Yazara Gore Listeleme

  • Hasret Çomak, Burak Şakir Şeker, Dimitrios Ioannidis
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    33,07 MB
    Eser Türü: Kitap
    Ege Denizi, Karadeniz ile Akdeniz arasında İstanbul ve Çanakkale boğazları ile birlikte önemli bir suyolunu oluşturmaktadır. Bu suyolunu kullanan tüm ülkeler için Ege Denizi, jeopolitik ve jeostratejik önemini korumaktadır. Yarı kapalı bir deniz olması nedeniyle Ege Denizi’nde istikrar odaklı politikaların üretilmesi ve izlenmesi önem kazanmaktadır. Bu suretle, Ege Denizi’nin barış ve istikrara örnek teşkil etmesi ve bunun devam ettirilmesi, bölge ve dünya barışına çok katkı sağlayacaktır. Deniz güvenliğinin ve istikrarının her zamankinden daha fazla önem kazandığı bu dönemde; Ege Denizi’nde kıyıdaş ülkeler arasında karşılıklı güvenin tesis edilmesi ve sürdürülmesi, tarafların, Uluslararası Antlaşma ve Sözleşme hükümlerine uyması ile mümkündür.
  • Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, Doç. Dr. İsmail Ermağan, Prof. Dr. Burak Gümüş
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    52,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    Dünyanın dördüncü büyük ekonomisi, Avrupa Birliği’nin siyasal-ekonomik devi, sınırları dışındaki insan ve dildaşları ile uluslararası ilişkilerin kayda değer aktörü olan Almanya’nın Türkler için yadsınamaz önemi, Türkiye ya da Almanya vatandaşı Türklerin varlığıdır. Diğer bir ifadeyle Almanya, bizden 3 milyon insana memleket. Yani akrabayız bu ülkeyle. Dünya Siyasetinde Almanya serisi de Türkiye’de bu akraba ülkeyle ilgili bilgi açığını gidermek amacıyla hazırlandı. Alanında uzman ve seçkin bir yazar topluluğu ile Band 1’de ülkenin tarih ve dış politikası detaylı çalışmalar üzerinden; Band 2’de ise, ekonomi, toplum, medya, sanat vb. alanlar hem makro hem mikro açılardan irdelenmektedir. Peki kitabın hedef kitlesi kimler? Bu eserleri; uluslararası ilişkiler, ekonomi, sanat vb. eğitim branşlarındaki öğrencilerden hocalarına, siyasetçi ve danışmanlarından turizm acentalarına, din görevlilerinden STK üyelerine, iş adamlarından medya temsilcilerine, kısacası Almanya hakkında bilgi arayan kamuoyuna ithaf ediyoruz.
  • Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, Doç. Dr. lsmail Ermağan, Prof. Dr. Burak Gümüş
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    41,54 MB
    Eser Türü: Kitap
    Dünyanın dördüncü büyük ekonomisi, Avrupa Birliği’nin siyasal-ekonomik devi, sınırları dışındaki insan ve dildaşları ile uluslararası ilişkilerin kayda değer aktörü olan Almanya’nın Türkler için yadsınamaz önemi, Türkiye ya da Almanya vatandaşı Türklerin varlığıdır. Diğer bir ifadeyle Almanya, bizden 3 milyon insana memleket. Yani akrabayız bu ülkeyle. Dünya Siyasetinde Almanya serisi de Türkiye’de bu akraba ülkeyle ilgili bilgi açığını gidermek amacıyla hazırlandı. Alanında uzman ve seçkin bir yazar topluluğu ile Band 1’de ülkenin tarih ve dış politikası detaylı çalışmalar üzerinden; Band 2’de ise, ekonomi, toplum, medya, sanat vb. alanlar hem makro hem mikro açılardan irdelenmektedir. Peki kitabın hedef kitlesi kimler? Bu eserleri; uluslararası ilişkiler, ekonomi, sanat vb. eğitim branşlarındaki öğrencilerden hocalarına, siyasetçi ve danışmanlarından turizm acentalarına, din görevlilerinden STK üyelerine, iş adamlarından medya temsilcilerine, kısacası Almanya hakkında bilgi arayan kamuoyuna ithaf ediyoruz.
  • Bahar Aykan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    59,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    Dünden Bugüne Bugünden Düne; kültürel miras, kimlik ve bellek inşa süreçlerinin birbirleriyle etkileşimlerini ve farklı ölçeklerde, muhtelif aktörler tarafından kurgulanış ve temsil biçimlerini Türkiye özelinde ele alıyor. Sosyal inşacı bir anlayış benimseyen bu derleme kitap, üç bölümden oluşuyor. İlk bölümdeki yazılar, Cumhuriyetçi ve Yeni-Osmanlıcı millî kimlik ve geçmiş anlatısı arasındaki çatışmaların somutlaştığı mekânları merkeze alıyor. İkinci bölüm, kültürel miras yönetiminin farklı aktörler ve aidiyet ilişkilerini içeren çok katmanlı ve karmaşık yapısını tartışmaya açıyor. Son bölümdeki yazılar ise “unutulmaya yüz tutmuş” geçmişi şimdide yeniden kurma ve canlandırma süreçlerine odaklanıyor. Pınar Aykaç, Bahar Aykan, Sena Kayasü, Mesut Dinler, Sarper Ataşer, Burcu Selcen Coşkun, Hasan Münüsoğlu, Şule Tepe ve Sena Temel’in katkılarıyla…
  • Carl G. Hempel
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    8,41 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Fizik dünyanın olgularını açıklamak doğa biliminin temel amaçlarından birisini oluşturur.” diyen Carl Gustav Hempel (1905-1997) bilimsel açıklamanın doğasıyla ilgili “kapsayıcı yasa” teorisini ve “Kuzgun paradoksu” olarak bilinen doğrulama paradoksunu ilk olarak ileri sürerek bilim metodolojisine ilişkin tümevarım, açıklama ve rasyonalite hakkındaki çalışmalarıyla bilim felsefesinde uzun süreli bir etki yaratmıştır. “Bilimin bugün istifade ettiği yüksek saygınlık, büyük ölçüde hiç şüphesiz bilimsel uygulamaların çarpıcı başarılarına ve hızla genişleyen kapsama alanına bağlıdır. Deneysel bilimin pek çok dalı, bilimsel sorgulamanın sonuçlarını kullanıma geçiren ve sonrasında sıklıkla kuramsal ya da temel araştırmaları yeni verilerle, yeni meselelerle ve araştırmaya yönelik yeni araç gereçle besleyen ortak teknolojiler için bir temel hazırlamıştır.” diyen Hempel bu yapıtında bilim felsefesinin temel kavramlarından “sınama”, “doğrulanabilirlik”, “basitlik” ve “indirgeme” gibi kavramları incelemektedir.
  • Sebile Başok Diş
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,57 MB
    Eser Türü: Kitap
    Nietzsche, Antik Grekler hakkında yaptığı araştırmalar sayesinde Grek kültüründe Tanrı Dionysos ve Tanrı Apollon ile temsil edilen değerlerin birbirleriyle nasıl kaynaştırıldıklarını görmüştür. Bunlar arasında kurulan ideal denge ile akıl ve içgüdüler birleştirilerek hem kültür hem de özel bir sanat dalı olan tragedya yaratılmıştır. Ancak Nietzsche'ye göre bu süreç Sokrates'le birlikte akamete uğramış ve çöküş başlamıştır. Nietzsche'nin nazarında, kişiliğinde Dionysosçu açıdan yetersizlik bulunan Sokrates, tam bir Apolloncu olarak aklı ön plana almış ve Dionysosçu olan ile Apolloncu olan arasında kurulan birlikteliği bozmuştur. İnsanlar, her şeyin akılla anlaşılabileceğini ve insanın özünün akıl olduğunu söyleyen Sokrates'in açtığı yolu takip etmiş; içgüdüyü, tutkuyu, bilinç dışını küçümseyerek farkında olmadan gerçeklikten uzaklaşmış ve çeşitli metafiziksel, ahlaki ve felsefi kurgular oluşturmuş, yaşamı olumsuzlamış, yaşam karşıtı olmuştur. Bu kitapta; önce Dionysos ve Apollon'un ne anlama geldiği, hangi nedenlerle Nietzsche'nin Dionysosçu, Sokrates'in de Apolloncu olarak nitelendirildiği, sonrasında ise Sokrates'in akılcılığının benimsenmesiyle ortaya çıkan metafiziksel, ahlaki ve felsefi geleneğin yaşamı nasıl olumsuzladığı Nietzsche'nin perspektifi esas alınarak anlatılmaya çalışılmıştır. Bu çerçevede onun, bilginin insan hayatındaki rolüne, geleneksel ahlaka ve metafiziksel inançlara yönelik eleştirileri ile sanata verdiği önem de ortaya konmuştur.
  • Collette Dowling
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    362,87 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: BELGİN MERDİVENCİ
    ‘’Yalnız olmaktan nefret ediyorum, keseli hayvanlar gibi bir başkasının derisinin altında yaşamak isterdim. Emniyette olmayı, sıcak, bakılıp gözetiliyor olmayı, havadan, hatta yaşamdan daha çok istiyorum.’’ ‘‘Çünkü iş bağımsızlığa gelince, gerçekten kendi ayaklarımızın üstünde durduğumuz zaman, kadınlıktan uzaklaşacağımızdan sevgisiz, sevimsiz kalacağımızdan korkuyoruz. Bunun için de başkalarını suçlamanın ötesine pek geçemiyoruz. Ama ‘Onları’ suçlayarak ya da dizimizi döverek özgürleşemeyiz. Bu olsa olsa, iliklerimizi donduran bağımsızlık korkumuzu gizlememize yarar. Bağımsızlık, başkalarının bize bahşedebileceği bir armağan değildir. Her şeyden ‘Onları’ sorumlu tutmaktan vazgeçemediğimiz, kendi sorumluluğumuzu üstlenmediğimiz ve bu sorumluluğun sonuçlarını göze alamadığımız sürece özgürleşemeyiz.’’ Kendi deneyimlerinden yola çıkan Dowling’in okura verdiği mesaj bu. Ve hoşuna gitsin ya da gitmesin, bu kitapta her kadının kendini bulacağı muhakkak.  
  • Doç. Dr. Zekihan Hazar
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    9,42 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bir dünya düşünün; bilinmezliğin içinde süresiz sınırsız kayboluşun yaşandığı bir dünya… Benliğin ve gerçek dünyaya ait ne varsa her şeyin unutulduğu bir kayboluş… Düşüncelerin, duyguların, davranışların esir olduğu, aklın ve mantığın işlemez hâle geldiği bir kayboluş… Bir tutulma… Bir bağımlılık… Öyle bir dünya ki gündelik hayatta kanun ve kuralların hiçe sayıldığı, insan öldürmenin, gaspçılığın, zorbalığın, hırsızlığın, tacizin, tecavüzün para ve statü kazandırdığı, kısacası bütün olumsuz davranışların ödüllendirildiği bir dünya… Bu dünyalarda kendini bulan ve gerçek dünyada kendini kaybeden çocuklar… Seslerin, efektlerin ve aksiyonun her türlüsünün baş döndürdüğü bir dünya... Oysaki bütün bunları yaşarken bir koltuğa saatlerce mahkûm olmak, hareketin sadece parmaklarla sınırlı kalması, bu sınırlılığın beraberindeki sınırsız yeme içme ve her geçen gün obezler dünyasına katılan yeni çocuklar… İnsan bedeninin kutsallığını yitirdiği, inanç ve değerlerin yok sayıldığı, pornografinin özendirildiği ve İslam düşmanlığının körüklendiği bir dünya… Nihayetinde ise bu kutsallara düşman kılınan çocuklar… Ve başka bir dünya var ki zihnin, bedenin, duyguların gerçek manada karşılığını bulduğu, yaradılışın gereği olan fiziksel hareketlilik ve spor ile zihinsel, bedensel ve psikososyal sağlığın kazanıldığı bir dünya… Bedenin insanlaştırıldığı, ahlak ve erdemin temel yapı taşlarını oluşturduğu, arkadaşlığın, yardımlaşmanın, paylaşmanın, saygının, kısacası iyi insanın inşa edildiği bir dünya… Dijital oyunlarda kaybolan çocukluğun yeniden bulunduğu gerçek bir dünya… Gerçek dünyanın farkına varmanın ve hayata tutunmanın yegâne yolu SPOR. Günümüz dünyasında çocukları çepeçevre kuşatmış olan dijital oyunların yaratabileceği olumsuz etkiler ve bu etkilerle başa çıkmada fiziksel aktivite ve sporun rolünü bilimsel araştırmalar ışığında ele alarak eğitimciler ve ebeveynlere rehber olabilmesi dileğiyle… Spor, hayata tutunmanın bir dalıdır…
  • Betül Altuntaş
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,61 MB
    Eser Türü: Kitap
    Türkiye'de 2011 yılına kadar Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu çatısı altında örgütlenen kurumsal sosyal hizmetler, 2011 yılında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın oluşumuyla birlikte yeni bir örgütlenme sürecine girmiştir. Bu süreç, sadece bürokratik yapılanma değişimini değil aynı zamanda sosyal hizmetlerin sunumunda kamu dışındaki aktörlerin yer almasını da ifade etmektedir. Bu aktörler, özel sektör, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütleri olarak sıralanabilir. Kuşkusuz bu yeni dönemde, ailenin toplumsal dayanışmanın ana dayanağı olarak sahip olduğu önem devam etmektedir. Elinizdeki kitap; farklı refah rejimleri bağlamında sosyal hizmetlerdeki dönüşümü, dezavantajlı guruplar (çocuk, yaşlı, engelli, kadın, göçmen, LGBT bireyler, farklı etnik-kültürel gruplar, insan ticareti mağdurları) ekseninde tartışmaya açmaktadır. Kuşkusuz dezavantajlı her gurubun istihdamdan, yaşam kalitesinin artırılması, eğitim ve sağlık hizmetlerine değin pek çok alanda sorunları bulunmaktadır. Bu çalışma, sosyal hizmetlerin ilgisi çerçevesinde farklı dezavantajlı grupları sosyal politikanın temel meselesi olarak ele almakta ve her bir grup için özgün tartışmalar içermektedir.
  • Prof. Dr. Ahmet Akyürek
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    6,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Darwincilik, yüz elli seneden beri dünyanın gündemleri arasından düşürülmedi. Çünkü Darwincilerin öne sürdüğü fikirler; ateistlerin, natüralistlerin, maddecilerin, evrimcilerin en büyük dayanağı oldu. Daha önce bu gruplar çeşitli fikirlerini temellendirmekte güçlük çekiyorlardı. Sadece onlar değil. Darwin'in “Hayatta sadece güçlüler yaşama hakkına sahiptir.” tezi; İngiltere ve diğer sömürgeci devletler bu tezi kendi sömürgeciliklerini haklılaştırma, meşrulaştırma aracı olarak kullanırken, “Biz güçlü olduğumuz için tabiat kanununun gereğini yerine getiriyoruz.” mesajını veriyordu. Bunun yanında K. Marx, bu hayat mücadelesi fikrini, sınıf mücadelesine dönüştürmüş dünyayı patron-işçi mücadelesinden ibaret gibi gösteriyordu. “Sosyal Darwincilik” denilen akım ise toplumların hayatını aynı esasa göre düzenleme iddiasındaydı. Diğer yandan Darwin'in iddialarına uymayan yeni bilimsel araştırmalar ve buluşlar, bu çıkar grupları tarafından çeşitli manipülasyonlarla derhal etkisiz hâle getiriliyordu. Benzer oyunlar ülkemizde de yüzyılı aşkın süredir devam etmektedir. İnançlar, bu teori olmaktan ileri gidemeyen Darwinci düşüncelerle sarsılıyor, onun tezleri, okullarda “değişmez ve en son bilimsel gelişme”, “karşı konulamaz gerçek” gibi sloganlarla zihinlere yerleştiriliyordu. Bütün bu baskıcı tutumlara rağmen, gerçek bilimsel araştırmalar da durmadı. Prof. Dr. Ahmet Akyürek’in işte bunlardan en yenisini ve bilimsel olarak Darwin'in fikirlerinin tutarsız taraflarını çürüten bu kitabı yazmakla bilimsel düşünceye büyük hizmet ettiğine inanmaktayım. Prof. Dr. Süleyman Hayri BOLAY Charles Darwin'in bir buçuk asır önceki varsayımlarıyla yakın zamana kadar oyalanmış olan bilim dünyası, CERN’de yapılan partikül fiziği çalışmalarıyla Higgs boson'u (God particle-Tanrı parçacığı) ile Stephen Hawking'i de düşündürecek duruma getirmiştir. Prof. Dr. Ahmet Akyürek'in bu değerli eseri, varsayımlarla oyalananlara güçlü bir yanıt oluşturacaktır. Prof. Dr. Ender YURDAKULOL Darwin'in evrim konusunda söylediklerini ikiye ayırmak gerekir: Birincisi, kendinden önceki bilim adamlarının bulgu ve yorumları ki çoğu doğrudur; ikincisi, kendi teorisi ve yorumları ki çoğu diyemeyeceğim, tamamı yanlıştır. Prof. Dr. Ahmet AKYÜREK

Sayfalar