Yazara Gore Listeleme

  • Necmettin Şahinler
    metin
    1 Ayrım
    164,42 KB
    Eser Türü: Kitap
    Tarih boyunca insanlar, kendilerini ve çevrelerini değiştirecek/dönüştürecek "tasarruf edici" bir gücün/kudretin ellerinde olmasını çok arzu etmişlerdir. Kendisine dokunanı altın'a dönüştürdüğüne inanılan "Filozof Taşı" yani "Kibrît-i Ahmer" adlı efsânevî madde/taş bunlardan biridir. "Mühr-i Süleymân" yani Hz. Süleymân'ın parmağında taşıdığı yüzüğü de böyledir. "Kibrît-i Ahmer" ve "Mühr-i Süleymân"ın yanında bir başka aranan güç de "İsm-i Âzam"dır. Hz. Peygamber "İsm-i Âzam, Allah'ın isimlerinden birisidir ve bu isimle yapılan duâlar mutlak kabul edilir" buyurmuştur. Düşünüldüğünde "Kibrît-i Ahmer" de, "Mühr-i Süleymân" da, "İsm-i Âzam" da birbirleriyle örtüşen kavramlardır; üçünün de ortak noktası insanın var olanı değiştirme ve dönüştürme gücünü/kudretini/irâdesini elinde tutma, kontrol etme isteği veya tutkusudur. Aslında Allah'a nisbet edildiğinde Allah'ın bütün isimleri -aralarında bir fark gözetmeksizin- büyüktür. Bütün isimler, Allah'ın farklı bir vechesinin/fiilinin tecellîsidir ve hepsi tek bir hakîkate işaret etmektedir. Âlem, Allah'ın isimlerinin birer tecellîsinden meydana gelmiştir ve tüm bu isimler varlığın varoluşunun temelidir. Bütün isimlerin toplamı ise sadece insanın içinde potansiyel olarak vardır ve bu anlamda insan yeryüzünde Allah'ı gösteren en güzel/kemâl aynadır. Allah'ın en güzel/yüce/büyük ismi genelde insan, özelde ise Hz. Peygamber'dir. "En Büyük İsim" adlı bu çalışmanın "İsm-i Âzam"ı arayanlara hikmetli kapılar açmasını tüm isimlerin tek müsemmâsı olan Allah'tan niyâz ediyorum. Oldu Rûh'um ilm-i simyânla muammer, Kıldın fakiri Yâ Hayy, "Kibrit-i Ahmer. Ganiyy-i Muhtefî
  • Milton Banta ve John Ushler tarafından, Jane Warner'ın yazdığı metinden uyarlanmıştır.
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    9,52 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yasemin Şanlı
    Gazetede "Para Ödüllü Büyük Yarışma" manşetini gören Mickey bunu vakit kaybetmeden Minnie'ye gösterir. İlanda ilk ay seyahati için büyük bir para ödülü vereceklerini okuyan Mickey, arkadaşı Donald ile bir uzay gemisi inşa etmeye karar verir. Kısa sürede uzay gemisini tamamlayan Mickey ve Donald'ı uzaya seyahat edecekleri gün ise gemide bir davetsiz misafir beklemektedir. Bakalım Mickey ve Donald bu yolculuğu tamamlayabilecek mi?
  • Büşra Toraman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    48 Ayrım
    777,54 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşegül Çetinkaya
    Hikâye, ailesi ve nişanlısıyla Uludağ’da geçirdiği tatilde kurtların saldırısına uğrayarak sevdiklerini kaybeden Ada’nın hayatta kalma mücadelesini konu alır. Yaşadığı travmanın ardından hafızasını kaybeden Ada, Kanada’ya yerleşir ve burada kurt adamların varlığını keşfeder. Saldırının ardındaki gizemi çözmeye çalışırken, intikam ve aşk arasında sıkışan Ada, kim olduğunu ve neye dönüşmekte olduğunu sorgulamaya başlar. Seri, kurt adam efsaneleri, aşk, intikam ve psikolojik gerilim unsurlarını harmanlayarak okuyucuya sürükleyici bir deneyim sunar.  
  • Büşra Toraman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    50 Ayrım
    797,25 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşegül Çetinkaya
    Kırmızı Başlıklı Kız serisinin ikinci kitabıdır ve fantastik öğelerle harmanlanmış bir aşk ve intikam hikâyesi sunar. İlk kitapta ailesini kaybeden Ada, kurt adamların dünyasına adım atmış ve kendisinin de onlardan biri olduğunu keşfetmiştir. İntikam arayışı içinde, beklenmedik bir şekilde Dawson’a aşık olur. İkinci kitapta, Ada, Dawson’ı kurtarmak için mücadele ederken, Aleut’un yönetiminde adalet arayışına girer. Kaiser’a yakınlığı sayesinde casusluk yaparken, kurt yanını kabul etme zorluğu ile yüzleşir. Zaman daralmakta ve Av Dönencesi yaklaşmaktadır. Kitap, aşk, sadakat ve içsel çatışmalarla örülü bir hikâye sunar.    
  • Büşra Toraman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    68 Ayrım
    1097,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşegül Çetinkaya
    Kanın Büyüsü, Büşra Toraman’ın Kırmızı Başlıklı Kız serisinin üçüncü kitabıdır ve fantastik, romantik ve gerilim unsurlarını bir araya getirir. Hikâyede Ada, Dawson ile olan bağını sürdürürken hem yaklaşan savaş hem de doğacak ikiz bebekleriyle yüzleşir. Felicia’nın Stone’a ilgisi, entrikalar ve düşmanlarla dolu bir ortamda Ada’nın aşk, sadakat ve içsel çatışmaları ön plana çıkar. Kitap, serinin önceki kitaplarındaki intikam ve kurt adam temalarını devam ettirirken, karakterlerin duygusal ve fiziksel mücadelelerini derinleştirir.
  • Alice Sebold
    insan sesi mp3 - Türkçe
    43 Ayrım
    594,97 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nuray Koç
    Kahramanımız Susie Salmon’la ilk karşılaştığımızda o artık cennettedir. On dört yaşında bir cinayete kurban giden genç kız, bu yeni ama yabancı yerden aşağıya bakarken capcanlı sesiyle hem tüyler ürpertici hem de umut dolu bir öykü anlatıyor. Ölümünden sonra günler boyu aşağıda onsuz sürüp giden yaşamı, okul arkadaşlarının ortadan kayboluşuyla ilgili yorumlarını, ailesinin sevgili kızlarının bulunması umuduna tutunuşlarını, katilinin cinayetten kalan ipuçlarını yok etmeye çalışmasını izler. Ve cennet deniler yeri inceler. Güzel salıncaklarıyla okulun oyun bahçesine çok benzemektedir. Yeni gelenlerin anlaşmasına yardım eden danışmanlar ve bir odada kalabileceği arkadaşları vardır. Sevdiği insanlarla birlikte olabilmenin dışında ki onların arasında genç bir erkek de vardır, istediği her şey düşündüğü an yerine gelir. Ama aşağıda hayat sürüp giderken Susie’de bir şekilde o hayata dahildir. Çünkü hatıraları yok olmazlar. Cennetimden Bakarken (The Lovely Bones) aydınlık, şaşırtıcı ve kederin içindeki umudu ortaya çıkaran bir roman. Parlak yeni bir yazarın ellerinden, bir ailenin karşılaşabileceği en korkunç olaylardan birinin öyküsü. Gizemli ve hatta komik bir aşkın,unutuşun ve hatıranın, hüznün ve mutluluğun, cennet ve toprağın, suç ve cezanın ama her şeyden çok sevginin romanı. “Bu kitap son sayfayı bitirdikten çok sonra bile sizinle kalıyor.” Daily Mail
  • Kenn Harper
    insan sesi mp3 - Türkçe
    39 Ayrım
    610,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nuray Koç
    Minik'in öyküsü çoğumuzun defalarca bir yerlerde izlediği, okuduğu hatta belki de tanık olduğu o trajik olaylardan biri. Gerçek vatanlarından koparılıp değişik pek çok sebep için başka ülkelere götürülen insanların yaşadığı o korkunç sürgün hayatı Minik, babası ve yakınları için de o utanç verici yüzünü göstermiş. Dünyanın birçok yerinde farklı ırklardan insanlar; Kızılderililer, siyahlar ve daha niceleri köle tüccarlarının insanlık dışı amaçları uğruna yurtlarından ve hayatlarından edilmişlerdi. Ama Minik'in öyküsünün tümünden daha acı ve çarpıcı olan yanı, bu sürgün trajedisini yatanların birer bilim adamı olmaları. Bilimsel etkin ve insanlık sınırlarının zorlandığı öykünün kahramanları, gördüğümüzü sandığımız gerçeklerin aslında "gerçek" acıyla dolu öyküler olduğunu anlatıyor bize.
  • Ergun Poyraz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    39 Ayrım
    717,03 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Halime Aktaş
    Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nu eleştiren, onunla ters düşen aralarında CHP’li milletvekili, belediye başkanının da bulunduğu birçok siyasetçi, bürokrat ve gazetecilere yönelik itibarsızlaştırmaya dayalı hakaret ve iftira içerikli yayınlarla susturulmaya çalışılması bir Özlem Çerçioğlu klasiği haline gelmişti. Muhalif yazarların çocuklarına akıl almaz iğrenç iftiralar attı. FETÖ soruşturmasında başsavcıyı sevgili yaparak kurtardı. Bir anneyi pavyona sattı. Sahiplendiği üç yaşındaki çocuğa işkence etti. Kendi çıkarları için her yolu mübah sayan Özlem Çerçioğlu, organize suç örgütü zanlıları ile işbirliği yapmaktan çekinmedi. Sahte sosyal medya hesapları kurdurarak itibar suikastı yapmayı çıkar yol olarak gördü. Aziz Nesin'in kitabından sinemaya uyarlanan, yönetmenliğini Kartal Tibet'in, senaristliğini Atıf Yılmaz'ın yaptığı, başrolünü merhum Kemal Sunal'ın oynadığı "Zübük" isminde 1980 yapımı bir sinema filmini izlemeyen yok gibidir. Türk siyasi yapısındaki çarpık karakterleri hicveden filmde siyasi bir profil var. Bu film yıllardır ekranlarda yayınlanır, izleyen defalarca izlemiştir ama izleyene asla bıkkınlık vermeden izlenmiştir. Bende şahsen, hangi kanalda görsem izlemişimdir, hem de defalarca… Çünkü "Zübük" içimizden biridir. Halkı, halkın değerleri ve inançları ile aldatan, kandıran kişidir. Bunu yaparken, o kadar ustalıkla yapar ki, halkı peşinden sürükler. Hedefleri ve menfaatleri için hem halkı, hem kendini şekilden şekile sokar. Şimdi ben “Zübük” filmi yeniden çekilmesini, Özlem Çerçioğlu’nun başrol oyuncusu olmasını teklif ediyorum. CHP’li milletvekillerini, belediye başkanlarını, siyasetçileri itibarsızlaştırmaya dayalı hakaret ve iftira içerikli yayınlar yaptırmasına, partisinin şehirdeki dinamikleri ile oynamasına rağmen, aday olmayı başaran; halkı, halkın değerleri ve inançları ile aldatan, kandıran; yönettiği şehirde taş üstüne taş koymadan seçilmeyi başaran Aydın’ın zübüğü Özlem Çerçioğlu’nun bu rolü oynayacak en yetenekli kişi olduğunu düşünüyorum. İddiam odur ki: Özlem Çerçioğlu’nun oynadığı “Zübük” tüm zamanların en çok hasılat yapan filmi olmazsa, kalemimi kırarım. Yönetmenlere sesleniyorum: Özlem Çerçioğlu'ndan daha iyi zübük bulamazsınız. O zaman buyurun Zübüğün kitabını okumaya 32 kısım tekmili birden...
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    176,78 KB
    Eser Türü: Kitap
    Kur’ân, üstün yaratılışının bir karşılığı olarak insana verilen tüm organların, Allah’a inanma, O’na yönelme, O’nun irâdesine uygun bir hayat sürme ve âyetlerini tetkik etmeye aracı olmaları hâlinde bir değer taşıdığının altını çizmekte, hakîkati anlama/keşfetme noktasında bu fakültelerini kullanmayan/kullanamayan insanları çok ağır bir sıfatla diğer canlıların derecesine düşürmektedir: “Gerçek şu ki, Biz, cehennem için, kalpleri olup da gerçeği kavrayamayan, gözleri olup da göremeyen, kulakları olup da işitemeyen görünmez varlıklardan ve insanlardan çok canlar ayırmışızdır. Hayvan sürüsü gibidir bunlar; hayır hayır, doğru yolu kavramakta onlardan da aşağı: Körcesine dalıp gitmiş olanlar işte böyleleridir.” Yeni yüzyılda şehirler/ülkeler birer “Körler Çarşısı”na dönüşmüştür. Allah’ın zikrinden uzaklaşanların, kendilerini ihtiyaçsız görenlerin, mânevî zenginlik yerine dünyevî zenginlik peşinde koşanların, bakanların ama göremeyenlerin, duyanların ama işitemeyenlerin oluşturduğu bu çarşıda/dünyada hakîkati dile getirmek neredeyse anlamını yitirmiştir. Din insanların içlerinde/gönüllerinde yankı bulur ve sonra dışarıya yansır. Hiçbir toplumda din, tepeden tabana, yönetenlerden halka, zenginlerden yoksullara doğru yayılmamıştır. Çünkü dinin sahibi Allah’tır ve hakîkatin güçlülerin imkânlarına ihtiyacı yoktur. Hidâyet ancak, hidâyeti tercih edenler için tecellî eder. İşte bu noktada Abese Sûresi “göz açan” bir sûredir. Bu kitapta gözleri görmeyen bir sahâbî olan Abdullah b. Ümmü Mektûm üzerinden “Abese Sûresi”ni anlamaya çalışacağız ve O’nun Hz. Peygamber’in yanına gelip dinini öğrenmek ve arınmak amacıyla nasıl ısrarlı/coşkulu bir çaba gösterdiğinin izlerini takip edeceğiz. İnanıyoruz ki; Abdullah b. Ümmü Mektûm’un hayatı/aynası, her devrin/zamanın “Körler Çarşısı”nda yaşayan birçok insanın gönül gözünü açacak ve onların perdelenmiş/kararmış bakışlarına aydınlık/nûr/ışık getirecektir. Çünkü “anlamadan inanmak, inanmadan yaşamak, yaşamadan anlatmak, anlatmadan hayatta kalmak mümkün değildir.”
  • Ramazan Deveci
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    228,21 KB
    Eser Türü: Kitap
    İşte büyük şeytanın önündeyim. Neydi benim şeytanım Allah yolunda önüme çıkan engel neydi? Çocuklarıma olan sevgim mi? Dünya malına olan tutkum mu?Egom, enaniyetim,kendimi beğenme duygum mu? Bugün onu taşlamam gerekiyordu. İnsanın şeytanını tesbit etmesi de zordu.’’Sevdiklerinz sizin için bir fitne olabilir’’diyordu Allah. Sevdiklerimin sevgisini sorgulamam gerektiğini düşündüm. Kalbi yokluyordum. Dünya malına karşı bir sevgim, arabalrım evlerim olsun çabam,çok para kazanma arzum yoktu. Kendi şahsım söz konusu olduğunda dünya ya karşı ilgisizliğim ve kaygısızlığım avlatlarım söz konusu olduğunda bir kaygıya dönüşüyordu. Evlatlarımın dünyalrın bu kadar kaygıı etmem doğru muydu? Bu bir tevekkülsüzlükmüydü? Neydi bu durumun nedeni sevgi miydi ? O zaman taşlamam gereken neydi tevekkülsüzlüğüm mü,yoksa sevgim mi? Hac günlüklerini gün gün tutmaya çalıştım.Bulunduğum ruh halini o anki duygu ve düşüncelerimi yazdım. Gezdiğimiz, ziyaret ettiğimiz yerlerle ilgili teknik bilgileri ekledim. Hac ilgili rükunları yaşarken, fıkhi bilgileride ekledim. Böylece okuyucu yaşanan bir haccın içerisinde fıkhi bilgileri hac ile ilgili ayet ve hadisleri de öğrenmiş olacak. Ve tabiki daha çok, haccın insanın duygu ve düşüncelerindeki etkisini, hac ibadetini anlamını kendimce yazmaya çalıştım.

Sayfalar