Yazara Gore Listeleme

  • Alice Sebold
    insan sesi mp3 - Türkçe
    43 Ayrım
    594,97 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nuray Koç
    Kahramanımız Susie Salmon’la ilk karşılaştığımızda o artık cennettedir. On dört yaşında bir cinayete kurban giden genç kız, bu yeni ama yabancı yerden aşağıya bakarken capcanlı sesiyle hem tüyler ürpertici hem de umut dolu bir öykü anlatıyor. Ölümünden sonra günler boyu aşağıda onsuz sürüp giden yaşamı, okul arkadaşlarının ortadan kayboluşuyla ilgili yorumlarını, ailesinin sevgili kızlarının bulunması umuduna tutunuşlarını, katilinin cinayetten kalan ipuçlarını yok etmeye çalışmasını izler. Ve cennet deniler yeri inceler. Güzel salıncaklarıyla okulun oyun bahçesine çok benzemektedir. Yeni gelenlerin anlaşmasına yardım eden danışmanlar ve bir odada kalabileceği arkadaşları vardır. Sevdiği insanlarla birlikte olabilmenin dışında ki onların arasında genç bir erkek de vardır, istediği her şey düşündüğü an yerine gelir. Ama aşağıda hayat sürüp giderken Susie’de bir şekilde o hayata dahildir. Çünkü hatıraları yok olmazlar. Cennetimden Bakarken (The Lovely Bones) aydınlık, şaşırtıcı ve kederin içindeki umudu ortaya çıkaran bir roman. Parlak yeni bir yazarın ellerinden, bir ailenin karşılaşabileceği en korkunç olaylardan birinin öyküsü. Gizemli ve hatta komik bir aşkın,unutuşun ve hatıranın, hüznün ve mutluluğun, cennet ve toprağın, suç ve cezanın ama her şeyden çok sevginin romanı. “Bu kitap son sayfayı bitirdikten çok sonra bile sizinle kalıyor.” Daily Mail
  • Kenn Harper
    insan sesi mp3 - Türkçe
    39 Ayrım
    610,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nuray Koç
    Minik'in öyküsü çoğumuzun defalarca bir yerlerde izlediği, okuduğu hatta belki de tanık olduğu o trajik olaylardan biri. Gerçek vatanlarından koparılıp değişik pek çok sebep için başka ülkelere götürülen insanların yaşadığı o korkunç sürgün hayatı Minik, babası ve yakınları için de o utanç verici yüzünü göstermiş. Dünyanın birçok yerinde farklı ırklardan insanlar; Kızılderililer, siyahlar ve daha niceleri köle tüccarlarının insanlık dışı amaçları uğruna yurtlarından ve hayatlarından edilmişlerdi. Ama Minik'in öyküsünün tümünden daha acı ve çarpıcı olan yanı, bu sürgün trajedisini yatanların birer bilim adamı olmaları. Bilimsel etkin ve insanlık sınırlarının zorlandığı öykünün kahramanları, gördüğümüzü sandığımız gerçeklerin aslında "gerçek" acıyla dolu öyküler olduğunu anlatıyor bize.
  • Ergun Poyraz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    39 Ayrım
    717,03 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Halime Aktaş
    Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nu eleştiren, onunla ters düşen aralarında CHP’li milletvekili, belediye başkanının da bulunduğu birçok siyasetçi, bürokrat ve gazetecilere yönelik itibarsızlaştırmaya dayalı hakaret ve iftira içerikli yayınlarla susturulmaya çalışılması bir Özlem Çerçioğlu klasiği haline gelmişti. Muhalif yazarların çocuklarına akıl almaz iğrenç iftiralar attı. FETÖ soruşturmasında başsavcıyı sevgili yaparak kurtardı. Bir anneyi pavyona sattı. Sahiplendiği üç yaşındaki çocuğa işkence etti. Kendi çıkarları için her yolu mübah sayan Özlem Çerçioğlu, organize suç örgütü zanlıları ile işbirliği yapmaktan çekinmedi. Sahte sosyal medya hesapları kurdurarak itibar suikastı yapmayı çıkar yol olarak gördü. Aziz Nesin'in kitabından sinemaya uyarlanan, yönetmenliğini Kartal Tibet'in, senaristliğini Atıf Yılmaz'ın yaptığı, başrolünü merhum Kemal Sunal'ın oynadığı "Zübük" isminde 1980 yapımı bir sinema filmini izlemeyen yok gibidir. Türk siyasi yapısındaki çarpık karakterleri hicveden filmde siyasi bir profil var. Bu film yıllardır ekranlarda yayınlanır, izleyen defalarca izlemiştir ama izleyene asla bıkkınlık vermeden izlenmiştir. Bende şahsen, hangi kanalda görsem izlemişimdir, hem de defalarca… Çünkü "Zübük" içimizden biridir. Halkı, halkın değerleri ve inançları ile aldatan, kandıran kişidir. Bunu yaparken, o kadar ustalıkla yapar ki, halkı peşinden sürükler. Hedefleri ve menfaatleri için hem halkı, hem kendini şekilden şekile sokar. Şimdi ben “Zübük” filmi yeniden çekilmesini, Özlem Çerçioğlu’nun başrol oyuncusu olmasını teklif ediyorum. CHP’li milletvekillerini, belediye başkanlarını, siyasetçileri itibarsızlaştırmaya dayalı hakaret ve iftira içerikli yayınlar yaptırmasına, partisinin şehirdeki dinamikleri ile oynamasına rağmen, aday olmayı başaran; halkı, halkın değerleri ve inançları ile aldatan, kandıran; yönettiği şehirde taş üstüne taş koymadan seçilmeyi başaran Aydın’ın zübüğü Özlem Çerçioğlu’nun bu rolü oynayacak en yetenekli kişi olduğunu düşünüyorum. İddiam odur ki: Özlem Çerçioğlu’nun oynadığı “Zübük” tüm zamanların en çok hasılat yapan filmi olmazsa, kalemimi kırarım. Yönetmenlere sesleniyorum: Özlem Çerçioğlu'ndan daha iyi zübük bulamazsınız. O zaman buyurun Zübüğün kitabını okumaya 32 kısım tekmili birden...
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    176,78 KB
    Eser Türü: Kitap
    Kur’ân, üstün yaratılışının bir karşılığı olarak insana verilen tüm organların, Allah’a inanma, O’na yönelme, O’nun irâdesine uygun bir hayat sürme ve âyetlerini tetkik etmeye aracı olmaları hâlinde bir değer taşıdığının altını çizmekte, hakîkati anlama/keşfetme noktasında bu fakültelerini kullanmayan/kullanamayan insanları çok ağır bir sıfatla diğer canlıların derecesine düşürmektedir: “Gerçek şu ki, Biz, cehennem için, kalpleri olup da gerçeği kavrayamayan, gözleri olup da göremeyen, kulakları olup da işitemeyen görünmez varlıklardan ve insanlardan çok canlar ayırmışızdır. Hayvan sürüsü gibidir bunlar; hayır hayır, doğru yolu kavramakta onlardan da aşağı: Körcesine dalıp gitmiş olanlar işte böyleleridir.” Yeni yüzyılda şehirler/ülkeler birer “Körler Çarşısı”na dönüşmüştür. Allah’ın zikrinden uzaklaşanların, kendilerini ihtiyaçsız görenlerin, mânevî zenginlik yerine dünyevî zenginlik peşinde koşanların, bakanların ama göremeyenlerin, duyanların ama işitemeyenlerin oluşturduğu bu çarşıda/dünyada hakîkati dile getirmek neredeyse anlamını yitirmiştir. Din insanların içlerinde/gönüllerinde yankı bulur ve sonra dışarıya yansır. Hiçbir toplumda din, tepeden tabana, yönetenlerden halka, zenginlerden yoksullara doğru yayılmamıştır. Çünkü dinin sahibi Allah’tır ve hakîkatin güçlülerin imkânlarına ihtiyacı yoktur. Hidâyet ancak, hidâyeti tercih edenler için tecellî eder. İşte bu noktada Abese Sûresi “göz açan” bir sûredir. Bu kitapta gözleri görmeyen bir sahâbî olan Abdullah b. Ümmü Mektûm üzerinden “Abese Sûresi”ni anlamaya çalışacağız ve O’nun Hz. Peygamber’in yanına gelip dinini öğrenmek ve arınmak amacıyla nasıl ısrarlı/coşkulu bir çaba gösterdiğinin izlerini takip edeceğiz. İnanıyoruz ki; Abdullah b. Ümmü Mektûm’un hayatı/aynası, her devrin/zamanın “Körler Çarşısı”nda yaşayan birçok insanın gönül gözünü açacak ve onların perdelenmiş/kararmış bakışlarına aydınlık/nûr/ışık getirecektir. Çünkü “anlamadan inanmak, inanmadan yaşamak, yaşamadan anlatmak, anlatmadan hayatta kalmak mümkün değildir.”
  • Ramazan Deveci
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    228,21 KB
    Eser Türü: Kitap
    İşte büyük şeytanın önündeyim. Neydi benim şeytanım Allah yolunda önüme çıkan engel neydi? Çocuklarıma olan sevgim mi? Dünya malına olan tutkum mu?Egom, enaniyetim,kendimi beğenme duygum mu? Bugün onu taşlamam gerekiyordu. İnsanın şeytanını tesbit etmesi de zordu.’’Sevdiklerinz sizin için bir fitne olabilir’’diyordu Allah. Sevdiklerimin sevgisini sorgulamam gerektiğini düşündüm. Kalbi yokluyordum. Dünya malına karşı bir sevgim, arabalrım evlerim olsun çabam,çok para kazanma arzum yoktu. Kendi şahsım söz konusu olduğunda dünya ya karşı ilgisizliğim ve kaygısızlığım avlatlarım söz konusu olduğunda bir kaygıya dönüşüyordu. Evlatlarımın dünyalrın bu kadar kaygıı etmem doğru muydu? Bu bir tevekkülsüzlükmüydü? Neydi bu durumun nedeni sevgi miydi ? O zaman taşlamam gereken neydi tevekkülsüzlüğüm mü,yoksa sevgim mi? Hac günlüklerini gün gün tutmaya çalıştım.Bulunduğum ruh halini o anki duygu ve düşüncelerimi yazdım. Gezdiğimiz, ziyaret ettiğimiz yerlerle ilgili teknik bilgileri ekledim. Hac ilgili rükunları yaşarken, fıkhi bilgileride ekledim. Böylece okuyucu yaşanan bir haccın içerisinde fıkhi bilgileri hac ile ilgili ayet ve hadisleri de öğrenmiş olacak. Ve tabiki daha çok, haccın insanın duygu ve düşüncelerindeki etkisini, hac ibadetini anlamını kendimce yazmaya çalıştım.
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    153,79 KB
    Eser Türü: Kitap
    Dinin peygamberler aracılığıyla insanlığa yansıyan çerçevesini çizen İlâhî vahyin bütününe “kitap” denmektedir. Tarihsel bir gerçeklik olarak bilinmektedir ki kutsal kitaplar arasında orijinalitesi tartışılmayan ve tartışılamayacak olan tek kaynak Kur’ân’dır. Kur’ân, bu bozulma keyfiyeti üzerinde açıkça durur ve kendini, geçmiş vahiylerden bugüne kalanı doğrulayan ve yanlışları da düzelten bir kitap olarak tanımlar. Fakat insan ve Kur’ân zamanla, doğumlarından sonra ayrılan ve uzun yıllar birbirlerini görmeden ayrı büyütülen iki kardeş konumuna düşürülmüşlerdir. Hakk’ın ortaya çıkmasını çıkarlarına ters görenler, yeryüzünde bu iki kardeşin tekrar buluşup birbirlerini tanımalarına ve anlamalarına izin vermemişlerdir. İnsan, kardeşleri tarafından kıskançlık ve haset yüzünden kör kuyuya atılan Yûsuf gibi olmuş, Kur’ân ise onun hasretinden ağlayıp gözyaşı döken Yâkûb’a benzemiştir. İşte Kur’ân’la Konuşmak: İkizimle Sohbetler, uzun yıllar birbirinden ayrı düşen ikiz kardeşlerin özlemle kavuşmalarının ve yeniden birbirlerini tanımalarının hikâyesidir. Bu çalışma, aynı hakikatten doğan iki kardeşin, çölün suyla ve rahmetle kucaklaşması gibi buluşmalarının sohbetidir.
  • Kazım Gündoğan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    6,28 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Ermeniyseniz Hıristiyan(mı)sınız!” “Dört yön sekiz iklim”de de nefes alamamak nasıl bir şeydir, bilir misiniz? Her yönden kırılmış kanatlarla, Simurg’u bulmak için onlarca dipsiz uçurumun üstünden uçmaya kalkışmak ne demektir peki? “Her kuş kendi tayfasıyla gezer” diyenin, kendi tayfasına da alınmaması nasıl bir duygudur? “Biz konuşan dilsiz, gören körüz” cümlesi ne anlama gelir, bilir misiniz? Öznesi olduğun bir coğrafyada bu kadar tokat yemek neyin nesidir? Bir çocuğun, “Mama, mama atma beni suya! Atma beni suya!” diye çırpınışına hiç tanık oldunuz mu? Can havliyle evde beşiğinde bıraktığı çocuğu için, “şimdi gaz döküp yakarlar, yazıktır, günahtır. Al seninle ölsün” cümlesi hangi literatüre sığar? Kiminin “gâvur”, kiminin “dola Hermeni” (Ermeni dölü) dediği bu insanlar, Ermeni mezarlığında niçin Kuran okur, kilisede neden “ya Hızır, ya Düzgün Bava” diye dua eder? Yıllarca malı çalınan, tarlası tapanı yakılan, köyün çocukları tarafından bile sürekli dövülen bir babanın, ailesine kötülük gelmesin diye hep iyilik yapması, hep vermesi ve her defasında kan revan içinde büzüştüğü yerde sadece ağlaması nasıl bir şeydir? Demirci dükkânının yanındaki gülleri bile küstürenler kimdir?... Uzak diyarlarda, “Dersim’in ismini duyduğumda yüreğim yanar... Memleketim, vatanım orası” diyen kim?... “Biz İsa’ya tabiyiz, ama Ali’ye de mecburi” cümlesini kuran nasıl bir arka plandır? Dedim ya; “dört yön, sekiz iklim”de nefessiz bırakılmış öyle bir insan topluluğu düşünün ki, son noktayı, “o kadar ki, çilemiz bize kaldı” diye mütevekkil koyuyor. Uzun sözün kısası; devletin, yerel mütegallibenin, kilisenin ve diasporanın ayrı ayrı vurduğu bu “kuyruklu Ermeniler”in kuşaklar boyu acının imbiğinden geçirdiği kırılgan hikâyesinin üzerine cesaretle giden duyarlı ve açıkyürekli bir kitaptır elinizdeki... Hüseyin Irmak
  • Julia Collins
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    337,55 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ebru Latifoğlu
    SAYILARIN GİZEMLİ DÜNYASI Sayılar insanlığın tartışmasız en büyük ve en eski icadıdır. İnsanlar alfabeyi geliştirmeden önce sayıları ifade etmek için semboller kullanıyorlardı. Antik Yunan'dan, Rönesans'tan günümüze tarih boyunca sayılar hayatımızın her alanını ne kadar ve nasıl etkiledi? Neden bir dakika 60 saniye? Sıfırı kim icat etti? Pi tam olarak nedir? Bilinen en büyük asal sayı nedir? Sonsuzdan daha büyük bir sayıyı nasıl elde edebilirsiniz? 13 ve 666 sayısından neden korkarız? Bilinen evrendeki ismi konmuş en büyük sayı nedir? Pamuk Prenses 3 cüce arkadaşını kaç farklı şekilde seçebilir? Küba asalları Küba’da mı bulunmuştur? Bir sayı nasıl narsist olabilir ki? Kanat çırpan bir kelebek nasıl kaosa neden olabilir? 42 sayısının hayat ve evrenle ilişkisi nedir? Sayma sayılarının toplamı nasıl negatif bir kesir çıkabilir? Dakikalar İçinde Sayılar 200 önemli, büyüleyici ve sıra dışı sayının görselleri, grafikleri ve çizimleri ile matematiği kavramanın kolay ve eğlenceli yolu.
  • Kadir Mısıroğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    2,13 MB
    Eser Türü: Kitap
    Kadim ve mübarek bir İslam beldesi olan "Filistin" in elli yıldan beri maruz bulunduğu itsaf (jenosit) menhus Yahudi emellerini anlamak ve doğru teşhis etmek için en zengin bir müşahede yekunu teşkil etmektedir. Elinizde tuttuğunuz eser bu teşhisle birlikte yaygın bir zehab olan "Arab İhaneti" arugalatası ve son günlerin eseri "Büyük Ortadoğu Projesi" ni tarihi vakıaların ışığı altında ve müslümanca tarihi vakıaların ışığı altında ve müslümanca değerlendirmektedir.
  • Yaşar Seyman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    407,90 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: TÜRKAN KINAY SOOMRO
    1989’dan bu yana örgütlü yaşam ve kadın hakları konusunda, emeğin sömürüsüne karşı sendikal mücadelesini sürdüren, 2007’de Avrupa’nın başarılı kadın sendikacısı seçilen Yaşar Seyman yazar kimliğiyle karşımızda. Göçmen olmak, yüreğine-aklına, kimliğine-kişiliğine, benliğine-kültürüne yeni bir yuva kurmaya çalışmak demektir. Göçmen olmak, unutulmazı unutmaya, yaşamına yeni insanlar katmaya, anılar biriktirmeye başlamak demektir. Göçmenlik burun direğini sızlatır insanın. Aynı zamanda biler, keskinleştirir, çoğaltır, zenginleştirir. Zamanı görünür kılar göçmenlik; emeği yoğun, ekmeği sıcaktır ve hayalleri, özlemlerine anaç bir kucaktır göçmenin. Yaşar Seyman'ın kalemi bize onları anlatır. Göçmen olmanın, göçmen kadın olmanın zorluğunu, emeğin ve dayanışmanın gücüyle örnek yaşamlara çeviren insanların öyküsünü anlatır. Bir anlamda yüreğinin göçlerini sunar sakınmadan. İçten, değerbilir, güçlü ve devingendir Göçmen Kalem.

Sayfalar