Yazara Gore Listeleme

  • Sinan Onus
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    432 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Deniz Çıkılı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    340 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Hakan Yılmaz Çebi
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    236 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Aslı Dağlı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    47 Ayrım
    1101,92 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Burçin Sağcan
    "Dizginlere asıldım fakat çok geçti. Bodoslama daldık ve sonrasında olan şey, evrenin düzenini kavrayışımı sonsuza dek değiştirdi. Fakat oradaydım, gerçekleştiğini gördüm ve o zamandan beri bilgeliğimizin sınırlarının nerede bittiğini ve o sınırların ötesinde daha ne yalanlar yattığını açığa çıkaran pek çok şeye tanık oldum. Tekerleklerin altındaki yol yok oldu ve köprü çok aşağılarda kaldı. Bir anlığına havada veya o mavi ışıkta süzüldüğümü hissettim. Ve orası sıcaktı. O kısacık sıcaklığı hatırlıyorum çünkü kendimi nasıl ansızın havada bulduysam aynı ivedilikle kendimi suyun içinde, suyun altında buldum ve şimdi size tüm bunları anlatırken yine oradaymışım, Goose Nehri’nin buzdan dişlerinin arasındaymışım gibi hissediyorum; su içime doluyor ve yalnızca boğulanların duyduğu o yakıcı ıstırabı duyuyorum. Hiçbir şey boğulmaya benzemez çünkü bu his yalnızca ıstıraptan ibaret değildir, içinde böylesi yabancı bir duruma karşı duyulan bir afallamışlık da vardır. Zihin, dört bir yanımız daima havayla dolu olduğundan nefes alabileceğini sanıyor ve nefes alma dürtüsü öyle bir içgüdü ki bu emri duymazdan gelmek için bir nevi odaklanma gerekiyor. Köprüden kendim atlamış olsaydım içine düşeceğim vaziyeti öngörebilirdim. Köprünün kenarından düşmüş olsaydım sırf hayal edilebilir olduğu için anlayabilirdim. Fakat pencereden nehrin derinliklerine öylece itilivermiş gibiydim. Hiçbir uyarı yoktu. Nefes almaya çalışıp durdum. Nefes almak için feryat ettiğimi anımsıyorum fakat gelen cevabın verdiği ıstırabı, içime dolan suyun çektirdiği acıyı ve o acıya öğürerek karşılık verdiğimde nasıl da içime daha fazla suyu buyur ettiğini daha iyi hatırlıyorum." “Toni Morrison’un özgürlük patikasında yürüyen bir roman denemesi Su Dansçısı. Ya hafızamız köleleştirilmiş insanları özgürlüğe taşıma gücüne sahip olsaydı? Su Dansçısı’nın en güzel tarafı alternatif bir tarih önermesi: Köle gemilerinde dehşete kapılan ve ırkçılıktan boğulan insanların yerine evlerine dönen insanların bir hikayesi.” NPR “Mitik, büyülü bir dil Ta Nehisi Coates’un eserlerini çevreliyor. Macera romanı, gasp öyküsü ve romantizm; Su Dansçısı’nda bunların hepsi var. Irkçılığın hatırlanmasını talep ettiğinde kime konuşuyor Ta Nehisi Coates? O hepimize konuşuyor; hepimizden birisi olarak konuşuyor.” Tochi Onyebuchi, Tordotcom “Coates fantastik olanın içine köleliğin dehşetini yerleştiriyor. Hakları elinden alınmış siyah çocukta bir tür süpergüç bir yetenek olarak ortaya çıkıyor… Su Dansçısı kendine özgü bir kitap, onun dünyasında yas şaşırtıcı ve nadir bir kucaklamaya dönüşüyor.” Esi Edugyan, The New York Times Book Review “Su Dansçısı; Toni Morrison, Colson Whitehead ve Stephen King’in yapıtlarını çağrıştıran okült bir hikaye anlatımı. Yıllanmış şaraplardan oluşan bir mahzen gibi. Büyülü gerçekçiliğin sınırlarında gezinen bir yapıt.” Dwight Garner, The New York Times “Su Dansçısı’nın hikayesinde gerçekçilik ile fantastik ögeler birbirine karışıyor. Sonuç, ırkçılığı eleştiren bir süper kahramanın kendi güçlerini keşfederken tarihsel bir romanın kalıplarını kırıp atması.” The Washington Post “Mutlaka okumalısınız.” Toni Morrison “Bir neslin uyanış anına ilişkin elzem bir kitap.” The New Yorker “Coates kaçınılmaz biçimde sizi yakalayan, lirik ve yıkıcı hassasiyete sahip, zamanımızın yeni bir klasiğini kaleme aldı.” Vogue
  • Ayşe Turgut
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    9,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Gamze Samancı
    Güzel düşünmek sihir gibidir.
  • Murat Gülsoy
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    659,25 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Aytun Sezer
    Kitapta on iki öykü yer alıyor. Bu öyküler, ağırlıklı olarak 'yazı' ve 'oyun' temaları üzerine odaklanmış. Yazarın öykülerinde göze çarpan bir özellik de ironi ve kara mizaha çokça yer verilmesi. Öykülerinde insanları şaşırtmayı sevdiğini söylüyor. Sürprizli, beklenmedik sonlarla çıkıyor karşımıza. Birinci tekil şahıs anlatımının baskın olduğu çalışmalar, okurla sıcak bir ilişki kurabilmenin zeminini de oluşturuyor.
  • Arthur Hailey
    insan sesi mp3 - Türkçe
    44 Ayrım
    424,43 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Levent Filyos
    Arthur Hailey Başbakan Ekabir'de özellikle politika çevrelerini konu alarak okurlarını yeni yeni heyecanlara sürüklüyor.
  • Shirley Jackson
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    453,05 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mevsim Yıldır Turgay
    Dünyadan gizlenerek yaşayan iki kız kardeş ve gölgesini geçmişten bugüne, onların üzerine düşüren gizemli bir olay... Usta yazar Shirley Jackson, bu kısa ve mücevher misali pırıl pırıl romanda ters köşelerle örülü bir öykü anlatıyor, okura tuzaklar ve yanılsamalarla dolu bir zemin sunuyor. Biz Hep Şatoda Yaşadık, inişleri ve çıkışları, anlatımdaki mahir sıçrayışlarıyla Shirley Jackson’ın dehasını ortaya koyuyor; üstelik karşılaşacağınız en tuhaf ve cazip roman kahramanlarından biriyle, Merricat ile tanışmanızı sağlıyor. Merricat, onu mahvedecek hakikatlerin karşısında hayallerinin sayesinde dimdik duruyor, ne ki bazı hayaller, kabuslarla koyun koyuna uyuyor. Bugün Stephen King’den Neil Gaiman’a değin pek çok çağdaş yazarın ilham kaynakları arasında andığı Shirley Jackson, Amerikan Gotiği’nin klasiklerinden sayılan Biz Hep Şatoda Yaşadık ile anlatıcı olarak ustalığını gözler önüne seriyor ve kız kardeşliğe dair unutulmayacak bir metne imza atıyor. Doğada hiçbir şey yoktan var olmuyor ve sarayların enkaza, hayallerin hezeyana dönmesi için bir an yetiyor; geriye kala kala biraz toz, belki biraz da kül kalıyor. En ölümcül zehirler, tıpkı en kuvvetli tılsımlar gibi insan yüreğinde büyüyor ve hiçbir yer, ama hiçbir yer insanın evi gibi olmuyor.
  • Thomas Mann
    insan sesi mp3 - Türkçe
    68 Ayrım
    1301,52 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Taner Gürkan
    Thomas Mann (1875 - 1955), Alman edebiyatının olduğu kadar dünya edebiyatının da tarih, aile ve sosyal hayatı konu alan ve bu sorunları derinlemesine irdeleyen çok sayıda romanıyla en büyük yazarlarından biridir. Thomas Mann`ın bu başarılı edebiyat çalışmalarının toplamına 1929`da Nobel Edebiyat Ödülü verildi. Nietzsche, Schopenhauer gibi ünlü filozofların ve Johann Wolfgang, Goethe, Tolstoy gibi klasik edebiyat ustalarının düşünceleri, eserleri ve hayatlarıyla yakından ilgilenmiş ve romanlarının konu seçiminde ve teknik kurgusunda yararlanılmıştır. Hitler döneminde ülkesini terk etmek zorunda kalan Thomas Mann, İsviçre ve Amerika`da eserleri ve verdiği konferanslarla dünyanın hayranlığını kazanmıştır. Eskiçağ tarihi ve dilbilimine, mitolojik konulara ilgi duymuş, ünlü filolog ve mit araştırıcısı Karl Kerén ile tarihi konularda düşünce alışverişinde bulunmuştur. Bu dönemde, dört ciltten oluşan Yusuf ve Kardeşleri adlı romanının tarihî ve edebî altyapısını, düşünce dokusunu eleştirel bir yaklaşımla hazırlamıştır. Din ve uygarlık tarihinin çok önemli bir şahsiyeti ve Peygamberi olan Hz. Yusuf`un hayatını, dönemini babsı Yakup Peygamberden başlayarak gerçekçi bir yaklaşımla aynı zamanda tarih, kültür ve uygarlık serüveni olarak da okunabilecek başarılı bir teknik ve anlatımla 1926 - 1942 yılları arasında yazmıştır. Yusuf, umudun simgesidir; faşizm er ya da geç yenilecektir!...
  • Haydar Akın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    37 Ayrım
    1093,32 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tansu Güngör
    Bu çalışmada, sınırlar ölçüsünde Antikçağ’dan Yeniçağ’a ‘çocuk’ ve ‘çocukluk’ olgusunun kabulü ile bu alanda yüzyıllar boyunca yaşanan şaşırtıcı ve giderek dramatik hale gelen değişim irdelenmekte; ardından Ortaçağ’dan Yeniçağ başlarına -giderek orta Avrupa ülkeleriyle sınırlı kalmak üzere- Avrupa'da cinlenmiş çocuklar, çocuk cadılar, çocuk cadı avları ve yargı süreçleri incelenmektedir. Çocuklarda çok farklı tarihsel koşullarda ortaya çıkan ve dönemin otoritelerince sapma, sapkınlık veya cinlenme olarak tanımlanan durumları bütünüyle çocukların duygularıyla hissedebilmenin, onların gözüyle görebilmenin imkânsızlığı ortada olmakla birlikte; kendilerini ölüme veya yıllarca süren hücre cezasına götüren süreci çoğunlukla bir oyun olarak gören çocukların dünyasına bir nebze olsun yaklaşabilmek, çocuk cadılığı adı altında yaşanan toplumsal histerinin nedenlerini onların gözünden görebilmek ve giderek anlayabilmek amaçlanmaktadır.

Sayfalar