Konusu:
Giriş
1947-48 akademik yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümünde bir öğrenci iken,elime Sturtevant’ın A Hittite Glossary ve Supplement to A Hittite Glossary’sinin Münire B. Çelebi tarafından yapılan Türkçe tercümesi Eti Dili Sözlüğü (TDK yayını) geçti. O sıralarda R. Rahmeti Arat’tan Eski Türkçe dersleri almakta idim. Kitabı merakla incelerken, gözüme Sümerce GUD ‘öküz, sığır’ kelimesi çarptı. Bu kelime ile Eski Türkçe ud ‘öküz’arasındaki benzerliği dikkate değer buldum ve şöyle düşündüm:
“Eğer bu bir tesadüf değil de Sümer ve Türk dillerinin tarihi bir ilgisinden ileri geliyorsa, o takdirde Sümerce kelime başı g’lerinin Türkçede sıfıra tekabül etmesi gerekir (Bilindiği gibi Eski Türkçede kelime başında g yoktur) ve şayet bu doğru ise, bir Sümerce sözlüğün g harfinde Türkçe ile ilgili başka kelimelere tesadüf ihtimali, mantıken mümkün olmalıdır.”
Bunun üzerine, Sümerce hakkında ne buldumsa okUmaya ve notlar almaya başladım. Hatta, Fransızcadan çevirerek bir de Sümerce – Türkçe sözlük hazırladım.Orada, düşüncemi destekleyen başka kelimeler de tespit ettim: