Konusu:
“Biz burada değiliz, yola vuran gölgeleriz,” dedi. Bu veda sözüyle yola çıktı genç Şaman Subala.
On bir buçuk hayat yaşadı. On bir buçuk hayata kaç hikâye sığar, kaç hayat yaşayınca bilgeliğe varır bir yolcu? Kaç aşk bizi kendimizle tanıştırır? Kaç kez yıkılınca tek başımıza ayağa kalkmayı öğreniriz?
İsmail Güzelsoy, nüvesini onlarca yıl önce oluşturduğu bu “yeniden” eseri Saf – Suya Anlat’ta, bilgeliğin son aşamasının; sahip çıkılmış masumiyetin ta kendisi olduğunu fısıldayan bir anlatı şöleni sunuyor okura. Yüzlerce yıl öncesinden günümüze uzanan yolları ve hikâyeleri izlerken bir yerden sonra yolun ve hikâyenin tek bir şey olduğunu gösteriyor. Saflığın doğasını, bilgeliğin sınırlarını ve tabii ki aşkın sonunun olmadığını da…
Yalnızlıkla lanetlenmiş bir karakter, tüm “unutulganlıklarımıza” karşı “hatırlatmak” göreviyle, yüzyıllar önceden kalmış bir defter yapraklarının arasından sesleniyor. Unutulganlık? Öyle bir kelime yok, ama olsun, yine de güzel.
“Anladım ki mürekkep sudur ve ben meramımı suya anlatıyormuşum hep.”
Yorumlar
İSMAİL ARSLAN
iarslan
Pt, 12/01/2026 - 14:01
Kalıcı bağlantı
teşekkür ve kitap seslendirme isteği
Derya Hanım merhaba. Öncelikle emekleriniz için size çok teşekkür ediyorum. Kitapları çok güzel seslendiriyorsunuz.. Baytar Hanım ve Gölgenin Güneşi serilerini sizin sesinizden dinledim. Acaba sizden bir ricada bulunsam olur mu? Maral Atmaca'nın (medusanın ölü kumları) ve (saka ve sanrı) serilerini de siz seslendirebilir misiniz? Bu kitapların seslendirilmesi uzun süredir bitmediği için gönüllü arkadaşların vazgeçtiğini düşünmeye başladım. Zira Medusanın Ölü Kumları serisi okunmakta olan kitaplar listesine alınalı bir seneyi geçti ve Saka Ve Sanrı serisinin ilk kitabı seslendirildi. Bu seri 4 kitap ve devamı gelmedi. Ayrıca bu seriye bağlı Sarkaç serisi bile başladı. Ancak biz bu kitapları burada henüz göremiyoruz. O yüzden bize bu konuda sesiniz ve emeğinizle destek olur musunuz? Saygılar.