Eserlere Göre Listeleme

Toplam 3063 sonuçtan 871 - 880 arası görüntüleniyor.
  • Rasim Özdenören
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    130 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Didem Canbaz
    İnsanımızın paramparça dünyasına bir ışık gibi akıyor Rasim Özdenören... Denize Açılan Kapı’da (1984), anlamın kendisi hayatın bütün güçleriyle karşılaşıyor, karışıyor, kıvamını buluyor. Yazar, denize kavuşmak isteyen ırmaklar gibi kendi çalkantısının içinde debelenip duran insanları 'vuslat kapısı'nda karşılıyor...
  • Ceyda Kılınç
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    690,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tülca İlter
    Sahip olduklarının değerini kaybettikten sonra anlayanlara… Ceyda Kılınç’ın ikinci romanı Denize Doğru, babasının şaibeli ölümünün ardından on yedi yaşındaki Miray’ın annesiyle birlikte kaçış ve hayatta kalabilme çabasını anlatıyor. Hayatı ve aşkı yollarda tanıyan, ihaneti öğrenen Miray, çocukluktan kurtulup genç kızlığa dair attığı ilk adımları kendi üslubuyla dile getiriyor. En zor günlerini, annesine destek olma çabasını, yaşadığı büyük aşkı, peşlerindeki katilden kaçışlarını ve korkularını tüm saflığıyla anlatıyor. Ölüm, acı, ihanet ve aile ilişkileri üzerine yazılmış bir macera romanı.
  • Çiğdem Gündeş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    16,5 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Gülistan Çanakçı
    Denizkızı, hatalı üretilmiş oyuncak bir bebek. Ne uzun saçları varmış, ne de güzel bir kuyruğu… Şarkı da söyleyemiyormuş.Diğer oyuncak denizkızlarına benzemeyen bu bebek, kimselere görünmeden bir oyuncakçıda günlerce saklanmayı başarmış. Ta ki yılbaşı akşamı o telaşlı müşteri mağazaya gelinceye dek..
  • Sönmez Atasoy
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    137 MB
    Eser Türü: Tiyatro
    Arkası Yarın
  • Sönmez Atasoy
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    39,67 MB
    Eser Türü: Tiyatro
    Denize Düşen Gölge: Ceyhan, güneyde tatil yaparken özel bir tekneden denize dalar ve boğazına midye bıçağı saplanmış olarak su yüzüne çıkar. Gazeteci olduklarına söyleyen Selen ile Timur olayın cinayet olabileceğini düşünerek araştırmalara başlarlar. Bu ikili, olayı çözebilecek midir?
  • Handan Durgut
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    154,70 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Aysun Açıkalınyiğit
    Unutulmayacak bir yaz tatili! Yaz sonunda Can kilitli defterine şöyle yazdı: “Büyükler amma da tuhaf! Bize bilmediğiniz konuda, işin aslını öğrenmeden konuşmayın diyorlar ama kendileri bunu bal gibi de yapıyorlar. Nereden mi biliyorum? Bütün bir yaz boyunca tanımadıkları ‘yabancı’ hakkında ileri geri konuştular da oradan… Benimse peşinde olduğum şey başkaydı!”
  • Louisa Rudeen
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,18 MB
    Eser Türü: Kitap
    Doğanın, nazik bir yol arkadaşından, kısa sürede hiddetli bir rakibe dönüşüverdiği, ağırlaşan koşulların saklanacak hiçbir yer bırakmadığı, her şeyin önemini yitirip, denize karşı teke tek kalınan anılar... MotorBoating dergisinin sayfalarından alınmış, yıllar sonar değil, olayın sıcaklığında yazılmış; olay tarihi, yeri belli, bizzat tanıkların ifadelerinden aktarılan, birbirinden heyecan verici, yaşanmış 24 öykü. Denizi sevmek kadar bilgilenme ve deneyim de denizciliğin yayılmasını, gelişmesini sağlar. Yeterli bilgi, deneyim ve donanım varsa denizde karşılaşılan birçok olağanüstü durumun üstesinden gelmek mümkündür. Felaketleri yaşayan insanların öykülerindeki doğal olayları, kazaları, donanım hatalarını öğrendikçe denizciliğin güçlendiğini hissedeceksiniz. Denize karşı gelmenin ne gereği var, ne de anlamı! (Tanıtım Bülteninden)
  • Doğan Gündüz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    23,22 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşegül Songül Arslan
    Ey deniz minareleri, martılar, sisli ufuktan geçen gemiler… Denize Mektuplar Atan Çocuk, Doğan Gündüz’ün yazdığı, Dilek Yördem Ceylan’ın resimlediği etkileyici bir hikâye… Deniz feneri bekçisi bir ailenin rüzgârla, denizle, martılarla arkadaşlık eden ve hayal gücü gelişmiş bir oğlu vardır. Kendisini çok yalnız hissetmektedir. Peki, bu duygusunu alt etmek için ne mi yapar? “Deniz ona oyuncaklar getirirdi. Kıyıya şamandıralar, çakıl taşları, uğuldayan deniz minareleri, ıskarmozlar bırakırdı. Sonra denizyıldızları, can simiti, balık ağları, sandal küreği, yengeç kolu getirirdi. Daha nice akla hayale gelmedik oyuncağı her gün dalga dalga ona taşırdı.”
  • Isée Bernateau
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    304,52 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: büşra yavuz
    Paris Cité Üniversitesi UFR IHSS Psikanalitik Çalışmalar Bölümü’nde profesör. Fransa Psikanaliz Derneği (APF) üyesi psikanalist. Araştırmalarını çoğunlukla ergen psikolojisi üzerine yoğunlaştırmıştır. L’adolescent et la separation (PUF, 2010; Ergen ve Ayrılık, YKY, 2024) ve Jacques André ile birlikte kaleme aldığı Les territoires de la haine (PUF, 2014) gibi yapıtları bulunmaktadır. Ev, memleket, doğum yeri nedir? Oraya neden ve nasıl bağlanırız? Peki yerin ruhsal, yani psişik önemi; hayali ve simgesel olanla ilişkisi? Bir yerde ikamet etmek, bir yere kök salmak, hafıza mekânları, yok-yerler hayatın sınırlarını nasıl çizer? Ergenlerle yaptığı klinik çalışmalarla tanınan Isée Bernateau bu kez ergen-yer ilişkileri arasında mekik dokuyor. Yolu Georges Perec, Gus Van Sant, Marc Augé, Sigmund Freud, Martin Heidegger, Jacques Lacan gibi isimlerle kesişen Bernateau, ruhsallığın kıyısında, sözcüklerden Denize Nazır bir yer inşa ediyor. Ergenlik dönemi, yer ile kurulan ilişkide hakikat anlarından biridir, çünkü öznenin çeşitli demirleme noktalarının yeniden derinlemesine ele alındığı bir dönemdir. Bir çocuk ergenliğe ulaştığında, başta doğduğu yer olmak üzere çocukluğunun önemli yerlerinden ayrılmak ve uzaklaşmak durumunda kalır. Demir atılır ve alınır; sonsuza kadar yere sabitlenmez, hatta tam tersi. Ancak demir alındığında bile o demir atma noktaları, insan ruhsallığının vazgeçilmez koordinatları olmaya devam eder. “İnsan her zaman bir yerdedir. Yer de zaman gibi bireyin ne olmuş olduğunun izlerini verir ve kim olduğunun çizgilerini çizer. Yaşamın ergenlik gibi dönüşüm evrelerinde zamanda ve yerde, bu yapılandırıcı unsurlarda yeni ayarlar yapılır ve birey sonraki dönemin öncelemelerini hazırlar. Bu geçişler, yenidoğandan bebekliğe geçişte beşikten odaya; bebeklikten oyun çocukluğu olmaya geçişte odadan evin bütününe ve daha sonra parka, bahçeye, kimi zaman anaokuluna, okul çocukluğunda evden, bahçeden elbette okula ve sokağa, ergenlikle birlikte ise dışa çıkma zorunluluğu ile evin temsil ettiği her yerden onun dışındaki mekânlara, yani ergen yerlere doğru olacaktır. Denize Nazır’da Isée Bernateau ergenlerin yer/mekân/uzamla olan ilişkilerinin hemen tüm boyutlarını ele alan, psikanalitik klinikten edebiyata ve felsefeye uzanan çağrışımlarla çok önemli saptamalar içeren bir yazılar demeti sunuyor bize.”
  • Isée Bernateau
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    274,69 MB
    Eser Türü: Kitap
    Isée Bernateau Paris Cité Üniversitesi UFR IHSS Psikanalitik Çalışmalar Bölümü’nde profesör. Fransa Psikanaliz Derneği (APF) üyesi psikanalist. Araştırmalarını çoğunlukla ergen psikolojisi üzerine yoğunlaştırmıştır. L'adolescent et la separation (PUF, 2010; Ergen ve Ayrılık, YKY, 2024) ve Jacques André ile birlikte kaleme aldığı Les territoires de la haine (PUF, 2014) gibi yapıtları bulunmaktadır. Ev, memleket, doğum yeri nedir? Oraya neden ve nasıl bağlanırız? Peki yerin ruhsal, yani psişik önemi; hayali ve simgesel olanla ilişkisi? Bir yerde ikamet etmek, bir yere kök salmak, hafıza mekânları, yok-yerler hayatın sınırlarını nasıl çizer? Ergenlerle yaptığı klinik çalışmalarla tanınan Isée Bernateau bu kez ergen-yer ilişkileri arasında mekik dokuyor. Yolu Georges Perec, Gus Van Sant, Marc Augé, Sigmund Freud, Martin Heidegger, Jacques Lacan gibi isimlerle kesişen Bernateau, ruhsallığın kıyısında, sözcüklerden Denize Nazır bir yer inşa ediyor. Ergenlik dönemi, yer ile kurulan ilişkide hakikat anlarından biridir, çünkü öznenin çeşitli demirleme noktalarının yeniden derinlemesine ele alındığı bir dönemdir. Bir çocuk ergenliğe ulaştığında, başta doğduğu yer olmak üzere çocukluğunun önemli yerlerinden ayrılmak ve uzaklaşmak durumunda kalır. Demir atılır ve alınır; sonsuza kadar yere sabitlenmez, hatta tam tersi. Ancak demir alındığında bile o demir atma noktaları, insan ruhsallığının vazgeçilmez koordinatları olmaya devam eder. “İnsan her zaman bir yerdedir. Yer de zaman gibi bireyin ne olmuş olduğunun izlerini verir ve kim olduğunun çizgilerini çizer. Yaşamın ergenlik gibi dönüşüm evrelerinde zamanda ve yerde, bu yapılandırıcı unsurlarda yeni ayarlar yapılır ve birey sonraki dönemin öncelemelerini hazırlar. Bu geçişler, yenidoğandan bebekliğe geçişte beşikten odaya; bebeklikten oyun çocukluğu olmaya geçişte odadan evin bütününe ve daha sonra parka, bahçeye, kimi zaman anaokuluna, okul çocukluğunda evden, bahçeden elbette okula ve sokağa, ergenlikle birlikte ise dışa çıkma zorunluluğu ile evin temsil ettiği her yerden onun dışındaki mekânlara, yani ergen yerlere doğru olacaktır. Denize Nazır’da Isée Bernateau ergenlerin yer/mekân/uzamla olan ilişkilerinin hemen tüm boyutlarını ele alan, psikanalitik klinikten edebiyata ve felsefeye uzanan çağrışımlarla çok önemli saptamalar içeren bir yazılar demeti sunuyor bize.” Talat Parman

Sayfalar