Yazara Gore Listeleme

  • Ülkü Tamer
    insan sesi mp3 - Türkçe
    40 Ayrım
    724,86 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Filiz Nehir
    Yaşamım boyunca günlük tutmadım. Not tutmadım. Eş-dost toplantılarında oradan buradan anılar anlatılır ya, benimkiler de öyle zamanlarda su yüzüne çıktı. Bu kitap bir yaşam öyküsü değil. Olsa olsa, yaşamımdan çizgiler. Belirli bir sıra gözetilmeden, kendiliğinden beliren renkler. İçinde karakter tahlilleri yok. Ufacık olaylar var. Başkalarının yaşamlarını bilemem, ama benim yaşamımı böylesine ufacık olaylar belirledi. Hepsi bu kadar değil elbet. Alleben Anılarıyla başlamıştım, bu kitapla sürdürüyorum. Belki bunu başka yazılar, başka kitaplar izler. Yaşarsam. Hatırlarsam. Ülkü Tamer Anılarında buram buram tüten insani sıcaklık sizin de içinizi saracak. Fethi Naci, Yeni Yüzyıl Bu kadar değişik ve renkli bir yaşamı olan birinin anıları da o kadar canlı ve renkli. Hasan Pulur, Milliyet Ülkü Tamer’in şurup gibi bir Türkçesi, Aman beni elinden bırakma diye adamın yakasına yapışan bir üslubu var. Öyle rahat, öyle keyifli, okuyorsunuz ki Hıncal Uluç, Sabah Hatırladığı için, böylesine güzel, böylesine keyifli, şiirsel, doğru yazdığı için teşekkür etmeliyiz bu büyük şairimize. Mehmet Baydur, Cumhuriyet Ülkemizin son 40 yıllık tarihinin kültürel yansımaları sayılabilecek bu anıları, gülümseyerek, hüzünlenerek, dersler çıkararak okudum. Yaşamak Hatırlamaktır bir anılar toplamı değil, yaşama dair önemli göndermelerle yüklü bir deneme kitabı. İddiasızlığın iddiası olan bu kitabı okuyun, çok seveceksiniz. Ahmet Ümit, Radikal Kitap Yaşamak Hatırlamaktır’ı okumalısınız. Bir şairin düşlerini ve gerçeklerini öğrenmek için. Sennur Sezer, Cumhuriyet Kitap
  • İlber Ortaylı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    33 Ayrım
    517,99 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşegül Çetinkaya
    YAŞAMININ TÜM YÖNLERİYLE FÂTİH SULTAN MEHMED “Fâtih, Avrupa’dan Karadeniz’e kadar ömrü sefer-i hümâyunda geçen bir hükümdardı. Devrin yazarları onu Büyük İskender, Hannibal ve Caesar’la karşılaştırıyordu. Aynı zamanda, ülkesine İtalya’dan ressamlar getirecek kadar sanatla da ilgiliydi. Arapça, Farsça, İtalyanca ve Yunanca biliyordu. İmparatorluğunu ve çevresindeki dünyayı tarihiyle ve coğrafyasıyla tanımak istiyordu. Fâtih Sultan Mehmed’i tek bir cümleyle ifade etmek gerekirse: Doğu’nun ve Batı’nın efendisiydi.” İLBER ORTAYLI Fâtih Sultan Mehmed kitabı, Osmanlı’nın bir cihan imparatorluğuna dönüşmesinde büyük payı olan II. Murad’ın icraatlarıyla başlıyor: Varna Muharebesi, İtalyan şehir devletleriyle ilişkiler ve Çandarlı ailesinin yükselişi… Ardından genç yaşta tahta ikinci kez çıkan Fâtih Sultan Mehmed’i tarih sahnesinde görüyoruz: Eğitim hayatı, büyük fethin hazırlıkları, kuşatmanın stratejisi ve İstanbul’un alınışı… Kısa ömrüne sığdırdığı 21 seferle Osmanlı topraklarını iki kattan fazla büyüten askerî dehanın ayrıntılı portresi: Saray hayatı, Enderun teşkilatı, kanunnameleri ve yönetim anlayışı… Avrupa’da ve Doğu’da yarattığı sarsıcı etkinin yanı sıra, imparatorluğun yeni sınırlarıyla birlikte Balkanlar’a ve İtalya’ya uzanan politikaları… Ani ölümüyle ortaya çıkan taht mücadeleleri, Bayezid-Cem çekişmesi, veraset sisteminin şekillenmesi ve Pax Ottomana’nın temelleri… Son olarak bir Rönesans hükümdarı olarak Fâtih: Fetihle Rönesans’ın kesişim noktaları, entelektüel yönü ve yerli-yabancı yazarların ona bakışı… İlber Ortaylı, uzun yıllardır üzerinde çalıştığı yeni biyografisinde Fâtih Sultan Mehmed’i yalnızca efsanevi bir hükümdar olarak değil, aynı zamanda bir çağın mimarı ve unutulmaz bir medeniyetin kurucusu olarak tanımlıyor. Tüm zamanların en önde gelen entelektüel mareşalini yeni bakış açıları ve özgün fikirlerle ele alan bu çalışma, Türk tarihçiliği için eşsiz bir başvuru kaynağı…
  • Melek Çe
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    225,27 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe Yavuz
    Plânların en iyi yanı insanın ne zaman ne yapacağını biliyor olmasıdır. Yemek yiyeceğimiz, uyuyacağımız, kahkaha atacağımız, Ödev yapacağımız, bilgisayar başına oturup bekleyeceğimiz, hayal kırıklığına uğrayacağımız her an bellidir. Ne yazık ki plânların, plâna uymamak gibi kötü bir yanları da vardır....
  • Taçlı Yazıcıoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    353,65 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Figen Barsbay
    Belki sonra olanlar olmasa geçip gidecek, unutulacaktı bu olay. Sadece Alin’in mızırdanmaları kalacaktı ya da babamın ona soğuk davranmaları. Mumçiçeği olamamış, ne kadar verimli olursa olsun Çukurova toprağına ekildiğinde bitememiş, kendini iyi bir öğretmen olmaya ve bizi yetiştirmeye, kendince bir hayat yaratmaya adayan annemin yine araya girmeleri, sonra tıpkı babam gibi kendi kabuğuna çekilmeleri... Onlar sadece iki kırılgan sümüklüböcekti, değişir görünseler de hep aynı kalan evlerinde. Yel olup kavuran, dalga olup çarpan Adana’nın sıcağında, 1995 yılında genç bir avukatın müvekkiliyle buluşmasıyla başlar hikâye. İncirlik Üssü’nün gölgesinde, dönüşen şehrin 1966’sına savruluruz sonra, bitmiş gitmiş bir acı olaya şahit yazar bizi Taçlı Yazıcıoğlu. 1983 Haziran’ına geldiğimizde kahramanımız Belgi alır sözü, on bir yaşının saflığı, zekâsı ve heveskâr gözlem gücüyle. Annesi, babası ve ablası Alin ile yaşadıkları Eser Apartmanı’na taşınan bir Amerikalının ve o siyah Converse’li gencin bütün yaşamlarını baştan sona değiştireceğinin henüz ne kendisi ne de diğerleri farkındadır. Taçlı Yazıcıoğlu ikinci romanıyla, yıldız sarmaşığı gecelerde, incir gölgelerinde, dam serinliklerinde saklanan kederli sırları, bilinmeyen ya da görmezden gelinen Adana’yı cesur bir naiflikle, hiç yazılmadığı gibi yazıyor. Bambaşka bir Adana romanı armağan ediyor edebiyatımıza.
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    30 Ayrım
    2157,18 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Salih Akyüz - Nisan Kumru
  • S. J. Bolton
    insan sesi mp3 - Türkçe
    36 Ayrım
    672,04 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Binnur OLGUNER
    KÜÇÜK OYUNLARIM SENİ BEKLİYOR. HAZIR MISIN? Gecenin geç bir saati, genç dedektif Lacey Flint yalnızca birkaç dakika önce vahşice bıçaklanmış bir kadına rastlar. Bu korkunç olayın üzerinden geçen yirmi dört saat içinde bir muhabir, söz konusu cinayet ile ilk Karındeşen Jack vakası arasındaki ürkütücü benzerliklere işaret eden isimsiz bir mektup alır. Mektupta Lacey'nin ismi geçmektedir. Yazanlar doğruysa karşılarında, Londra'nın kanlı geçmişini canlandırmaya kararlı bir katil ve bir sonraki cinayet girişiminden önce beş gün vardır. Katil durdurulamaz, insanlar ölmeye devam eder. Herkes, katilin özellikle alay ettiği Lacey bile, cinayetler arasındaki bağlantıların tesadüften ibaret olduğuna inanmaktadır. Fakat dava ilerledikçe ortaya çıkan detaylar Lacey'ye gizli tutmayı tercih ettiği kendi geçmişini hatırlatmaya başlar. Sırlarını korumanın tek yoluysa katili kendisinin yakalamasıdır. "Tüyler ürpertici ve büyüleyici." Tess Gerritsen "Psikolojik bir labirent. Benzer kurguların fersah fersah önünde." Publishers Weekly "Beşinci Senfoni 'nin çok katmanlı, incelikli ve bir o kadar sert kurgusunun etkisiyle suratınıza yumruk yemiş gibi olacaksınız." Lee Child "İyi kurgulanmış, havalı ve şaşırtıcı bir gerilim. Okurken büyük zevk aldım." Joanne Harris "Bu kitap sizi düşünmeye ve tahminler yürütmeye yöneltecek. Ne zaman bir ipucu bulduğunuzu düşünseniz S. J. Bolton sürprizlerle çıkagelecek ve ne zaman bir sonuca ulaştığınızı zannetseniz öyle olmadığını göreceksiniz." Notes of Life
  • Sabriye Cemboluk
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    426,67 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hatice Macun
    ”İşte o gelincik kırmızısıyla bezeli dağlar benim dağlarım! O renk benim rengim! Ben o kırmızı rengin kendisiyim! O renk annem, babam, ablam, memleketim, dilim, şarkılarım ve her şeyim... Gözlerimden ve yüreğimden söküp alınamayan her şeyim... Şimdi hatunlar nasıl yaparsınız bilmem ama bu kumaşları ve bu kırmızıyı istiyorum. Şehzademin kırkıncı gün şenliklerinde sadece benim odam değil bütün saray, hatta bütün Edirne bu renkle süslensin! Yedi iklim dört bucaktan gelenler bu kırmızıya meftun olsunlar! Cümle tüccarlar bu rengin peşine düşüp akın akın Edirne'ye gelsinler. Ola ki bir gün...” ”Nedense bu şehrin insanlara farklı bir güç kattığını düşünmeye başlamıştı. Burada doğup büyüyen Fatih Sultan Mehmet, henüz yirmi iki yaşında Konstantinopolis gibi kalın surlarla çevrili bir şehri fethedip koskoca Doğu Roma İmparatorluğu'na son vermişti. Binlerce yıldır şehrin aşılamayan kalelerini, Edirne'nin Tophane Bayırı'nda döktürdüğü devasa büyüklükteki toplarla delik deşik etmişti. İstanbul'daki dünya harikası Ayasofya'dan daha muhteşem bir mabet olan Selimiye Camisi'ni, Mimar Sinan doksan yaşından sonra Edirne’de yapmıştı. Bu şehir Osmanlı'nın mucize yaratan insanlarının şehri gibiydi. Buranın toprağı mucizelere gebeydi. İşte son mucize de bu Edirne kırmızısıydı.” On yedinci yüzyılın sonlarına doğru Edirne'deyiz. Saraylarıyla, kasırlarıyla, camileriyle köprüleriyle kozmopolit bir dünya şehrinde! Osmanlı İmparatorluğu'nun başkentinde! Yabancı tüccarların, elçilerin, asilzadelerin, sanatçıların ve gezginlerin uğrak noktası! Ve de casusların... On sekizinci yüzyılda dünyanın casuslar göndererek peşinden koştuğu Edirne Kırmızısı ile yapılan kumaş boyama ve baskısı Avrupa'nın en önemli erken endüstri kollarından birisiydi. Son romanı Edirne Kırmızısı'nda Sabriye Cemboluk, geçmişte gerçekten yaşamış karakterleri ve yaşanmış olayları, edebi kurguyla tarihin akışını değiştirerek temsili gerçeklikte bir araya getiriyor.
  • Selim İleri
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    276,43 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Müge Süzek
    İçi boşalmış, bomboş deniz kabuklarından denizin sesi duyulur, sona sürükleyen amansız dalgaların sesi. Çok eski çağlardan çıkagelir. Uğultuyu bir an olsun dindiremezsiniz. Yazarlar ikide birde bu uğultuyu yazmak isterler. Deniz kabuklarından birçok kez insan sesleri de işittim, kesik, boğuk; deniz uğultularına karışmış. Bugüne kadar yazamadım. Öyküleri, romanları, senaryoları, eleştirileri, edebiyat dünyasına dair gözlemleri ve anılarıyla yazıyla ilişkimizi hep diri tutanlardan Selim İleri’nin yeni romanı Yalnız Evler Soğuk Olur’un kendine has bir özelliği var: Bu romanın anlatıcısı Selim İleri’ye çok benziyor; adeta onun anılarına sahipmişçesine aynı yollardan geçiyor, yaşadığı yerlerden, onunkine benzer bir çocukluktan sahneler hatırlıyor. Dahası, tıpkı İleri gibi o da yazıyor, hatta belki aynı kitapları kaleme almış. Vaktiyle yaratmış olduğu kahramanlar, özellikle aşk romanları yazarı Süha Rikkat karşısına çıkıp ondan hesap sorduğunda, anlatıcı tıpkı Selim İleri’nin de yapacağı gibi, elli yılı aşan bir yazı deneyimiyle onunla yüzleşiyor. Selim İleri ile Yalnız Evler Soğuk Olur’un anlatıcısı arasındaki ilişki, İleri’nin çok sevdiği Nahid Sırrı Örik’in “Bir Küçük Çocuk” öyküsüne düştüğü notu hatırlatıyor: “Bu yazının anlattığı çocuk ben değilim ve çocukluk hatıraları benim kendi çocukluğumun hatıraları değildir. Fakat kendi çocukluğumun hatıralarıyla bu hatıralar arasında bazı kısımlar birbirinin aynı gibidir.” Bir yaşamdan birçok yaşama, bir evden birçok eve dağılmış, hiç dinmeyen acılar, genç ölümler, darağaçları.
  • Engin Yılmaz, Burak Yüksek
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    116,39 MB
    Eser Türü: Sesli Anlatım
    Seslendiren: Engin Yılmaz, Burak Yüksek
    Mayıs 2025 itibarıyla AJET web sayfası ve mobil uygulamalarında çok ciddi erişilebilirlik iyileştirmeleri yapıldı. Bu sayede artık Ajet web sayfasını veya iOS ya da Android uygulamalarını kullanarak çok daha kolay ve erişilebilir biçimde bilet almanız mümkün. Bu erişilebilirlik çalışmalarını gerçekleştiren Turkish Technology Erişilebilirlik takımından Engin Yılmaz ve Burak Yüksek, AJET web, iOS ve Android platformlarında erişilebilir bilet alma sürecini uygulamalı olarak anlatıyor.
  • Jeffrey Archer
    insan sesi mp3 - Türkçe
    38 Ayrım
    830,81 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Jale Anıl
    Jeffrey Archer’ın kırk yıllık yazarlık kariyerinin en iddialı eseri olan Clifton Günlükleri, ikinci kitabı “Babanın Günahları” ile sizi unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor. Britanya’nın Almanya’ya savaş ilan etmesinden yalnızca birkaç gün önce, Harry, uzun süredir sakladığı aile sırlarıyla ve sevdiği kadın Emma Barrington’la asla evlenemeyecek olması gerçeğiyle yüzleşmek istemediğinden, bir ticaret gemisinde işe girer. Ancak gemi Atlantik’in ortasında battığında, başka birinin kimliğini üstlenme fırsatını yakalar ve yepyeni bir hayata başlama umuduyla bu şansı değerlendirir. Amerika’ya ayak bastığında ise çok büyük bir hata yaptığını fark eder. Elinde gerçek kimliğini kanıtlayacak hiçbir şey olmadan, kendi geçmişinden kaçmaya çalışırken çok daha karanlık bir geçmişe mahkûm olur. Jeffrey Archer, bu sürükleyici romanında okuyucuları büyüleyici bir dünyaya davet ediyor. Aile üyelerinin birbirlerine olan sadakatinin sınandığı ve herkesin kaderinin baştan çizildiği Clifton Günlükleri serisinin bu güçlü devam hikâyesi, okuyucuların ellerinden düşüremeyeceği bir kitap olarak raflardaki yerini alıyor.

Sayfalar