Dünyalı

Bitirildi
Eser Özgün Adı: 
The Man from Earth
Sesli Betimleme Metin Yazarı: 
Ebru Tokay, Derya Çimen, Şebnem Ulusan, Deniz Yenidoğan
Yönetmen: 
Richard Schenkman
Yapımcısı: 
Richard Schenkman, Eric D. Wilkinson
bilgisayar sesi mp3
Türkçe
1 Ayrım
Sesli Betimleme Alt Türü: 
BİLİM KURGU
DRAM
Seslendiren: 
İOS Yelda geliştirilmiş
Yapım Yeri: 
ABD
Gösterim Yılı: 
2007
Seslendirme Süresi(sa:dk:sn): 
01:27:08
Alındığı Kurum: 
Betimleme Gönüllüleri
Eser Türü: 
Sesli Betimleme
Eser Boyutu: 
119,66 MB
Teknik Yapım: 
Tuba Vural
Son Kontroller: 
Tuba Vural, Tuğçe Aykın
IMDB Puanı: 
7.8
Metraj: 
Uzun Metraj
Oyuncular: 
David Lee Smith, John Billingsley, Tony Todd, Richard Riehle, Ellen Crawford, William Katt
Sisteme Giriş Tarihi: 
Salı, 28 Temmuz, 2026
Konusu: 
Üniversitede başarılı bir tarih profesörü olan John Oldman ortada hiçbir neden yokken, aniden 10 yılını ayırdığı akademiden istifa etmiştir. Şehirden gitmeye hazırlanırken veda etmek için evine gelen meslektaşları ondan neden istifa edip gitmesi gerektiği konusunda bir açıklama yapmasını isterler. Arkadaşları John'un bu sessizliğine anlam verememektedirler. Önceleri suskun kalan John da neden gitmesi gerektiğini biraz geçmişe dönerek anlatmaya başlar. Filmde ortamdaki kişiler profesör ve uzmanlardan oluşan bir ekip olduğundan, John'un hayat hikâyesini anlatmasıyla birlikte tartışma merak uyandırmaya ve içinden çıkılmaz bir hal almaya başlıyor.
Afiş Betimlemesi: 
Afiş Betimlemesi The Man From Earth (Dünyalı) film afişi, uzay temalı dikey bir tasarıma sahiptir. Afiş; zeminde uzay boşluğu, ortada Dünya gezegeni ve altta metin olmak üzere üç bölümden oluşur. Üst Zemin: Afişin üst yarısında, koyu mavi tonlarında, üzerinde hafif beyaz yıldız tozları olan bir uzay boşluğu vardır. Ortada, dikey bir elips veya aralık şeklinde parıldayan beyaz bir ışık grubu bulunmaktadır. Gizemli Figür: Işık grubunun tam merkezinde, sırt çantalı bir adamın silüeti durmaktadır. Yüzü net görünmeyen bu adam, sağa doğru dönük biçimde, siyah bir gölge gibidir. Dünya Gezegeni: Işık grubu ve adamın silüeti, altlarındaki Dünya’nın eğrisi üzerinde durmaktadır. Mavi ve beyaz bulutlarla kaplı Dünya'nın ufuk çizgisi, afişi yatay olarak ikiye böler. En Üstteki Yazı: Afişin en tepesinde beyaz harflerle, "FROM ONE OF THE ACCLAIMED WRITERS OF THE ORIGINAL STAR TREK AND THE TWILIGHT ZONE COMES A STORY THAT TRANSCENDS BOTH TIME AND SPACE..." yazar. Film Adı (Orta Bölüm): Dünya’nın altından aşağıya doğru inen, dikey beyaz ışık çizgilerin önünde filmin adı büyük beyaz harflerle yazar. Üstte daha küçük harflerle "Jerome Bixby's", hemen altında ise çok büyük, dikey olarak "Man from Earth" başlığı vardır. Yazıların alt kısımları aşağıya doğru uzayarak belirsizleşir. Alt Bölüm (Künye): Afişin en altındaki siyah bölümde, filmin oyuncuları, yönetmeni, yapımcıları ve teknik ekibinin isimleri (künye bilgileri) küçük beyaz metin halinde düzenlenmiş. En altta ise filmin resmi web sitesi adresi yer alır. Yapım Şirketi: ANCHOR BAY ENTERTAINMENT ve SHORELINE ENTERTAINMENT sunar. Oyuncu Kadrosu (Starring): İsimler yan yana, aralarında küçük boşluklar veya sembollerle şu sıra ile listelenmiştir: DAVID LEE SMITHTONY TODDJOHN BILLINGSLEYELLEN CRAWFORDANNIKA PETERSONWILLIAM KATTALEXIS THORPERICHARD RIEHLE Müzik (Music by): MARK HINTON STEWART Görüntü Yönetmeni (Director of Photography): AFSHIN SHAHIDI Kurgu (Editor): NEIL GRIEVE Yapım Tasarımcısı (Production Designer): PRISCILLA ELLIOTT Yürütücü Yapımcılar (Executive Producers): EMERSON BIXBY ve MARK PELLINGTON Yapımcılar (Produced by): ERIC D. WILKINSON ve RICHARD SCHENKMAN Senaryo (Written by): JEROME BIXBY Yönetmen (Directed by): Künyenin en sonunda, en yetkili imza olarak RICHARD SCHENKMAN ismi yer almaktadır.

Yorumlar

Merhabalar. Dünyalı’yı şimdi bitirdim ve aklımdayken sıcağı sıcağına birkaç şey yazmak istedim. Önce, tekrardan başta Tuğba Hanım olmak üzere, emek koyan, uğraşan tüm ekibe sonsuz teşekkürler. Umarım böyle filmlerin sayısı artar ve daha fazla insan kendi zevk ve hayallerine göre üretim yapar. Bunu üretimin demokratikleşmesi açısından çok kıymetli buluyorum.
Diğer taraftan betimleme kuralları ve kalitesi açısından maalesef aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Elbette burada yazacaklarımın öznel görüşlerim olduğunu belirteyim. Filmde Yelda kullanımı ve geniş zaman kipi hiç katılmadığım ve sevmediğim noktalar olsa da editör yel tercih olarak düşündüğüm bir nokta. Kendim asla zevk almasam da üzerine farklı bir şey söylemek doğru olmaz. Bu, bir ekol meselesi çünkü. Önerim şu olabilir: belki filmin srt dosyasını da getem’e koymayı değerlendirirseniz, başkaları kendi seçtikleri seslerle de filmi izler.
Yalnız betimlemede gördüğüm en temel fark, kesinlikle konuşmaların üzerine betimleme yapmayın kuralına her fırsatta meydan okunması olmuş. Tabi film diyalogların çok bol olduğu ve boşlukların pek az olduğu bir yapı olduğundan buna mecbur kalınmış diyebilirsiniz. İşte betimlemeyi zorlaştıran ve ustalık gerektiren en temel nokta da bu aslında: Metin yazarları içerik içinde bir sürü detay görür. Bunlardan en doğru olanı, en doğru zaman ve boşluğa sığdırmak için seçmektir betimlemenin alameti farikası. Yoksa, her gördüğünü yazmanın adına betimleme demiyoruz. Geçenlerde Emine’yle de konuştuk maalesef son zamanlarda bazı Sebeder filmlerinde de buna çok sık rastlıyorum: Betimlemecie o kadar bıdı bıdı konuşuyor ki, filmi izlerken yoruluyorum. İlginç biçimde son kontrolcü arkadaşlar da belli ki buna ciddi anlamda göz yumuyor. Tabi orada konuşmanın üzerine gelme sadece 4 5 noktada sorun olmuş. Dünyalı ’da ise bu kural tamamen hiçe sayılmış görünüyor. Özellikle filmin ilk yarısında Allah ne verdiyse tüm konuşmalar içinde betimlemeler var.
Gerçi Tuba Hanım buralarda biraz sese müdahale edip filmi kısmış betimlemeyi görünür kılmaya çalışmış, ama sorun bu değil. Aynı anda hem betimleme hem konuşma üst üste binince her ikisi de zarar görüyor. Geçen Evrim ağacında çok güzel bir içerik vardı: insanın muti task olması koskoca bir yalan diyordu. Yani siz bir taraftan e-posta yazarken, bir taraftan arkadaşınızı dinlediğinizi iddia ediyorsanız, burada birinden biri sorun haline geliyor aslında. Betimleme için konuşursak da orada diyaloğa konsantre olurken alttan başka bir ses geliyor. Ne o diyalog anlaşılıyor ne de betimleme. Hatta Netflix için bu kural çok daha sıkı: betimlemeyi konuşmanın hemen dibine bile koymanız hata olarak bildiriliyor. Bu kurallar oluşturulurken, benim canım öyle istedi, keyfime göre öyle yaptım diye koyulmuyor arkadaşlar. Betimleme neredeyse dünyada 50 yıllık formal bir geçmişi olan bir disiplin ve pek çok kural belirli araştırmalar ve bulgular sonucu belirleniyor. Eğer sizler bu kurallar bana göre değil diyecekseniz, buna karşı elle tutulur argümanlar da üretmek zorundasınız. Şunu diyebilirsiniz, buradaki betimleme öyle kritik ki, vermezsek izleyici çok şey kaçırır. Filmin asıl betimleme metni elimde yok. Ama olsaydı şunu net biçimde görecektik: en sık tekrarlanan klişe eylem “bakıyor”. “Jon Sendi’ye bakıyor, Sendi x kişiye bakıyor…” Nasıl bakıyorum bir yanıtı zaten hiç yok neredeyse. Metin yazarı arkadaşlar betimlemenin ne kadarını kendileri yazdı ne kadarını yapay zekadan aldı bilmiyorum. ama ben yapay zeka betimlemelerinde bunu çok sık gördüm. Birkaç kişi konuşurken zaten otomatik birbirine bakıyorlar bildiğim kadarıyla. Asıl bakmıyorsa bunun bir haber değeri olur. Siz tam konuşmanın ortasına John Sendi’ye bakıyor diye bir betimleme eklediğinizde, bu, benim hayatıma bir şey katmadığı gibi pek çok şeyi de götürüyor.
Bunun gibi daha pek çok örnek verebilirim. Sanırım şöyle bir izleme alışkanlığı da var: Ne olacak kişi filmi sürekli ileri geri sarsın, anlamadığı şeyleri buradan baksın anlasın. Maalesef bir izleyici olarak benim seyir alışkanlığım böyle olmadı ve olmayacak. Derdim derinlemesine analiz değil keyifle bir zaman geçirmek çünkü. Ha sonra, filmi çok beğenirim ve kritik inceleme için bunu yapabilirim. O bana kalmış. Ama sizler daha baştan ne olacak kişi anlamazsa sürekli ileri geri sarsın sarsın oradan anlasın diye bir öngörüyle başladıysanız, üzgünüm hedef kitleniz ben değilim. Ayrıca zaten konuşma üzerine gelen çoğu betimleme de dönüp tekrar bakmaya değecek içerikler gibi durmuyor yukarıda örneklediğim üzere.
Sonuç olarak geçenlerde Joel Snider bir e-posta grubunda şöyle yazmıştı: bazen betimlemesiz bir film kötü bir betimlemeden daha iyidir. Evet bunu söylemek çok fazla ağır, ama Dünyalı’da tam olarak bunu yaşadım maalesef. Böyle zamanlarda gereksiz derecede acımasız eleştirmek çok yanlıştır biliyorum. Fakat eğer sizler bu emek ve çabaya devam edecekseniz, kaliteyi iyileştirmeye kıymet veriyorsanız, benim gibi düşünenlerin de olabileceğini hatırda tutun istedim o nedenle vakit ayırıp bu satırları kaleme aldım. Dikkate almak veya almamak sizin taktiriniz elbet.
Kolaylıklar dilerim.

İzlediğim çoğu filmde doğrudan bir kişinin cümlesinin olduğu yerde betimleme gördüğümde sürekli geri sarıp o tek cümleyi duymak için çok uğraşırdım. Ben de bu sorunu çözmek için farklı bir teknik uyguladım. kısmaya benziyor ama tam kısma değil. Bir nüans var. Bunun etkili olduğunu düşünüyorum. Burada geri sarıp anlaşılmayan diyaloğa veya betimlemeye odaklanıldığında hangisine odaklanırsak odaklanalım onu duyabileceğiz. Benim çoğu filmde yaşadığım sıkıntı filmin tamamını belli bir ses düzeyinde tutulmasıyla veya betimlemenin filmde geçen cümleyi kapatmasıyla kaybettiğim küçük ama epey filmde çeşitli cümleler olmasıydı. Belki betimlememiz çok ama bunlarla yorulmak istemeyen izleyicilerin diyalogları anlaşılma sorunu olmadan takip edebilirler. Montajı öyle ona uygun yaptım.
Betimlemenin çokluğu da benim tercihimdir. Her detayı bilmek istiyorum izlerken.
Evet ben detay seven biri olduğum için bana ağır gelmez o kadar betimleme ama çoğu kişiye ağır gelebilir. Bunu kabul ediyorum. O nedenle de dileyen doğrudan diyaloglara kolayca odaklanabilir. Anlaşılma sorunu olmayacaktır. Böyle bir izleyicimiz olmuş mesela. İyi seyirler dilerim izleyeceklere.