Eserlere Göre Listeleme

Toplam 5979 sonuçtan 891 - 900 arası görüntüleniyor.
  • Macit Gökberk
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    641 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ülker Gökberk
    Kant İle Herderin Tarih anlayışlarını inceler.
  • Ahmet Ayhan Çitil
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,19 MB
    Eser Türü: Kitap
    Batı felsefesinin nirengi noktalarından Kant ve onun kritik felsefesi epistemoloji, moral ve estetik alanlardaki fikirleriyle Batı felsefesini yeni bir mecraya sokmuştur. Öyle ki meşhur tabirle Kant-öncesi ve Kant-sonrası şeklinde tasnif edilecek kadar düşünme ameliyesini dönüştürmüş ve daha sonraki yüzyıllarda yeniden yeniden yorumlanarak Kantçı bir gelenek oluşturacak kuvvette tesir etmiştir. Kant derslerinden mürekkep elinizdeki kitabıyla Ayhan Çitil; işte bu önemli filozofun bilhassa “Saf Aklın Eleştirisi (I.Kritik)” metnine odaklanırken kavramlara yaptığı vurgularla hem Kant’ın kavram dünyasını analiz ediyor hem de ufuk açıcı yorumlarla yepyeni bir Kant okuması yapıyor.
  • Ahmet Ayhan Çitil
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    854,08 KB
    Eser Türü: Kitap
    Ahmet Ayhan Çitil’in Kant Okumaları’nın bu ikinci kitabı, Kant’ın ahlâk felsefesine dair çizdiği yol haritasının, yani İkinci Kritik’in Ahmet Ayhan Çitil yorumuyla okuyuculara takdim edilmesi, Kant’ın eserlerine uzaktan değil de yakından bakıp anlamaya bir çağrı niteliğindedir. Bu anlamda Çitil’in “Kant o zaman nasıl ve neler düşünmüştü? Şimdi burada olsa neler söylerdi?” gibi sorulara Kant gibi, Kant bakışıyla cevaplar vererek, yeri geldiğinde kendi görüşleri üzerinden eleştirilerde bulunarak ilerleyen Kant Okumaları derslerinin her biri, farklı disiplinlerde çalışmasına rağmen felsefeye ilgi duyan, bu işe yeni başlamış veya başlayacak yahut felsefeye yıllarını vermiş öğrenciler ve hatta hocalar için bile aynı Kant’ın sunduğu yol haritası gibi bütüncül bir bakışın kılavuzluk örneğidir.
  • Gilles Deleuze
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    282,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Fransız filozof Gilles Deleuze'ün Felsefe Dersleri dizisinin ikinci kitabını Kant Üstüne Dört Ders oluşturuyor. Immanuel Kant, Spinoza, Nietzsche ve Bergson'un aksine Deleuze'ün felsefi mayasında doğrudan etkili olmayan, pek çok vesileyle "sevmediğini" belirttiği bir filozof. Buna rağmen, Deleuze'ün felsefenin "kavramlar imalatı", belki de zanaatçılığı olduğu doğrultusundaki düşüncesi, tarihin en önemli düşünürlerinden biri olan Kant'ı, ileride aynı dizi çerçevesinde yine Deleuze'ün dersler dizisini yayınlayacağımız Leibniz gibi gündeme almasına sebep olmuş. Felsefesinin yöneliminin "Platonculuğu tersine çevirmek" olduğunu defalarca vurgulayan Deleuze, Kant'ın felsefi mimarisinde en azından birkaç kavramsal çizgi boyunca söz konusu yönelime rastlamış görünüyor.
  • Lamia Berrada-Berca
    metin
    3 Ayrım
    2,64 MB
    Eser Türü: Kitap
    Paris’te yaşayan göçmen bir kadının özgürlük mücadelesi Kara bir örtüye hapsedilen genç bir gelin, içine doğan arzunun ve bilginin keşfiyle bambaşka bir dünyanın kapılarım aralar. Beklenmedik bir şekilde karşısına çıkan kırmızı bir elbise ve ünlü filozof Kant’m “Aklını kullanma cesareti göster,” sözü, genç kadını hayatını değiştirecek içsel bir devrime sürükler. Yazarın özgürlükdüşüncesinin derinliklerine inmek amacıyla kaleme aldığı bu şiirsel romanına, Aydınlanma dönemi metinleri de eşlik ediyor.
  • H. Bülent Gözkan
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    598,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Düşünmenin tarihi içinde Kant’ın konumu istisnaidir. Kendinden önceki tüm felsefi düşünce geleneğini eleştirmiş, büyük ölçüde bunları tersine çevirmiş, o geleneğin kavramlarının anlamını kendi sistematiği içinde dönüştürmüş, yeni kavramları felsefi düşünmenin içine dahil etmiş, sonuç olarak en genel anlamda varlığı, varolanları, doğayı,Tanrı’yı, insanı “görme” biçimimizi köklü bir şekilde değiştirmiştir. Kant’ın köklü bir şekilde dönüşüme uğrattığı önceki “görme” biçimlerinin temelleri büyük ölçüde Platon ve Aristoteles tarafından atılmıştır. Bu iki büyük düşünür, hem kullandıkları kavramlarla hem de yepyeni bir varlık anlayışıyla kendilerinden önceki bilgeliğe ve hayata dair tüm düşünce, duygu ve imgeleri öylesine köklü bir biçimde dönüştürmüşlerdir ki, kendilerinden sonra gelen kuşaklar yaklaşık 2000 yıl boyunca varlığı, varolanları, Tanrı’yı, insanı, insanın yönelimini, ahlâkı ve en genel anlamda hayatın anlam ve değerini onların açtığı şemsiyenin kapsamı altında düşünmüş ve değerlendirmişlerdir.Hıristiyan felsefesi ve İslam felsefesinin ve belli ölçüde teolojilerinin de kavramsal ve fikrî çerçevesi zaman içinde Platon ve Aristoteles tarafından tüm varlığın üzerine açılmış o şemsiye tarafından etki altına alınmıştır. 1781’de Saf Aklın Eleştirisi’nin yayımlanmasıyla Kant bu büyük şemsiyeyi kapatmış,varlığın, varolanların, Tanrı’nın, insanın, ahlâkın, insanlar arası ilişkilerin yeni bir “ışık”altında görülmesini sağlamıştır. Kant’ın, “zaman”ı varlığın bir hâli olmaktan çıkartarak,“ben”in veya “ben”in zihninin bir formu olarak konumlandırması, tüm düşünce tarihinin en önemli kırılma noktalarından birisidir. Bu aynı zamanda, kendinde, aşkın bir hakikat olduğunun reddedilmesi anlamına da gelir. İnsanın merkezde olduğu ve insanın kendi faaliyetleri sonucunda tesis edilen hakikat ki, artık transandantal hakikatten söz ediyoruz, aşkın, insanın düşünmesinden bağımsız kendinde hakikatin yerini almaktadır. Kant’ın kendi açtığı şemsiyesiyle gelen bu yeni anlayışın diğer önemli bir sonucu, ahlâkın yegâne dayanağının insan olması, ahlâk yasalarının hiçbir aşkın veya teolojik referans olmaksızın insan tarafından formüle edilebilmesinin önünün açılmasıdır.Böylelikle siyasetin, hukukun ve tarihin de yeni bir “ışık”la görülebilmesi mümkün hâle gelmiştir. (Tanıtım Bülteninden)
  • Andre Malraux
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    326 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Basak Akkaya
    Öbür dünyaya inancını yitirmiş insanın, ölümün katı gerçekliğini kavrayınca tepkisi ne olabilir? Toplumun ve kurallarının saçmalığına inanması, ya da ölüme kafa tutabilmek için, dünyadan onun da gelip geçtiğini gösteren herhangi bir izi, yerkabuğu üzerinde bırakmak istemesi... Malraux'un... trajik çıkmazının bu noktada olduğunu söyleyemez miyiz? Saçmalık duygusunu varoluşçulardan yıllarca önce işleyen odur. Kanton'da İsyan, kafa tutuşun romanıdır...
  • H. Bülent Gözkan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    49 Ayrım
    581,13 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Taner Gürkan
    Düşünmenin tarihi içinde Kant’ın konumu istisnaidir. Kendinden önceki tüm felsefi düşünce geleneğini eleştirmiş, büyük ölçüde bunları tersine çevirmiş, o geleneğin kavramlarının anlamını kendi sistematiği içinde dönüştürmüş, yeni kavramları felsefi düşünmenin içine dahil etmiş, sonuç olarak en genel anlamda varlığı, varolanları, doğayı,Tanrı’yı, insanı “görme” biçimimizi köklü bir şekilde değiştirmiştir. Kant’ın köklü bir şekilde dönüşüme uğrattığı önceki “görme” biçimlerinin temelleri büyük ölçüde Platon ve Aristoteles tarafından atılmıştır. Bu iki büyük düşünür, hem kullandıkları kavramlarla hem de yepyeni bir varlık anlayışıyla kendilerinden önceki bilgeliğe ve hayata dair tüm düşünce, duygu ve imgeleri öylesine köklü bir biçimde dönüştürmüşlerdir ki, kendilerinden sonra gelen kuşaklar yaklaşık 2000 yıl boyunca varlığı, varolanları, Tanrı’yı, insanı, insanın yönelimini, ahlâkı ve en genel anlamda hayatın anlam ve değerini onların açtığı şemsiyenin kapsamı altında düşünmüş ve değerlendirmişlerdir.Hıristiyan felsefesi ve İslam felsefesinin ve belli ölçüde teolojilerinin de kavramsal ve fikrî çerçevesi zaman içinde Platon ve Aristoteles tarafından tüm varlığın üzerine açılmış o şemsiye tarafından etki altına alınmıştır. 1781’de Saf Aklın Eleştirisi’nin yayımlanmasıyla Kant bu büyük şemsiyeyi kapatmış,varlığın, varolanların, Tanrı’nın, insanın, ahlâkın, insanlar arası ilişkilerin yeni bir “ışık”altında görülmesini sağlamıştır. Kant’ın, “zaman”ı varlığın bir hâli olmaktan çıkartarak,“ben”in veya “ben”in zihninin bir formu olarak konumlandırması, tüm düşünce tarihinin en önemli kırılma noktalarından birisidir. Bu aynı zamanda, kendinde, aşkın bir hakikat olduğunun reddedilmesi anlamına da gelir. İnsanın merkezde olduğu ve insanın kendi faaliyetleri sonucunda tesis edilen hakikat ki, artık transandantal hakikatten söz ediyoruz, aşkın, insanın düşünmesinden bağımsız kendinde hakikatin yerini almaktadır. Kant’ın kendi açtığı şemsiyesiyle gelen bu yeni anlayışın diğer önemli bir sonucu, ahlâkın yegâne dayanağının insan olması, ahlâk yasalarının hiçbir aşkın veya teolojik referans olmaksızın insan tarafından formüle edilebilmesinin önünün açılmasıdır.Böylelikle siyasetin, hukukun ve tarihin de yeni bir “ışık”la görülebilmesi mümkün hâle gelmiştir.
  • Kristen Ashley
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    9,83 MB
    Eser Türü: Kitap
    Tatlı, utangaç Mara tam dört yıldır uzaktan izlediği komşusu polis Mitch Lawson'a âşıktır. Herkesten sakladığı geçmişi yüzünden Mitch gibi bir adamın ona asla yaklaşmayacağını düşünmektedir. Ancak bir gün musluğu bozulunca yardımına Mitch yetişir. Mitch güzel komşusunu uzun zamandır izlemektedir. Mara'nın musluğu bozulunca sonunda onunla vakit geçirebilme şansını yakalar. İkilinin arasındaki elektrik alevli bir ilişkiye dönüşme yolunda ilerlerken, Mara kuzeninin çocuklarından bir telefon alır ve kendini, geride bırakmak için her şeyini verdiği geçmişinin pençeleri arasında bulur. Seksi kanun adamı Mitch Lawson Mara'yı geçmişini geride bırakıp kendisiyle bir gelecek kurmaya ikna edebilecek midir?
  • Mickey Sphiane
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    579,00 KB
    Eser Türü: Kitap

Sayfalar