Konusu:
Tuncay Yakalı, uzun yıllar teknesi ‘ALUTA’ ile yalnızlığına bazen ailesini, bazen dostlarını konuk ederek Akdeniz ile Ege Denizi’nin sularında yelken açtı, açmayı da sürdürüyor. Akademisyen kimliği Türkiye’nin ilk deri profesörü olan Tuncay Yakalı, buradan hareketle teknesine, antik dönemlerde derilerin alüminyum ile tabaklanmasından dolayı alüminyum ile tabaklamanın ilk hecelerinden oluşan ‘Aluta’ sözcüğünü ad olarak koyduğunu belirtiyor. Tuncay Yakalı, yıllar boyu denizlerdeki seyirleri esnasında gördükleriyle yaşadıklarını kültürle harmanlayarak Yacht Türkiye ve Yelken Dünyası dergilerinde kaleme alıp yayımladı. Bir yandan denizlere sevdasını anlatırken bir yandan da mavi dünyadaki dostlarını, tanıştığı insanları öyküleriyle anlatmayı ana amaç bildi. Bunlarla yetinmedi, denizle içiçe yaşamanın bir kültür işi olduğunu aktardı. Tuncay Yakalı, dergi sayfaları arasında unutulup gitmesine kıyamadığı yazılarını bu kez, ‘Poseidon Sularında Seyir’ başlığı altında kitap olarak yayımladı. Tuncay Yakalı, özgürlüğün hâlâ en yalın yaşandığı yerin deniz olduğunu söylüyor ve seyirlerini sürdürüyor.
Tuncay hoca kitabını şu satırlarla bitiriyor:
Evet, deniz kültürdür. Varlığı sonsuz değilse de algımızda sonsuzdur. Varsıllıktır ayrıca. Balıklar, sünger, kayalar, kıtalar, adalar, yosunlar, denizkızları, söylenceler barındırır... Hepsi bu denli mi, değil elbet; edebiyat, resim, fotoğraf, müziktir mavi, lacivert, yeşil deniz. Bitmez ayrıca sevinci, mutluluğu, dinginliğiyle de taçlandırır.
Deniz üstüne yazılarımla denizin bütün bu güzellikleri içindeki tuzunda benim de payım olsun istedim.
Mutluluğumuz denizlerin enginliğince olsun.
Poseidon Sularında Seyir kitabında yer alan yazıların bir bölümü şöyledir:
Yaman Koray’ın Ardından
Tekneden Önce Kendimizi Donatalım
Günler Uzun Çeşme Yakın
Hurma Zeytini ve Çipura
Karacasöğüt, Asude Bir Liman
Sarı Yazlara Seyir