En Son Eklenenler

Toplam 58785 sonuçtan 191 - 200 arası görüntüleniyor.
  • Frederic Gros
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    269,57 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Felsefe
    Seslendiren : Mehmet Taner Gürkan
    Konusu:
    Frédéric Gros İtaat Etmemek’in devamı niteliğindeki Utanç Devrimci Bir Duygudur’da, Kıta Avrupa felsefesine özgü zorlu kavramsallaştırmaların uzağında, dünyanın içinde bulunduğu duruma dair son derece sade ama etkili felsefi yorumlarda bulunuyor. Karl Marx’ın utanç devrimci bir duygudur sözünden hareketle yeni mücadele yöntemlerine kapı aralayan bir utanç felsefesi inşa eden Gros, deyim (i bozmak) yerindeyse, sol gösterip sol vuruyor. Utanç Devrimci Bir Duygudur, Annie Ernaux’dan Didier Eribon’a, Primo Levi’den Jacques Lacan’a pek çok ismin metinleriyle birlikte, toplumun bu önemli duyguyla ilişkisini tersyüz ederek yeniden tanımlıyor. Frédéric Gros (1965): Felsefeci. L’Institut d›études politiques de Paris’de (Sciences Po) felsefe profesörü. 1999’da Paris-Est-Créteil-Val-de-Marne Üniversitesi’nde Théorie de la connaissance et histoire des savoirs: de L’histoire de la folie à L’archéologie du savoir başlıklı doktora tezini savundu. Michel Foucault’nun Collège de France’ta verdiği dersleri yayıma hazırladı. Başlıca kitapları: Michel Foucault (Presses universitaires de France, “Que sais-je?” dizisi, 1996), Foucault et la folie (Presses universitaires de France, 1997), États de violence: essai sur la fin de la guerre (Gallimard, 2006), Le Principe sécurité (Gallimard, 2012), Marcher, une philosophie (Carnets Nord, 2008), Possédées (Albin Michel, 2016; roman), Yürümenin Felsefesi, (Kolektif, 2017), Le Guérisseur des Lumières (Albin Michel, 2019; roman), La honte est un sentiment révolutionnaire (Albin Michel, 2021)
  • Yeşim Çağla Ural
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    283,30 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Hacer Özeren
    Konusu:
    Yolu Amerika’da kesişen, farklı yaşamlar süren ama hepsinin içinde saklı yaraları olan insanlar... Kimi ülkesindeki baskı ve açlığa dayanamayarak yeni bir umudun peşinde Amerika’ya gelmiş, kimi daha iyi bir kariyer peşinde... Kimi ailesini, kimi evladını kaybetmiş... Uçurum kenarında yaşamaya öylesine alışmışlar ki, yaşamın bundan ibaret olduğunu sananlar var içlerinde. Hep düşme korkusuyla bıçak sırtında yaşamlar... Umutla umutsuzluğun, tıpkı yaşamın her ânında olduğu gibi sürekli yer değiştirmesini izliyoruz satır aralarında. Öğretilen değil, zaman zaman sert esen bir rüzgâr gibi yaşam... Direnen kalıyor, direnemeyen kendisiyle birlikte çekiyor uçuruma insanları... Yaşadığı toplumu iyi gözlemlemiş, özümsemiş genç bir yazardan bir ilk kitap...
  • Fleur Jaeggy
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    119,35 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Zeynep Dilara Ayar
    Konusu:
    Savaş sonrasının İsviçre’sinde geçen bu tekinsiz romanın başlangıç cümlesi alabildiğine basit ve saftır: “On dört yaşındayken Appenzell’de bir okulda yatılı öğrenciydim.” Gelgelelim söz konusu ortam basitlik ve saflıktan oldukça uzaktır. Kaba ve bilgiç bir karaktere sahip olan anlatıcı merhametsiz ve soğuk bakış açısıyla okuldaki tutsaklık hayatını gözler önüne serer. Çok geçmeden, görünüşte mükemmel bir kız olan yeni öğrenci, Frédérique’e gönlünü kaptırır ve onu baştan çıkarmak için elinden geleni yapar. Ancak daha sonraları, kendine bağladığı bu kıza karşı hiç de cömert davranmayacaktır. Anlatıcının kendi entrikalarını; günlük ilişkilere sızan tahakkümün, kontrol ile deliliğin doğası konusunu uzun uzun irdelemesiyle romana ürkütücü, ele gelmez bir atmosfer hâkim olur. “Jaeggy'nin ergenliğin o mavi mürekkebine batırılmış kalemi, delilik ağacının köklerini, yapraklarını, dallarını ince ince işleyen bir oymacı iğnesi gibi; bu ağaç ki İsviçre'de, dünyadan soyutlanmış küçük bir bilgi bahçesinde dallanıp budaklanarak bütün bakış açılarını örtecektir. Olağanüstü bir nesir bu. Okuması aşağı yukarı dört saati bulur. Hatırlaması ise, yazarı için olduğu gibi okurları için de bir ömür boyu sürecektir.” - Joseph Brodsky- “Harikulade, göz kamaştırıcı, yabani bir yazar.” - Susan Sontag-
  • Stephen Hawking
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    305,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Bilim Kurgu
    Seslendiren : Selda Karahan
    Konusu:
    Olay yaratan çok satan kitabı Zamanın Kısa Tarihi’nde, Stephen Hawking, kelimenin tam anlamıyla, fiziğe, evrene, gerçekliğin kendisine bakışımızı değiştirdi. Kara Delikler ve Bebek Evrenler’de Stephen Hawking’in 1976 ile 1992 yılları arasında yazdığı bazı yazılar yer alıyor. Yaygın olarak Einstein’dan beri en parlak teorik fizikçi sayılan Hawking, bu on üç yazı ve bir söyleşide, evrenimizi anlamamıza yarayan şaşırtıcı bir olanaklar dizisini ortaya çıkarıyor. Stephen Hawking, evrenin bilinmez ve anlaşılmaz bir şey, insanın sezebileceği, fakat hiçbir zaman tam olarak analiz edemeyeceği veya kavrayamayacağı bir şey olduğu görüşüne katılmaz. Ona göre bu görüş dört yüz yıl önce Galileo tarafından başlatılan ve Newton tarafından devam ettirilen bilimsel devrimlere karşı haksızlık etmektedir. Onlar evrenin en azından bazı alanlarının, gelişigüzel şekilde davranmadıklarını, kesin matematiksel yasalar tarafından yönetildiklerini gösterdiler. O zamandan beri geçen yıllar içinde Galileo ve Newton’un çalışmalarını evrenin hemen hemen her alanına yaymış bulunuyoruz. Hawking’e göre evrenin tam bir teorisini ortaya koyabiliriz. O durumda aslında Evrenin Efendileri olacağız. “Aydınlanmada ikinci bir şans... Hawking karmaşık konuları basit, herkesin anlayabileceği bir dille becerikli şekilde çözüyor.... Çok kolay okunuyor.” San Fransisco Chronicle “Özlü, aydınlatıcı ve çağdaş kozmolojinin yapısından gelen şaşırtıcı doğası göz önüne alındığında olağanüstü kolay okunan bir kitap.” The Wall Stret Journal
  • Donato Carrisi
    insan sesi mp3 - Türkçe
    43 Ayrım
    773,93 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Polisiye Roman
    Seslendiren : Binnur OLGUNER
    Konusu:
    İşaretlere inan. Anomalilere inan. Detaylara inan. Ama unutma ki inanmak sadece bir başlangıç. “Durdurulmadığı sürece durmayacak.” Ne bir ipucu var ne de bir işaret. Suç yok, yalnızca anomaliler var. Ve her ölüm yeni bir hikâyenin başlangıcı. Bu, kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış bir adamın hikâyesidir: Kimliği, hafızası, sevdiği veya nefret ettiği hiçbir şey yok, elinde öfkesinden başka hiçbir şey yok… Gizli yeteneği hariç. Çünkü Marcus “penitenziere” rahiplerinin sonuncusudur; anomalileri fark etme ve her bir cinayetin kurgusunda yer alan ilmik ilmik ipleri görebilme yeteneğine sahip bir rahiptir. Fakat bu kez işler Marcus için bile zordur. Bu, hayatını yeniden kurmaya çalışan bir kadının hikâyesidir. Sandra da cinayet mahallinde çalışıyordur ama Marcus’tan farklı olarak kimseden saklanması gerekmiyordur, o yalnızca fotoğraf makinesinin ardına sığınıyordur. Çünkü Sandra bir olay yeri fotoğrafçısıdır; yeteneği, hiçliği çekmek ve onu görünür kılmaktır. Fakat bu kez hiçlik onu yutabilir. Sonu cinayetlere varan korkunç ama karşı konulmaz bir deliliğin hikâyesidir bu. Marcus ve Sandra bu sefer gerçeğe ulaştıklarını sandıkları her an can sıkıcı ve tehditkâr başka bir senaryoyla karşılaşacaklar. Bu hikâyede siz de Marcus’la aynı savaşı verecek, Sandra’yla aynı canavarın elinden kaçmaya çalışacaksınız. Son satıra kadar aynı umuda tutunup aynı korkulara kapılacaksınız. Ve yaşadıklarınızı asla unutmayacaksınız. Karanlık Avcısı’yla Donato Carrisi diğer yazarların yüzleşmesi gereken bir yaratıcılık enerjisi ve tarz ortaya koyuyor. Ters köşeler ve büyüleyici sahnelerle çok güçlü bir kurgu sizleri bekliyor. “Katilin her cinayeti, ardında bıraktığı her ipucu yalnızca dikkatli ve duyarlı okurların anlayabileceği bir hikâyenin parçaları. Donato Carrisi’nin kurgularında bir canavarın gözünden görebilmenin, o bakış açısını yakalayabilmenin büyüsü yatıyor.” Ranieri Polese, Corriere della Sera “Harika. Donato Carrisi’nin kitaplarını ve yeteneğini anlatmaya yetecek bir sıfat yok.” La Stampa “Hem ürpertici hem de zekice.” The Times “Tüm karanlığına, rahatsız ediciliğine rağmen okuması çok keyifli bir kitap.” Observer “Temponun hiç düşmediği, beklenmedik bir sona sahip olan nefes kesici bir roman.” Metronews “Carrisi kötülüğü akıllıca ve özenli bir şekilde anlatıyor.” Gala “İnanılmaz bir gerilim. Her sahne nefes kesici bir şekilde kurgulanmış, okurken her şey âdeta gözlerinizin önünde canlanıyor.” Les Echos “Muhteşem. Kesinlikle okunmaya değer bir roman.” Michael Connelly “Bu kitap âdeta bir cennet.” Ken Follet
  • Brianna Wiest
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    344,87 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
    Seslendiren : Pervin Yaşar
    Konusu:
    yileşmek bir kereye mahsus bir olay değildir. Bir kereye mahsus bir olayla, genellikle geleceğin nasıl olacağı konusundaki tasarılarımızı bozan bir tür ani kayıpla başlayabilir. Fakat gerçek iyileşme, bu bozulmanın bizi derin bir bilinçsizlik halinden uyandırmasına, bürünmeye uyarlandığımız kişilikleri bir kenara bırakıp aslında olmamız gereken kişinin parçalarını bilinçli bir şekilde birleştirmeye başlamamıza izin vermektir. İyileşmek, acıyı kabullenip ona gerçekten bakmak anlamına gelir. İyileşmek, yolculuğa çıkmaktır çünkü ister fiziksel olsun ister ruhsal, doğrusal ya da pürüzsüz bir iyileşme yoktur. İyileşmek kırılganlıktır. İyileşmek, yaralı ama samimi bir kalple yola devam etmek demektir. Esas dönüşüm, gevşemeyi öğrenip geçmişimizi olduğu gibi görme cesaretini bulduğumuzda gerçekleşir, böylece şu anki hayatımızı da olduğu gibi görebiliriz: umut ve potansiyelle dolu. Uluslararası çoksatan Düşünme Şeklinizi Değiştirecek 101 Deneme’nin yazarı Brianna Wiest, bu kitabında içimizdeki özel sığınağı bulmamızı ve gerçek dönüşüme ulaşmamızı sağlayacak kırk beşten fazla yazısını bizlerle paylaşıyor. Wiest’in sözcükleri, kendi değişim yolculuğundaki herkes için merhem niteliğinde. “İyileşme sürecinde sadece geriye dönüp bitirmediğiniz bir şeyi düzeltmeyi öğrenmezsiniz. Aynı zamanda güçlükle de olsa ilerlemeyi, daha farkında ve anda yaşamayı, tecrübelerinizi gerçek zamanda nasıl işleyeceğinizi de öğrenirsiniz. Bunu ne kadar yaparsanız o kadar farkına varır ve hayata dâhil olmaya başlarsınız. Yeniden konuşmaya, yeniden hissetmeye, yeniden var olmaya...”
  • Ümit Doğan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    338,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Atatürk, Tarih
    Seslendiren : Dilek Aydın
    Konusu:
    Osmanlı Devleti çöküyor, ardında bırakacakları ise birileri için iştah kabartıyordu. Emperyalist güçler Anadolu coğrafyasından kadim Türk milletini silmek için sabırsızlanıyordu. Mondros’un imzalanmasıyla istek ve arzuları resmiyet kazanmış, işgal ve tasfiye yerli işbirlikçilerin de yardımıyla başlamıştı. Onları durduracak artık hiçbir güç ve engel kalmamıştı. Ta ki Selanikli bir yetimin, millî iradeyi arkasına alarak karşılarına dikilip “Geldikleri gibi gidecekler.” demesine kadar... Emperyalist güçlere “Dur!” dediği için Mustafa Kemal artık durdurulması gereken tek hedeftir. “MUSTAFA KEMAL PAŞA’YA ATACAĞIM HER KURŞUN İÇİN YİRMİ BİN LİRA İSTİYORUM!” • İngiliz Generali, Damat Ferit ve Said Molla, Mustafa Kemal’e suikast düzenlemek için nasıl bir pazarlık yaptılar? • “Atatürk bizdendi” diyen İngiliz Yüzbaşı Bennet, Atatürk’ün öldürülmesi için hangi suikast planına dahil oldu? • Yurt dışındaki Vahdettin, Mustafa Kemal’e nasıl bir suikast düzenleyerek yönetimi ele geçirmek istedi? • Atatürk’e darbe yapmak için Amerika’dan yardım isteyen kimdi? • Hangi yabancı devlet 30 kişilik subay grubuna maaş bağlayıp Mustafa Kemal’e suikast için Anadolu’ya gönderdi? • Mustafa Kemal’e düzenlenmesi muhtemel suikastler için gizli gruplar Ankara’ya nasıl istihbarat gönderdiler? • Komitacı Ermenilerin Mustafa Kemal’i öldürme planları neydi? • Çerkez Ethem’in Millî Mücadele sırasındaki suikast girişimleri yurt dışına kaçtıktan sonra nasıl devam etti? • Yurt dışındaki Çerkez Ethem ve Halife Abdülmecid’in de adının karıştığı suikast tertibinde neler yaşandı? • Daha Samsun’a çıktığı günlerde Mustafa Kemal’e suikast yapan Pontusçu Rumların daha sonra Ankara’da devam eden suikast planları neydi? • İzmir Rum Metropoliti Hrisostomos’un intikamını almak bahanesiyle Mustafa Kemal’e suikast yapmak için nasıl bir komite kuruldu? Hayretler içinde kalacağınız suikast girişimlerini okurken “Atatürk bunca suikast girişimini atlatıp da Millî Mücadele’yi nasıl kazanmış, nasıl yeni bir devlet kurmuş ve devrimler yapmış?” demekten kendinizi alamayacaksınız. Daha önce yayınlanmamış arşiv belgeleri ışığında hazırlanan bu çalışmada “Atatürk’ü kimler, ne zaman, ne şekilde ve hangi planlarla öldürmek istemiş?” sorularına cevaplar aranmış ve “tarihçi” kisvesi altında Atatürk’e saldıran, Cumhuriyet tarihini eğip bükmeye çalışan sözde aydın ve yazarların iddialarına belgeler ışığında bilimsel cevaplarlar verilmiştir.
  • Nil Sakman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    134,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : BELGİN MERDİVENCİ
    Konusu:
    “Bir varoluşun kaydını tutuyorum. Hepsi bu. Kendi varoluşumun kaydını. Ne söyleyebilirim? Hazırlıksız yakalandığım çaresiz bir hastalığı üstümden atmaya çalışır gibi bir ömür geçirdim,” diyerek başlıyor söze Süreyya. “Ve öyküsü sessiz kalmış, kendi kendine yitip gitmiş diğer tüm kadınlar”ın coğrafyasını, alelade ya da olağanüstü tüm oluş hallerini işliyor. Kadınlığın ön bahçesinde kabul edilebilir oyunlar oynarken arka sokaklarında aynı kadınlığın en kuytuda kalmış düşüncelerini gün yüzüne çıkarıyor. Sıra dışı, meydan okuyan, direnen, pes etmeyen, bağıran ya da sessizliğe boğan bir kadının kendi gökyüzünü aydınlatmak için yıldızlarını göğe taşıması da denilebilir Süreyya’nın yaptığına. Ruhu cinsiyetsiz, bedeni kadın olan, bütün ayrımcılıkları reddeden birinin kendi olabilmek ve olduğu hali koruyabilmek adına en yakınlarına karşı verdiği mücadelenin öyküsü. Nil Sakman, birçok metne gönderme yaptığı, feminist yazını bir basamak daha yukarı taşıdığı Süreyya’da ısrarla üzerinde durduğu tek bir benliğin “çoğul seslerini” duymamızı sağlıyor. Belki de baş kaldıran, kendine has ve özgün bu sese kulak vermek her şeyi değiştirecektir. “İçinde bir yabancıyı taşıdığını düşünüyorsun. Binbir yüzü olan, seni oradan oraya sürükleyen bir yabancı. Saldırıya uğradığında bir canavara dönüşüyor. Rahatladığında miskin, uyuşuk, bencil birine. Dara düştüğünde somurtup oturuyor. Sen sandığın bu şeyi, koşulların belirliyor. Yolunu şaşırmış bir türün çocuğusun.”
  • Sibel Çakır
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    353,47 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
    Seslendiren : Ebru Latifoğlu
    Konusu:
    Yalnızca bipolar bozuklukla yaşayanlar ve yakınları için değil; aynı zamanda nörobilim, tıp, psikoloji, sosyoloji ve genetik gibi, yaşam ve toplum bilimleriyle ilişkili pek çok disiplinde çalışan, bu alanlarda eğitim gören öğrenciler; merak eden, okuyan, araştıran, farklılığa ve çeşitliliğe duyarlı herkes için bir kılavuz. Elinizde tuttuğunuz kitap bilimsel titizlikle yazılmış, derin bir insan sevgisinin ve yıllara dayanan bir klinik deneyimin ürünüdür. Prof. Dr. Sibel Çakır, duygudurum bozukluklarının nörobiyolojik doğasını içtenlikle kavrayan, hastayı sadece tanısıyla değil, tüm insani boyutlarıyla gören bir hekim olarak bu eserde alanında çığır açıyor. Bir beyinbilimci olarak, bu kitabın, hem uzmanlara hem de hastalara rehberlik edecek bir pusula olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Bireyin yalnızca semptomlarıyla değil, yaşam bağlamı içinde anlaşılmasının önemini vurgulayan bu çalışma, etik duyarlılığı ve bilimsel yetkinliğiyle örnek niteliğinde. Prof. Çakır’ın yaklaşımı, hem tıp dünyasına hem de topluma umut ve denge sunuyor. Bu kitabı yalnızca okumak değil, üzerinde düşünmek ve yaşama geçirmek de gerekir. Prof. Dr. Türker Kılıç
  • AYNİL ONUR YÜKSEL
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,76 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Konusu:
    Kim düşlemez ki Plaza hayatını, trafiği, stresi şehide bırakıp; Begonviller, sardunyalar arasında yaşamayı? Aşk sevgi ve dostluk üzerine romantik bir roman Aşk kapıyı çaldığında, Naif bir kadının romantik komedi tadında heyecanları, Uçarı ruhlu bir erkeğin bu duyguyla ilk kez tanışması... Korkuların ve sırların gölgesinde filizlenen aşk... Yaşamın dikenli yollarında yara bere ala ala ilerlerken, Karşılarına çıkan en dramatik olaylardan sonra bile, Dostluk ve dayanışmanın gücü sayesinde ''Hayat devam ediyor'' dedirten umut ışıkları... Okuyan herkesin farklı yorumlayacağı Tartışılacak final...

Sayfalar