En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 59407 sonuçtan 8331 - 8340 arası görüntüleniyor.
Richard Bach
metin - Türkçe
4 Ayrım
375,63 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 80
Konusu:
Durgun denizin minik dalgacıkları üzerinde, güneşin altın gibi ışıldadığı pırıl pırıl bir sabahtı. Sahilden bir mil uzaklıkta, denizi kucaklarcasına ilerleyen bir balıkçı teknesi, martılara kahvaltı zamanının geldiğini haber veriyordu. Binlerce martı, bir lokma yiyecek için mücadeleye girişmişti bile. İşte zor bir gün daha başlıyordu.
Judith McNaught
metin - Türkçe
2 Ayrım
2,76 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 80
Konusu:
ısı Danielle Steel hayranı okuyucularımızın çok severek okuyacağı bir yazar olan Judith McNaught, Amerika’daki aşk romanı yazarları arasında seçkin bir yere sahip. Öykü kurmadaki ustalığı, tüm eleştirmenlerin tartışmasız olarak kabul ettiği en belirgin özelliği. Küçük ve sakin bir kasabada polis olan Sloan Reynolds, güzel, akıllı, kendine güvenen ve herkesin sevdiği bir genç kadındır. Her zaman herkesin yardımına koşar; bir miniğin dallara takılan uçurtmasını indirmek için ağaca tırmanırken de, bir yaşlının kayıp köpeğini ararken de, hep aynı sevecenlik içindedir. Derken, otuz yıldır kendisini hiç aramamış olan babası, Sloan’ı, kız kardeşini ve kendisini yakından tanıyabilmesi için, son derece şık bir kasaba olan Palm Beach’e davet eder. Genç kız gitmek istemez, ancak FBI ajanı Paul Richardson devreye girer ve Palm Beach’te yapacağı bir araştırmaya yardımcı olabilmesi için, Sloan’ı bu teklifi kabul etmeye zorlar. Sloan Palm Beach’e gider, yaşamı boyunca hiç karşılaşmadığı babasını, kız kardeşini, ninesini yakından tanır ve “Beyaz Atlı Prens "i ile karşılaşır. Yakıcı bir aşk yaşarken umulmadık gelişmeler olacak ve Sloan üzücü ikilemler yaşayacaktır. Popüler romanın en tanınmış yazarlarından olan Judith McNaught okuyucular için tam anlamıyla bir hazine. Literary Times Judith McNaught ’ın, bir aşk romanını soluk kesici bir maceraya çeviren, eşi bulunmaz bir yeteneği var. Nancy R. E. O’Brien
Michel Foucault
metin - Türkçe
1 Ayrım
471,43 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Felsefe
Görüntülenme Sayısı: 80
Konusu:
Michel Foucault, Deliliğin Tarihi’nde, deliliğin gündelik yaşamın bir parçası sayıldığı, kaçıklarla çılgınların sokaklarda ellerini kollarını sallayarak dolaştıkları Orta Çağ’dan, tehlikeli sayılmaya başladıkları, tımarhanelere kapatıldıkları, öteki insanlarla aralarına ilk kez duvarların çekildiği 18. yüzyıla kadar, Batı’da deliliğin arkeolojisini irdeliyor. Deliliğin fantastik dünyasında dolaşırken Foucault, aslında “deli”nin bize onun deli olduğuna karar veren, onu öyle konumlandıran genel toplumsal harita üzerinde işgal ettiği yer itibarıyla yansıdığını gösteriyor. Her çağın kendi ütopyası içinde kendini arındırdığı, saflaştırdığı, idealleştirdiği tarihsel yolculukta, delinin bu arınma ayin ve oyunundaki yerini ve rolünü kavramamızı sağlıyor. Bu nedenle, Deliliğin Tarihi, aynı zamanda aklın tarihinin ana hatlarını da ortaya koyuyor: Akıl, kendini ancak deliliğin zıddında, deliliğin zıddı olarak tanımlayabiliyor. Öyleyse delilik, toplum düzeninin varlığı için gerekli; çünkü bu düzen ancak kendi negatifinin aynasında kimlik bulabiliyor.
Özlem Abut Otluoğlu
insan sesi mp3 - Türkçe
9 Ayrım
1434,81 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 80
Konusu:
“Defalarca Küllerinden Doğan Bir Kadının Hikayesi” Bir kadını takdimimdir... Görünümü değerli bir mücevher kadar parlak, iç dünyası yalın bir taş kadar soğuk ve tenha. Zümrüt yeşili gözlerinde isyan var. O, yenilgiyi inkar etmeye ant içmiş, yangınların ardından küllerinden doğan bir Anka: Zümrüt Paşaoğlu… Zümrüt’ün kaybolduğu labirent, kaderinden çıkış yolu ararken tehlikelerle doludur. Zengin ve saygın bir avukatın güzelliği dillere destan kızı da olsa hayatın gazabından kurtulamaz. Mesleği olan gazetecilikte zirveye yükselmesine rağmen var olma mücadelesi asla bitmez. Yüreğini kanırtan değersizlik hissi onu dibe çekerken, üvey annesinin sevgisizliği, çocukken uğradığı taciz, bulimia, kendinden dahi çok sevdiği adamın sıra dışı ihaneti, kocasının hakaretleri, mobbing, uğradığı tecavüz, evlat acısı ve imkânsız gibi görünen bir aşk ile nasıl başa çıktığının hikayesidir “Mücevher Gözlü Anka”. Eminim ki bu romanın sayfalarını okudukça Zümrüt Paşaoğlu’nun attığı sessiz çığlıkları işiteceksiniz, acıları belki size tanıdık gelecek. Her kadın, yüreğinin yangın yerinden göğe yükselen bir Anka değil midir zaten?
Ahmet Akgül
insan sesi mp3 - Türkçe
77 Ayrım
3577,43 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Siyaset
Görüntülenme Sayısı: 80
Konusu:
Cemaat CIA'nın Yan Kuruluşumu? CIA Ortadoğu masası eski şefi, CIA'ya yakın Rand'ın uzmanlarından Graham Fuller yeni bir kitap çıkarıyordu. Abd'nın yeşil kuşak Projesi'nin mimarlarından Fuller'in kitabının adı "A World without İslam (İslamın olmadığı bir dünya)". Gülen cemaatiyle oldukca iyi ilişkilere sahip olan, Fetullah Gülen'e ABD'de kalmasi için referans veren Fuller, kitabında 'eğer islam olmasydı dünya dengeleri nasıl olurdu?" konusunu irdeliyordu. İslamsız bir dünyada terörizm, medeniyetler arası çatışma gibi konuların olup olmayacağını sorguluyor, ılımlı islam olursa dünyada huzurun artacağını söylüyordu. Fuller söz konusu kitapta Hz. Muhammet'ten Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine kadar inceliyor ve kafasına gore yorumlayıp çarpıtıyordu. Elbette Fuller'in asıl amacı Ilımlı islamın lideri olması gereken Türkiye'ye roller biciyordu. Fuller'in kitabına cemaatin ABD'deki bir başka temsilcisi, Gülen'e referans veren bir başka isim John Esposito'nun da tanıtım yazısı dikkat çekiyordu. Peki eski CIA'cı Sionist Yahudi kurmayı Fuller'in kitabının tanıtımı nerede yapılıyordu?
James Rickards
insan sesi mp3 - Türkçe
32 Ayrım
633,91 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 80
Konusu:
“Finansal Armagedon”u en iyi bilenlerden biri ABD’nin 16 istihbarat kurumunun çatısını oluşturan İstihbarat Konseyi’nin ve Pentagon’un başdanışmanı James Rickards ÇÖKÜŞE GİDEN YOL adını verdiğimiz bu kitapta, bütün sinirleri alınmış, dünya yıkılsa aldırmayacak olanlarımızı bile ürpertecek boyutta veri ve analizlerle ikaz ediyor. Bir dahaki parasal krizde –ki uzaklarda değil– bir tek devlet değil, 28. kez dünya medeniyeti topyekûn çökecek. Çöküşe giden yolun taşları kâğıt/plastik banknotlardan oluşmakta ve ilk sırada ise 15 Ağustos 1971’den beri –Amerikan halkına rağmen insafsızca karşılıksız basılan– bir avuç bankerin kontrolündeki FED’in bastığı ABD doları vardır. Dikkat! Bankalar, mesela AB’de mevduata verdiği devlet garantisini kaldırıyor. 2023’ten itibaren bazı devletler “nakit para”ya son veriyor. “Nakit paranın” kalkması ve dijital kripto/sanal “kaydi para” insan hürriyetini yok eder. “Para öldü.”  Dr. Ramazan Kurtoğlu   Churchill bir keresinde Keynes’e telgraf çekerek, “Senin görüşlerine katılmaya başlıyorum” dediğinde Keynes, “Bunu duyduğuma üzüldüm çünkü ben fikrimi değiştirmeye başladım” diye yanıt vermiştir. Günümüz ekonomistleri onun yarısı kadar açık görüşe sahip olsalar her şey çok farklı olurdu. Şok doktrini bir dişli gibidir. Yani bir yöne doğru döner ve bir yerde kilitlenir. Bu çark tekrar aynı yönde dönebilir ancak geri dönmesi imkânsızdır. Şok doktrini çerçevesinde geliştirilen politikalar ortaya çıkmalarına neden olan acil durum geçtikten sonra bile devam eder. Gidişat daha fazla devlet gücü, daha fazla vergilendirme ve daha az özgürlük doğrultusundadır. Döviz rezervlerinin dış borç ödemelerinde çok önemli olduğu yerlerde kurumsal borçluların işi zordur. Yeni kriz ise yine beklenmedik bir yön olan kurumsal borçlardan kaynaklanacaktır. Borçlu toplumlar bir daha asla toparlanamaz ve batarlar. Karmaşa teorisyenleri görünen istikrarın yükselen tansiyonu örten bir maske olduğunu iyi bilirler. Bu baskı rejimi vatandaşların günlük faaliyetlerinin suç haline getirilmesi, polis gücünün militarize edilmesi, yargının siyasileştirilmesi ve dijital takipten oluşan dört sütun üzerinde yükselmektedir. Bugün ceza yasası politik güçlerin ellerindeki cop halindedir.
Peyami Safa
insan sesi mp3 - Türkçe
34 Ayrım
376,46 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 80
Konusu:
Attila, Peyami Safa`nın yegâne tarihî romanıdır. Peyami Safa bu romanıyla, Attila gibi büyük bir Türk cihangirinin devrine ve kişiliğine ilk defa bir Türk gözüyle bakmış, Batı dünyasının *geçtiği yerde ot bitmez* diye karaladığı bir devlet adamı ve kumandanını Türk gözüyle tasvir etmiştir. Peyami Safa, Attila’yı yazarken yabancı kaynaklardan ve özellikle Bizans tarihçilerinin verdiği bilgilerden oldukça istifade etmiştir. Çelik iradeli, demir disiplinli bu Türk hakanının yalnızca bir devlet adamı ve kumandan olarak değil, şahsi ilişkilerde yumuşak huylu, engin merhametli ve kendisine sığınanlara karşı ne kadar hassas yürekli bir insan olduğunu da göstererek, onu efsanelerin örtüsünden sıyırıp gerçek bir tarihî şahsiyet olarak karşımıza çıkarmıştır. Belki de bütün bunlardan daha önemlisi; Peyami Safa, Attila’nın şahsında, Türk cihan hakimiyeti ülküsünün izlerini ve bozulmuş bir dünyaya yeniden nizam verme iradesini ortaya koymuştur.
Tommaso Campanella
insan sesi mp3 - Türkçe
16 Ayrım
348,93 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 80
Konusu:
Yapıtları en az on cilt tutan Campanella'nın uzun süren yaşamı tam bir özgürlük mücadelesidir. İtalyanca olarak kaleme aldığı Güneş Ülkesi, yaşamını adadığı "özgürlük" düşüncesinin ve otoriteye karşı boyun eğmezliğinin simgesi gibidir. Bu büyük yapıt, ona ilk kez yaklaşanlar için ilerlemekte tereddüt edilecek büyük ve gür bir orman ya da bir labirent havası verir. Aynı zamanda 30 yıllık hapislik hayatının yarattığı öfkeyle birlikte Campanella'nın ateşli ruhundan yayılan bir çığlık; insanları cehalet uykusundan uyandıran ve kederli dünyalarından çıkmaya çağıran bir çan sesi gibidir. Güneş Ülkesi, adaletsizliğin bilincinde olan, toprağından sürülmüş, zorunlu ihtiyaçlarını bile karşılamakta güçlük çekmiş ve bunun acısını taşımış bir insanın, adil ve dayanışmacı, baskı ve sefaletten arınmış bir toplum düşünün somutlaştırıldığı bir ideal kent tasarımıdır. Mutlu bir cumhuriyetin betimlemesi olan bu küçük kitap, 17. yüzyılda Fransa'da ve Almanya'da konuşulup tartışılmış; 19. yüzyılda pozitivistler ve sosyalistler arasında yayılmıştır. Avrupa tarihine ve kültürüne karşı aldığı mesafe ve ele aldığı ekonomik kolektivizmin yanı sıra üslubu ve doğallığıyla da dikkat çekmiştir.
metin - Türkçe
3 Ayrım
4,99 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 80
Konusu:
Sen değil naaşın hükümdar olsa elyakdır bize Dönsün etsin taht-ı Osmaniye tabutun cülus Ahmet Rasim II. Abdülhamid Han, saltanattan çekildikten sonra milleti tarafından en çok aranan ve özlenen hükümdardır. Zira onun saltanatta olduğu 33 sene ile sonraki 10 yıllık dönemi karşılaştırmak dahi mümkün değildir. II. Abdülhamid Han, siyasi bir deha idi. 19. asrın sonlarına doğru neredeyse tarihten silinecek olan son muazzam Türk İmparatorluğu’nu, on sene içinde yeniden dünyada rol oynayan bir hale getirecekti. O, yed-i tûla sahibi idi. Dünyanın hangi coğrafyasında olursa olsun Müslümanlar, İslam’ın halifesini yanında buluyorlardı. O, Osmanlı ruhunun son temsilcisi idi. Ertuğrul ve Osman Gazilerin sahip olduğu hiç değişmeden devam eden Sünni inancı yaymakta büyük gayret sarf etti. İngilizlerin doğru inanç ve itikadı bozma çalışmalarına bir kale gibi karşı durdu. O, merhamet ve şefkatin zirvesindeydi. Hayatına kastedenleri dahi affetti. O, en mağdur padişah olarak tarihe geçecekti. Sadece ağır hakaretlere ve iftiralara maruz kalmadı. Kendi kesesinden yaptırdığı eserlerden ismi kaldırıldı. Tuğraları tahrip edildi. Resmen adı ve namı unutturulmak istendi. O, bir asır boyunca anladığını zannedenlerin dahi anlayamadığı bir padişah oldu. Osmanlı Tarihi’ni herkese sevdiren Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, Kayı serisinin X. Kitabında, o akıcı üslubu ile vefatının 100. sene-i devriyesinde II. Abdülhamid Han’ı okuyucularının takdirine arz ediyor.
Atakan Büyükdağ
insan sesi mp3 - Türkçe
24 Ayrım
235,94 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 80
Konusu:
Evet değerli dinleyiciler. Bugün tarihin belki de en karanlık günü. Almanya sabah saatlerinde Londra’ya ve Moskova’ya eşzamanlı olarak attığı atom bombalarıyla dünya tarihinin en acımasız katliamını gerçekleştirdi. Hem Londra hem de Moskova sokakları can pazarına dönmüş durumda, ölü sayısı milyonları aştı. Yerde yatan insanların yüzleri seçilmiyor, patlamaya yakın olanların ise bedenlerinden eser yok.” Eğer bu kitapta anlatılan gizli tarih yaşanmasaydı 1940'ların ortalarında herkes yeni güne böyle bir radyo yayını ile uyanabilirdi. Amerika ve İngiltere savaş sırasında bu korkuyla nasıl yaşayabildiler? Almanlar nükleer silah programı başlatırken onlar ne yapıyorlardı? Almanya atom bombasını neden icat edemedi? Bir sabotaj mı gerçekleşti? Peki nasıl? Amerika, Almanya’nın teslim olmasına rağmen neden atom bombası projesini devam ettirdi? Başka amaçları mı vardı? Savaş sonrası tüm o Alman teknolojisine ne oldu? Sivillerin günahı neydi? Hesaplaşma ile ilk defa Türkçe literatüre girmekte olan arşiv bilgileriyle, ülkemizde daha önce çoğu cevaplanmamış tüm bu sorulara cevap bulacak ve bu benzersiz bilgi keşfini Hitler’in, Churchill’in, Stalin’in ve Roosevelt’in hatta bazen Truman’ın botlarıyla, II. Dünya Savaşı’nın yaşandığı topraklarda seyahate çıkarak, o anları yaşayarak gerçekleştireceksiniz.

Sayfalar