Eserlere Göre Listeleme

Toplam 1109 sonuçtan 921 - 930 arası görüntüleniyor.
  • Behiç Ak
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    26,39 KB
    Eser Türü: Kitap
    Behiç Ak Uyurgezer Fil İnsanları gürültülü şehirlerle yaşamaktan kim kurtarabilir? Behiç Ak, kitabında bu sorunun cevabını veriyor: “Uyurgezer Fil!” Elinizdeki bu kitap, Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri tarafından yazıya geçirilmiş ve tüm resimleri betimlenmiştir. Ayrıca, orijinal baskıdaki sayfa sayılarıyla Word dosyanızdaki sayfa numaraları aynı tutulmuştur. Böylece kitabın kör ebeveyn ve gören çocuğuyla aynı anda takibinin kolaylaştırılması amaçlanmıştır. Kitapların temininde destek olan Gizem Alakaya ve düzeltilmesinde görev alan Filiz Özerdem'e teşekkür ederiz.
  • Seda Eroğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    657,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yasemin Topak
    “Ayağa kalkıp demir kapıyla vedalaşması birkaç saati buldu. Gecenin karanlığı gökyüzüne en karmaşık halini vermiş, hava iyice soğumuştu. Bizi o evde bıraktığı güne lanet ediyordu. Sağa sola yalpalayarak ilerliyordu. Sokak lambasının altından geçerken yüzüne düşen her bir kar tanesi ayrı ayrı renklerde yanıp sönüyordu. Tekrar hıçkırıklara boğuldu. Köşeyi döndüğünde artık sokak da en az arka oda kadar sessizdi. Geride kırgın bir kadının küçük, narin ayaklarının izleri kalmıştı.” Canan’ın ardında bıraktığı kırgın bir kız çocuğuydu Kader. Gözlerinde sevgi pırıltıları görmeyi beklerken her seferinde çarptığı soğuk duvarlar gibiydi babası. Her haliyle annesine benzediği için cezalandırılıyor muydu bilinmez, geleceğe doğru kalbindeki büyük çizikle sürükleniyordu. Eksikti, yarımdı. O boşluğu dolduracak umut, bir gün yüreğinde filizlenebilecek miydi, bilmiyordu. Annesinin geçmişinden yüklendiği bir isimle hayatında derin yaralar açılmış yalnız bir adamdı Can. Rüzgar nereden esse, o yöne savruluyordu. Özlemleri, pişmanlıkları, yarım kalmışlıkları bir sonbahar yığıntısı… Hayatın derinliğinde bir anlam arıyordu. Binlerce yüreğe dokunmuş, sevgi dolu bir kadındı Hayat. Bir sabah pencere aralığından odasına sızan mazi çağrısıyla, o çok özlediği çocukluğun Can’dan ibaret olduğunu anladı. Şimdi yıllar önce terk ettiği, yosun kokulu o küçük şehir onu hayatının yolcuğuna davet ediyordu. Biliyordu aslında, bu çağrı yeni bir uyanışa davetti ve bu yolculuğu içindeki o kırgın kız çocuğuna borçluydu. ‘Uyursak geçer mi?’ çocukluğa özlemin, umudun, aşkın ve gerçek uyanışın hikayesi
  • Aziz Nesin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    161,01 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ceren Kuşcu
    Dünyaca ünlü gülmece yazarımız Aziz Nesin'in (1915-1995), yüzlerce öyküsü arasından çocuklar için kendi yaptığı bir seçmeden oluşuyor Uyusana Tosunum. Kitaplarının geliriyle kurduğu Nesin Vakfı'nda yoksul ve kimsesiz çocuklara barınma ve öğrenim olanağı sağlayan Aziz Nesin, böylelikle kendisini yetiştiren topluma olan borcunu ödemeyi günümüzde de sürdürmektedir. Bu büyük yazarımızın gülmece dünyasında gezinirken, bir yandan yaşanılan komikliklere gülecek, bir yandan da insan ve toplum hayatındaki bozukluklar üstüne düşünme olanağı bulacaksınız. Kitabın girişinde yeralan "Kendi Hikâyem"de, Aziz Nesin'in hangi zorluklar ve komiklikler içinde yetişip ünlü bir yazar olduğunun öyküsünü de yine kendi kaleminden okuyacaksınız.
  • Tayfun Türkili
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    14,77 MB
    Eser Türü: Tiyatro
    Radyo Tiyatrosu
  • Prof. Dr. Kültegin Ögel
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    416,72 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Fulya
    Uyuşturucu madde kavramı ülkemize son yıllarda giderek artan bir dozda gündeme girmeye başladı. Gündeme sokan basındı. Birkaç genç sokak arasında öldü. Ölmeden önce kimsenin dikkatini çekemediler. Hiçbiri de dikkat çekmek için ölmedi. Ancak, eroin damarların asıl sahibi kanın akmasını durdurunca "haber" oldular. Anmayı bile istemediğimiz "uyuşturucu maddeler" gözümüz ve kulağımızın içine çöreklendiler. Kimilerine göre bu kadar gündemde olmayı haketmemişti "uyuşturucu madeler". Olay büyütülmekteydi. Bir başka grup ise basının yanında yeraldı. Hatta olay yeterince yansıtılmamaktaydı. Tüm bu olup bitenleri izlemekle yükümlü olan izleyiciler, yani halkın kendisi, ne olduğuna tam olarak karar bile veremediği "uyuşturucu maddeler" hakkında derinlemesine yapılan yorumların tacizine uğradı. Televizyonlarının "prime time"larını uyuşturucular ve bağımlılık sorunu doldurdu. Halk, bir taraftan ölen gençlere üzülüyor, öte taraftan "sıcağı sıcağına" mantığının ötesinde olayı merak ediyordu...
  • Şiir Erkök Yılmaz
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    118,09 MB
    Eser Türü: Kitap
    Uyuyamamak” 1970’li yılların Ankarası’nda üniversiteli gençlerin kültürel ortamına, günlük yaşamına, gelişen toplumsal olaylar karşısındaki tutum ve davranışlarına ilişkin gözlemlere dayalı bir kitap. Öykülerdeki eğlenceli sahnelerin yer yer bir fars atmosferine bürünmesi; olayların bir film senaryosu gibi sağlam diyaloglarla ilerlemesi; insan ilişkilerinin bütün sıcaklığıyla gösterilmesi; gerçekçi anlatımın kaba mizahla ince alay arasında gidip gelmesi kitabın ayırıcı özellikleri. Şiir Erkök Yılmaz’ın ikinci öykü kitabı “Uyuyamamak”, 1987 yılında çıkışından sonra ilk kez ayrı bir baskıyla okuruna ulaşıyor. “Adama bir allahaısmarladık bile demeden ayrıldım kitapçıdan. Oysa bir ara onu o sıralar çok ünlü bir ozanımıza da benzetmiştim, ama siz o musunuz, diye sormadım, ya ‘Evet, ta kendisi ben oyum’ derse, ne derim, diye düşündüm.”
  • Georges Perec
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    205,46 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Merve Karakol
    İnsanlardan nefret ettiğin anlamına gelmez bu, ne diye onlardan nefret edesin ki? Ne diye kendinden nefret edesin ki? Keşke insan türüne ait olmak, o dayanılmaz ve sağır edici gürültüyü de beraberinde getirmeseydi; keşke hayvanlar aleminden çıkıp aşılan o birkaç gülünç adımın bedeli, sözcüklerin, büyük tasarıların, büyük atılımların o dinmek bilmeyen hazımsızlığı olmasaydı!...
  • Georges Perec
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    191,51 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sema Demir
    İnsanlardan nefret ettiğin anlamına gelmez bu, ne diye onlardan nefret edesin ki? Ne diye kendinden nefret edesin ki? Keşke insan türüne ait olmak, o dayanılmaz ve sağır edici gürültüyü de beraberinde getirmeseydi; keşke hayvanlar aleminden çıkıp aşılan o birkaç gülünç adımın bedeli, sözcüklerin, büyük tasarıların, büyük atılımların o dinmek bilmeyen hazımsızlığı olmasaydı! Karşı karşıya getirilebilen başparmaklara, iki ayak üstünde duruşa, omuzlar üzerinde başın yarım dönüşüne fazla ağır bir bedel bu. Yaşam denen bu kazan, bu fırın, bu ızgara, bu milyarlarca uyarı, kışkırtma, tembih, coşkunluk, bu bitmek bilmeyen baskı ortamı, bu sonsuz üretme, ezme, yutma, engelleri aşma, durmadan ve yeniden baştan yaratma makinesi, senin değersiz varoluşunun her gününü, her saatini yönetmek isteyen bu yumuşak dehşet.
  • Erhan Yarar
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    52,14 KB
    Eser Türü: Dersler
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    6,93 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Merve doğaç

Sayfalar