının tarihsel koordinatlarını kusursuz biçimde gözler önüne seriyor. İçerideki ve dışarıdaki tartışmalar ülkeyi ya Batı siyasal ve kültürel cumhuriyetçiliğinin ya da Şarki despotluk geleneğinin mirasçısı olarak konumlandırıyor. Springborg, okuru bu seslerden ayrılmaya, söz konusu ayrımı yüzeysel olarak ele almamaya ve bu ayrımın dolambaçlı tarihsel yapılanmasını anlamaya çağırıyor.
Patricia Springborg, the Humboldt-Universität zu Berlin’in, disiplinlerarası alanda araştırmalar yapan enstitüsü Centre for British Studies’de siyaset kuramı profesörü.
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
On sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllarda Batı Avrupa’daki Osmanlı/Türk esinli mimarinin incelenmesine adanmış ilk kitap boyutundaki bu çalışmada Nebahat Avcıoğlu, kültürel sınırlar meselesinde ayrımları değil, çeşitliliğin uyumunu vurguluyor. Egzotizmin sınırlarına indirgenen turquerie'yi, kültürlerarası bir sanat formu olarak değerlendiriyor. Yazar, bugüne kadar ihmal edilmiş resimlere, tasarımlara ve binalara bakarak Batı’nın Osmanlı İmparatorluğu ilgisini öztemsil ve milli politika mefhumlarına bağlıyor. Turquerie ve Temsil Politikası, 1728-1876, Avrupalıların ilham için, ne gibi etkiler altında, neden Türklere döndüğünü araştırırken, bu dönemdeki sanat ve mimarinin kapsamlı bir kültürel yorumlamasını sunuyor.
Avcıoğlu, üç özel bina tipini inceliyor: köşkler, camiler ve hamamlar. Bunları da Batı Avrupa’da inşa edilen ilk dört başı mamur örneklerinden seçiyor ve bu yapılarla mimari form ve üslupların kültürel siyasetini derinlemesine araştırıyor. Yazara göre bu bina tiplerinin özümsenmesi kazara olmadığı gibi sadece Avrupa’nın başka bir kültüre hakimiyetini de göstermez. Özünde diyalektik bir süreçti bu ve hem Batı’da hem de Doğu’da kültürlerötesileşmeye katkıda bulunmuştu.
metin
- Türkçe
Eser Türü: Dersler
Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi (AÖF) Kültür Tarihi Dersi Çıkmış Sorularıdır.
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Ecz. Funda Figen Şirin Bal
Murat Çevik, Fatih Dayı, Zafer Balcı
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Seslendiren: Nurlu Çavuşoğlu, Banu Tezcan, Nil Gökdoğan, Sibel Yılmaz, Göksun Günal, Dilek Tok, Sibel Özman, Emine Yasemin Aktaş
Orijinal Yayınları TYT Matematik Soru Bankası 2025
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Seslendiren: Seval Gülyaz
Mustafa Kemal Atatürk, çocukları çok severdi. Onun açık mavi gözleri her yerde çocukları arardı. Çağdaş ve mutlu Türkiye'yi çocuklarda görür, çocuklarda bulurdu. Tüm yurt gezilerinde çocuklara sevgiyle yaklaşır, onlarla uzun uzun söyleşir ve onlara değişik sualler yöneltirdi. Ancak Mustafa Kemal Atatürk’ten sonra gelen hiçbir cumhurbaşkanı, hiçbir başbakan, hiçbir bakan veya bir asker, bir çocuğu elinden tutup da resim sergisi gezmeye götürmedi. Hiçbir cumhurbaşkanı veya hiçbir başbakan bir çocuğu protokol sırasının en önüne oturtmadı. Hiçbir cumhurbaşkanı bir çocuğu salıncakta sallamadı. Bir çocuğu taşıttan kendi elleriyle indirmedi. Bir yabancı konukla birlikteyken yanına çocuk almadı. Bir yetişkini dinlerken gösterdiği ciddiyetle dinlemedi. Onlarla birlikte denize girmedi, objektiflere poz vermedi. Onlarla gezintilere çıkmadı. Onlara el öptürtmezlik yapmadı. Tüm bunlar bir yana, 1938’den itibaren bu ülkede yetişkin ile çocuk dostluğu, arkadaşlığı diye bir şey kalmadı. Oysa sadece kendi tarihimizde değil, dünya tarihinde dahi çocuklara Atatürk ölçeğinde önem ve değer veren, onları Atatürk kadar ciddiye alan bir başka kimse olmamıştır. Bunun böyle olduğu, yüzlerce fotoğrafla/belgeyle sabittir.
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Etrafımızdaki dünyayı ve kendimizi nasıl anlarız, nasıl “okuruz”? Sarah Dillon’a göre bu sorunun cevabı metinleri okuyuşumuzun palimpsest yoluyla irdelenmesiyle bulunabilir.
Palimpsest, “üstündeki elyazmasından temizlenerek tekrar tekrar kullanılmış parşömen parçası” anlamına geliyor. Bu terimi ilk kez 1845’te Thomas De Quincey bir kavram olarak yaygınlaştırdı. Sarah Dillon, palimpsestin bir metafor olarak kullanımının soykütüğünü çıkarmaya soyunuyor, böylece kuramsal ve eleştirel edebiyat incelemeleri etrafındaki tartışmalara önemli bir katkıda bulunuyor.
Dillon, palimpsestin mantığını ve yapısını araştırıp modern düşünceyi anlama ve ilerletmedeki hayati rolünü gösteriyor. Tarih, öznellik, zamansallık, metafor ve cinsellik kadar farklı kavramları palimpsestin nasıl yeniden biçimlendirdiğini ortaya koyarken, okuma sorununa tekrar tekrar dönüyor. Palimpseste getirdiği kuramsal yaklaşımı Thomas De Quincey, D.H. Lawrence, Arthur Conan Doyle, Umberto Eco, Ian McEwan ve H.D.’nin eserlerinin yakın okumasıyla harmanlıyor.
Sarah Dillon, Cambridge Üniversitesi İngilizce Bölümü’nde öğretim üyesi; feminist edebiyat ve film eleştirmeni ve kuramcısı.
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Seslendiren: Fatma Sena Yeşilbağ
Hakikat daha çizmelerini giyerken yalan dünyayı dolaşır.
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Seslendiren: Mihriban Paker
Kırşehirli bir ailenin dağılış sürecini en büyük kızları Berna'yı merkeze alarak anlatıyor. On altı yaşındayken halasının oğlundan hamile kalan, küçük
yaşta anne olan Berna'nın savrulan yaşamı geneleve kadar uzanıyor. Yeterince bilinmeyen, dış dünyaya kapalı, kendi içinde kuralları olan bu âlemi bütün
acımasızlığı ve çıplaklığıyla gözler önüne seriyor Arzu Arınel. Sevgilisi Cemal'in Berna'ya söylediği ise romanın omurgası gibi: "Bu bir defalık hayatta
herkes sadece kendine aittir sevgilim."
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Ecz. Yeşim Zengi
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Balkanlar, Ortadoğu ve özellikle Türkiye'deki popüler müzik ve kültür üzerine çalışmalarıyla tanınan Martin Stokes, son kitabı Aşk Cumhuriyeti'nde Zeki Müren, Orhan Gencebay, Sezen Aksu ve popüler müzik üzerinden Türkiye'nin 1950'lerden itibaren geçirdiği dönüşümü mercek altına alıyor. Bunu yaparken de kültür bilimlerinde görece yeni bir bakış açısını yansıtan, duygusallık ve kişiselliğin nasıl toplumsallaştırıldığına, iktidar ilişkileri ağına nasıl sokulduğuna odaklanan "kültürel mahrem" perspektifini temel alıyor. Türkiye'nin yakın tarihinde artık birer ikona dönüşmüş bu üç sanatçının müziklerinin Türkiye'de "aşk" kavramının gelişimine katkılarını inceliyor.
Müren, Gencebay ve Aksu Türkiye'de müzik dünyasında da gündelik yaşamda da derin, çoğalan bir etki yaratmalarına rağmen ne akademik ne entelektüel ortamın ilgisine mazhar olmuş üç önemli isim. Stokes kitabında, bir yandan bu üç ikonun müziklerini özellikle taşıdıkları duygusal boyut üzerinden anlamlandırmaya ve kamusal kişiliklerini çözümlemeye girişiyor, bir yandan da popüler kültürde yarattıkları derin etkiyi tarihsel, toplumsal bir çerçeveye oturtup Türkiye'de yaşanan liberalleşme, küreselleşme süreçlerini, iktidarın işleme biçimlerinde yaşanan dönüşümleri kurcalıyor. Yazar, bu üç ulusal ikonun resmi Türk kimliğinden daha samimi ve değişken bir Türklük kavramı çağrıştırdığını öne sürüyor. Anlatısını resmi kültür, kamusal kimlik, yurttaşlık bilinci, kozmopolitleşme, küreselleşme, köyden kente göç, İslami hareket, toplumsal cinsiyet, aşk, duygunun siyaseti gibi temalar üzerinden dokuyan Stokes, kuru bir akademik çalışmanın çok ötesine geçerek meselesinin izini sokaklarda, gazinolarda, odalara asılan posterlerde, belediye bültenlerinde, parklarda, bahçelerde, kaset kapaklarında, radyo programlarında sürüyor.
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
20. yüzyıl iktisadi düşüncesinin iki büyük kutbu olan Keynes ile Hayek arasındaki tartışma, devletin ekonomiye müdahalesi ile serbest piyasanın erdemleri arasındaki, günümüze kadar gelen ayrıma ışık tutuyor.
1929’daki borsa krizinin tetiklediği Büyük Buhran yıllarında bu iki düşünürden dünya ekonomisinin nasıl toparlanacağına dair iki farklı iddia geldi. Mevcut sistemin devamı ve aşırılıkçılığın önlenmesi gibi konularda hemfikir olan Hayek ve Keynes bunun nasıl yerine getirileceği konusunda birbirine zıt yöntem ve politikaları benimsediler. Cambridge iktisatçısı John Maynard Keynes kamu harcamalarının artırılması gerektiğini savunurken, Avusturya Okulu iktisatçısı Friedrich Hayek devletin ekonomiye müdahalesinin hem işe yaramayacağını hem de potansiyel tehlikeler barındırdığını ileri sürdü. Böylece, devletin ekonomideki rolü ile piyasaya müdahale etmenin bireysel özgürlüklere getirdiği tehditleri kapsayan hararetli bir tartışma başladı.
Büyük Buhrandan Keynes’in reçeteleriyle çıkılması sonucunda Keynesçi iktisat II. Dünya Savaşı’ndan sonraki on yıllara damgasını vurdu. 1970’lerdeki krizden sonra ise bu sefer sahne Hayek’indi. 2008 krizinden sonra yeniden alevlenen tartışma 1930’lardaki şiddetiyle devam etti ve ateşli müritleri, iki düşünür öldükten sonra da bu amansız savaşı sürdürdü.
20. yüzyılın bu iki büyük iktisatçısı arasındaki tartışmayı akıcı bir hikayenin içine yerleştiren Nicholas Wapshott, hem kişisel tanışıklıklarını, hem içinde bulundukları toplumsal koşulları hem de iktisat tartışmalarını mercek altına alıyor. İster Keynes’in ister Hayek’in isterse başka bir iktisatçının görüşlerine yakın olun, bu kitapta mutlaka yeni bir şey bulacaksınız.
Nicholas Wapshott, biyografi yazarı ve Newsweek editörü.
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: Sesli Betimleme
Le Daim, geyik derisinden yapılan ceketini takıntı haline getiren 40’lı yaşlardaki bir adamın suça bulaşma hikayesini konu ediyor. Karısı tarafından terk edilmiş bir adam olan Georges'un hayatta en önem verdiği şey deri ceketidir. Püsküllü süet ceketinden başka bir şeyi gözü görmeyen Georges, başkalarının herhangi bir ceket sahibi olması fikrini dahi kabul edemez. Georges'un ceketine olan bu saplantısı, onun farklı bir adama dönüşmesine neden olur.
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Ecz. Aynur Türk
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Seslendiren: Esra Gürel Altıner
Fizikte her etki bir tepki yaratır…
“Evinde düşünüyordu. Acaba etkileyici anım oldu mu diye. O kadar yalnızdı ki. Emin değildi. Yılları boşuna mı gitmişti. Tek bildiği zamanının hiçbir şekilde yavaşlamadığıydı. Hızlı, pişmanlıklarla dolu, kimsesiz, teorik fizik ve deneylerle dolu hızlı bir yaşam. Yaşlanmıştı. Artık kaybedecek bir şeyi yoktu. Ya başa dönersem diye düşündü. Zaman görelidir. Neden mümkün olmasın diye iç geçirdi buna karşılık. Ve mırıldandı: Zaman bir labirent. Ya o labirentin içine yeni bir labirent oluşturabilseydik. Çıkışı da en etkileyici anımızda olan.”
Bir insan hayatı boyunca sonsuz tane an yaşar. Ancak bunların içinden sadece bir tanesi en etkileyici olandır. Buna göre eğer en etkileyici anınızı yeniden yaşama şansınız olsaydı bu hangi anınız olurdu? İlk bakış, ilk işitiş, ilk dokunuş… Hangisi? Üstelik sizin için yine ilk yaşandığındaki gibi bilinmez olacak bir an. (Göreli Bilinmezlik)
San Francisco’dan aşkın ve suyun dans ettiği Venedik’e, Venedik’ten dağların birbiri ardına saklandığı Alpler’e, Alpler’den kalabalık ve gizemli ülke Japonya’ya; Japon Adalarına, Japonya’dan Grönland’a uzanan bir aşk (sevgi) hikayesi…
Sevgi her şeyin ötesindedir, zamanın bile…
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Ecz. Funda Figen Şirin Bal
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Ecz. Duygu Kaya Bilecenoğlu
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Reklamların, televizyonun ve sosyal medyanın ürettiği, ardı arkası kesilmeyen bir enformasyon ve görüntü akışının içinde yolumuzu bulmaya çalışıyoruz. Her birimiz, birer şirket gibi sermayemizi artırmanın peşindeyiz; ama maddi değil toplumsal sermaye bu, sahip olduğumuz niteliklerden ve diğer insanlarla kurduğumuz ilişkilerden oluşuyor. Her şey pazarlanıp satılabiliyor artık ve aslında biz de sürekli o nihai ürünü satmaya çalışıyoruz: Kendimizi.
Küratör ve eleştirmen Nato Thompson, bütün bunların toplumsal meselelere angaje sanatçı ve aktivistler için ne anlama geldiğini soruyor. Dünyayı bir görüntü ve enformasyon seli basmışken insanın kendine ait bir ses bulması mümkün müdür? Sanat tarihinden pek çok şeyi ve yakın zamanlarda da siyasal taban örgütlenmesinin çoğu yöntemini kendine mal etmiş olan şu tüketici kapitalizmi denen dev makineyle nasıl başa çıkılabilir?
Thompson, günümüzün en yenilikçi sanatçı ve aktivistlerinin çalışmalarına odaklanarak, kendi topluluklarını iktidarı görmek ve baştan hayal etmek için cesaretlendiren mekân, kurum ve toplumsal hareketleri ele alıyor. Alternatif sanat mekânlarından kooperatif evlerine, Occupy hareketinden Arap Baharı’na kadar, yakın zamanda ve hâlâ kitleler için iktidara meydan okuma yollarını açan mekân ve pratiklerin nasıl mümkün olabildiğini gösteriyor.
Nato Thompson, yazar ve küratör. Bağımsız sanat platformu Philadelphia Contemporary’nin sanat yönetmenliğini yürütüyor.
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Gezegenimizdeki yaşamın tarihi hakkında epeyce şey bilsek de, biyolojinin en büyük sorularını henüz yanıtlayabilmiş değiliz. Yaşam tuhaf ve karmaşık bir süreç; ilk kez 4 milyar yıl önce bir bakteri hücresi olarak ortaya çıktığı ve bu hücrenin, neredeyse bugün yaşayan bir insanın hücreleri kadar incelikli olduğu düşünülüyor. Hücrelerin yapısı ve milyonlarca yıl içindeki evrimi hakkında çok şey öğrendiysek de, genom çalışmalarıyla ortaya çıkarılanlar çok heyecan verici olsa da, cansızdan canlıya geçişin nasıl gerçekleştiğini hala pek bilmiyoruz. O günden bugüne gelene dek yaşamın izlediği karmaşık yolun nasıl belirlendiğini, tuhaf görünen tercihlerin neden yapıldığını, başka türlü yapılsa neler olacağını da tam olarak bilmiyoruz.
Yaşam Neden Var?’da biyolojinin temel sorularına yanıt arayan Nick Lane, yaşamın evrilişindeki anlaşılmaz noktalara bakarken, hücrelerin enerji sağlama biçimlerini bir yol gösterici olarak kullanıyor. Enerjiyle yaşam arasındaki ilişkinin başlangıca dek uzandığını öne sürdükten sonra, yalnızca yaşamın kökeni değil, sağlık ve ölüm üzerine de yeni fikirler geliştiriyor.
Yaşam Neden Var? enerjiye ve yaşama yepyeni bir bakış açısı sunuyor.
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Ecz. Yeşim Zengi
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Seslendiren: Dilek Onur Orhan
Endemik Yayınları TYT Türkçe Soru Bankası 2025
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Seslendiren: Feyza Daldal
Tiffany Sızı bir hata yaptı. Tek bir basit hata. Ve bu basit hata, dünyanın bütün dengelerini bozdu. Çünkü Kış Ustası Tiffany!ye aşık oldu! İmkansız bir sevdayla. Fakat bu sevda imkansız olduğu kadar, şey..havalı da.. Zira hangi Tanrı tutup da bir insana aşık olur ve hatta onun suretinde kar taneleri yapar ki!. Yine de Tiffany'nin Kış Ustası'nı ikna etmesi şart. Yosa tüm dünya ilelebet beyazlar içinde kalacak.. DiskDünya serisinin 35. ve Tiffany Sızı alt serisinin 3. kitabı Kış Ustası, DiskDünya'nın iklimini altüst eden soğuk, ılımlı ve illa ki komik bir macera..
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Ecz. Hilal Çelik
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Ecz. Havva Işıl Gedik
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Ecz. Emel Vuruhan
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
“İnsan hakları” denince herkesin aklına en üstün ahlak ilkeleri ve siyasi idealler gelir. Dahası bu yüceliğin insanlık tarihi kadar eski olduğu düşünülür. Fakat bu programın ne kadar yakın zamanda tedavüle girip yaygınlaştığının farkına varmak insanda çarpıcı bir etki bırakır. Bu siyasi idealin kendine bir alan açabilmesi için sadece ütopyaların değil, genel olarak siyasi projelerin ıskartaya çıktığı bir döneme, yirminci yüzyılın son çeyreğine gelinmesi gerekiyordu. İnsan haklarının alamet-i farikası, 1970’lerde bir anda nereden geldiği anlaşılmadan sahneye çıkmış olmasıdır.
İnsan hakları saf hümanist bir hareket midir? Devletlerin ya da hükümetlerin, özellikle de Soğuk Savaş döneminde, ihtilaf halinde oldukları diğer devletleri sıkıştırmak için başvurduğu bir koz olarak mı değer kazanmıştır, yoksa kerameti kendinden menkul bir taban hareketi midir? Başka bir dünyanın mümkün olduğu düşüncesinin yeni biçimi, bir “son ütopya” mıdır, yoksa başkası olmayan bir dünyanın daha iyi ve ahlaklı hale getirilmesi çabası mıdır?
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Ecz. İpek Akarçay Geyikçi
Prof. Dr. Şebnem AKİPEK ÖCAL (Ünite 1, 2, 3, 4, 5), Dr. Öğretim Üyesi Nazmiye ÖZENBAŞ BOYDAĞ (Ünite 6, 7), Prof. Dr. Mustafa AVCI (Ünite 8)
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: Dersler
Seslendiren: Anadolu Üniversitesi Çalışanları
Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi (AÖF) Sağlık Hukuku Dersidir.
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Hidayet Türkay ERBAŞI
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Ecz. Şebnem Onur EREN
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: Sesli Betimleme
Patron Gibi, birlikte şirket kuran iki arkadaşın hikayesini konu ediyor. Mia ve Mel, yakın arkadaş olan iki genç kadındır. Hayatlarına farklı bir yön vermek isteyen arkadaşlar, birlikte bir kozmetik şirketi kurmaya karar verir. Uzun uğraşlar sonucu sıfırdan kurdukları şirkette işler beklediklerinde de iyi gider. Mia ve Mel, yönettikleri şirketleri sayesinde hayatlarının en güzel dönemini yaşar. Ancak bir süre sonra bu iş, birbirinden farklı karakterlere sahip olan Mia ve Mel'in dostluğunun tehlikeye girmesine neden olur.
Ayşe Filiz YENİŞEHİRLİOĞLU (Ünite 6, 8), Selçuk MÜLAYİM (Ünite 4), Bahadır GÜLMEZ (Ünite 1, 7, 9), Hayri ESMER (Ünite 10), Billur TEKKÖK KARAGÖZ (Ünite 5), Hüseyin Sabri ALANYALI (Ünite 2), Elif KÖK (Ünite 3)
bilgisayar sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: Dersler
AÖF Tarih Bölümü 8. Dönem Kültür Tarihi Dersidir.
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Ecz. Hilal Çelik
Susan C. Stokes, S. Erdem Aytaç
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
İnsanlar oy kullanıp kullanmamaya, protestolara katılıp katılmamaya nasıl karar verir? Seçmenleri sandıktan caydırmaya yönelik uygulamalar neden bazen geri teper? Göstericilere karşı sert polis müdahalesi nasıl oluyor da küçük protestoları ulusal hareketlere dönüştürebiliyor? Politikacılar ve aktivistler insanları harekete geçirmek için duyguları nasıl kullanıyor? Ne Değişir ki?’nin yazarları, bireylerin siyasette kolektif eylemlere katılımı üzerine yeni bir kuram ortaya koyuyor ve kuramın öngörülerini seçimler ve protestolara katılım bağlamında irdeliyor.
Aytaç ve Stokes, kişiler için siyasete katılımın maliyetleri olduğu gibi bazı durumlarda katılmamanın da maliyetleri olabileceği düşüncesini geliştiriyor. Katılmamanın psikolojik olarak rahatsızlık verici ve dolayısıyla maliyetli olabileceği fikri, seçimlere ve protestolara katılımla ilgili mevcut kuramların açıklayamadığı birçok duruma ışık tutmaktadır. Aytaç ve Stokes bu kitapla başta Türkiye, Brezilya, Ukrayna ve ABD olmak üzere birçok ülkeden anket verileri, mülakatlar ve deneysel yöntemlerden yararlanarak kapsamlı bir siyasete katılım kuramı sunuyor.
S. Erdem Aytaç, Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğretim üyesi.
Susan Stokes, Chicago Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nde öğretim üyesi ve Chicago Center on Democracy direktörü.
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: Dersler
Seslendiren: Anadolu Üniversitesi Çalışanları
Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi (AÖF) Eğitim Psikolojisi Dersidir.
Yazarlar:
Prof. Dr. Coşkun BAYRAK (Ünite 1),
Doç. Dr. Şerife YÜCESOY (Ünite 2),
Prof. Dr. Esmahan AĞAOĞLU (Ünite 3),
Prof. Dr. Uğur SAK (Ünite 4),
Doç. Dr. Ramazan AKDOĞAN (Ünite 5),
Prof. Dr. Meral GÜVEN (Ünite 6),
Dr. Öğretim Üyesi Yücel ŞİMŞEK (Ünite 7),
Dr. Öğretim Üyesi Çetin TERZİ (Ünite 8).
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Seslendiren: Melisa Tayanç
tuzla piyade okulunda iki teymen birbirlerinin buğazına niçin sarıldı olay polise neden yansıtıldı hubbı fillah vatsap gurubunu kim niçin kurdu askeri okullarda tarikat yapılanması varmı mahkeme kararkları kimler niçin nasıl sonuçlandı atılma kararını etkileyen gizli tartışmalar baskılar ve çelişkiler nelerdi karar hapr okulundan atılmaları harp okuma andımı kılıç çatılmasımı gerekçe gösterildi teymenler sorguda neler yaşadı niçin ağlayanlar oldu teymenler neler yaşadı kim şimdi napıyor
metin
- Türkçe
Eser Türü: Dersler
Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi (AÖF) Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Dersi Çıkmış Soru ve Cevaplarıdır.
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Sevmek ve Ölmek Zamanı her zaman içiçedir. Öylesine yakındadırlar ki birbirlerinin soluklarını duyarlar sanki. Cephede yaşayan bir insan için bütün yaşamını böldüğü iki zaman dilimi vardır. SEVMEK ZAMANI - ÖLMEK ZAMANI. Severken bile ölümün kara yüzünü görecek, ölüm anında bile sevgiden yoksunluğun acısını duyacaktır. Ama hiçbir sınır tanımadan açılan bu yürekleri, sevgi yerine acımasız kurşunlar bezeyecektir. SEVMEK VE ÖLMEK ZAMANI, Remarque'in insan ruhunun yüceliğini anlatan en büyük romanıdır.
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Ecz. Duygu Kaya Bilecenoğlu
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
İlk okuma nasıl gerçekleşti? Sokrates yazıya neden karşı çıkmıştı? Beyin okumayı nasıl öğrenir; öğrenmezse ne olur? Farklı okuyan beyin nasıl çalışır? Okuduklarımız bizi nasıl değiştirir? Maryanne Wolf, Proust ve Mürekkepbalığı’nda okumaya dair benzer pek çok soruya cevap arıyor.
Wolf, okuyan beynin tarihini, hem yazının icadından bu yana hem de günümüzde bir çocuğun yaşamı boyunca ele alıyor. Disleksili çocukların okumayı öğrenirken neden zorlandıklarını ve özel yetilerini tartışıyor. Atalarımızın borçlarını ve isteklerini kil tabletlere ve papirüslere kaydedişinden derin düşüncelere erişmek için okuma sürecine geçişte beynin ne tür yöntemler kullandığını gösteriyor. Önümüzdeki teknolojik değişikliklerin okuyan beyni ve entelektüel repertuarımızı nasıl etkileyeceğine dair temkinli gözlemler sunuyor. Proust ve Mürekkepbalığı, okumaya ve beynin işleyişine ilgi duyan herkesin keyifle okuyacağı bir bilimsel çalışma.
*Maryanne Wolf, Tufts Üniversitesi’nde bilişsel sinirbilimci ve çocuk gelişimci.
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Ecz. Hilal Çelik
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Seslendiren: Gürşad Güneş
“Patolojik narsisizm, hayattan istediğini alamayanın, alsa da tatmin olamayanın huzursuzluğudur.” Klinik Psikolog Şule Öncü “Çöl büyür; yazık içinde çöller
saklayana.” Friedrich Nietzsche Bu kitap, narsist olduğu ilk bakışta anlaşılan büyüklenmeci narsist bireyler kadar; narsist olduğu fark edilmeyen; sadece
mağdur, depresif ya da bağımlı sanılan; yaşam akışı tıkanmış, potansiyelini gerçekleştirememiş kırgınlarla, küskünlerle ve kindarlarla, yani örtük narsistlerle
ilgili. Belki kendini bildin bileli babandan kurtarmaya çalıştığın annenle, köken ailesinden kurtarmaya çalıştığın babanla, kendisinden kurtarmaya çalıştığın
eşinle, sevgilinle ilgili. Ve aslında seninle, hepimizle ilgili. Hepimizin içine az çok sızmış ve sızmakta olan patolojik narsisizme direnebilmen; narsisistik
istismarla taktik ezberleyerek değil, taktiklere ihtiyaç duymadan baş edebilmen için.
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
“Çalışmak özgürleştirir” sözü tedavülden kalkmış olsa da, başka bir kılık altında hayatımızı yönetmeyi sürdürüyor. Çalışma ideolojisinin son dönemde iyiden iyiye güçlenip bir “hayat tarzı” haline gelmesinin gerekçelerinden biri, hâlâ hayatta kalmayla ve kaçınılmaz zorunluluklarla karıştırılmasıdır. Peter Fleming bu mitin neoliberal aklın büyük dalaverelerinden biri olduğunu ve çalışmak için yaşamak zorunda kalanlara bu ideolojinin kabul ettirildiğini gösteriyor.
Kapitalizmde çalışmanın fazla mesaiden, vardiya eziyetinden, esnek çalışmadan, şirketlerin ikiyüzlü sosyal sorumluluk projelerinden vb. ayrı düşünülemeyeceğini ortaya koyan Fleming, “Ben, İş” fonksiyonu adını verdiği kapitalist dayatmaya karşı yeni bir çalışma perspektifi geliştiriyor. Hastalanmanın da uyumanın da “kapitalizme karşı bir direniş biçimi olarak” görülebileceğini vurguluyor. İnsanca yaşanabilir bir ücret, çalışmanın zorunluluk olmaktan çıkması, devletin ötesine geçen demokratik örgütlenmeler, haftada sadece 3 gün ve azami 20 saat çalışma - hiçbirinin ütopya olmadığını anlatıyor.
Peter Fleming, Londra Şehir Üniversitesi’nde işletme ve toplum profesörü.
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
İnsan ahlakının evrimi iki adımda gerçekleşti. Başlangıçta doğa koşulları nedeniyle, ilk insanlar işbirliğine gitmezlerse yok olacaklarını gördü ve bu işbirliğini düzenli hale getirmek için yeni bilişsel yetenekler geliştirdiler. Riskleri en aza indirmek için her koşulda birlikte hareket edip, güven, saygı ve sorumluluk üzerine kurulu ikili ortaklıklar yarattılar.
İnsan grupları kalabalıklaşıp işbölümü daha karmaşık bir hal aldığında ikinci adım atıldı. Üyelerinden sadakat, uyum ve kültürel aidiyet bekleyen farklı kültürel gruplar ortaya çıktı. Yeni kültürel grupların içinde y er alan modern insanlar bu kez doğru ve yanlışa ilişkin nesnel normlar yarattılar.
Bu sürecin sonucu olarak, günümüzde insanlar hem ikili ilişkilerinde hem de ait oldukları topluluk içinde belli ahlak kurallarına uymayı −zaman zaman bu kuralları ihlal etseler bile− kaçınılmaz bir zorunluluk olarak görüyor.
İnsan Ahlakının Doğal Tarihi, ahlak psikolojisinin evrimine ilişkin ayrıntılı bir değerlendirme sunuyor. Pek çok önemli araştırmaya imza atmış gelişimsel psikolog Michael Tomasello, primatlar ile insan çocukları karşılaştıran çok sayıda deneyin verilerine dayandırdığı bu çalışmasında, insanın işbirliği konusunda nasıl geliştiğini ve sonunda ahlaki bir tür haline geldiğini ortaya koyuyor.
Michael Tomasello, Leipzig’deki Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü’nün eşyöneticisi ve Duke Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde öğretim üyesi.
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Ecz. Hilal Çelik
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Ecz. Aynur Türk
bilgisayar sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: Dersler
Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi (AOF) Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Dersi Çıkmış Soru ve Cevaplarıdır.
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: Sesli Betimleme
Noel’den birkaç gün sonra, İsveç/Norveç asıllı olan iki kız kardeş Ida ve Tuva, Norveç’in uzak bir bölgesindeki bir kıyı kesimine keyifli olacağını düşündükleri bir kar ve dalış tatili düzenlemeye karar verirler fakat işler asla düşündükleri gibi gitmeyecektir. Dalış deneyimlerinin sonlarına doğru, kız kardeşlerden bir tanesi, Tuva, yerinden oynamış ve üstüne düşen kayalar tarafından okyanusun dibinde kapana kısılmış bir şekilde kalınca, iki kız kardeş boğulma tehlikesini de göz önünde bulundurarak, yardım alabilmek için zamanla yarışmak zorunda kalır fakat bu da düşündükleri kadar kolay olmayacaktır. Kız kardeşi Tuva ile yanlarında olan bütün ekipmanlarını, telefonlarını, araba anahtarlarını ve yardım çağırabilecekleri her şey de okyanusun dibine gömülmüştür ve geri alabilmenin imkânı yoktur. Kız kardeşinin ve kendisinin başına gelen bu talihsizlikle Ida, karakterini ve iradesini ölçen, bugüne kadar girdiği en büyük testi geçmek zorundadır.
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Ecz. Sezen Enahtar
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Ecz. Esra Susar Kocabıyık
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Ecz. Şebnem Onur EREN
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Bu kitap, toplumun üst tabakalarında kendine yer bulmuş, göz alıcı mesleklerde başarıyı yakalamış, servet biriktirebilmiş, ayrıcalıklı bir yaşam süren, yetenekli ve seçkin azınlığa mensup bireyler ve onları bu seviyeye taşıdığı düşünülen zekâları hakkında.
Bu kitap, şanslı azınlığın sürdüğü yaşamın sosyal ve ekonomik anlamda çeperlerinde yaşayan, yoksulluk, güvencesizlik ve dışlanmışlıkla baş etmek zorunda kalan yığına mensup bireyler ve onları bu seviyeye ittiği düşünülen zekâları hakkında.
Bu kitap, bizleri zekânın tanımlanmış, doğuştan gelen ve testlerle ölçülebilen bir özellik olduğuna inandıran kimi bilimciler ve siyasetçiler hakkında.
Bu kitap, Genler, Beyin ve İnsan Potansiyeli madalyonunun öteki yüzü, İdeoloji, Serbest Piyasa Ekonomisi ve Fizyolojik Gerçekler hakkında.
Zekâyı aramaya sinir sisteminin mikro patikalarında başlayan Ken Richardson, değişken çevrelere uyum sağlamak için esneklik, işbirliği ve iletişimin yasalaştığı dinamik bir sistemle karşılaşıyor. Genlerin efendi konumunu yitirdiği, işbirliği ve kültürün sonuç değil bağlama dönüştüğü bu bilişsel evrim ortamında sinir sistemimiz diğerlerinin sinir sistemine öylesine bağlanıyor ki sınıflı ve hiyerarşik mevcut toplum kadar olası bir başka seçenek daha ufukta beliriyor: Katılımcı, eşitlikçi, kapısı herkese açık bir dünya!
Zekânın Bilimi ve İdeolojisi, olumlu alternatifin hayata geçmesini engelleyen kuvvetlerin farkına varmanızı sağlayacak, genetiğe ve beyne yönelik indirgemeci bakışı sorgulatacak, kaderciliği ve karamsarlığı defetmeye yardımcı olacak elzem bir araç. Yazarın dediği gibi “önümüzdeki görev zorlu, fakat insanlık tarihi bu tür ideolojilerin alaşağı edildiği örneklerle dolu!”
Britanyalı psikolog ve yazar Ken Richardson, 1972’de Açık Üniversite’de başlayan akademik kariyeri boyunca zekâ testleri üzerine çalıştı, dersler verdi ve pek çok eser kaleme aldı.
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Kara delikler saçmalık derecesinde tuhaftır. Tıpkı tekboynuzlar ve taş canavarlar gibi kara delikler de gerçek evren yerine bilimkurgu ve kadim efsane âlemine aitmiş gibi görünür. Ama aslında güneşimiz kadar gerçektirler.
Bu kitap, kara deliklerin bilim sahnesine çıkmasının ayrıntılı tarihini anlatıyor ve kara delik kuramlarındaki son gelişmeleri özetliyor. Her ne kadar kara delik fikri Newton fiziğinden çıkmış olsa da, bilim insanlarının kara delikleri ciddiye almaları Einstein’ın 1915 yılında ortaya attığı Genel Görelilik kuramıyla başlar. Yine de, bu konudaki araştırmaların ivme kazanması, kozmolojik gözlemlerin artmasıyla birlikte 20. yüzyılın ortalarını bulur.
Günümüzdeyse kara delik araştırmaları sadece bu ilginç fizik olayının kendisiyle ilgili gerçekleri açığa çıkarmakla kalmaz, aynı zamanda evrenimizin tarihiyle ilgili de bize çok şey anlatır. Hatta Büyük Patlama öncesi neler olup bittiği hakkındaki kuramlar da büyük ölçüde kara delik kuramlarıyla ilgilidir. Nasıl bir evrende yaşadığımızı bilmenin yolu kara delikleri incelemekten geçiyor.
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Akşam yemeğiniz sofranıza nasıl geliyor? Basit gibi görünse de çetrefil bir soru. Üstelik iktisadın temelini oluşturuyor.
Görünmez el, iktisatta en çok bilinen ifade; temel iktisat anlatısına göre her şeye dokunur, her şeyi yönetir, her şeye karar verir ama ne görünür ne de hissedilir. Yukarıdan, dışarıdan müdahale etmez, şeyleri kurcalayıp yerlerini değiştirmez; bireylerin eylem ve seçimlerinin içinde ve arasında ortaya çıkar. Sistemi çekip çevirir.
Katrine Marçal, var olmak için bağımlı olduğu kadını “öteki” olarak tanımlayan erkek üzerine kurgulanan standart iktisat anlatılarını sorgulayarak, bir de görünmez cins olduğunu hatırlatıyor bize. Tıpkı “ikinci cins” gibi bir “ikinci iktisat” da olduğunu gözler önüne sererek, hesaba katılmayan “kadın”ı denkleme dahil ediyor.
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Deniz Sevgen
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Henry Marsh, yaşamını ölüm-kalım aşamasındaki hastaları kurtarmaya adamış bir beyin cerrahı. Kimi zaman kendini bir kahraman gibi hissederken kimi zaman da ailelere acı haberi veren kişi olmak zorunda kalmış. Her şeye rağmen mesleğini seven bir doktor olarak beyin cerrahisine katkıda bulunmak için elinden gelenin en iyisini yapmış. İngiltere’de emekli olmasına karşın Nepal’de ve Ukrayna’da hastalara şifa dağıtma çabasını sürdüren Marsh’ın kırk yıllık meslek yaşamına ilişkin muhasebesi niteliğindeki Kabuller: Bir Beyin Cerrahının Sınır Tanımayan Hikâyesi hayatın bütününe ve ölüme dair zihin açıcı bir kitap.
Londra’daki hastanede tedavi ettiği hastalarıyla ilişkilerinden, yurtdışında karşılaştığı zorlu koşullarda insanlara yardım eli uzatma çabasından, yaşamını anlamlı kılmak için seçtiği başka uğraşlardan söz eden Marsh, bir cerrah olarak ikilemlerini, zaman zaman da çaresizliğini dürüstçe dile getiriyor. Tıp eğitimi aldığı dönemi, genç bir cerrahken yaşadığı önemli deneyimleri, mesleğinin en güç yönlerini, hastalarının yaşamını uzatmak için ortaya koyduğu çabayı anlatırken değindiği noktalar yaşamın ne kadar değerli olduğunu derinden hissettiriyor.
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Sabriye Sıla Muştu
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Tuhaf ve tekinsiz dışarıda olanla, ait olmayanla, bilinmeyenle ilgilidir; garip olanı çağrıştırır. Mark Fisher’a göre tuhaf ve tekinsiz birbiriyle yakından ilişkili iki duygu, aynı zamanda 20. yüzyıla damgasını vuran birer üretim biçimidir; film ya da kurgu biçimi, kavrayış biçimi, hatta nihayetinde bir var olma biçimi.
Fisher Tuhaf ve Tekinsiz’de, bu kavramların insanın varlık ve yoklukla ilgili sorabileceği en temel soruları barındırdığını anlatıyor. Burada hiçbir şey olmaması gerekirken bir şeylerin olmasının sebebi nedir? Ya da, burada bir şeyler olması gerekirken hiçbir şey olmaması nedendir? Belki de insanlık halinin tam olarak anlaşılabilmesi için incelenmesi gereken sınırda kavramlar olan tuhaf ile tekinsizi Fisher; H.P. Lovecraft, H.G. Wells, M.R. James, Christopher Priest, Joan Lindsay, Nigel Kneale, Daphne du Maurier, Alan Garner ve Margaret Atwood gibi yazarlar ile Stanley Kubrick, Jonathan Glazer ve Christopher Nolan gibi yönetmenlerin eserleri üzerinden inceliyor.
Mark Fisher, doktorasını Warwick Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde yaptı. Radikal siyaset, popüler kültür ve müzik üzerine yazılar ve kitaplar yazdı
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Eczacı Ceyhun Kabahasanoğlu
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Deniz Gökdağ
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Marc David Baer’in çeşitli akademik dergilerde yayımlanan makalelerinden oluşan Atmeydanı’nda Ölüm, Osmanlı tarihinin kara deliği olan 17. yüzyıla odaklanıyor. Yarısı IV. Mehmed’in iktidarıyla geçen bu yüzyıl, hoşgörünün ortadan kalktığı, din içi ve dinler arası ilişkilerde şiddetin yükseldiği bir dönemdi. Baer, daha Müslüman bir toplum oluşturulması için şiddeti gerekli gören, köktendinci Kadızâdeli hareketinin bu dönemde zirveye çıkışının nedenlerine yakından bakıyor ve bu hareketin etkisi altına giren devletin yürüttüğü yaygın İslamlaştırma çabalarını farklı örnekler üzerinden ele alıyor.
1660 yılında İstanbul’da, özellikle Hıristiyan ve Yahudilerin yoğun olarak yaşadığı mahalleleri etkileyen büyük yangının Osmanlı hanedanı nazarında şehrin İslamlaştırılması için bir fırsat yarattığını öne süren Baer’e göre, kadınların eski hayatlarından kurtulma şansı gibi gördükleri ihtida da bu İslamlaştırma çabalarına katkıda bulunuyor. Zina yaptıkları iddia edilen Yahudi bir adamla Müslüman bir kadının idamlarını konu alan makalesinde, bu ağır cezanın toplumsal cinsiyet düzeninin ve dini hiyerarşinin korunmasına hizmet ettiğini gösteriyor. Dönemin vakanüvisleriyle başka tarihçileri karşılaştıran Baer, padişahın iktidarını güçlendirmek amacıyla tarihyazımını kullanarak ideal sultan imgesi çizdirme yönündeki çabalarının sonuçlarını gözler önüne seriyor.
Hoşgörü ve ihtidanın tartışıldığı son bölümde Baer, hoşgörünün temelinde bir eşitsizlik olduğunu, Osmanlı’nın toplumsal cinsiyet, din ve sınıf farklarını bu eşitsizlik üzerinden yönettiğini savunuyor.
Marc David Baer, London School of Economics and Political Science Uluslararası Tarih Bölümü’nde profesör.
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Ağ toplumunu kuramlaştıran çalışmalarıyla yaşayan en önemli sosyologlar arasında sayılan Manuel Castells, son beş yıldır dünyanın dört bir yanında patlak veren işgal hareketlerini incelediği bu kitabında toplumsal hareketlerin aldığı yeni biçimleri mercek altına alıyor. İzlanda'da hükümeti değiştiren protestolardan, başta Mısır olmak üzere Arap isyanlarına, İspanya'da Indignados hareketinden ABD'deki Occupy hareketine yeni toplumsal hareketlerin hem kendine özgü niteliklerini hem ortak noktalarını inceliyor. Bu hareketlerin ortak noktası hepsinin internetin ve kablosuz iletişimin desteklediği özerk iletişim ağlarından beslenmesi, hepsinin internet üzerinde yaratılan sanal kamusal mekânın gerçek meydanlara, sokaklara taşınmasıyla can bulması.
Castells yeni toplumsal hareketlerin toplumsal, kültürel ve siyasi köklerini, kendi kendine örgütlenme biçimlerini incelediği, teknolojinin bu hareketlerin dinamiklerinde oynadığı önemli rolü değerlendirdiği İsyan ve Umut Ağları'nda bu hareketlerin toplumun geniş kesimlerinde büyük bir destek bulmasının nedenleri üzerinde de duruyor. Somut örneklerden giderek sorduğu en önemli sorular şunlar: Hareket insanların zihinlerini nasıl etkileyip dönüştürüyor? Siyasi değişim yaratabiliyor mu? Tüm dünyadan örnekleri karşılaştırdığı çözümlemesini, kitabın ekler bölümünde verdiği çok sayıda kamuoyu yoklaması verisi ve kitabın konu aldığı işgallerin kronolojileriyle destekliyor.
Castells’in Türkiye'de Mayıs-Haziran aylarında patlak veren Gezi protestoları için kaleme aldığı sonsöz, dünyanın dört köşesinde vuku bulan toplumsal hareketlerle Türkiye arasında önemli bir köprü kuruyor.
Manuel Castells, dünyanın sayılı üniversitelerinde dersler veren, kent sosyolojisi, toplumsal hareketler, internet çalışmaları, ağ toplumu ve ekonomi politik alanlarında yirminin üzerinde kitap kaleme almış, Türkçeye de çevrilen Enformasyon Çağı üçlemesiyle tüm dünyadan büyük bir okur kitlesinin ilgisini çekmiş bir sosyologdur.
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Toplulukların çözüldüğü, siyasete yönelik ilgisizliğin her geçen gün arttığı bir ortamda kamusal yaşamı yeniden canlandırmak mümkün mü?
Sivil Toplum kitabında, sivil toplumun hem yararlarını hem de sınırlarını inceleyen John Ehrenberg, kavramın siyasal ve kuramsal evrimini özetlerken, akademik ve kamusal söylemdeki yerini de tanımlıyor. Aristoteles'ten ve Aydınlanma fliozoflarından Black Lives Matter ve Occupy hareketlerine kadar her dönemde önemli yansımaları olan sivil toplum kavramının çağdaş siyasal meselelere dair neler sunabileceğini araştıran Ehrenberg, 11 Eylül, küresel finans krizi, ekonomik eşitsizlik ve hızla gelişen teknolojiler gibi olayların çağdaş sivil toplumla ilişkimizi nasıl şekillendirdiğini çarpıcı bir dille ortaya koyuyor. Giderek artan eşitsizliklere karşı harekete geçme çağrısında bulunan Sivil Toplum, siyasal yaşamın temel bir öğesine dair kapsamlı bir bakış sunuyor.
John Ehrenberg'in Sivil Toplum'u, Koç Üniversitesi Yayınları’nın, Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV) ve Koç Üniversitesi Sivil Toplum ve Hayırseverlik Araştırmaları Merkezi’nin (KUSİTHAM) iş birliğiyle başlattığı “Sivil Toplum Serisi”nin de ilk kitabı aynı zamanda. Bu seri kapsamında, sivil toplum alanında yabancı dillerde yazılmış değerli kaynak kitapların ve temel eserlerin Türkçede yayımlanmasıyla, sivil toplum tartışmalarına yeniden bir canlılık getirmek amaçlanıyor.
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
“Dünya’nın neden var olmadığını anlamak için, öncelikle bir şeyin var olmasının ne anlama geldiğini çözmek gerek. Bir şey ancak Dünya’da rastlanan bir şeyse vardır, ancak Dünya’nın kendisine, Dünya’da rastlayamıyoruz. En azından ben daha hiç görmedim, hissetmedim ve tatmadım.”
1980 doğumlu Alman filozof Markus Gabriel “Dünya neden yok?” sorusunu cevaplarken bizleri yeniden felsefece düşünmeye yönlendiriyor ve bunu yaparken de kışkırtıcı, esprili ve anlaşılır bir dil kullanıyor, hatta okuyucusuna daha en başta söz veriyor: “Bu kitapta felsefi sözcük canavarlarına rastlamayacaksınız.” Bu yüzden derin felsefi sorular labirentinde okuyucusuna basit bir yol sunuyor: Nereden geliyoruz? Neyin içinde bulunuyoruz? Ve tüm bunlar ne anlama geliyor?
“Tüm bunların ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorsak, önce bildiğimizi sandığımız her şeyi unutmamız ve baştan başlamamız gerekiyor” diyor Gabriel ve en başından sonuna iyi niyetini sürdürüyor: “Yaşamın anlamı, anlamın kendisindedir; şansımıza pay alabildiğimiz sonsuz anlamla yüzleşmemizdir. Hep mutlu olmayışımız anlaşılır bir şeydir. Mutsuzluğun ve gereksiz acının varoluşu da aynı şekilde gerçektir; insan olmayı yeniden düşünmek ve kendimizi ahlakça iyileştirmek için bir vesile olmalıdır.”
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Prof. McClure, Antik Yunan ve Roma’da kadınlar ve toplumsal cinsiyet üzerine en son bulgular ve araştırmalardan yararlanarak yazdığı bu eserinde, klasik antikitede kadınların toplumsal kimliğinin doğum, ergenlik, evlilik, çocuk doğurma, yaşlılık ve ölüm gibi yaşam evreleri boyunca biçimlenmesini incelemektedir.
Bekâret, kadın bedenine dair tıbbi görüşler, dini roller ve eğitimle ilgili kaygılar da dahil olmak üzere kadın ergenliği, evlilik, annelik, cinsellik, zina ve fahişelik konularını araştıran Prof. McClure, kadınların otoriteyi nasıl kullandıklarını ve toplumsal yaşama katılım imkânlarını da incelemektedir.
Klasik dünyada kadınlar ve toplumsal cinsiyet konusunda araştırma yapacaklar için kaynak kitap niteliğindeki bu eser, aynı zamanda ileri okuma önerileri ve bölüm sonlarında yer alan sorularıyla bir ders kitabıdır.
Laura K. McClure, Wisconsin-Madison Üniversitesi, Antikçağ ve Eskiçağ Yakındoğu Çalışmaları Bölümü’nde Yunan ve Latin Edebiyatı profesörüdür.
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Osmanlı İmparatorluğu ve onun devamı olan Türkiye Cumhuriyeti azınlıklara hoşgörü örnekleri olarak gösterilegelmiştir. Hatta bugün bazı Türkler, geçmişte kalan Osmanlı kozmopolitizmine karşı nostaljik hisler beslemektedirler. Marcy Brink-Danan, geçmişe dair bu görüşleri sorgularken, Yahudilerin gözünde, günümüz İstanbul’unda hoşgörülen bir azınlık olarak yaşamanın ne anlama geldiğini mercek altına alıyor. Çoğunlukla “iyi azınlık” olarak tasvir edilen Türkiye’deki Yahudiler, bölgedeki uzun geçmişlerini kucaklarken, bir yandan da ayrımcılığa maruz kalıyorlar; kurumları, düzenli olarak tehdit ve saldırılara hedef oluyor. Brink-Danan Türkiye’yi bir hoşgörü diyarı olarak resmeden Türk popüler ideolojisindeki çelişki ve boşlukları keşfe çıkarak, Türk Yahudilerin kozmopolitizm ve yurtseverlik, hoşgörü ve şiddet, Yahudiler olarak farklılık ve Türkiye yurttaşları olarak aynılık arasındaki gerilimlerle nasıl başa çıktığını anlatıyor.
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Girişimci Devlet’in çıkış noktasında, küresel düzeyde yaşanan 2008 finans krizi yer alıyor. Krizin ardından, büyümeyi yeniden başlatmak için atılması gereken tek adımın kamu harcamalarında kesinti olduğuna dair görüşe tepki olarak kaleme alınmış.
Devletin küçülmesi gerektiğini savunanların aksine, dünyanın en etkili ekonomistlerinden biri kabul edilen Mariana Mazzucato'ya göre, muazzam boyuttaki stratejik kamu yatırımları olmasaydı, bugün internetten GPS'e ve SIRI'ye kadar akıllı ürünlerden hiçbirini üretemezdik. Bilişim teknolojisindeki yeniliklerin yanı sıra, yeşil devrimi yaratabilecek yenilenebilir enerji çözümlerini ya da hastalıkları iyileştirecek yeni radikal ilaçların çoğunu da geliştiremezdik.
Girişimci Devlet’le Mazzucato, devletin ekonomideki rolüne ilişkin tartısmayı ideolojiden uzak bir yaklaşımla yeni bir çerçeveye oturtmayı ve kamu kurumlarının toplumsal ve ekonomik değişime öncülük etme rolü üzerine dinamik bir müzakere başlatmayı amaçlıyor.
Mazzucato’nun kapsamlı değerlendirmesi masallarla gizlenen bir gerçeği önümüze seriyor: Size ne anlatılırsa anlatılsın, iPhone'dan Google arama motoruna kadar dünyanın en popüler ürünlerini özel şirketlerin değil, vergi mükelleflerinin finanse ettiğini unutmayın.
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Eczacı Nur Subaşı
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
İmparatorluklar çağından ulus-devlete geçiş süreciyle birlikte çalışan kesim tarihin bir konusu olarak nasıl değerlendirilmeli? Sonraki dönemlerde devlet destekli kalkınma çabaları, popülist milliyetçilikler ve egemen otoriter rejimler nasıl bir benzerlik gösterdi? İşçiler ve çiftçiler emperyalizme karşı nasıl direndiler?
Modern Ortadoğu’da İşçiler ve Çiftçiler’de Joel Beinin, 18. Yüzyılın ortasından başlayarak Osmanlı İmparatorluğu ve onun devamı niteliğindeki Müslüman çoğunluğa sahip Balkanlar, Türkiye, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki devletlerdeki çiftçiler, kentli zanaatkârlar ve modern işçi sınıfının tarihini anlatıyor. Sıradan insanların siyasi, ekonomik ve toplumsal hayatlarına dair Hindistan Madun Çalışmaları ekolünden esinlenerek yeni bir bakış açısı sunuyor.
Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne geçiş sürecine de oldukça geniş bir yer ayıran Beinin, bu süreci çalışan kesim açısından bir kopuş değil süreklilik anlatısı olarak yorumluyor. 20. Yüzyılın sonlarına kadar Ortadoğu’da çalışan kesimin yeni gelişen kapitalist dünya düzeni içerisinde nasıl konumlandığını kısmen kendi yaşadığı deneyimler ve ilgili ülkelerde (özellikle Mısır’da) yaptığı çalışmalarından kısmen de ikincil kaynaklar üzerinden inceliyor.
Joel Beinin, Stanford Üniversitesi’nde Ortadoğu Tarihi profesörü.
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Ceyhun Kabaaslanoğlu
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Eczacı Yasemin Kahraman
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Tarihte ilk kez, on yıl ilerisini düşünen kişiler arasında, küresel bir oyunun sonunu oynamakta olduğumuz kanısı oluştu. İnsanlığın yarattığı sorunlar hem küresel hem de sürekli artıyor. Aklımızda ekonomik büyüme, dizginlenmemiş tüketim, sağlık ve bireysel mutluluktan başka bir amaç olmadan debelenip duruyoruz. Yüzyılın bu en büyük sorunu ancak ahlaki düşüncede temel bir değişiklik, insan dışındaki canlılara büyük bir bağlılıkla çözülebilir. Türümüzün miras aldığı bu güzel dünyanın biyosferi oluşturmasının 3,8 milyar yıl aldığını asla unutmamalıyız.
İnsanlık küresel biyolojik çeşitlilik hakkında çok daha fazla şey öğrenmedikçe ve bu çeşitliliği korumak için hızla harekete geçmedikçe, Yeryüzü’ndeki yaşamı oluşturan türlerin çoğunu kısa zamanda kaybedeceğiz. Yarım-Dünya önerisi, sorunun önemine uygun, birincil, acil bir çözüm sunuyor: Ancak gezegenin yarısını veya daha fazlasını ihtiyat olarak bir kenara ayırarak, çevrenin yaşayan kısmını kurtarabilir, kendi varlığımızı da sürdürebilmemiz için gereken dengeyi sağlayabiliriz.
Edward O. Wilson, Harvard Üniversitesi Biyoloji ve Zooloji fakültelerinde ders verdi, Harvard’da Frank B. Baird Bilim Profesörü, Mellon Bilim Profesörü oldu. Pellegrino Üniversitesi’nden emekli olduktan sonra ders vermeye devam etti ve Harvard’ın Karşılaştırmalı Zooloji Müzesi’nde entomoloji küratörlüğü yaptı. 2005’te E.O. Wilson Biyoçeşitlilik Vakfı’nı kurdu. Karıncalar konusunda dünyanın en yetkin ismi olarak tanınan Wilson, insanlar da dahil tüm hayvanların sosyal davranışlarının genetik kökenlerini çalışan sosyobiyolojinin önde gelen savunucusudur. İki kez Pulitzer Ödülü olmak üzere sayısız ödül almıştır.
metin
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Dünyaya anlam kazandırmak için anlattığımız öyküler –mitoloji ve din, edebiyat ve felsefe, bilim ve sanat– fikirlerimizi başkalarına aktarma araçlarımızdır. Ancak düzen arayışımızın altında temel düzensizlik korkusu yatar. Gerçek kaosu imgelemek zordur, onu betimlemekse çok daha zordur.
Kaos İmgelemi’nde Martin Meisel büyük bir tutkuyla ve heyecanla mutlak kaosu göstermek, ortaya koymak ve rasyonalize etmek için müthiş bir uğraş veriyor. Bu amaçla, kaos imgesinin toplumsal, psikolojik ve kozmolojik dönüşüm noktalarının öyküsünü aktarıyor. Edebiyattan, felsefeden, resimden, grafik sanatından, bilimden, dilbilimden, müzikten ve filmlerden örneklerle, 18. ve 19. yüzyıllarda kaosun yıkıcılıktan özgürlük ve enerji sağlama potansiyeli olan bir imgeye dönüşümünün olağanüstü öyküsünü anlatıyor.
Sophokles, Platon, Lucretius, Calderon, Milton, Haydn, Blake, Faraday, Çehov, Faulkner, Wells ve Beckett okumaları ile Brueghel, Rubens, Goya, Turner, Dix, Dada ve fütürist ressamların tablolarını aynı potada eriten Meisel, termodinamikte enerji ve entropinin ele alınışındaki devrime dikkat çekiyor. Yazar sonunda bu kaotik çerçeveyi anlam, amaç, ölümlülük ve zihin gibi konuları açıklamakta kullanıyor.
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Ecz. Sevilay Coşkuner
insan sesi mp3
- Türkçe
Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
Seslendiren: Eczacı Sena Tuğcu Acar