En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 59448 sonuçtan 9931 - 9940 arası görüntüleniyor.
Ahmet Turgut
metin - Türkçe
2 Ayrım
2,18 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 72
Konusu:
Konusu: Hz.Hüseyin’in son 99 gününü konu ediniyor. Onunla yürüyecek, onunla konuşacak ve onunla titreyeceksiniz. Sözlü Edebiyatımızın türküler, ağıtlar ve destanlarla her dem diri tuttuğu ama yazılı edebiyatımızın bir türlü eğilemediği bir dönem ilk kez roman unsurları ve çarpıcı bir anlatımla okuyucuların karşısında… Geçmişin gelecekle harmanlandığı, karanlığın aydınlıkla savaştığı bu 99 gün insanlık tarihinin derin bir özeti aslında. Orada vefa ve adanmışlık, verilen sözlerden cayıp dostu terk edişle bir arada. Umutlar korkularla savaşıyor. İlkeler çıkarlara meydan okuyor. Bir yanda zalimler zulümlerine bahaneler ararken ötede karşı duruşun ve mücadelenin ahlâkı var. Üstelik bu romanda anlatılanlar sadece 1330 yıl öncesinin hikâyesi değil. Duyabilenler için seslenmekte Kerbelâ: “Bende okuduğun bizzat sensin, unutma! Lanet okumak istersen ölüp gitmiş Yezid’i bırak, kendi nefsine bak! Ve sendeki aklı düşün! Sadece kendi çıkarlarını gözetip pervasızlıklarına türlü gerekçeler buluyorsan dün Hüseyin’i terk edenleri kınama! Yaşasaydın sen de onlardan biri olacaktın. Aşka şahitsen ve aşkın içindeysen sen de her dem diri kalanlardansın. Hatırla! Kişi sevdikleriyle beraberdir…”
Jale Parla
insan sesi mp3 - Türkçe
41 Ayrım
426 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 72
Konusu:
Don Kişot'tan Bugüne Roman çift amaçlı bir çalışmadır. Bir amacı, kitabın başlığının da işaret ettiği gibi, Cervantes'in başyapıtından bugüne romanın geçirdiği aşamaları ve Cervantes'in romana etkisini sergilemekken, diğeri romanı anlatı kuramı içine yerleştirmektir. Don Kişot'tan bu yana Batı Romanı'nın Laurence Sterne, Denis Diderot, Henry Fielding, Emily Bronte, Charles Dickens, Joseph Conrad, James Joyce, Alain Robbe-Grillet, Italo Calvino gibi temsilcileriyle, Türk Romanı'nın Ahmet Mithat, Ahmet Hamdi Tanpınar, Oğuz Atay, Adalet Ağaoğlu, Latife Tekin ve Orhan Pamuk gibi temsilcilerinin yapıtlarını karşılaştırmalı olarak inceler. Türk ve dünya edebiyatının en önemli yazarları ve kaleme aldıkları unutulmaz metinler arasında keyifli bir yolculuğa çıkmak ister misiniz? Bu eşsiz yolculukta size roman geleneğinin atası kabul edilen Cervantes'ten başlayarak, Batı romanına adını yazdıran Laurence Sterne, Denis Diderot, Henry Fielding, Emily Bronte, Charles Dickens, Joseph Conrad, James Joyce, Alain Robbe-Grillet, Italo Calvino gibi yazarlar eşlik edecek; bu gezinin Türkiye etabında ise rehberleriniz Ahmet Mithat, Ahmet Hamdi Tanpınar, Oğuz Atay, Adalet Ağaoğlu, Latife Tekin ve Orhan Pamuk gibi usta kalemler olacak. Jale Parla'nın yaklaşık on yılını verdiği bu kitap, bir yandan Don Kişot'tan bugüne kadar roman sanatının geçirdiği aşamaları ve Cervantes'in romana etkilerini incelerken, öte yandan romanı anlatı kuramı içine yerleştiriyor ve dünya romanının önemli yazarlarının yapıtlarını karşılaştırmalı olarak inceliyor. Parla, edebiyat sosyolojisi yaklaşımıyla kaleme aldığı çalışmasında, bir roman okumasına eşlik etmenin çok ötesinde, roman sanatı ve tarihi üzerine kapsamlı ve titiz bir araştırmacı kimlik de sergiliyor. Bu öncü çalışmanın önemli bir katkısı, "yazar", "yaratı", "dil", "okur" ve "zaman" kavramları üstüne roman sanatının doğuşundan bugüne dek sürdürülen tartışmalara getirilen yeni boyutlar. Kitabın öne çıkan özelliklerinden biri de dili; as
Aziz Nesin
insan sesi mp3 - Türkçe
30 Ayrım
319 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Biyografi
Görüntülenme Sayısı: 72
Konusu:
Moskova'ya gidişimde Nazım Hikmet'in evine de uğruyorum. Bu beşinci kez Nazım'ın evindeyken daha bir acılıyım. Duvarlardaki tanıdığım tablolara, her zaman uzandığı, yattığı, son olarak da ölüsünün konulduğu divana, bu divanın yanında duran Vera'nın büstüne, Nazım'ın parmaklarının değip dokunduğu bunca eşyaya bakarken düşünüyorum: Şu anda ben Nazım'ın öldüğü yaştayım! Vera Hikmet bana bu kez her zamankinden daha başka bişeyler anlatmaya çalışıyor, ama anlatacaklarına uzun girişler, önsözler yapıyor, bitürlü öz konuya giremiyordu. Anlıyordum onu, ağlamadan anlatabilmek için sözü döndürüp dolaştırıyordu. Bibakıma anlatmak istediği konudan korkuyor, kaçıyordu. 3 Haziran 1963'te Nazım Hikmet 61 yaşında öldüğünde Vera 31 yaşındaydı, şimdiyse 44... (Kitabın İçinden)
Paul Auster
insan sesi mp3 - Türkçe
23 Ayrım
463 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 72
Konusu:
Paul Auster'ın yeni romanı Görünmeyen, dünya eleştirmenlerinin değerlendirmesinde yılın en iyi kitapları arasına alınmakla kalmadı, yazarın en önemli romanı olarak da tanımlandı. Paul Auster bu romanında gerçekle bellek, yazarlıkla kimlik arasındaki belirsiz sınırı irdeleyerek "Amerika'nın en görkemli yaratıcı yazarlarından biri" tanımını gerçekten hak ettiğini bir kez daha kanıtlıyor. 1967 baharında New York'ta başlayan roman, iç içe geçen dört bölüm boyunca Paris'e ve Karayip Adaları'na kadar uzanan karmaşık bir ilişkiler zincirini anlatıyor. Şair olmak isteyen üniversiteli Adam Walker, siyasal bilimler profesörü Rudolf Born ve sevgilisi Margot ile başlayan aşk üçgeni, Walker'ın ablasını, Born'un üvey kızını da içine alan dörtgenlere, beşgenlere dönüşüyor. Vietnam savaşına öfkeli 68 Kuşağı'nı, enseste kadar varan coşkulu bir cinsel açlığı, sürekli bir adalet arayışını felsefi göndermelerle ören Görünmeyen, bir solukta okuyacağınız ve unutamayacağınız bir başyapıt.
Tahsin Paşa
metin - Türkçe
3 Ayrım
32,84 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Anı/Mektup
Görüntülenme Sayısı: 72
Konusu:
Şahsiyet ve rolü çok münâkaşa edilmiş kişilerin başında Sultan Abdülhamid gelir. Kimine göre "Kızıl", kimine göre "Gök" Sultan. Münâkaşa hâlâ sürüp gitmekte ve padişâhın kusurları da ortaya dökülmektedir. Tarihin hesabı ise kronolojiktir. Şöyle ki "33" yıl hükümdarlık yapan sultanı ittihatçılar "biz senden daha iyi idare ederiz", iddiâsıyla 1908'de tahttan indirdiler. 1919'da yani 10 sene sonra ise, Yunanlılar İzmir'i işgal ediyorlardı.
Çiğdem Kağıtçıbaşı
metin - Türkçe
3 Ayrım
7,52 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Psikoloji
Görüntülenme Sayısı: 72
Konusu:
Sosyal psikolojinin kurucularından, uluslararası üne sahip Türk akademisyen Çiğdem Kağıtçıbaşı'nın 20 yıllık çalışmalarını bir araya getirdiği kitap, yazarın bundan on yıl önce yayımlanmış olan Kültürel Psikoloji kitabının genişletilmiş ve güncelleştirilmiş yeni baskısı. İnsan psikolojisi ve sosyal gelişimi, Kağıtçıbaşı'nın Çoğunluk Dünya olarak adlandırdığı tarafın bakış açısından ele alan kitapta yazar kültürün kişisel gelişime etkisini bağlamsal-gelişimsel-işlevsel bir yaklaşımla inceliyor. Benliğin doğasına ve insan gelişimine, küreselleşme sonucu giderek benzeyen yaşam tarzları bağlamında kültürlerarası bir perspektiften bakan çalışma, Batı'nın kültüre bağımlılığını ve göreceliliğini düzeltiyor. Kültürel ve kültürleraras psikologlara psikolojiyi evrensel hale getirme ve kültüre daha az bağımlı kılma konusunda yol gösterirken, psikoloji ve sosyal bilimler öğrencileri için de benzersiz bir kaynak olma niteliğini taşıyor.
Beşir Ayvazoğlu
insan sesi mp3 - Türkçe
54 Ayrım
1,01 GB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 72
Konusu:
Ateşten Dönemlerin Romanı... Bu ateş denizinin iki yakası var... Bazen bir nehir gibi akıyor ve önüne geleni sürüklüyor. Bazen kara bir rüzgâr onun başını döndürüyor. Ateş, içindeki balıklan da yakıyor. Akılla ruh cenk ediyor orada. Doğu ile Batı ateş iğneleriyle birbirine geçiyor. Aşk, bazen yokluk elbisesi giyiyor. Bazen bir yağmura dönüyor. Edebiyat, tarih, müzik alev almış at gibi koşuyor. Ses bir ruh bulutu gibi sürükleniyor meçhulde. Kültür tarihinin son bestesi. "Gazetelerin birinci sayfaları bir aydır öztürkçe, öztürkçe soyadı, radyolarda alaturkanın yasaklanması, öz Türk musikisinin yaratılması, millî opera, Ayasofya Camii'nin müze yapılması, iki gündür de ağa, hacı, hafız, hoca, efendi, bey, beyefendi, paşa, hanım, hanımefendi, molla, hazretleri gibi lakap ve unvanların kaldırılması hakkında haberlerle dolup taşıyordu. Ama mesela Muş'taki zelzele felâketi kısacık bir haberle geçiştirilmişti." Bir yüzyıl yangınlarla, savaşlarla, işgalle boğuşmuş, perişan bir İstanbul. Cumhuriyetle birlikte her gün yeniden kurulan bir ülke. Her sabah yeni bir değişime uyanan aydınlar. İnkılâp ruhunun kimi zaman serseri kurşunlarının gölgesinde hayatta kalma çabaları. Üniversite reformuyla Darülfünun'daki görevinden kovulan Galip Bey'in evrakından yola çıkılarak yazılan bir serencam. Beşir Ayvazoğlu'nun kaleminden, 1930'lu yılların Türkiye'sine dair, belge niteliğinde bir roman.
Johan Huizinga
insan sesi mp3 - Türkçe
30 Ayrım
558 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Deneme
Görüntülenme Sayısı: 72
Konusu:
Biz insanların Homo Sapiens nitelemesini hak edecek kadar akıllı olmadığımız anlaşıldı... Birçok hayvanın da alet yapabildiği, dolayısıyla insana Homo Faber demenin de anlamsız olduğu görüldü... Peki biz kimiz? İnsana özgü üçüncü bir özellik olarak Homo Ludens'i, oyun oynayan insanı bu nitelemeler arasına katamaz mıyız? Johan Huizinga, Homo Ludens adlı bu temel eserinde yeryüzünde insana ait her şeyin başlangıcının oyun olduğunu gösteriyor. Önce oyun vardı! Oyun kurgusal olduğu bilinen ve gündelik hayatın dışında yer alan, bununla birlikte oyuncuyu da tamamen içine çeken, gönüllü, özgür bir eylemdir. Sınırları özellikle belirlenmiş zaman ve mekân içinde gerçekleşen, her türlü maddi çıkardan ve yarardan uzak bu eylem, verili kurallara göre, belli bir düzen içinde yerine getirilir. Oyuncu ve kimi zaman da seyirci kendinden geçer, coşar... Bu şekilde tanımlanan oyun, tarih boyunca, hayatın her alanında kültürün temel öğesi olarak varlığını sürdürmüştür. Huizinga, kolektif hayatın bütün önemli biçimlerinin -ibadet, şiir, müzik, dans, bilgelik, bilim, hukuk, mücadele ve savaş- ortaya çıkışında oyunun son derece etkin bir rol oynadığını, Doğu ve Batı dünyasına ilişkin zengin tarihsel bilgi ve belgelere dayanarak gösteriyor. Fakat modern çağlarla birlikte oyun, hayatı zenginleştiren bir unsur olmaktan çıkıp bugünkü dar anlamına sıkıştırılınca, katlanılması daha güç, renksiz ve tekdüze hayatlar yaşamaya başladığımızı da Huizinga'dan öğreniyoruz: Ekonomik güç ve çıkarların dünyanın gidişatını belirleyeceğine utanç verici biçimde inanıyoruz; ibadet eder gibi çalışıyor ve üretiyoruz; yavan ve kuru yarar duygusu, burjuva rahatlığı ideali zihniyetlerimizi etkiliyor. Oyuna top-lumlarımızda artık yer yok; hayatın bütünlüğünden dışlanıp, sanayiye malzeme olsun diye bir köşeye atıldı... Yeniden oyun oynayan insan olmayı isteyenler için... "Pek çok insanın yaşamında dönüm noktası olan kitapların bulunduğunu, kendi özyaşam çizgimde de iki kitabın önemli yeri olduğu
Ayfer Tunç
metin - Türkçe
2 Ayrım
540,51 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Hikaye
Görüntülenme Sayısı: 72
Konusu:
“Bu kadar çirkinleşen ve kimliğini kendi elleriyle tahrip eden şehirler bende memleket hissi değil, öfke ve öfkeden yorgun düşünce de acıma ve teessüf hissi uyandırıyor. Memleket hissi ile köklere bağlılık arasında bir korelasyon olsa gerek. Bir bütün olarak ülkeme bağlıysam da köklerime bağlı değilim. Çünkü köklerimin nerelere uzandığından habersizim. Köklerinin sızladığını duymayan insan nasıl bir memleket arar ki kendine?” Kendi şehir arşivini açıyor Ayfer Tunç. Biraz, bu memleketin doğal ve toplumsal coğrafyasını hor kullanışımıza diz döverek... Biraz Adapazarı, biraz Karasu, biraz İstanbul… “Memleket nere” sorusunun cevabını veremeden – bütün memlekete merakî… Memleket duygusunda bir gezinti; “memleket insanıyla” yarenlik eden hikâyeler… “Çerkez gelinlerinin hürmetkârlığı, Bulgar muhacirlerin çalışkanlığı, Boşnak kızlarının güzelliği… Arnavutların inatçılığı, Lazların siniri, Abhaz erkeklerinin tembelliği, Gürcü kadınlarının huysuzluğu…” Taşra bandosu, Büyük Çarşı’daki fotoğrafçı, kadınlar hamamı, mesire yeri… Yengeler, gelinler, refakatçiler… Çitlenen ayçekirdeklerinin gürültüsüyle yazlıkçılar… “Sakarya Nehri’nin kıvrılarak genişlediği manzaraya karşı rakı”… Yemekte mutlaka evvela çorba… Piknik tüp, “iyi” çay, sonsuz sohbet… Dere tepe düz giden, kapı kapı gezen, halis muhlis hikâyeler… Refik Halit Karay’ın 1919’da yayımlanmış Memleket Hikâyeleri’ne selamla. Ayfer Tunç’un teferruatçı, gören ve dinleyen kaleminden…
Necip Fazıl Kısakürek
insan sesi mp3 - Türkçe
11 Ayrım
175 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tiyatro Oyunu
Görüntülenme Sayısı: 72
Konusu:
Ahşap Konak: (3 Perde) Necip Fazıl'ın 1960 İhtilalinden sonra girdiği hapishanede yazdığı ikinci piyes olan Ahşap Konak, giderek yozlaşan ve ahlakî değerlerinden uzaklaşan bir toplumu, çekirdeğinden gösteren bir temsildir. Ahşap Konak, her katında üç neslin ayrı ayrı fakat birarada ve aralarındaki korkunç anlayış ve yaşayış uçurumu içinde yaşadığı bir mekânı temsil ederken, zaman boyutunda, 1950 sonrası Türk cemiyetinin tezatlar içindeki içler acısı halini sembolize etmektedir. (Tamamlandığı tarih: Eylül 1960, Balmumcu Garnizonu)

Sayfalar