Yazara Gore Listeleme

  • Cebeli Yerlikaya
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    34,35 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şebnem Ulusan
    Biz susardık! Bir şehirden öbürüne Seslice, bir sevda çığlığı geçerdi içimizden.
  • Cebeli Yerlikaya
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    101,03 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şebnem Ulusan
    İnsanoğlu; et ile kemik gibi bir parçaydı, topraktan. Biri bir eker, öbürü bin verirdi kucaktan. Sonra toprak elden çekildi, el topraktan. Devran döndü, gün aktı, zaman geçti Ak’a kara, mert’e namert bulaştı. Et ile tırnak gibiydi insan tek bedende toprakla filizlenmiş, toprakla düğümlenmiş. İnsana şer, toprağa zehir bulaştı Türedi binlerce ayrık otu, canı candan ayırdı. Cebeli YERLİKAYA
  • Giulio Leoni
    insan sesi mp3 - Türkçe
    30 Ayrım
    359,67 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Feyza Daldal
    Haziran 1300, Floransa.. Yüzü kireç sıva ile kaplı bir ressamın cesedi, tamamlamak üzere olduğu mozaiğin yanında bulunur. Floransa'nın yeni prioresi ( ve bir gün kriminoloji üzerine kapsamlı incelemesi Cehennem'i yazacak olan) şair Dante Alighieri, kilisedeki bu cinayetle ilgili soruşturma görevini üzerine alır. Bu onun ilk resmi soruşturmasıdır. Elindeki belirsiz ipuçlarıyla, Floransa'nın sokaklarını arşınlayarak, gizem dolu bir bilgin grubunun peşine düşer. Her biri işinin ehli, ilim irfan sahibi yedi adam neden sehirde bir araya gelmiştir? Öldürülen ressam, mozaik eserini tamamlayacak kadar yaşasaydı ortaya çıkacak olan resimdeki sır nedir? Metali altına çeviren bir simya formülü müdür? Bunun, tek kollu bir haçlı gazisinin hanında dansözlük yapan yabani ve güzel Antilia ile ne gibi bir ilgisi olabilir? Ya da şehirde olduğuna dair çıkan söylentiler yüzünden Dante'nin can düşmanı Papa Bonifacio'nun politik hedeflerine gölge düşüren Suabia tahtının varisi Beatrice ile? Yazar Leoni, romanda dahi şair Dante'yi alaycı bir dille ele alıyor ve onu bir insan gibi gösteriyor.Zeki ama çabuk sinirlenen, kendi kendine konuşan, küfreden ama adalet peşinde cesurca koşan bir insan. İtalya'nın yeni cinayet romanı üstadından, büyüleyici tarihsel bir polisiye... "...kitabın ritmi bile Dantevari..kimi zaman fikirler sunuyor, kimi zaman maceraya sürüklüyor. Dante, bir dedektif gibi, okurları, gizemli Floransa'nın karanlık köşelerinde iz sürmeye davet ediyor."--Corriere della Serra--
  • Evie Woods
    insan sesi mp3 - Türkçe
    35 Ayrım
    639,56 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Binnur OLGUNER
    Dublin’in sessiz sokaklarından birinde kayıp bir kitabevi, bulunmayı bekliyor… Opaline, Martha ve Henry çok uzun zamandır kendi hikayelerinin yan karakteri olmuşlardı. Ancak ortadan kaybolan bir kitabevinin sihri, her şeyden habersiz bu üç yabancının kendi hikayelerinin de en az çok sevdikleri kitapların sayfalarında okudukları kadar sıradışı olduğunu keşfetmelerini sağlayacaktı. Rafların sırrını çözdükçe kendilerini hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı bir harikalar diyarında bulacaklardı.
  • Melih Günaydın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    432,20 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hülya Bengü
    Hiçbir şey seni gerçeğe ulaştıramaz Hansel, geride bıraktığın ekmek kırıntıları bile... Kıdemli polis Defne, indigo oğluyla birlikte ailesinin yanına taşınmıştır. Tatsız seyreden aile hayatı, Kartepe’de kaybolan dağcı öğrencileri arayan ekiplerin bulduğu cesetle iyice karmaşık bir hal alır. Fakat donarak öldüğü düşünülen bu beden, aranan dağcılardan birine ait değildir. Kayıp gençlere medyanın ilgisi giderek artarken Defne, bu vakanın peşini bırakmamaya kararlıdır. Kâbuslarından kurtulmak için gittiği psikoloğun yanından dönerken Ali’nin dikkatini, metro istasyonunda duvarlara asılmış resimler çeker. Bunlar daha önce çalıştığı çocuk kitabındaki çizimlere benzemektedir ve ekibindeki pedagog, ondan kimi objeleri çıkarmasını istemiştir. Çünkü kullandığı bazı görseller fallik öğeler içermektedir. Ali bir yandan çizimlerin izini sürerken öte yandan geçmiş anılarının kırıntılarını toplar. Çok geçmeden de kendisini bilmediği bir evrenin içinde bulur. Heyecanı her satırda artan, çok katmanlı hikâyesiyle okuru şaşırtan Buzlar Çözülünce, güncel konuları cesurca yakalıyor. Roman, son bölüme kadar gerilimi ve heyecanı diri tutan üslubuyla Melih Günaydın’ın, polisiye edebiyatımızda uzun soluklu ve kalıcı bir ses olacağını müjdeliyor. “İlk romanı Sürgün Avı ile polisiye edebiyatımıza vaatkâr bir giriş yapmıştı Melih Günaydın. Yeni romanı Buzlar Çözülünce’de kaleminin daha da geliştiğini görmek sevindirici. Toplumsal hayatın yakıcı gerçeklerine dayanan suç kurgusuyla, gerilimli atmosferiyle, olayları ve karakteriyle çok doyurucu bir polisiye...” A.Ömer Türkeş (Tanıtım Bülteninden)
  • Emrah Vahap Özkaraca
    insan sesi mp3 - Türkçe
    45 Ayrım
    744,51 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nazire Polatoğlu
    İndeks Akademi - 2026 Kpss Genel Kültür Vatandaşlık Soru Bankası Tamamı Çözümlü
  • Emre Saraçoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    589,71 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Kadriye Gürşimşir
    “İlk şarkımı nerede nasıl okudum bilmem. Yok efendim banyoda duş başlığı elimde, yok annemin saç fırçası bilmem neremde. Kime sorsan anasından doğma şarkıcı. Ben hiç kendi kendime şarkı okuduğumu bilmem. Bu sesi kendime mi saklasaydım?” Ömrünü sahnelerde geçiren eski assolist Mediha, artık emekli olmuş ve hayatını can dostu İsmet’le birlikte gözlerden ırak şekilde yaşamaktadır. Ta ki yeni açılan bir gazinoda şarkı söylemesi istenene kadar. 80 yaşına gelmiş olan Mediha, geçmişe olan özlemi ve paraya ihtiyaç duyması nedeniyle bu teklifi geri çeviremez ve kendini sahnelerin parlak ışıkları ardındaki karanlık işlerin içinde bulur. Don Kişot İyi Edebiyat Ödülü finalisti olan Emre Saraçoğlu imzalı Mediha Hanım Ölmek İstiyor, mizahi dili ve sürükleyici hikâyesi ile elinizden bırakamayacağınız bir macera sunuyor!
  • Şermin Yaşar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    27 Ayrım
    375,45 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: DENİZ GÜLER ÖZDEMİR
    “Ben istiyorum ki meşguliyetim olsun. Elimde bir işim olsun. Bekleyecek bir şeylerim olsun... Telefonun başında çocukların aramasını bekleyeyim, pencerenin kenarında çocukların, torunların bana uğramasını bekleyeyim, ağaç yapraklansın diye bekleyeyim, salatalıklar çiçek açsın diye bekleyeyim, domates kızarsın diye bekleyeyim. Öyle şeyler... Zaman kolay geçsin istiyorum ben. Başka derdim yok. Ölüm kapımı çalana kadar bir şeyler oyalasın işte beni.” Selime Teyze’nin hikâyesi, çocuklarının dünyasında yer bulamayan ve onların gözünde yok gibi var olmayı reddeden bir annenin hikâyesi. Selime, bir gün hiç beklenmedik bir anda kaybolur. Gönülsüz ama planlı bir kaçıştır bu. Bildiği bütün hayatı geride bırakıp bir köyün sessizliğine sığınır. Kimseye haber vermeden, ardında iz bırakmadan. Bulunmayı bekler. Ama hayat, beklenmedik bir misafirle –Meltem’le– karşılaştırır onu. Biri annesiz büyümenin, diğeri evlatsız yaşlanmanın derdini anlatır. İki hayat, iki kayboluş, iki yara aynı evde buluşur. Bu roman, yaşlıların yok sayıldığı, insanın yalnız bırakıldığı, herkesin ancak kendine yetebildiği, en yakınlarına bile derman olamadığı bir çağın hikâyesi.
  • Georgi Gospodinov
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    7,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Hayatının uzun yıllarını bahçesine vakfetmiş olan babasının, “omuzlarında tonlarca geçmiş taşıyan bir Atlas” gibi gördüğü ve idealize ettiği kişinin ölümünü anlattığı bu kitabında Georgi Gospodinov, yeri doldurulamaz bir kayıp karşısında hissettiklerini içten ve etkileyici bir dille aktarırken, aynı zamanda hayat ve ölüm üzerine, sevgi ve yas üzerine, varoluşumuzu anlamlandıran ve yola devam etmemizi sağlayan şeyler üzerine derin bir tefekküre dalıyor. “Onun bugüne kadarki varlığı, benim kendi varlığımı, çocukluğumun varlığını doğruluyordu. Öte yandan yokluğu hafızanın tüm mekanizmasını harekete geçiriyor. Uzun zamandır aklıma gelmeyen şeyler şimdi uyanıyor, onları ben uyandırıyorum – tüm bunların gerçekten olup bittiğinden emin olabilmek için. İstemli ve istemsiz bellek birlikte çalışıyor ve anıların paslanmış çarkını harekete geçiriyor, net görülmeyen yerleri temizliyor veya uyduruyor. Kabul etmeliyiz ki bu, vefat edene yönelik bir bellek çalışması olduğu kadar, kendimize de yöneliktir, benmerkezci, bir anlamda kendimizi kurtarmaya, birinin gidişinden sonra hayatta kalışımızı anlamlandırmaya yönelik bir uğraştır. — Bizi çocuk olarak hatırlayan son kişi de gittiğinde hâlâ var olduğumuz söylenebilir mi?” 2023 Uluslararası Booker Ödüllü yazardan içe işleyen bir anı-roman. YAZAR HAKKINDA: Bulgaristan’ın 1989 sonrasında en çok çevrilen yazarlarından biri olan Georgi Gospodinov 1968 yılında Yambol’da doğdu. Sofya Üniversitesi’nde Bulgar filolojisi okuyan Gospodinov, 1992’de yayımladığı ilk şiir kitabıyla edebiyat dünyasına başarılı bir giriş yaptı. Bir süre şiire ağırlık verdikten sonra düzyazıya yönelerek 1999 yılında Doğal Roman’ı (Metis, 2018) yayımladı. Uluslararası çapta ilgi gören roman ve onu takip eden ilk öykü kitabı Ve Başka Öyküler (2001) pek çok dile çevrildi. 2012’de yayımlanan ikinci romanı Hüznün Fiziği (Metis, 2017) Bulgaristan’da Yılın En İyi Romanı Ödülü’ne (2013), Jan Michalski Edebiyat Ödülü’ne (2016) ve Angelus Edebiyat Ödülü’ne (2019) layık görüldü. Yazarın 2020 yılında yayımlanan romanı Zaman Sığınağı (Metis, 2022) ise İtalya’nın en prestijli edebiyat ödülü olan Premio Strega Europeo’yu ve 2023 Uluslararası Booker Ödülü’nü kazandı. Farklı yazın türleriyle uğraşmayı seven Gospodinov’un eserleri arasında şiir, öykü ve romanların yanı sıra oyunlar ve denemeler de yer alıyor.
  • Ferhat Özkan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    33 Ayrım
    436,34 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe özge Alkan
    “Bir başkasının başından geçmiş gibi anlatınca her şey biraz daha anlaşılır hale geliyor.” İstanbul’da, sadece duvarları kalmış yıkık bir konağın restorasyon çalışmaları için, yapının orijinal planları ve hikâyesi araştırılmaktadır. Mimar Murat için ise o günlerde her şey boşluktur; işiyle eşzamanlı olarak hayat onu geçmişle hesaplaşıp gelecekle yüzleşmeye zorlar. Fakat hikâyeler duvarların deliklerine, Ayasofya’nın kubbelerine, kahvelerin köpüklerine kadar girip boşlukları doldurur. Bedenleri bozarak ruhları tedavi eden bir hekim, hayatlarına birlikte son vermeyi kararlaştırdıkları karısının “yoldaş” olmadığını öğrenen bir devrimci, küçük eylemlerin hukukuyla uğraşan bir avukat, konakla ilgili farklı zamanlara ait bir hikâyenin parçaları haline gelir. “Kalıpların dışındaki” öyküleriyle tanıdığımız Ferhat Özkan bu ilk romanında duvarların arasındaki insanı anlatıyor: İlk evi olan anne karnından ruhunu çevreleyen bedenine, koğuşlardan hücrelere, kurtarılmış bölgelerinden mezarına, hep duvarların arasındaki insanı… Hayatın bu sakin taraflarını daha önce öğrenemediğim için üzülüyorum. Çok sonraları, “Dolaylı evlerde dolaylı hayatlar yaşamışım meğer,” diye özetleyerek anlatıyorum Metin’e. “Konforlu hücreler, çatılı mezarlar, çok odalı koğuşlar.”

Sayfalar