Yazara Gore Listeleme

  • Cem Akaş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    136,75 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    Bu dünyaya ait değildi Ofelya. Onun yeri gökteki yıldızlardı; üzerimizi çarşaf gibi örten gökkubbeydi onu büyüleyen. Ama kimse onu anlamadı, Shakespeare bile. Yüzyıllardır bu hikâye Hamlet üzerine kuruldu, onun bakış açısından değerlendirildi, zihinlerde hep onunla var oldu. Ancak şimdi bu klasik eserin unutulmaz karakteri Ofelya, yeni bir düşünce yapısı ve derinlemesine bir anlatıyla yeniden hayat buluyor. Destansı bir aşkın yalınlaştırılmış figürü olmaktan ziyade kendi hikâyesini yazan, düşünen, hisseden bir kadın Ofelya bu eserde. Hamlet’in aşkına bel bağlayan naif bir kız değil, kendi gücünün farkına varmış, yıldızların büyüsünde kendini bulan, analitik bir zihin. Fraktal yapının incelikli kullanımıyla okurlarına sıradışı bir yolculuk vadeden bu roman, Ofelya’nın derin dünyasına dalarken bu klasikleşmiş trajediye bambaşka bir çehre kazandırıyor. Eylemlerin ve düşüncelerin iç içe geçtiği bu yapı, hikâyenin en yalın ve bütünsel hâli. Sahne şimdi Ofelya’ya emanet... Okura not: Bu kitabı okumak için Hamlet’i bilmek şart değil, ama Shakespeare’in bu trajedisini bilenlerin romanda yeni katmanlar keşfedeceği de bir gerçek!
  • Üstün Dökmen
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    98,32 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    Bir mayıs günü, Ankara’daki Kumrular Sokak’ta bir güvercin, üçüncü kattaki bir evin balkonuna kondu. Yaman adındaki bir çocuk o güvercini fark etti. Güvercinin ayağına bir saç dolandığı için yaralanmıştı. Ve bu güvercin birden Türkiye’de yeni bir gündemin başlangıcı oldu... Önce bu kuşun ne olduğu tartışıldı, sonra bu saçın kime ait olduğu konuşuldu. Buradan kim ne demiş, kim kime laf atmış diye mevzu uzadı gitti. Tüm konular unutuldu, tüm yaşananlar geride kaldı. Gündemde tek şey vardı: Ayağına saç dolanmış güvercin! Prof. Dr. Üstün Dökmen’den bir güvercinden yola çıkarak Türkiye gerçeklerini anlattığı çarpıcı bir hikâye: Bir Güvercinin Hazin Hayatı... Aile, ilişkiler, gençlerin ve kadınların sorunları anlatılıyor, toplumsal problemler bir bir gözler önüne seriliyor. Bu sırada bir güvercin hayatımızdan geçip gidiyor...
  • Halit Kakınç
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    295,59 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Birgül Samur Zirek
    "Ülkemizin önde gelen araştırmacı akademisyenlerinden yazar dostum Halit Kakınç, Struma olayı hakkında bugüne kadar karanlıkta kalmış birçok bilgiyi de içeren önemli bir eseri yayımlıyor. Ben, Struma cinayetini bire bir yaşadım. 1941 yılında, 15 Aralık'ta Struma gemisi Sarayburnu açıklarına demir attı. Rıhtıma yanaşmasına izin verilmedi. Gece gündüz polis nezaretinde, 769 insan 72 gün boyunca deniz ortasında hapsedildi ve sonra katledildi. Yazar Halit Kakınç'ın bu eserinin en sonunda, Anadolu Ajansı'nın 24 Şubat 1942 tarihli açıklamasını bulacaksınız. Vatandaşlarına saygısı sıfır olan ceberut ve despot devlet anlayışını yansıtan bu açıklama, aynı zamanda utanç verici bir yalanı da içeriyor: "Geminin tamiri hitam bulduğu halde…" diye başlıyor. Aslında motor arızalı olarak, atölyede kalmıştı. Yani, Struma motorsuzdu. Motorsuz bir gemi, kaderine terk edilen 769 insanı taşıyan bir büyük yüzen tabuttu. Ve devletin Anadolu Ajansı, utanç verici bir şekilde, geminin tamirinin bittiğini iddia ediyor, yalan söylüyordu. Katillerin cinayetlerini örtmeye çalışıyordu. Struma cinayetinin üzerinden 70 yıl geçti. Mensubu olduğum Türk toplumunun eleştirilecek birçok yönü var. Bence bunların başında, eskiden beri süregelen geçmişte kalmış sayısız günahlarıyla yüzleşememek ve huzura erememek var. Bu cesareti ıskalamak… Cesetleri arka arkaya, üst üste yığıp dolap kapılarını kilitlemek… İyi de, cesetler orada kokuşup duruyor. Koku etrafa yayılıyor, havayı zehirliyor. Şu dolapları artık açıp havalandırsak, günahlarımızla yüzleşsek, huzura ermeyi denesek daha iyi olmaz mı?" İshak Alaton (Tanıtım Bülteninden)
  • Ömer Tuğrul İnançer
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    278,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: EMRE BILIMLI
    "Tasavvuf bu devirde olmaz diye düşünmemek gerekir. Bu devrin geçmiş devirlerden farkı ne ki bu devirde tasavvuf olmasın! Daha yüksek binalar, daha geniş yollar, daha hızlı vasıtalar mı tasavvufun günümüzde olmamasına sebep olacak! Bunlar neyi değiştirebilir? Çamaşır makinesinden elektrik süpürgesine varıncaya kadar teknolojik icatların tümü, insanların eskiden çok gayret sarf ederek yaptıkları işleri makine vasıtasıyla daha az gayret sarf ederek yapmalarına yarar. Eskiden çamaşır kille, külle, sabunla, sodayla, çivitli suyla ya da kazanda kaynatılarak dere başında yıkanıyordu ama hep yıkanıyordu. Çamaşırın makine ile yıkanması mı ilerilik! Sevgi olduğu müddetçe tasavvuf vardır. Nefis olduğu müddetçe -ki kıyamete kadar var olacaktır- tasavvuf vardır. Bu devirde tasavvuf olur mu diyenin şaşarım akl-ı perişanına." Yaşadığımız çağın hengamesinde uzaklaştığımız ihlas, edep, sıdk, muhabbet gibi her birimizin sahip olmak istediği güzel hasletleri odağına alan bu çalışma, Dinle Neyden programındaki konuşmalardan hareketle yayıma hazırlandı. Ömer Tuğrul İnançer tasavvufun en temel konularını anlattığı bu kitabında bizi iyiye, güzele ve doğruya davet ediyor.
  • Derleyen: İş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    157,89 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: mehtap tolu
  • Noah Gordon
    insan sesi mp3 - Türkçe
    64 Ayrım
    871,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: mehtap tolu
    Kızılderili Soykırımının, Köleliğe Karşı Direnen Bir Ailenin Beyaz Şaman'ın Romanı Kızılderili ölü gibi uzanmış, iş bitene kadar hiç inlememişti. Bu sırada kadın bir su kabağına su doldurmuş; geyik derisinden yapılmış küçük bir torbadan aldığı beyaz bir tozu suyun içersine atarak karıştırmıştı. Hazırlanan ilaç yaralıya verildiğinde, adam bunu büyük bir istekle içti. Kadın, yaralının kalçasının her iki yanına ellerini yerleştirdi, gözlerine bakarak kendi dillerinde şarkı söyler gibi bir şeyler mırıldandı. Kadını seyreden Rob J., tüylerinin diken diken olduğunu hissediyordu.
  • John Strelecky
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    110,32 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: dilek gül
    HAYATIN ANLAMINA DAİR BİR HİKÂYE Hayatın telaşına çok fazla kapılan ve kısa bir tatil için arabasıyla yolculuğa çıkan John’un yolu, hiçliğin ortasında gibi görünen küçük bir kafeye düşer. Aslında tek istediği kısa bir mola vermektir ama karşısında kafenin menüsünde yer alan üç soru bulur: Neden buradasın? Ölümden korkuyor musun? Halinden memnun musun? John şaşkına dönse de merakına yenik düşer ve bu soruların sırrını kafenin aşçısı, garsonu ve müşterilerden birinin yardımıyla çözmeye koyulur. Hayatın anlamına dair bu sorular onu reklamcılık sektörünün üst düzey yöneticilerinin dünyasından Hawaii sahillerine kadar götürecek, hayata ve ilişkilere bakış açısını değiştirecek ve insanın bilge bir yeşil deniz kaplumbağasından öğrenebileceği çok şey olduğunu anlamasını sağlayacaktır. Dünyanın Kıyısındaki Kafe bizi de kendi içimizde bir yolculuğa çıkmaya yüreklendiren, yer yer gülümseten, capcanlı, dokunaklı bir hikâye.
  • Prof. Dr. Mustafa S. KÜÇÜKAŞCI (Ünite 1, 4, 8), Prof. Dr. Casim AVCI (Ünite 2, 3, 7), Prof. Dr. Mustafa FAYDA (Ünite 5), Prof. Dr. İsmail YİĞİT (Ünite 6), Prof. Dr. Birsel KÜÇÜKSİPAHİOĞLU (Ünite 9), Dr. Öğretim Üyesi C. Ersin ADIGÜZEL (Ünite 10).
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    744,37 MB
    Eser Türü: Dersler
    Seslendiren: Yelda
    Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi (AOF) İslam Tarihi Ve Medeniyeti 1 Dersidir.
  • Amin Maalouf
    insan sesi mp3 - Türkçe
    44 Ayrım
    655,48 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: nurçehre elver
    Arapların gözünden “barbar” olarak tanımlanan Frenklerin İslam dünyasında yarattığı etkiyi, Türk, Kürt ve Arap emirlerinin mücadelelerini, zaaflarını, zaferlerini anlatırken, bu iki dünyanın bugünkü ilişkilerine ve bin yıllık geçmişine ışık tutuyor.
  • Hasan İzzettin Dinamo
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    5,71 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Bunların hepsi belediyece gömdürülecek şehit ailelerinin çocuklarıydı. Fatma’nın ölüsü de gelince mezar­cılar irili ufaklı, kızlı erkekli çocuk ölülerini birer birer mezara indirip, toprağın üzerine yan yana dizmeye, sonra üzerlerine tah­ta dizmeden toprak atmaya başladılar. Bir yığın çocuk bir daha kalkıp oynamamak, ekmek istememek, cıvıldaşmamak, kavga et­memek üzere bir tek mezara atılmıştı. Bu, Şakire’nin çok gücüne gitti. İçinde korkunç bir hınç kabarmıştı. Bu felek denen şey ne korkunç bir canavardı? Babası, ağabeyi sınır boylarında mezarsız çürüyüp giden şu şehit yavrularının bir tek mutluluğu yerin altı­na girerek açıkta kurda kuşa yem olmaktan kurtuluşlarıydı. Şe­hitlerin geride bıraktığı varlıkları bu akıbet beklemiyor muydu?” Hasan İzzettin Dinamo, Ulusal Kurtuluş Savaşı yıllarını en fazla yokluk ve kimsesizlik içinde geçiren yazarlarımızdandır. Savaş ve Açlar, bir ailenin yaşayabileceği en zor koşullardaki var olma mücadelesinin, savaşın etkisiyle, nasıl drama dönüştüğünü, nasıl dağılma ve yok olma sürecine girdiğini anlatan, çarpıcı ve bir o kadar da etkileyici bir roman.

Sayfalar