Yazara Gore Listeleme

  • Abdulfettah Nurs
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    124,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    Şiir, hayatını düzene koyamayanların yetimhanesi; baştan aşağı suların kaynadığı noktada imdada yetişeni… Tepeden tırnağa baş harflerini oluşturduğun olur. Kimisi yetişir o kafiyeye. Kimisi ise yetiştiremez kendisini o hüsn-ü niyete. Şiir, derinlik inişi gibi algılansa da aslında sevgiyi, şefkati, kederi, kaderi anlatmak için bir zirvenin yamaçlarına çıkışın formülüdür. İnsanın içini dışa çevirmişliğinin Latin harflerine dökülmüş hâlidir şiir. Şiir, en şirin ve en korkunç ifadelerin arşivlendiği bir vezinler ülkesi… Okuyucuyu en keskin unzuruyla farklı yönlere sevk edebilir. Sükûtun bedene bürünmüş hâli olan şiir, üflenmeyerek ve soğutulmadan ‘azim’ kaşığı ile ufukları beslemeli...
  • Alice Miller
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    195,57 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Semanur KÖSE
    “İyileşmenin, hayattaki neşeyi, yaratıcılığı ve huzuru yeniden kazanmanın anahtarı, Alice Miller'ın ikna edici bir şekilde açıkladığı gibi, çocukluğun koşulsuz ifşasında yatar.” Alice Miller İhmal Edilen Anahtar'da, binlerce yıldır gerçeği örtmek için titizlikle örülmüş olan perdeyi kaldırmaya her zamanki gibi kararlı. O perdeyi bir kenara ittiğinde, şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıkıyor. Nietzsche, Picasso, Kathe Kollwitz, Buster Keaton hakkında yaptığı analizlerle gerçekleri gözler önüne seriyor. Pek çok kişi tarafından uzun süredir rafa kaldırılan anahtarla (çocukluk) paslı kilitleri açıyor ve okuyucularına beklenmedik zengin bir bakış açısı sunuyor. Picasso Guernica’da ne anlattı? Buster Keaton neden hiç gülümsemedi? Nietzsche neden kadınlara ve dine bu kadar çok hakaret etti? Niçin aklını yitirdi? Hitler ve Stalin neden zalim ve katil oldu?
  • Ramazan Yetkin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    222,97 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Lütfiye Ece Demiray
    Gerçekler, rivayetler, hikâyeler... Bir araştırmacı için en zor olanı da bu ya! Bir de zaman geçtikçe hikâyeler gerçeğe, gerçekler de hikâyeye dönüşmüşse... O yüzden zordur ya tarihi araştırmak... Yazacağın bir kelime, söyleyeceğin bir cümle değiştiriverir bir anda tarihi. Bazen yapılan araştırmalarda bilinmezlik de çoktur. Hakikati aramak ve bulmak ise çok zaman alır. İşte elinizdeki bu eser de böyle. Osmanlı tarihinde sıkça karşılaştığımız veya hiç karşılaşmadığımız onlarca kişinin almış olduğu lakap ve ünvanları neden aldığının hikâyesidir. İlginç olan şu ki, Osmanlı tarihinde yer etmiş kişilere verilen bu lakap ve ünvanlar o zamanlar için kimini aşağılamak kimini de övmek için verilmiş. Bazen kötü bir ünvan diye düşündüklerimiz o günlerde iyi bir şeyi çağrıştırırken, iyi bir ünvan verilmiş gibi düşündüklerimiz de o günlerde aslında kişileri küçük görmek veya aşağılamak için kullanılmış. Bunlardan biri de yukarıda temsili resmini gördüğünüz Kuyucu Murat değil mi? Acaba kimdir bu Kuyucu? Neden ona bu ünvan verildi? Anadolu'da çıkan Celali İsyanları'nı bastırırken isyancıların kellelerini alıp kuyuya attığı için mi yoksa bir sefer sırasında atıyla beraber bir kuyuya düştüğü için mi? Hangisi? Yoksa ikisi de mi? Peki sadece Kuyucu mudur hikâyesi olan? Ya Hezarfen, Cezzar, Katip, Mezemorta, Ayıcı, Maymunkeş, Barbaros... Onlara neden, niçin bu unvan ve lakaplar verildi? O zaman tarihimiz ve kültürümüz için şimdi öğrenme zamanı...
  • Ali Osman Abdurrezzak
    insan sesi mp3 - Türkçe
    27 Ayrım
    327,09 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Simge Aydoğan
    İnsan, en başından beri dünyayı belirli bir mekânda durarak anlamlandırır. Mağaraların karanlığında, dağların doruklarında, ormanların derinliklerinde ve görünmeyen âlemlerin eşiğinde mekân, hem bir sığınak hem de hakikati aramanın yolu hâline gelir. Mitlerin izini sürmek, mekânın mitolojik hafızadaki köklerini görünür kılar. Doğa unsurları, kutsal alanlar ve ölümün mekânı, anlatıların sessiz katmanlarında yeniden belirir. Mitoloji ile mekân arasındaki ilişki yalnızca kutsal yerlerin betimlenmesini değil, kimliğin inşasını, kültürel belleğin oluşumunu ve dilin dönüşümünü de içerir. Böylece mekân, toplumsal, kültürel ve düşünsel alanlarda çok katmanlı bir anlam örgüsüne dönüşür. Fenomenolojik, psikoanalitik, sosyolojik, antropolojik, felsefi ve postmodern yaklaşımlar aracılığıyla mitolojik mekânın çok yönlü doğası tartışmaya açılır. Mağara, yol, dağ, su, yeraltı ve öte âlem gibi ortak semboller farklı kültürlerin dokusunda yeniden okunur. Modern dünyanın hız, dijitalleşme ve mekânsızlıkla örülü yapısı içinde mekân algısının geçirdiği dönüşüm de bu tartışmanın güncel boyutunu oluşturur. Mitlerin mekânı nasıl kutsal anlamlarla donattığını ortaya koyan, mekân-insan ilişkisini kimlik bağlamında yorumlayarak mitolojik mekân algısının kültürel bellekteki karşılığını irdeleyen bu eser, söz konusu algının gelenekten modern dünyaya uzanan dönüşümünü sade ve bütüncül bir bakışla değerlendirir. Aynı zamanda akademisyenlerden araştırmacılara, kültür meraklılarından mitolojik anlatıların izini sürmek isteyen okurlara kadar geniş bir kitleye hitap eder. Hiç kuşkusuz, mekânın mitlerle kurduğu bağı anlamak, yalnızca geçmişe yönelmek değil, modern insanın kim olduğuna dair yeni sorular sormaktır.
  • Cemal Şener
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    6,36 MB
    Eser Türü: Kitap
    İDAMLA YARGİLANAN BÎR ALEVİ DEDESİNİN SAVUNMASİ HAMDULLAH ÇELEBİ’NİN, ŞERİAT MAHKEMESİNDE YARGILANMASININ TAM METNİ HAMDULLAH ÇELEBİ’NİN AMASYA SÜRGÜN GÜNLERİ VE HAKK’A YÜRÜMESİ AKP’NİN ALEVİ AÇILIMI AKP NE YAPMAK İSTİYOR, AKP DEMOKRASİNİN NERESİNDEDİR? ONUR ÖYMEN, CHP VE DERSİM OLAYI DERSİM FIRTINASI ALEVİLİĞİN GÜNCEL SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ İLHAN SELÇUK GÖZALTISI MARAŞ, MARAŞ DERLER; BU NASIL MARAŞ YENİCE’DEKİ BARIŞ FESTİVALİNDE OLMAK
  • Selim İleri
    insan sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    363,83 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe Kahya Yüksel
    İşte, selvilerin gerisinden ateşler, kıvılcımlar yükseliyor. Dağıla dağda, uçuşa uçuşa, Ayasofya’ya kadar uzanıyor ve Ayasofya’nın beyaz minareleri pespembe kesiyor. Şimdi sis perdesi kalkmaktadır. Kubbeler mavimsi, gümüşleniyor, birçok minare, aydınlık çoğaldıkça, kıpkırmızı. Tepeler pembe pırıltılı, sahiller mavimsi ve morumsu. İstanbul âdeta taptaze. Selim ileri, İstanbul Kitaplığının altıncı cildi İstanbul’un Tramvayları Dan Dan!..’da romanlarda, şarkılarda, filmlerde kalmış o kente, artık hayal İstanbul’a götürüyor bizi, büyülü bir yolculuğa davet ediyor.
  • Selim İleri
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    281,99 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe Kahya Yüksel
    "İstanbul, birbirinden o kadar farklı, hattâ birbirinin karşıtı bu semtler, yöreler aracılığıyla, birçok mimarîyi yan yana, iç içe sunar kentlisine. Göz daima oyalanır; düşünce yenilikle karşılaştıkça bilenir, gönlün duyarlığı şu semtten o semte daima tazelenir." "Bence Selim İleri kırk yıldan beri emek verdiği edebiyat alanında mutfağından, izbesine kadar evleri, sokakları, insanlarıyla, dünü bugünüyle İstanbul'u kucaklamış, her eseriyle biraz daha ustalaşmış, değerli bir İstanbul yazarıdır." Selim ileri, İstanbul Kitaplığının beşinci cildi İstanbul Lâle ile Sümbül’de romanlarda, şarkılarda, filmlerde kalmış o kente, artık hayal İstanbul'a götürüyor bizi, büyülü bir yolculuğa davet ediyor.
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    218,39 KB
    Eser Türü: Kitap
    978-975-574-610-4 Çocukluğumdan bugüne hatırladığım bazı mutluluk sahneleri vardır. Bahçeli iki katlı evimizin mutfağında bir kuzine soba vardı. Rahmetli annem bu sobaların üzerine sıcak su ihtiyacı için güğüm koyardı. Bazen bu güğümlerden kaynamaya yakın öyle iniltili/hüzünlü sesler çıkardı ki, çocuk kulağımla bunlar bana anlatılmaz bir duygu verirdi. Yine böyle bir ses sırasında anneme sormuştum: "Anne! Bu güğüm ne diyor böyle?" Annemin cevabı hâlâ kulaklarımdan gitmedi. Şöyle demişti: "Oğlum, o güğüm Allâh'ı zikrediyor". İşte o günden sonra daha farklı bir gözle bakmaya başlamıştım çevreme. Köyümüzde çinko damın üzerine yağan yağmur damlalarının çıkardığı sesler, ocakta yanan fındık dallarının çıtırtıları, rüzgârın sesi, gök gürültüsü, denizin dalgası hep zikir gibi gelmeye başlamıştı bana.Kur'ân bu gerçekliğe gökte ve yerdeki tüm varlıkların birer zikir/tesbîh/duâ faaliyeti içerisinde olduklarını söyleyerek işaret ediyor. Yine bitkilerin, ağaçların, yıldızların secde ettiğini öğreniyoruz Kur'ân'dan. Bu idrâkle yaşadığımız âlemi seyrettiğimizde cansız/şuursuz bir nesneye değil, sonsuz bir kulluk coşkunluğuyla tesbîhini yerine getiren canlı bir varlığa baktığımızı hissediyoruz. Sanki "hâl diliyle" bu varlık bize şöyle sesleniyor: "Ey insân! Biz, ezelde Allah'ın bizim için çizdiği tesbîhi şaşmadan büyük bir aşkla yerine getiriyoruz. Haydi, ne duruyorsun, sen de katıl bu evrensel tesbîhe, bu zikir deryasına." Varlık ve oluş, Allah'ın isim-sıfatlarının yani "Esmâü'l-Hüsnâ"nın bir tecellîsidir. Allah, "Zâhir" ismiyle, varlıklar dünyâsında eşyâ ve olaylar hâlinde kendini bize göstermektedir. Öyleyse varlıkla bütünleşme, varlığın tesbîh çağrısına katılma, "Allah ile buluşmak" demektir. Tesbîh'e Çağrı, bu buluşmaya dikkat çekme ve bu mânevî yolda bir katkı sağlayabilme ümidiyle kaleme alınmıştır.
  • Mine G. Kırıkkanat
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    278,76 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Feyza Daldal
    Barut yüklendi !. Fitil ateşlendi.. Herkes yerini alsın..Mine G. Kırıkkanat anılarını yazıyor. Barut-Her Şeyin Bedeli Var- başlıklı anılarında Kırıkkanat, hayatının 1968'den 1981'e, ilk perdesinden bilinen, yanlış bilinen, bilinmeyen, tahmin edilen, hiç haberimizin bile olmadığı "özel"den ve cephenin tam ortasından, her şeyi tüm açıklığıyla ortaya döküyor. Cin lambadan çıktı.. Üstelik bu daha başlangıç..
  • Theodore Kaczynski
    insan sesi mp3
    45 Ayrım
    1301,61 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Azra Gül Tetikli

Sayfalar