En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 59446 sonuçtan 9731 - 9740 arası görüntüleniyor.
Osman Aysu
metin - Türkçe
3 Ayrım
993,88 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 73
Konusu:
"Kuşku berbat bir duygudur, bir kere insanın içine çöreklenmeye görsün, sonra onu silip atmak veya kökünü kazımak oldukça zordur. "Huzursuzluğum devam ediyordu. Kesinlikle yasalara aykırı bir iş yapıyorduk, yakalanırsak o belki paçayı kurtarabilirdi ama benim durumum hiç de öyle olmayacaktı. Birden durgunlaştığımı görünce yaşadığım tereddüdü hissetmiş gibi fısıldadı. "Ne o, yoksa korkuyor musun?" diye sordu. Orhan tuzağa mı düşürülmüştü ? Sevdiği kadın ona yalan mı söylüyordu? Yetka ne kadar haklıydı? Kıvanç denen bu adam da kimdi ? Elissa ile tanıştığı o gün, Orhan için atölyesinde resim yaptığı günler sona ermişti. Aşk ve entrika dolu yeni bir hayat onu bekliyordu. Gizemli bir maceranın içine sürüklenen Orhan, aklını kemiren kuşkudan kurtulmak için ne kadar ileri gidecekti ?
Ahmet Rasim
insan sesi mp3 - Türkçe
15 Ayrım
88,8 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
Görüntülenme Sayısı: 73
Konusu:
Falaka, artısıyla eksisiyle yaşanmış bir çocukluk hikayesi... Neler yok ki bu hikayede… Her zerresiyle kendini hissettiren bir yetimlik hissi, anaerkil bir ailenin iyi kötü yanları, hoca hatıraları, yenilen falakalar, oynanan oyunlar, mahalle araları, dar sokaklar, arkadaşlıklar, yangınlar, atlar, taylar, alaylar… Her biri hayatı yaşanabilir kılan bin bir renk! Her çocukluk kendine has bir renk kartelasıdır aslında. Ahmet Rasim’in kartelasında ise ana renkler bir yana ara renklerden bile bir hayatı yeniden okumak mümkün. Falaka, tepeden tırnağa kuşanılmış bir ilk gençliğin ipuçlarını veriyor.
Hande Altaylı
insan sesi mp3 - Türkçe
20 Ayrım
333 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 73
Konusu:
Bazen hayatın sigortası atar; ışıklar söner ve her yer karanlığa gömülür. Sesler seslere, nefesler nefeslere karışır; doğrular yalana bulanır. Gözbebekleri büyür, gözbebekleri küçülür… Maraz, hiç beklemediği bir anda kendi karanlığında kalan genç bir kadının, Aslının hikâyesi. Aniden tuzla buz olan bir evlilik ve sonrasında büyük bir hızla tersine dönmeye başlayan dünya… "... Çocukken dünya kocaman bir oyun bahçesiydi ve senindi. Bilinmezdi, heyecanlıydı ve hayal kurabildiğin ölçüde sana aitti. Geleceği bilmiyordun ama onu gönlünce şekillendirebileceğine inancın vardı. Her şey ama her şey bir ihtimaldi. Dünyayı güzel kılan da, işte o ihtimallerdi. "Yaşlanmak ise ihtimallerin azalmasıydı. Sahip olamayacağını bilerek bakmaktı etrafa, geçmiş olsun demekti. Asla o kitaptaki adam ya da kadın olamazdın artık. Sınırlı mutluluklar dönemine hoş geldiniz yazan görünmez bir tabelanın altından geçerdin!"
İskender Pala
insan sesi mp3 - Türkçe
29 Ayrım
525 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Deneme
Görüntülenme Sayısı: 73
Konusu:
Anasır-ı Erbaa "dört öğe", "dört element" demek. Biz ona "Dört Güzeller" dedik. Hani hepimizin bildiği toprak, su, hava ve ateş... (Terra, aqau, aer, ignis)... Yerkürenin galaksideki oluşumunu sağlayan dört unsur bunlar. Kimyada bir bütün veya bir yahni oluşturan şeylerden her biri. (...) Bilim ilerledikçe dört elementin sayısı her gün birkaç tane daha artıyor ve periyodik cetvelin listesi gittikçe uzuyor. Şimdilik bu sayı 121 olarak biliniyor. Ve biz artık elmasın bir tek elementten oluştuğunu, sofra tuzunun iki, şekerin üç element bileşimi olduğunu, cep telefonunun kırk element içerdiğini, insanın otuz elementten yaratıldığını acı gerçekler olarak biliyoruz. Dört element ise insanların hayatı yaşarken bir an olsun farkına varmadıkları bir detay gibi duruyor artık. Yine de, ne zaman bir kum tanesinde dünyayı görsek, ne zaman bir nisan yağmurunda ıslansak, ne zaman güzel bir müzik veya hoş bir koku duysak, ne vakit bir ocağın çıtırtısında hayallere dalsak, değil dünyayı, cenneti görmüş gibi oluyoruz. Bize o duyguyu veren işte o önemsemediğimiz dört öğedir. Gözünüz ister gökyüzüne ve yıldızlara, ister okyanusa veya yağmura, ister bir yangına veya ışığa, isterse bir ağaca veya mezara bakıyor olsun... Anasır her yerde bizi kuşatıyor, sarıp sarmalıyor. Şefkatli bir anne gibi... Bu kitabın içinde "Dört Güzeller"in kültür ve medeniyet boyutuyla tanışacaksınız
Talip Apaydın
insan sesi mp3 - Türkçe
21 Ayrım
170 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 73
Konusu:
İçinde yaşadığımız dönemde, toplumun çeşitli kesimlerinden insanlar, olaylar ve düşünler, Talip Apaydın, küçük öykü türünde, yalın ve aydınlık bir anlatımla sergiliyor bunları. Toplumcu-gerçekçi yazınımıza katkılar getiriyor. Apaydın'ın aynı zamanda yeni dönem öyküleri sayılabilecek "Hem Uzak Hem Yakın"ı beğeniyle okuyacağınızı umuyoruz.
Ahmet Batman
metin - Türkçe
2 Ayrım
277,23 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Deneme
Görüntülenme Sayısı: 73
Konusu:
Soğuk Kahve Sıcacık bir kahveden yükselen güzel kokular eşliğinde keyifli bir okuma vaat ediyor Soğuk Kahve. İronik ve mizahi olduğu kadar keskin bir dil. Belki de çoğumuzun gündelik hayatında olan konuları anlatırken sizi ters köşeden bir bakış açısına yatırıp golü ustalıkla atıyor. Hınzır bir zekânın ürünü olan cümleleri sizi gülerken duygulandıracak, çoğu zamansa hayretler içinde bırakacak. Kahraman Tazeoğlu Batman kendi deyimiyle numune bir adam. En azından yazdıkları öyle. Kolay kolay kimseden duyamayacağınız, cesaret isteyen şeyleri açıkyüreklilikle söylüyor okura. Özellikle kadın erkek ilişkilerinin üzerindeki pembe tozu üfleyip altında yatan siyahları ve beyazları soğukkanlılıkla gösteriyor. Ne her erkek bir Romeo, ne de her kadın bir Juliet. Ertürk Akşun Topuklu ayakkabı mı yoksa ben mi? Bir kadını zorlayan bir soru olabilir. Çikolata mı ben mi? sorusu kadar olmasa da zorlar. Sizler topuklu ayakkabısı ayaklarını vuran kadınlarsınız. Topuklarınızın altında kâğıt mendiller var. Bazılarınızın gözyaşlarını silen mendiller işte, yabancı değiller. O mendiller hep canınızın yandığı yerlerde... Çok adisiniz pembe rujlar, çekici kılıyorsunuz dudakları.
Sandra Anne Taylor
insan sesi mp3 - Türkçe
11 Ayrım
159 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
Görüntülenme Sayısı: 73
Konusu:
Yaşamımız boyunca edinmiş olduğumuz davranış kalıplarımızı değiştirmek istediğimiz zaman, yeni davranışları yaşamımızın bir parçası hâline gelmesini sağlamamız gerekiyor. Psikologlar, bir davranışı değiştirmek ve yeni davranışı alışkanlık haline getirebilmek için, kazanmak istediğimiz yeni davranışa 28 gün odaklanmak gerektiğini söyler. Özellikle düşünceler ve davranışların kök salmış olması durumunda bu süreç daha da uzun sürebilir. Bir şeyi çok arzuluyor olabiliriz, ancak bu arzuyu enerjimiz ve bilincimizle desteklemezsek hedefimizde ilerleyecek yola giremeyiz. Kuantum düşüncesinin Çekim ve Gerçeklik kanunlarına göre yaşadıklarımız; kişisel titreşimimiz tarafından belirlenir. Düşüncelerimiz, davranışlarımız ve duygularımız konusundaki farkındalığımızı arttırarak yaşam enerjimizin yönü konusunda daha bilinçli kararlar verebiliriz. Gündelik davranışlarımızdaki ufak bir değişim dahi büyük sonuçlar doğurabilir. Bu kitabın amacı, aralıksız titreşen, zihnimizdeki her şeyi gerçekleştirmemiz konusunda bize destek olan bir yaşam gücünü ortaya çıkarmamıza yardımcı olmaktır. Gündelik enerjimiz, güvenli, huzurlu ve iyimser titreşimler yaydığında yaşam gücümüz karşı konulamaz bir hâl alır ve Evren, kişisel, profesyonel ve duygusal planlarımıza karşılık vermeye başlar. Dolayısıyla, gerçekleştirmek istediğimiz şey her ne olursa olsun, bu kitapta önerilen gündelik niyetler, yaşam enerjinizi o şeye yönlendirmemizi sağlayacaktır.
Muazzez İlmiye Çığ
insan sesi mp3 - Türkçe
23 Ayrım
321 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Anı/Mektup
Görüntülenme Sayısı: 73
Konusu:
Muazzez İlmiye Çığ, bu kitabında okuyuculara yepyeni ufuklar açıyor; Anadolu'nun ortasında en az 3500 yıl önce bir imparatorluk kurmuş olduğu halde çok az tanıdığımız Hititler'i, akıcı bir anlatımla gözler önüne seriyor. Kitapta, Hititler'in başkenti Hattuşa'da bulunan ünlü Yazılıkaya, saray, tapınak ve şehir kapılarının kalıntıları gözler önünde canlandırılmakta, kazılarda çıkarılan kırık dökük çiviyazılı tabletlerin, binlerce yıl önceki insanların yaşamı hakkında nasıl yeni sayfalar açtığı ortaya konulmaktadır. Annesi Sumerolog Hatice Kızılyay ile Hattuşa'ya giden 14 yaşındaki İştar yazmış bunları; bulunan her yeni tabletten öğrendiklerini günlüğüne geçirmiş. İki ayı kapsayan bir günlükte, Hititlerin saray entrikaları, cinayetleri, kralların yıllıkları, fermanları, kanunları, mahkemeleri, Tanrıları, efsaneleri, fal ve sihirleri, çeşitli törenleri, aile yapıları, hastalık, doğum, evlenme ve boşanmaları, kitaplıkları, dil ve yazıların çözümü, müzik, dans ve içkileri hakkında bilgiler sunuluyor. Bu arada Hititler'den günümüze ulaşan gelenekler gösterilerek, o günlerle zamanımız karşılaştırılıyor. Bu kitapta, 3000 yıldan beri unutulmuş bir imparatorluğun kültürünü bütün yönleriyle bulacaksınız.
Nedim Gürsel
insan sesi mp3 - Türkçe
10 Ayrım
101,65 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Otobiyografi
Görüntülenme Sayısı: 73
Konusu:
Otobiyografik unsurların ağır bastığı bir öyküler toplamı "Öğleden Sonra Aşk." Yer yer yazarın anılarıyla da harmanlanan öykülerde cinsel aşk, Nedim Gürsel’in diğer öykülerinde de olduğu gibi, bir ön tema olarak belirginleşiyor. Bir söyleşisinde "Cinselliği aşkın temeli" saydığını vurgulayan Nedim Gürsel, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Cinsel tutku yoksa duygular da oluşmaz. Bu anlamda ben romantik aşka karşı bir söylem geliştirmek istedim bu kitapta. Mutlak aşka gelince galiba bunun içinde her şey var hem duygular hem cinsellik var hem de yıkıma dönüşen ya da dönüşebilecek bir tutku var, şiddet var. Kitaptaki öyküler bu üçünü de taşıyor. Duygu da var ama her zaman cinsellikten sonra geliyor. Örneğin 'Mahmur Çiçeği'nde otomobili kullanan kadının bir eliyle direksiyonu tutarken diğer eliyle sevgilisini doyuma vardırdığı bölümler... Burada, cinsel anlamda çok güçlü yaşanmış ilişkilerden doğan çok güçlü duygular var. Olay belki erotizmin sınırlarını da aşıyor fakat oradan fışkırmasını istediğim bir tutkunun olduğunu ümit ediyorum."
Ursula K.Le Guin
metin - Türkçe
1 Ayrım
392 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Bilim Kurgu
Görüntülenme Sayısı: 73
Konusu:
"Bilimkurgu"nun en önemli iki ödülü olan Hugo ve Nebulayı kazanarak kısa zamanda türünün klasikleri arasına giren Karanlığın Sol Eli, dünyamıza çok benzeyen Kış adlı bir gezegende geçer. Bu gezegende yılın en sıcak zamanlarında bile yarı-kutup iklimi yaşanır ve tüm sakinleri çift cinsiyetlidir (androjen). Cinsel kimliğin bir statü ya da güç aracı olarak kullanılmadığı bu gezegende kişiler yılın belli bir döneminde o anki hormonal durumlarına göre erkek ya da kadın olmaktadırlar. Öyle ki, birkaç çocuk doğurmuş bir ana daha sonra başka çocukların babası olabilmektedir. "Arkadaşlık" ve "sevgililik" arasındaki "boşluk" anlamsızlaşmış; insan düşüncesini belirleyen düalizm eğilimi azalmış; insanlığın güçlü/zayıf, koruyucu/korunan, hükmeden/hükmedilen, sahip olan/sahip olunan... ve benzeri ikiliklerini oluşturan temeller zayıflamış gibidir. Cehaletin, şimdinin, mevcudiyetin ilerlemeden daha gözde olduğu bir gezegendir Kış. Bir gün Kışa uzaydan bir erkek elçi gelir ve onların da katılmasını istediği bir gezegenler birliğinden söz eder... Elçinin gelişiyle birlikte yerli ile yabancı, erkek ile dişi, benzerlik ve benzemezlik, parça ile bütün arasındaki ilişki ve çelişkiler insanlardaki karşılıklarını bulup yaşamaya başlar... Zihni kapasitesini zorlayan hayaller kurmayı hâlâ sevenler için...

Sayfalar