Yazara Gore Listeleme

  • Isabella Maldonado
    insan sesi mp3 - Türkçe
    34 Ayrım
    611,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Binnur OLGUNER
    Bazı yara izleri görünür, görünmeyenler ise en derinde olanlardır. On altı yaşındaki Nina Esperanza acımasız bir katilin elinden son anda kurtulur. Bu travmatik olayın ardından İspanyolca “umut” anlamına gelen soyadını Querrera, yani “savaşçı” olarak değiştirir ve yeni bir yaşama adım atar. On bir yıl sonra FBI ajanı olarak çalışmaya başlayan Nina için geçmiş artık yalnızca karanlık bir gölgeden ibarettir. Ta ki parkta bir gaspçıyı kıskıvrak yakaladığı bir video internette viral oluncaya dek. Katil, Nina’yı hiç unutmamış ve bu viral videoya kadar da izini bulamamıştır. Ancak Nina’nın bir ajan olduğunu öğrenince karmaşık şifreleriyle hem polisi hem de halkı kışkırtarak ölümcül bir oyun başlatır. Polisin çözemediği her şifre zavallı bir kızı ölüme sürüklemektedir. Kendisine Şifre diyen bu psikopatın tek bir arzusu vardır: bir zamanlar tamamlayamadığı işi bitirip Nina’yı, Savaşçı Kız’ı öldürmek! “Yoğun, trajik ve anında bağımlılık yapıyor.”–Washington Post “Maldonado takip edilmesi gereken bir yazar.” –Publishers Weekly “Cesur ve sürükleyici.” –New York Times
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    186,54 KB
    Eser Türü: Kitap
    Farkında olalım veya olmayalım, yaşam doğumdan ölüme bir arayışın adıdır. İnsân, arayan varlıktır. Ama insân bu âlemde çoğu zaman neyi aradığını bilmediğinden bazen bulduğunu da anlayamaz. Aslında aramak, var oluşun/hürriyetin bir göstergesidir. Şekli ne olursa olsun, tüm arayışların altında insânın Allah ile olan, o ezelî/aslî birlikteliği vardır. Aramak, kaybettiğinin farkında olmak, aradığının eksikliğini yüreğinde derinden duymaktır. Her insânda kendinden ve kendinde her insândan bir parça bulmayanlar, arayıştan habersizdirler. Aramak, ayrılıklardan yana derdi olanların işidir. Aramak, koparıldığı sazlığa özlem/hasret duyan Ney’in feryadıdır. Aramak, “Aşka uçarsan kanatların yanar” diyene “Uçmazsam kanat neye yarar” diyebilmektir. Aramak, durdurak bilmeksizin sürekli yürümenin adıdır. Kısaca aramak, kendini bulmak, aradığını kendinde bulmaktır. İnsânın değeri, aradığı şeyde gizlidir. Yere göğe sığmadım, inanan kişinin kalbine sığdım diyorsa Allah, öyleyse ne arıyorsak kendimizde aramalıyız. Hacı Bektaş Velî’nin dediği gibi: “Her ne arar isen kendinde ara/Kudüs’te, Mekke’de, hacda değildir.” Hakk âşıklarından Ganiyy-i Muhtefî’ye göre de: “Tûr-i Sînâ’da değil, Hakîkat sînendedir/Âlem-i Kübrâ sensin! Kalem, Levh, Arş sendedir/Artık derûnuna göç, keşfet bu avâlimi!/Buna muvaffak olan ebediyyen zindedir.” Anlaşılıyor ki, herkes kendi suyunu kendi beden toprağında arayacak/çıkaracaktır. Bu yüzden Gayret Asası’nı nefs taşına vuranlar ancak, aradıkları suyun “on iki göze”den kendilerine sunulduğunu göreceklerdir. Aramak ne kadar var olmaksa, kaybetmek de o kadar yok olmaktır. Aslında aramak bazen bulmaktan daha güzeldir. Zaten bulanlar da geriye dönmeyenlerdir.
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    166,44 KB
    Eser Türü: Kitap
    XIV. Yüzyılın başında ilk defa Venedik'te cam aynalar yapıldı. Bu cam aynaların arkaları civa-kalay karışımı olan ve adına "sır" denilen bir mâdeni örtüyle kaplanmıştı. XIX. Yüzyılda ayna üretiminde yeni ve ucuz tekniklerin ortaya çıkması ayna kullanımını önemli ölçüde yaygınlaştırdı. Artık günlük ihtiyaçtan dekoratif sanatlara, endüstriden mimariye kadar her alanda ayna kullanımına yer verildi. Kısacası; durgun su yüzeyinden başlayan ve zamanla cam, çeşitli madenler ve teknolojinin gelişmesiyle pratik ve modern aynalarda devam eden İnsân-Ayna birlikteliği günümüze kadar geldi. Ve görünen odur ki bu birliktelik insânın yeryüzü sahnesinden çekilişinin son ânına kadar var olacaktır.
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    169,27 KB
    Eser Türü: Kitap
    Hâbil ve Kabil’le başlayan mücâdele bugün yeryüzünde farklı isimler altında sürüp gidiyor. Şiddet/savaş/terör/ölüm ve buna bağlı olarak kan ve gözyaşı sel olmuş akıyor. Ne adına olursa olsun merhametsizlik, zulüm, kabalık, bencillik, câhillik hayatın her alanını olanca gücüyle etkilemiş. Nasıl durulacak bu olaylar, nasıl düzelecek bu gidiş? Hiç şüphe yok ki merhametin kaynağı dindir ve dinden nasîbi olmayanın merhametten de nasîbi yoktur. İnsanlık dünyası günümüze kadar merhametten ne öğrenmişse bunu, vahyin yeryüzündeki temsilcileri ve tebliğcileri olan peygamberlere borçludur. Peygamberler merhamet elçileridir ve Yaratıcı Kudret tarafından insanlığa merhameti öğretmek üzere gönderilmişlerdir. Bu anlamda Hz. Peygamber en büyük kıyâmettir. Çünkü O, en büyük değişimin mimarıdır. Bu yüzden O’na “âhir zaman peygamberi” denmiştir. “Âlemlere rahmet olarak gönderilen” peygamberin “son peygamber” oluşu, O’nun aynı zamanda merhametin de “son çağrıcısı” olduğunu bize anlatmaktadır. İnsanlık, unuttuğu merhameti yeniden öğrenmede O’nun çağrısına kulak vermek zorundadır. O, Son’dur ve O’nun çağrısı, tüm insanlığın telâfisi mümkün olmayan gidişâtına son alternatiftir. Dileğimiz, içinde yaşadığımız çağın bir “Merhamet Çağı”na dönüşmesidir. İşte bu mütevazı çalışmamızın amacı –suya atılmış bir taşın oluşturduğu daireler gibi- insânın kendinden başlayan ve gittikçe büyüyen merhamet dairelerini elimizden geldiğince tanıtmak ve yansıtmaktır. Buz çölünde yol alanlara, taş kesilmiş kalplere bir sıcaklık olması ümidiyle, zulmün ve merhametsizliğin çağdaş karanlığına bir mum yakmaya çalıştık. Titrek, zayıf ve cılız ışığımızın hiç sönmeden, gittikçe Nûr’a dönüşerek güzelliklere vesile olması niyâzıyla.
  • Mert Yazar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    254,35 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Handan Tengiz Albayrak
    Yazarlığın bir yolu da her satırda her sayfada ruhunuza dokunmaktır. Geçmişten geleceğe süzülen Kuyruklu Yıldızlar benzeri kavramlara yer veriyor yazar... Okuyucuyu büyük bir fark edişe çağırıyor...seçilen sözcükler,kavramlar, kalıcı..Bir öyküde: gündelik hayatın hızlı akışında, bir iskelede... deniz kıyısında ... Okuyucu anlatılan yaşantılarda kendisini, o olayın kahramanı gibi hissediyor.. yazının büyüsüne kapılıyorsunuz... “ Bedri Selimhocaoğlu
  • Adnan Özyalçıner
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    245,56 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe Yavuz
    1950 kuşağının en önemli öykücülerinden ve 2019 İstanbul Kitap Fuarı “Onur Yazarı” Adnan Özyalçıner 12 eserden oluşan tüm öyküleriyle Manos Kitap’ta… 1991 Haldun Taner Öykü Ödülü de kazanan Cambazlar Savaşı Yitirdi’yle usta yazar Adnan Özyalçıner, İstanbul’un arka sokaklarından alarak heybesinde biriktirdiği hikâyeleri paylaşıyor ve okuyucularını İstanbul surlarının çevresinde gezintiye çıkarıyor. Hayata dair her çelişkinin insanı gülümseterek düşündürebilecek ya
  • Mustafa Naci Özer
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    216,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe Yavuz
    Duvarları taştan, sıvaları kısmen dökülmüş, her tarafı nem kokan ve duvarların bazı bölümlerinde sıvaların küflenerek kabardığı, lambaların küskün bir şekilde belli, belirsiz ışıttığı kocaman bir oda, tavanı oldukça yüksek bu binanın salon gibi kullanılan giriş kapısındaki kapı kolu oldukça eski ve paslanmış bir durumda. Belki de terli ve kirli ellerle açıldığı için aşınmış da olabilir. Ama bir gerçek var ki o da birçok elin bu kapı kolunda izleri vardı. Yılların yorgunluğu ile de bu hale gelmiş olabilir. Salonun tam orta yerinde varilden dönüştürülmüş kocaman bir soba ve etrafında kırık sandalyelere oturmuş birkaç müşterinin loş ışığın arasında siluetleri Karagöz, Hacivat perdesi gibi sobaya yaklaşan elleri, bazen kocaman, bazen küçülen kafaların gölgeleri sobadan sızan ışığa ve çok yüksekte yanan düşük amperli ampulden gelen ışıkla şekilleniyordu. Kocaman salona hareket katan, ama ürpertici bir hava veren, kasvetli bir ortam gibi olan bu bina bir oteldi. Kapıdan yavaşça içeri girdi. Siluet gibi görünen ve kocaman sobanın etrafındakilere doğru yürüdü. Korkuyordu. İlk defa ailesinden uzak, yardım alacağı kimseciklerin bulunmadığı bir yerdeydi. Tanımadığı bu insanlar neciydi? Neden böyle bir otele gelmişler? Yoksa onların da mı cep-lerinde az parası var? Suçlular mı? Hırsızlar mı? Terörist var mıdır içlerinde? Yoksa gariban köylü insanlar mı? Böyle bir yerde oturduklarına göre zengin olmayan insanlardır dedi, kendince. Yani içinden böyle düşündü. Cesare-tini toplaması gerekirdi. O da öyle yaptı. Siyah beton ze-mine bakarak yavaş adımlarla yürüdü. Yaklaştı ürkek ve alçak bir sesle: - İyi akşamlar! Dedi. İçlerinden pala bıyıklı, kırlaşmış kafasına taktığı takkenin arasından kıvrılarak çıkan bukleli saçları ve kalın kaşları olan biri ayağa kalktı ve onu karşı-ladı. Kendinse yaklaşan ürperti dolu bu adama korkulu gözlerle baktı. Yüreği bir kuşun ürkekliği içinde atıyordu. Göğüs kafesi inip kalkıyordu. Derin derin bir iki nefes aldı. Kendine hâkim olmalıydı. Tehlikeli biri değildir her-halde, diye düşündü. Kollarında müthiş bir güçsüzlük his-setti. Elinde valizi düşecek gibi oldu. O da usulca olduğu yerde valizi yere bıraktı ve yaklaşan adamın vereceği yanı-ta kulak kesildi. - İyi akşamlar yeğenim! Buyur! Ne istersin? - Ben üniversite öğrencisiyim. Kalacak yerim yok, dedi. Siz otelin sahibi misiniz?
  • Brianna Wiest
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    344,87 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Pervin Yaşar
    yileşmek bir kereye mahsus bir olay değildir. Bir kereye mahsus bir olayla, genellikle geleceğin nasıl olacağı konusundaki tasarılarımızı bozan bir tür ani kayıpla başlayabilir. Fakat gerçek iyileşme, bu bozulmanın bizi derin bir bilinçsizlik halinden uyandırmasına, bürünmeye uyarlandığımız kişilikleri bir kenara bırakıp aslında olmamız gereken kişinin parçalarını bilinçli bir şekilde birleştirmeye başlamamıza izin vermektir. İyileşmek, acıyı kabullenip ona gerçekten bakmak anlamına gelir. İyileşmek, yolculuğa çıkmaktır çünkü ister fiziksel olsun ister ruhsal, doğrusal ya da pürüzsüz bir iyileşme yoktur. İyileşmek kırılganlıktır. İyileşmek, yaralı ama samimi bir kalple yola devam etmek demektir. Esas dönüşüm, gevşemeyi öğrenip geçmişimizi olduğu gibi görme cesaretini bulduğumuzda gerçekleşir, böylece şu anki hayatımızı da olduğu gibi görebiliriz: umut ve potansiyelle dolu. Uluslararası çoksatan Düşünme Şeklinizi Değiştirecek 101 Deneme’nin yazarı Brianna Wiest, bu kitabında içimizdeki özel sığınağı bulmamızı ve gerçek dönüşüme ulaşmamızı sağlayacak kırk beşten fazla yazısını bizlerle paylaşıyor. Wiest’in sözcükleri, kendi değişim yolculuğundaki herkes için merhem niteliğinde. “İyileşme sürecinde sadece geriye dönüp bitirmediğiniz bir şeyi düzeltmeyi öğrenmezsiniz. Aynı zamanda güçlükle de olsa ilerlemeyi, daha farkında ve anda yaşamayı, tecrübelerinizi gerçek zamanda nasıl işleyeceğinizi de öğrenirsiniz. Bunu ne kadar yaparsanız o kadar farkına varır ve hayata dâhil olmaya başlarsınız. Yeniden konuşmaya, yeniden hissetmeye, yeniden var olmaya...”
  • Anders HANSEN
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    418,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Pervin Yaşar
    Kendinizi sık sık tükenmiş hissediyor musunuz? Depresyonun ağırlığı, DEHB’nin dağınıklığı ya da stresin bitmeyen baskısı hayatınızı zorlaştırıyor mu? Zihninizin biraz olsun toparlanmasını, hafızanızın güçlenmesini, yaratıcılığınızın yeniden canlanmasını ister misiniz? Cevabınız evetse, sandığınızdan çok daha güçlü bir destek var: Hareket etmek. Araştırmalar, düzenli egzersizin kişiye; sudokuya, bulmacaya ya da herhangi bir takviyeye kıyasla çok daha güçlü bir “beyin jimnastiği” sağladığını gösteriyor. Çünkü beyin durmaksızın değişiyor; yeni hücreler oluşuyor, bağlantılar kuruluyor ve her adımınız bu dönüşümü derinden etkiliyor. İyi Hissetmenin Dayanılmaz Zorluğu’nun yazarı Anders Hansen Güçlü Beyin’de, basit bir yürüyüşün bile beyninizi nasıl “yükselttiğini” bilimsel ama akıcı bir dille anlatıyor. Zihninizi dönüştürmek düşündüğünüzden daha kolay. İlk adımı atmanız yeterli!
  • Yılmaz Gürbüz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    45 Ayrım
    992,37 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Jale Anıl
    Usta romancı Yılmaz Gürbüz, Mustafa Kemal'in Romanı'nın 2. cildinde Mustafa Kemal'in gençlik dönemini anlatıyor. Mustafa Kemal'in Harbiye'de öğrenciyken tutuklanışı… Annesi Zübeyde Hanım'ın tutuklu oğlunu İstanbul'da arayışı… Mustafa Kemal'in Şam'daki sürgün günleri… Vatan ve Hürriyet Cemiyeti'ni kuruşu… Selanik'e kaçak gidişi… Trablusgarp… Balkan Savaşı… Yunanların Selanik'i işgali ve ardından Türklerin yaşadığı sıkıntılar… Zübeyde Hanım'ın "Selanik'te kalmalı mı oğlunun yanına gitmeli mi?" ikilemi… Mustafa Kemal'in Sofya günleri… Ve hızla Dünya Savaşı'na giden Osmanlı… Mustafa Kemal'in hayatını iyi bildiğinizi mi düşünüyorsunuz, bu kitabı okuyunca aslında ne kadar az şey bildiğinizi fark edeceksiniz.

Sayfalar