Yazara Gore Listeleme

  • John Kobler
    insan sesi mp3 - Türkçe
    58 Ayrım
    557,47 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Levent Filyos
    Halk ona Yaralı Yüz diyordu, FBI ona Bir Numaralı Halk Düşmanı diyordu, arkadaşları ona Snorky diyordu. Ancak Capone en çok hatırlanan isimdir. Ve John Kobler'in Capone'u yeraltı krallarının bu en acımasız ve gösterişli biyografisinin eksiksiz biyografisidir; Al Capone'a ve onun şatafatlı dönemine dair eksiksiz bir bakış sunan samimi ve dramatik bir kitap. İşte Capone'un hikayesi: Brooklyn'de şiddet dolu çocukluğu, Johnny Torrio'nun teğmenliği, yeraltı dünyasının saflarındaki yükselişi, kötü şöhretli St. Valentine Katliamı, sonunda tüm Chicago şehrini kontrol etmesi ve hapishanedeyken düşüşü. Alcatraz. Capone en iyi gangsterdi ve Capone da gangster biyografilerinin en iyisiydi; suç edebiyatında bir klasik
  • Faruk Manav , Ömer Kızıltan , Mehmet Ali Dombaycı , S. Gülay Doğru , Fahri Kars , Dilek Başerer , Ekrem Ziya Duman , Aylin Arslan , Beyhan Zabun , Nebile Eroğul , Zeynep Başerer Berber
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    28,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Ortaöğretim alan öğretmenlikleri içerisinde felsefe, mantık, sosyoloji ve psikoloji derslerinin bir araya gelerek oluşturduğu felsefe grubu alanı, bu özelliğinin yanı sıra, bu derslerin etkili ve verimli bir şekilde öğretilmesi/öğrenilmesi sonucunda sağlayacağı yararlarla da özel bir konuma sahiptir. Elbette her dersin yarar/yararlar ekseninde değerlendirilmesi doğru olmayabilir. Ancak felsefe grubu derslerinin genel bir bilgi kazandırmanın dışında her öğrenciyi insanî özellikler açısından her anlamda geliştirme potansiyeli taşımasına bağlı olarak gerek bireysel gerekse toplumsal ölçekte yararlar sağladığı söylenebilir. Söz gelimi, kişinin kendini tanıması, toplumu tanıması, başkalarıyla sağlıklı iletişim kurması ve onları anlaması, insana insan olarak değer vermesi, her anlamda bilinçli bir birey olması, düşünme ve sorgulama becerisine sahip olan ve aklını iyi yöneten bir insan olması gibi özelliklerin ya da niteliklerin bu kapsamda değerlendirilmesi mümkündür.
  • Cahit Ülkü
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    473,49 KB
    Eser Türü: Kitap
    Tarihi Roman değil, Tarihin Romanı! Aleviler Hazaryalı Musevi Türklerin ardılları mı? Osmanlı Anadolu’ya geldiğinde Alevi miydi? Padişahlar kardeşlerini katlederken haklı mıydılar? Osmanlı, ne zaman ve neden Müslüman oldu? Ve II. Selim sarhoş, sefih birisi miydi; yoksa Osmanlı Tarihi?nin en büyük strateji dehası mı? Bunlardan başka daha pek çok sorunun üzerine cesaretle eğilen Cahit Ülkü, hepsine çarpıcı ve gündem sarsıcı yanıtlar veriyor. Denebilir ki bu romanı okumadan Osmanlı’yı anlamak olanaksızdır. Bu romanda, aynı zamanda Resmi Tarih in bizleri ne denli aldattığını görerek yüzleştiğiniz gerçeklerle allak bullak olacaksınız. Suların Getirdiği Padişah başlı başına bağımsız bir roman olduğu kadar yazarın çok tartışılan, uzun süre en çok satanlar listelerinde yer alan “Son Hazaryalı” adlı romanının ayrılmaz devamı niteliğinde Üstelik dil açısından Türk edebiyatına damgasını vurmaya aday bir yapıt. Bu romanla gerçek Hürrem’i yakından tanıyacak, şehzadeler arasındaki kanlı savaşlara, evlât katillerine yüreğiniz yanarak tanık olacak; en görkemli çağında Osmanlı’nın içten içe nasıl çürümeye başladığını görerek hüzünleneceksiniz.
  • Aziz Üstel
    - Türkçe
    1 Ayrım
    311,61 KB
    Eser Türü: Kitap
    iz yola, ya devlet başa ya kuzgun leşe diye çıktık... İttihatçı avı alabildiğine sürüyordu… İtilafçı subaylar, aramadık delik bırakmıyor, bohçacı kadın kılığında, Arnavut zerzevatçı kimliğinde, İttihatçıların mesken tuttuğu mahalleleri tarıyordu. Sokaklar ıssız, hava sıkıntılı, gözler yaşlı, nazlı sancak boynu büküktü… İttihatçıların bazısı yargılanıyor, bazısıysa Boğazlıyan Kaymakamı Mehmed Kemal gibi idam ediliyordu. Ve işte o zaman İttihatçı tayfası pabucun pahalı olduğunu anladıİstanbul’un dört bir yanına dağıldı, tam siper oldu! Peki, ne olmuştu da Osmanlı gibi koca bir imparatorluğu elinde tutan İttihatçılar bu duruma düşmüştü? Bir grup İttihatçı, Baytar Miralay Nuri Bey’in evinde toplanarak ülkenin gidişatından, savaştan, Talat ve Enver beylerden, millete hürriyet ve özgürlük getirme düşüncesinden konuşuyor, planlar yapıyordu. İtalya’nın Trablusgarp’a saldıracağı söylentileri dolaşmaya başlamıştı. Trablusgarp sorunu, İtalya’da Osmanlı düşmanlığını artırmış, Türkler korku ve dehşetle anılır olmuştu. 1911 Eylülü’nde İtalya ile Osmanlı arasındaki gerilim ise tırmanıyordu. Savaş kaçınılmazdı… Ve Osmanlı’nın Trablusgarp’taki varlığı da son bulmuştu.Böylesi gerilimli bir ortamda karşı karşıya gelen Enver Paşa ile Mustafa Kemal’in Millî Mücadele öncesi rolleri ne olacaktı? Aziz Üstel’den Osmanlı’nın Son Kartalları’nın sürükleyici hikayesi…
  • Murat Soylu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    164,26 KB
    Eser Türü: Kitap
    Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk, milli Mücadele’den sonra ülkenin doğusuyla, batısıyla, güneyiyle, kuzeyiyle bir kalkınma hamlesine girişmişti. Bunun için çeşitli projeler geliştirdi. Ülkenin kalkınması için iç yönetim kuruluşlarını yurdun doğu bölgelerinden başlayarak genişletme gereği duydu. Dersim bölgesinde önemli bir reform programının uygulanması da düşündü. Ülkeyi bir baştan bir başa demir yolları ile bağladı. Ancak ne hazindir ki, özellikle dış güçlerin ve emperyalist devletlerin kışkırtmasıyla Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde bu kalkınma politikalarına karşı çıkanlar oldu. Bu karşı çıkışlar bazen de iç isyanları beraberinde getirdi. Bu kalkışmalar ülkenin kalkınmasına ve ilerlemesine büyük darbeler vurmuştur. Atatürk döneminde Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde meydana gelen bu isyanların temel karakterinin emperyalistlerin kışkırtmasıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu halkını çeşitli vasıtalarla ulusumuzun bir parçası olmaktan çıkarmak olduğunun altını çizmiş ve şöyle değerlendirmiştir:“Kürt sorunu, Türklerin çıkarı için kesinlikle söz konusu olamaz. Çünkü, bizim ulusal sınırlarımız içinde Kürt öğeleri öylesine yerleşmişlerdir ki, pek sınırlı yerlerde yoğun olarak yaşarlar. Bu yoğunluklarını da kaybede ede ve Türklerin içine gire gire öyle bir sınır oluşmuştur ki, Kürtlük adına bir sınır çizmek istesek, Türkiye’yi mahvetmek gerekir.”
  • Ryan Gingeras
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    240,65 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bu eser modern Türkiye'nin kurucusunu anlamlı bir tarihsel perspektife yerleştiriyor ve onun temel fikirlerinin aynı ölçüde derinlikli bir analizini sunuyor. M. Şükrü Hanioğlu, Princeton Üniversitesi. Osmanlı İmparatorluğu sona yaklaştıkça pek çok Osmanlı askeri vatanı kurtarmak için liderlik vasfına soyundu. Birinci Dünya Savaşı yalnızca Osmanlı topraklarının çözülmesine değil, öne çıkan bu liderlerin de farklı fikirler ortaya atmasına yol açtı. Enver, Talat ve Cemal Paşa troyka yönetimi ile birlikte İttihat ve Terakki Cemiyeti de siyaset sahnesinden silinirken Selanik’ten yeni bir lider çıktı. Hem dönemin bütün hizipleriyle irtibatta olan hem de onlardan ayrı bir yola çıkan Mustafa Kemal, İmparatorluk’tan kalan mirasla bir Cumhuriyet kurdu. İtilaf Devletleri’ni hem savaş meydanında hem de masada mağlup ettikten sonra devraldığı mirası tüm dünyanın gözleri önünde ileriye taşıdı. Bu mirasın içinden alınanlar ile geçmişe terk edilenler modern Cumhuriyet’in yapılarını oluşturdu. İmparatorluğun kaderiyle oynamaya aday Selanikli bir gençten, asker Mustafa Kemal’e oradan devlet kurucusu Atatürk’e yolculuğu ele alan bu kitap, hem geç dönem Osmanlı İmparatorluğu’nun hem de erken Cumhuriyet’in sancılı yıllarının da özlü bir anlatımını sunuyor.
  • RIFAT ORAL
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    332,88 KB
    Eser Türü: Kitap
  • KENAN ORAL
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    69,05 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Edmund Husserl
    metin - Türkçe
    10 Ayrım
    10,37 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bu kitap Husserl’in 1907’de Göttingen Üniversitesi’nde Fenomenoloji üzerine verdiği beş dersin metnini bir araya getirmektedir. Husserl bu Beş Ders’te fenomenolojisinin ana savlarını ve neredeyse tüm temel kavramlarını ortaya koyarak fenomenolojik düşünmenin yürüdüğü yolu bize göstermektedir. Bu dersler aynı zamanda onun düşünce çizgisindeki önemli bir dönüşüme, fenomenolojinin transzendental fenomenolojiye dönüşümünün başlangıcına da tanıklık etmektedir. “Fenomenoloji görerek, aydınlatarak, anlam belirleyerek ve anlam ayrımı yaparak yol alır. Fenomenoloji karşılaştırır, ayrım yapar, bağlar, ilişkiye sokar, parçalara böler, öğelerine ayırır. Ama her şeyi saf görmeyle yapar. Kuramlaştırmaz, matematikleştirmez; zira, tümdengelimli kuram anlamında hiçbir açıklamada bulunmaz.” Edmund Husserl
  • Sylvie Baussier & Pascale Perrier
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    47,20 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Zerrin Saklıca
    Pülüm Ailesi’nin ilk yolculukları Pis Kokan Gezegen’e. Bu gezegende her türlü kötü koku suni bir başka kokuyla bastırılıyor. Gezegen aynı zamanda bir tüketim krallığı; her şey kolayca satın alınabiliyor, eski ve modası geçmiş eşyalar da çöpe atılıyor. Bu yüzden Pis Kokan Gezegen tam bir çöp gezegen. Bakalım bu gezegende Pülüm Ailesi’ni neler bekliyor?

Sayfalar