Yazara Gore Listeleme

  • Kemalettin Tuğcu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    184,03 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Fatma Tütüncüoğlu
    "Akşam yemeğinde lokmalar boğazında büyümüştü. Hep düşünüyor, gözleri doluyordu. Yukarı odaya yatmaya gittiğinde gözüne uyku girmedi. O gün olup bitenleri tekrar düşündü. Sonra gözlerinin önüne tâ uzaklarda kalan Bergama’nın yolları ve anası, babası, kardeşi geldi. Babasının parayı aldığı anki hâlini hayal etti." Kemalettin Tuğcu Altın Bilezik kitabında; bir beceri, zanaat sahibi olmanın önemini, hayatta herkesin başına her şeyin gelebileceğini, insanların birbirlerini desteklemesi gerektiğini vurguluyor. Her kitabın arkasındaki sözlük ile yazarın kurduğu dünyayı bozmadan okurlara sunuyoruz.
  • Ünal Bolat
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    225,74 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe Olcay
    Mutluluktan uçuyordu bir aile... İş bulmanın mutluluğu kolay değildi elbette... Hele de bu ekonomi krizin had safhada olduğu günlerde... Gel gör ki, Cemil bulduğu bu işte ne derece başarılı olacaktı? Veya kendisini hangi sürprizler bekliyordu. Bunu bilmiyorlardı elbette...
  • Ünal Bolat
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    385,02 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tuğrul Tuna
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    421,80 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hülya Aksu Düzgün
  • Eren Anter
    metin - İngilizce
    3 Ayrım
    2,64 MB
    Eser Türü: Dergi
    This edition is mostly (with the exceptions of two articles) focused on Ukraine, a crossroads between the steppe world and Europe historically.
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    306,20 MB
    Eser Türü: Kitap
  • İlkay Coşkun
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,31 MB
    Eser Türü: Kitap
    yükselmek hafif olmayı gerektirir sıyrılarak bütün varından İlkay coşkun
  • İlkay Coşkun
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,11 MB
    Eser Türü: Kitap
    kavruldum el değmez mermer ayazlığında doksan dokuzuna yüz çevir, birine az dokun soğuran vantuz içinde dağılır cam kırıklıkları azatlık sinende, yüz yıla mahkum yüreğim susuz içilir aşk şarabı acı kahve öncesinde ufleyipte çıkaramadığın, melodiyi neylersin göz ğörmeyen gecede çitten atlatırım koyunları diri varlığında, damak kuruluğun var senin bırakılan her bir ağrı yuk olur kulaçlanma gelincik yuzun, resimlerinde bulunur kalkandır sessiz karanlığıma süzülen tutaste mezarcı sessizliğinin terleyişi sonrasında tek gerçekliğinin izdüşümüne sarılırım bilonsa yabanıl ürperti mahkumusundur küreledığın bahar ansızın sıyrılır güneşimden kırç'lı beyazını, cemrenle buluşturdun bilonsa dağılır şafak, bir asır öncesinden fırlayıp nasıl olsa bulursun lodos sıcaklığını geceden kalma suskunluğun yansır gözlerime soğuklar öncesi biriktirdiğin ellerimle eğrilen kirmen fırıldaklığında döndürülüp süzüldü ırmağın, sağın solun obruk bir akşamcı küstahlığı var ki üzerinde dağının doruğuna, terlik fırlatıldığından beri ağlama duvarı can havliyle örter tülbendini postu serili yabanıl yanlarına kurulup mührü pekiştirip, yazarım sayfalarıma bilonsa misafir tedirginliği üzerindeyken iyi geceler düşünde serer bahar fistosunu ayak izinde ayak, kaleminde taştı bilonsa yumuşak kahkahalar yansır yüzümün aynasına kekremsi bir tat, dudağında konuktu sevgileri beleyen elin toplar tüm çiziklerimi seslenişin bana, eşik dibi yakınlığında hareketlenir şah damarım sevdanın ikliminde mahmurlu esnemelerim toplanır çiziklerimde giderkenkı ikindi, ardınsıra gölgelik bırakır mırıldanması dudaklarım, yüzümün aynası kekremsi bir tat dudağıma konuktur artık iyi geceler düşü, beni olduğum yere bırak ayak izindeyim, taşır mürekkebimi bilonsa soğuklar öncesi biriktırseydım keşke ellerim misafir tedirginliği üzerimde, yolcuyum eskilerden seslenişim bundandır bilonsa dağının doruğuna goz fırlatıldığından beri dirilir şafağa, bir asır öncesinden çıkagelip postu serili yabanıl yanlarımla emeklerim geceden kalma suskunluğumda gözlerin süzülür ırmağım sağım solum obruk eğrilen kirmen fırıldaklığında donduydum soğuklar öncesi biriktırseydım keşke ellerini birde akşamcı küstahlığı var ki üzerimde nasıl olsa götürecek deli poyraz sıcaklığını ağlama duvarımı tülbendimle örtüp kırç'a dönüşen beyazı cemreyle buluştur bilonsa küreledığim baharı, güneşimden sıyırıp yarına dair verilen sözler yarım yamalak tek gerçekliğimin izdüşümüne sarıldım bak azatlık sinende yüzyıla mahkum artık yüreğim bıraktığım her bir ağrı, yük oldu kulaçlarıma hoyrat ürpertiyle sarılır turn benliğim sana bir zindan süzülür artık karanlığıma mezarcı sessizliğinde bekleyişim ondandır ve votkayı susuz içip, acı kahve oncesındeyırn doksan dokuzuna yuz çevirip,sana geldim bilonsa koyunları sayıp sayıp çitten atlattığım gibi diri duruşlarında kaybolur gri yalnızlığım soğuran vantuz, içimi boşalttı cam kırıklarıyla yıpranmış resimlerde buluşmanın hevesiyle kavruldum el değmez mermer ayazlığında
  • İlkay Coşkun
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    9,01 MB
    Eser Türü: Kitap
    Çaresizlik, umut ve hayalperestlik üçgeninde gezeleyen insanoğlu ne kadar ilerlerse ilerlesin, doğum seremonisi ve sonrasında ölümün elvedasının dışına çıkamıyor. Şu bir gerçek ki doymaya ve ölmemeye çalışan insanoğlu bu dünyada ne tam olarak doyabilecek ne de istenildiği gibi ölümsüzleşecek. Güven sorunu yaşayan aydın, fabrika ayarlarına dönüp tarafsız bir şekilde aydınlatma görevini toplumda üstlenmesi gerekiyor. Aydın nitelemesinin içini doldurup gerçek manada münevverler yetişmesi ve topluma kendilerini hissettirmeleri gerekiyor. iyi bir dilin yaşamdaki ve sanattaki olumlu etkisi azımsanamaz. Dil bu anlamda iletişim için gerekli en önemli araçtır. Şiir bu manada dilin en güzel hali, en etkili hali, en olgun hali, en çocuk hali, bazen de en uçuk halidir. Şair her dönem arayış içerisinde olmuştur. Değişerek gelişme dürtüsünün şairdeki görüntüsüdür şiir.
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    14,93 MB
    Eser Türü: Kitap

Sayfalar