Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2916 sonuçtan 841 - 850 arası görüntüleniyor.
  • Doğan Gündüz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    23,22 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşegül Songül Arslan
    Ey deniz minareleri, martılar, sisli ufuktan geçen gemiler… Denize Mektuplar Atan Çocuk, Doğan Gündüz’ün yazdığı, Dilek Yördem Ceylan’ın resimlediği etkileyici bir hikâye… Deniz feneri bekçisi bir ailenin rüzgârla, denizle, martılarla arkadaşlık eden ve hayal gücü gelişmiş bir oğlu vardır. Kendisini çok yalnız hissetmektedir. Peki, bu duygusunu alt etmek için ne mi yapar? “Deniz ona oyuncaklar getirirdi. Kıyıya şamandıralar, çakıl taşları, uğuldayan deniz minareleri, ıskarmozlar bırakırdı. Sonra denizyıldızları, can simiti, balık ağları, sandal küreği, yengeç kolu getirirdi. Daha nice akla hayale gelmedik oyuncağı her gün dalga dalga ona taşırdı.”
  • Isée Bernateau
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    304,52 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: büşra yavuz
    Paris Cité Üniversitesi UFR IHSS Psikanalitik Çalışmalar Bölümü’nde profesör. Fransa Psikanaliz Derneği (APF) üyesi psikanalist. Araştırmalarını çoğunlukla ergen psikolojisi üzerine yoğunlaştırmıştır. L’adolescent et la separation (PUF, 2010; Ergen ve Ayrılık, YKY, 2024) ve Jacques André ile birlikte kaleme aldığı Les territoires de la haine (PUF, 2014) gibi yapıtları bulunmaktadır. Ev, memleket, doğum yeri nedir? Oraya neden ve nasıl bağlanırız? Peki yerin ruhsal, yani psişik önemi; hayali ve simgesel olanla ilişkisi? Bir yerde ikamet etmek, bir yere kök salmak, hafıza mekânları, yok-yerler hayatın sınırlarını nasıl çizer? Ergenlerle yaptığı klinik çalışmalarla tanınan Isée Bernateau bu kez ergen-yer ilişkileri arasında mekik dokuyor. Yolu Georges Perec, Gus Van Sant, Marc Augé, Sigmund Freud, Martin Heidegger, Jacques Lacan gibi isimlerle kesişen Bernateau, ruhsallığın kıyısında, sözcüklerden Denize Nazır bir yer inşa ediyor. Ergenlik dönemi, yer ile kurulan ilişkide hakikat anlarından biridir, çünkü öznenin çeşitli demirleme noktalarının yeniden derinlemesine ele alındığı bir dönemdir. Bir çocuk ergenliğe ulaştığında, başta doğduğu yer olmak üzere çocukluğunun önemli yerlerinden ayrılmak ve uzaklaşmak durumunda kalır. Demir atılır ve alınır; sonsuza kadar yere sabitlenmez, hatta tam tersi. Ancak demir alındığında bile o demir atma noktaları, insan ruhsallığının vazgeçilmez koordinatları olmaya devam eder. “İnsan her zaman bir yerdedir. Yer de zaman gibi bireyin ne olmuş olduğunun izlerini verir ve kim olduğunun çizgilerini çizer. Yaşamın ergenlik gibi dönüşüm evrelerinde zamanda ve yerde, bu yapılandırıcı unsurlarda yeni ayarlar yapılır ve birey sonraki dönemin öncelemelerini hazırlar. Bu geçişler, yenidoğandan bebekliğe geçişte beşikten odaya; bebeklikten oyun çocukluğu olmaya geçişte odadan evin bütününe ve daha sonra parka, bahçeye, kimi zaman anaokuluna, okul çocukluğunda evden, bahçeden elbette okula ve sokağa, ergenlikle birlikte ise dışa çıkma zorunluluğu ile evin temsil ettiği her yerden onun dışındaki mekânlara, yani ergen yerlere doğru olacaktır. Denize Nazır’da Isée Bernateau ergenlerin yer/mekân/uzamla olan ilişkilerinin hemen tüm boyutlarını ele alan, psikanalitik klinikten edebiyata ve felsefeye uzanan çağrışımlarla çok önemli saptamalar içeren bir yazılar demeti sunuyor bize.”
  • Isée Bernateau
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    274,69 MB
    Eser Türü: Kitap
    Isée Bernateau Paris Cité Üniversitesi UFR IHSS Psikanalitik Çalışmalar Bölümü’nde profesör. Fransa Psikanaliz Derneği (APF) üyesi psikanalist. Araştırmalarını çoğunlukla ergen psikolojisi üzerine yoğunlaştırmıştır. L'adolescent et la separation (PUF, 2010; Ergen ve Ayrılık, YKY, 2024) ve Jacques André ile birlikte kaleme aldığı Les territoires de la haine (PUF, 2014) gibi yapıtları bulunmaktadır. Ev, memleket, doğum yeri nedir? Oraya neden ve nasıl bağlanırız? Peki yerin ruhsal, yani psişik önemi; hayali ve simgesel olanla ilişkisi? Bir yerde ikamet etmek, bir yere kök salmak, hafıza mekânları, yok-yerler hayatın sınırlarını nasıl çizer? Ergenlerle yaptığı klinik çalışmalarla tanınan Isée Bernateau bu kez ergen-yer ilişkileri arasında mekik dokuyor. Yolu Georges Perec, Gus Van Sant, Marc Augé, Sigmund Freud, Martin Heidegger, Jacques Lacan gibi isimlerle kesişen Bernateau, ruhsallığın kıyısında, sözcüklerden Denize Nazır bir yer inşa ediyor. Ergenlik dönemi, yer ile kurulan ilişkide hakikat anlarından biridir, çünkü öznenin çeşitli demirleme noktalarının yeniden derinlemesine ele alındığı bir dönemdir. Bir çocuk ergenliğe ulaştığında, başta doğduğu yer olmak üzere çocukluğunun önemli yerlerinden ayrılmak ve uzaklaşmak durumunda kalır. Demir atılır ve alınır; sonsuza kadar yere sabitlenmez, hatta tam tersi. Ancak demir alındığında bile o demir atma noktaları, insan ruhsallığının vazgeçilmez koordinatları olmaya devam eder. “İnsan her zaman bir yerdedir. Yer de zaman gibi bireyin ne olmuş olduğunun izlerini verir ve kim olduğunun çizgilerini çizer. Yaşamın ergenlik gibi dönüşüm evrelerinde zamanda ve yerde, bu yapılandırıcı unsurlarda yeni ayarlar yapılır ve birey sonraki dönemin öncelemelerini hazırlar. Bu geçişler, yenidoğandan bebekliğe geçişte beşikten odaya; bebeklikten oyun çocukluğu olmaya geçişte odadan evin bütününe ve daha sonra parka, bahçeye, kimi zaman anaokuluna, okul çocukluğunda evden, bahçeden elbette okula ve sokağa, ergenlikle birlikte ise dışa çıkma zorunluluğu ile evin temsil ettiği her yerden onun dışındaki mekânlara, yani ergen yerlere doğru olacaktır. Denize Nazır’da Isée Bernateau ergenlerin yer/mekân/uzamla olan ilişkilerinin hemen tüm boyutlarını ele alan, psikanalitik klinikten edebiyata ve felsefeye uzanan çağrışımlarla çok önemli saptamalar içeren bir yazılar demeti sunuyor bize.” Talat Parman
  • Bekir Nas
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    517,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Müminlerin annesi Hz. Aişe peygamberimize bir gün "ya resulallah, bana dua et" dedi. Peygamberimiz, "Allahım, Aişe'nin geçmiş, gelecek, gizli ve açık bütün günahlarını bağişla" diye dua edince Aişe annemiz, sevinçten ne yapacağını bilemedi. Peygamberimiz, "ya Aişe! duam seni çok mu sevindirdi?" diye sordu Hz.Aişe "nasıl sevindirmesin ya resulallah!" dedi. Peygamberimiz, "ey Aişe! Allah'a yemin ederim ki, ben bu duayı her namazdan sonra bütün ümmetim için yapıyorum..."
  • Alan Watts
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    24,18 KB
    Eser Türü: Kitap
    Elinizdeki bu kitap, Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri tarafından yazıya geçirilmiş ve tüm resimleri betimlenmiştir. Ayrıca, orijinal baskıdaki sayfa sayılarıyla Word dosyanızdaki sayfa numaraları aynı tutulmuştur. Böylece kitabın kör ebeveyn ve gören çocuğuyla aynı anda takibinin kolaylaştırılması amaçlanmıştır. Kitapların temininde destek olan Gizem Alakaya ve düzeltilmesinde görev alan Filiz Özerdem'e teşekkür ederiz. Yeni nesil için yeniden keşfedilmiş bir hazine: Alan Watts tarafından çocuklar için yazılmış ilk ve tek hikaye Alan Watts, çocuksu bir aşkınlığı spritüel yolculuğa taşıyarak çocuklar için bir öykü yazdı. Denizi Bulan Balık, bu hoş ve bilge öğreti masalını yeni bir nesil için hayata geçiriyor. Ödüllü ressam Khoa Le’nin yenilikçi sanatıyla zamana meydan okuyan eğlenceli bir hikaye elinizin altında - yaşamın akışıyla uyum içinde olma mesajını sizinle paylaşıyor. Bu kuyruk hikayesinde, çocuklar tuhaf bir şekilde tanıdık bir sorunu olan bir balıkla karşılaşacaklar - aklı o kadar karışmıştır ki tüm zamanını çemberler halinde kendini kovalayarak harcar! Sadece Büyük Beniz zavallı balığımızın kendi dizginsiz düşünceleriyle yarattığı karmaşadan çıkmasına izin verir. Zamana direnen ve hiçbir zaman modası geçmeyecek Alan Watts’ın bilgeliğini ve nüktesini kusursuz bir biçimde yakalayan bir masal. Alan Watts (1915-1973) Doğu felsefesinin Batı’daki en eğlenceli ve ulaşması kolay yorumcularından biridir. Zamanın geçişiyle popülerliği artan bir öğretmendir aralarında “Doğu'nun ve Batı'nın Psikoterapisi” ve ” Mutluluğun Anlamı” da dahil yirmi beşi aşkın kitabı vardır. Khoa Le Singapur’da Samsung’un Çocuk Yazarları Büyük Ödülü’nü almış ve yine Singapur’da Skolastik Resimli Kitap Ödülü yarışmasında finale kalmıştır.
  • Alan Watts
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    24,18 KB
    Eser Türü: Kitap
    Yeni nesil için yeniden keşfedilmiş bir hazine: Alan Watts tarafından çocuklar için yazılmış ilk ve tek hikaye Alan Watts, çocuksu bir aşkınlığı spritüel yolculuğa taşıyarak çocuklar için bir öykü yazdı. Denizi Bulan Balık, bu hoş ve bilge öğreti masalını yeni bir nesil için hayata geçiriyor. Ödüllü ressam Khoa Le’nin yenilikçi sanatıyla zamana meydan okuyan eğlenceli bir hikaye elinizin altında - yaşamın akışıyla uyum içinde olma mesajını sizinle paylaşıyor. Bu kuyruk hikayesinde, çocuklar tuhaf bir şekilde tanıdık bir sorunu olan bir balıkla karşılaşacaklar - aklı o kadar karışmıştır ki tüm zamanını çemberler halinde kendini kovalayarak harcar! Sadece Büyük Beniz zavallı balığımızın kendi dizginsiz düşünceleriyle yarattığı karmaşadan çıkmasına izin verir. Zamana direnen ve hiçbir zaman modası geçmeyecek Alan Watts’ın bilgeliğini ve nüktesini kusursuz bir biçimde yakalayan bir masal. Alan Watts (1915-1973) Doğu felsefesinin Batı’daki en eğlenceli ve ulaşması kolay yorumcularından biridir. Zamanın geçişiyle popülerliği artan bir öğretmendir aralarında “Doğu'nun ve Batı'nın Psikoterapisi” ve ” Mutluluğun Anlamı” da dahil yirmi beşi aşkın kitabı vardır. Khoa Le Singapur’da Samsung’un Çocuk Yazarları Büyük Ödülü’nü almış ve yine Singapur’da Skolastik Resimli Kitap Ödülü yarışmasında finale kalmıştır. Elinizdeki bu kitap, Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri tarafından yazıya geçirilmiş ve tüm resimleri betimlnemiştir. Ayrıca, orijinal baskıdaki sayfa sayılarıyla Word dosyanızdaki sayfa numaraları aynı tutulmuştur. Böylece kitabın kör ebeveyn ve gören çocuğuyla aynı anda takibinin kolaylaştırılması amaçlanmıştır. Kitapların temininde destek olan Gizem Alakaya ve düzeltilmesinde görev alan Filiz Özerdem'e teşekkür ederiz.
  • Stefano Bordiglioni
    insan sesi mp3 - Türkçe
    2 Ayrım
    23,56 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Esra Nur Dağcı
    İki uzak şato, kaba bir papağan, sihirli bir su birikintisi ve düşlerinin peşinde iki prenses... Bu iki prenses, mutluluğu uzak diyarlarda bulacaklarını sanıyor. Çoook uzaklara gittiklerinde, aslında buna hiç gerek olmadığını anlayacaklar.
  • Aziz Sivaslıoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    2 Ayrım
    5,68 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Dilara Koç
  • Yukio Mişima
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    454,09 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Cansu Şengün
    Marguerite Yourcenar’ın “İnce, bıçak ağzı gibi dondurucu bir kusursuzlukta,” diye tanımladığı Denizi Yitiren Denizci, dehşeti şiirsel bir anlatımla bütünleştiren, benzersiz bir kitaptır. “Kusursuz arınma, ancak yaşamı kanla yazılmış bir şiir dizesine dönüştürerek mümkündür,” diyen Mişima bu kitapla görüşünü örneklemiş olur. Mişima’nın en etkileyici eserlerinden biri olan kitap soğukkanlı şiddeti ustalıkla anlatırken, hiç kuşkusuz yazarın çocukluğunda bilinçaltını etkilemiş baskıları da yansıtır. Roman, dul bir kadın, on üç yaşındaki oğlu Noboru ve kadının ikinci eşi olan denizcinin öyküsünü anlatır. Yaşıtlarıyla bir çete kuran Noboru, ilk tanıştığında denizler fatihi bir kahraman olarak gördüğü denizcinin annesiyle evlenerek sıradan birine dönüşmesinin şokunu atlatamaz. Rakuyo’nun varlığıyla bütünleşmiş olan bu adam, geminin ayrılmaz parçası olan bu adam, kendini o güzel bütünden koparmış, kendi isteğiyle düşlerinden gemileri ve denizi silip atmıştı. Noboru, tatil boyunca Ryuji’nin yanından ayrılmamış ve denizle ilgili hikâyeler dinleyerek, ötekilerin hiç bilemeyecekleri denizcilik bilgileri edinmişti. Ama onun istediği, bu bilgiler değil, günün birinde denizcinin hikâyeyi yarıda keserek, yeniden denize dönerken ardında bırakacağı mavi su damlalarıydı. Deniz, gemiler ve okyanus seferlerinin hayali ancak bu mavi damlalarda var oluyordu.
  • Beyza Aksoy
    insan sesi mp3 - Türkçe
    39 Ayrım
    1528,74 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Kevser Betül Şahin
    O çikolatadan nefret eden ama deli gibi çikolatalı süt içen ironik bir kişilik. Gözlerinin mavisi ruhuna yansımış bir balık… Onun özel kelimeleri, çileden çıkaran bir içsesi, nefret ettiği büyük mavi gözleri var. Onun silahı kelimeler; öyle ki, tek bir kelimenin binlerce tekmeye eşdeğer olduğunu biliyor. Kendini nefes alan bir ölü olarak tanımlıyor, kaderinin acı çekmek olduğuna inanıyor… En mutlu anlarında bile. Ve şimdi ise bir martının kanatları altındakorkusuzca yaşıyor. “Ben en çok martıya âşık olan balık için üzülüyorum… Yanına gitse mutlu olur ama ölür. Suda kalsa yaşar ama uzaktan izler sadece. Dokunamaz. Öpemez. Hissedemez. Sarılamaz. Gözyaşını silemez. Acısına ortak olamaz.”

Sayfalar