Yazara Gore Listeleme

  • Fırat Çakır
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    400,32 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Derya Maçan
    Bazen hayat bir ıslık çalar ve sen bu ıslığa döner bakarsın. O ıslık senin dikkatini çekerek hayatına yön vermen, harekete geçmen ya da durman, sakin kalman, düşünmen, fark etmen içindir. Bazense o ıslık beyninin içinde öyle bir yankılanmaya neden olur ki hayatının altı üstüne gelir. Elbette bu da sebepsiz değildir. Görmen gereken bir şey vardır: "Sen bu dünyaya tamamlanmaya, arınmaya ve tekamül sürecini sonlandırmaya geldin." Eğer geçmişi, ruhlar alemini hatırlıyor ve ne yapmaya geldiğimizi biliyor olsaydık bunun adı "sınav" olmazdı, "arınma" olmazdı, "tekamül yolculuğu" olmazdı. Islık kitabımda insanların düşüncelerine dönüştüklerini, çakralarımızın bu düşüncelerden nasıl etkilendiğini, yaşadığımız travmaların nasıl hastalıklara dönüştüğünü ve elbette tüm bunları nasıl değiştirebileceğimizi tüm detaylarıyla işledim. Tekamül sürecimizi tamamlamaya çalışırken karmalarımızın önümüze çıkardığı zorlukları, vermeye çalıştıkları mesajları ve yaşamsal döngülerimizi de ayrıntılı bir şekilde anlattım. Neyi, neden yaşadığımızı anlamadan ortaya koyduğumuz her türlü eylem karşılıksız kalacaktır. Bunu deneyimleyerek öğrenme imkanım olduğu için kendimi çok şanslı hissediyorum.
  • C.D.BOWEN , D.V.MECK
    insan sesi mp3 - Türkçe
    35 Ayrım
    644,26 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Halime Aktaş
  • Ferhad Gülsün
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    379,27 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe Yavuz
    "Yürürken sendeliyordu, bir sigara yakıp sabah kahvaltısı için ne hazırlayabilirim diye düşündüm. Bir misafiri ağırlamak bir ömür kendimi ağırlamaktan daha yorucu geliyordu bazen. Mutfakta yürüdüm biraz, buzdolabının kapağını araladım. Burnuma peynir kokusu geldi, özenle kesilmiş sucukları gördüm sonra, annemi özlediğimi fark ettim. Çürümüş bir domatesti oysa yalnızlığım, kurumuş incir ağacıydı kapımda evimin bereketi, kapatıp dolabın kapağını şaraba bir üzüm daha ekledim. “Nerede yatacağım?” dedi Hüseyin. “Yatak odasında.” “Senin öyle bir odan mı vardı?” “Yürü.” dedim koluna girerek. Bir Barış Manço şarkısı mırıldanıyordu yürürken. “Dün yine seni andım gözlerim doldu, o tatlı günlerimiz bir anı oldu…” Yatağa uzandı, birlikte söyledik sonra şarkıyı. “Ayrılık geldi başa katlanmak gerek, seni çok çok özledim arkadaşım eşek…” “Eşeksin biliyorsun değil mi?” dedi, gözlerini zor açıyordu. “Eşeğim…” “Unutma, ilk barışıklıktır anlam.” “Öyle değil o söz.” dedim gülerek. “Benim sözüm değil mi? Artık öyle...” (Tanıtım Bülteninden)
  • Jason Hickel
    insan sesi mp3 - Türkçe
    39 Ayrım
    714,37 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Halime Aktaş
    İnsanın barındırdığı farklı imkânların çağlar içinde büyük bir şiddetle bastırılmasıyla vardık bu çöküş ânına — karşı karşıya olduğumuz ekolojik krizi yaratan sınıfsız, tahakkümsüz, arı haliyle soyut insanlık değil. Bu çöküşte en büyük sorumluluğu taşıyan kesimler ise bedeli hâlâ en az sorumluluğu olanlara yıkmaya çalışıyor. “Yüksek gelirli ülkelerin aşırı enerji ve malzeme kullanımını azaltması gerekiyor, hızla yenilenebilir enerjiye geçmemiz gerekiyor, kesintisiz büyümedense insanların mutluluğuna ve ekolojik kararlılığa odaklanan bir post-kapitalist ekonomiye geçmemiz gerekiyor. Ama bundan fazlasına ihtiyacımız var, yaşayan dünyayla ilişkimizi düşünmenin yeni yollarını bulmalıyız,” diyor Jason Hickel. “Küçülme, karşımızdaki zorluğa yaklaşmanın bir yolunu sağlıyor. Toprağın, halkların, hatta zihinlerin sömürülmekten kurtarılması anlamına geliyor. İnsanların şeyleştirilmemesi, işin ve yaşamın gereksiz yüklerinden arındırılması, ekolojik krizin dindirilmesi anlamına geliyor. Küçülme, daha az almakla başlayan bir süreç. Ama sonunda çok geniş bir ihtimaller denizine açılıyor. Bizi kıtlıktan bolluğa, kaynak sömürüsünden yenilenmeye, tahakkümden mütekabiliyete, yalnızlıktan ve ayrılmadan yaşam dolu bir dünyayla bağ kurmaya doğru götürüyor. Cesaretimizi toplayabilirsek farklı bir gelecek yazmak ellerimizde. Ya her şeyi kaybedecek, ya bir dünya kazanacağız.”
  • Metin Kaçan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    149,11 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Zeynep Gözde Yılmaz
    Adalara Vapur, jetonu olmayan, gidecek yeri olmayan, yola çıkmayı bile düşünmeyen bir ‘yolcu’ nun hikayeleri, zamana çelme takan bir çocuğun düşleri. Vapurun bu kez içsel dünyadaki adalara biraz korunmak, biraz yalıtılmak, biraz anakaradan kopmak, biraz bildik olana uzaktan bakmak üzere çıktığı bir yolculuktur bu. ‘Aşk’ la başlar bu yeni yolculuk... Anlatılan hayatlar, kişiler farklı olmasına farklıdır da öykülerin ayrıntılarında gizlenen yalnızlıklar, acılar, hüzünler, hayal kırıklıkları umarsızlıklar aynıdır hep: politik inançları ve Puik adlı köpeğinin dışında kimsesi olmayan Fakir, ayakkabılarını ve ilkgençlik hayallerini travesti Ümit’e kaptıran bıçkın bir delikanlı, ‘profesyonel koftiler, amatör psikopatlar, yaşlı madrabazlar’ , sekiz yaşında kendinden çok daha büyük Vircini’ye âşık olan bir çocuk, Rumlar, Süryaniler, Ermeniler, vb. azınlıklar... Metin Kaçan’ ın önceki yapıtlarında başlattığı kenti yeniden değerlendirme, anlamlandırma ve konumlandırma girişimi Adalara Vapur’ da da sürüyor.
  • Metin Kaçan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    179,47 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Halime Aktaş
    Harman Kaplan, endüstriyel mekanizmada kendini kaybetmiş, bulmak istemiş, aramış ve bulamamış insanın ya da böyle bir maceraya hiç çıkmamış insanların yalnızlığını anlatıyor. Harman Kaplan’ daki kırk öyküde, Fındık Sekiz’de kamerayla uzaktan gösterdiğim insanların daha yakından çekilmiş resimleri var. Bu insanlar, kentin insanları, kentin vahşileştirdiği, kentin hasta yaptığı, kentin(zengin olsa bile) yoksullaştırdığı insanlar. Bu insanların arayışlarını, aşkı kaybedişlerini, aşk dediğimiz olgunun bu insanların hayatındaki yerini anlatmaya çalıştım. Satır aralarında anlattığım karakterler, hikâyelerine hayatın sıfır noktasından, çaresizliğin tam ortasından başlayıp deniz kenarında bitiriyorlar. Doğaya bir kaçış var. Bu kırk kısa öyküyü yazmaktaki amacım, kapitalizmin çaresizleştirdiği, dengesizleştirdiği insan modelinin çırpınışını vermek. Dünyada aşk denilen o büyülü kuşu çaldıkları için artık geriye dönüş yoktur. Bunların hepsi yaşanacaktır ama en az yarayı alarak yaşanılması gerekiyor.”
  • Teoman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    111,23 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şebnem Ulusan
    İki yıl önce eşini kaybetmiş ve hayattan elini eteğini çekmiş olan Nihat'ın Bodrum'a gelme nedeni kardeşi Ümit'le buluşmaktır. Otobüste tanıştığı Ruhi ile birlikte Ümit'i aramaya başlarlar. Nihat teknecilere kardeşini sormaktan vazgeçtiği anda Kamyoncu Ali onlara Ümit'in nerede olduğunu bilmediğini ama Ümit'in oğlu Timur'un burada, Zagor'un pansiyonunda kaldığını söyler. Kamyoncu Ali, etrafındaki insanların yalanlarını ciddiye alan ve sürekli hayal dünyasında yaşayan bir yarı delidir. Nihat ve Ruhi Zagor'un pansiyonuna yerleşirler. Ümit Kaptan'ın küçük bir çocukken terkettiği oğlu ve sevgilisi Zeynep, sorunlu bir ilişki yaşamaktadır.Timur kişilik problemlerini babasının onu terk etmesine bağlar ve bu problemlerinin acısını, kendisini çok seven Zeynep'ten çıkarır. Sürekli başka ve bilinmez bir hayat yaşayan Timur'un yalnız bıraktığı Zeynep, Ruhi ile arkadaşça bir ilişkiye girer. Ruhi'nin daha sonraları platonik bir aşk yaşayacağı Zeynep,ona Timur'la ilgili problemlerini anlatır. Kaptan Ümit ise sahneye çıktığında insanların, onun yaşama zevki karşısında etkilenecekleri biridir. Kaptan Ümit, sorumsuz, bağlantısız ve hafif bir kişiliktir. Hayatın en çok haz alınacak şekilde yaşanmasıyla ilgili bir felsefesi vardır: "Balans ve Manevra" Bu prensipler bütünü içinde yaşandığı taktirde mutluluğun maksimum olacağını savlayan Ümit'in küçük detayları sayesinde herkesin hayatı algılayışı pozitif yönde değişmeye başlar. İnsanlar tarafından önce Zeynep'in onu sevdiğine, sonra da boynuzladığına inandırılan Kamyoncu Ali, kendi trajedisini hazırlar. Bu arada Kaptan Ümit'in de bir sırrı vardır.
  • Thomas Hardy
    insan sesi mp3 - Türkçe
    57 Ayrım
    713,01 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nur Şebnem Yıldız
    Sevgiydi insanın en büyük gücü, tüm olumsuzlukların ve tüm zorlukların karşısında sapasağlam ve yılmadan durabilmesi...Feodal beyliğin artık son bulduğu; ama soylu bir aileden gelmenin hâlâ önemini koruduğu bir çevrede, yoksul köylü kızı Tess'in her şeye rağmen hayatta kalma mücadelesi, aşka olan inancını kaybetmemesi ve bunların etrafında gelişen trajik hayatlar...içerisine sürükleyecektir.İngiltere'nin toplumsal bir analizini yapan "Kaybolan Masumiyet" aynı zamanda da ünlü yönetmen Roman Polanski tarafından sinemaya da uyarlanmıştır.
  • Pierdomenico Baccalario
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    533,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Neslihan Kayıkçı
    'İnsanlık her yüz yılda test ediliyor. Her yüzyıl dört genç (kız ve erkek) büyük mücadeleye katılmak zorundadırlar. Aradan sadece yüz yıl geçti ve çocuklar en hızlı şekilde seçiliyorlar. Mücadele, Ateş Şehri Roma'da başlayacak.' 29 Aralık, Roma: Gece vakti, Tiber Nehri boyunca bir adam nefes nefese koşuyor. Elinde siyah bir çanta var. Dört çocuk arıyor. Aynı anda, Elettra, Sheng, Mistral ve Harvey karla kaplı şehri keşfetmek için gizlice otel odalarından dışarı çıkıyorlar. Birkaç saat öncesine kadar henüz tanışmamışken, şimdi ortak bir şeyi paylaştıklarını biliyorlar: Hepsi ayni günde doğmuşlar, 29 Şubat'ta. Adam onları gördüğünde, kuşkusu kalmıyor: Bu çocuklar onlar olmak zorunda. Değerli çantasını Elettra'ya emanet ediyor ve kaçıyor. Çantanın içinde garip bir tahta harita var… Mücadele başlıyor...
  • Nilüfer Benal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    303,09 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şebnem Ulusan
    Nilüfer Benal, Oyunbozan’da 90’lı yılların kaotik, puslu ortamında genç olanları, ‘68’li anne babalardan, ‘78’li abla ve abilerden günümüze uzanan dolambaçlı yollarda rotasız, pusulasız bırakılmış, yok sayılmış, hep bir eksik kalmışlık hissi ile ne tam ne yarım olabilmiş bir kuşağı anlatıyor. Herkesi ışığının etrafında toplayan, apansız gidişiyle dostlarını ateşe durmuş mısır taneleri gibi dört bir yana saçan Yeşim, ardında kalanlara upuzun, sancılı bir tarihin hesap defterini bırakıyor. Sayfalardan daha iyi, özgür ve adil bir dünya hayalleri, okul kapılarının geçit vermediği direnişler, küçük yaşta gelecekleri çalınan “Manisalı Gençler,” hiç eksilmeyecek sanılan arkadaşlıklar, gönülçelen âşıklar, sonsuz özleyişler, ondurulamayan ne varsa taşıyor. “İlkgençlik ne güzel bir çağdır değil mi Pelin? Bir romanınönsözü gibi... Kitabın içeriğinden az çok fikir sahibi olduğumuz ancak olay örgüsünü sabırsızlıkla öğrenmek, son sayfalara bir an önce gelmek istediğimiz yıllar… Elimizde kitaplar, kulağımızdawalkman, yüreğimizde isyan… Ömrün en atılgan, en hesapsız, en samimi zamanları…”.

Sayfalar