Yazara Gore Listeleme

  • Linn Ullmann
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    324,60 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Microsoft Azure Emel
    Olup bitenleri yazmak suretiyle ve bu hikâyeyi elimden geldiğince aslına uygun anlatarak tek bir bedende birleştirmeye çalışıyorum 2021 yılındaki kadınla 1983 yılındaki genç kızı. Bu mümkün mü bilemiyorum. 1983 yılında bir kış gecesi, on altı yaşındaki genç kız tanımadığı Paris sokaklarında kaybolur. Cebindeki kâğıt parçasında yazılı olan adres ise kendisinden 30 yaş büyük fotoğrafçı A’nın evine aittir. Yaklaşık 40 sene sonra hayatı tüm dünyayla birlikte altüst olduğunda, yetişkin kadın genç kız olarak o gece yaşadıklarının izini sürmekten başka çaresi olmadığını anlar. Genç Kız, 1983, farklı zamanlarda Oslo, Paris ve New York’ta geçen, bellek ve unutuşun katmanları hakkında, herhangi bir yazın türünün kalıbına sığmayan etkileyici bir soruşturma. Bir dönüm noktasını belgeleyen önceki eseri Huzursuzlar’da olduğu gibi, Linn Ullmann bu kez de uzun süre karanlıkta kalmış sırları açığa çıkarma peşinde belleğin derinlerine matemli bir yolculuğa çıkıyor. Genç Kız, 1983 güzellik ve unutuş, arzu ve utanç, iktidar ve güçsüzlüğü konu alan akıllardan çıkmayacak, alabildiğine dürüst bir roman. Ullmann’ın bir yetişkin olarak hatırladığı ve yeniden sahnelediği genç kızın gücü ve acısına bakışı cesur ve şaşırtıcı. Deborah Levy Bir başyapıt. Anı ve hikâyenin bileşik gücüne yeni bir boyut getiriyor. Ali Smith
  • Laurent Seksik
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    458,93 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Microsoft Azure Emel
    “Beni öldürmezseniz şayet, siz bir katilsiniz” diye sayıklıyordu ölmeden önce Kafka, tıp öğrencisi arkadaşı Robert Klopstock’tan bir doz daha morfin isterken. Başucunda Dora Diamant da bulunuyordu. Bu sırada kız kardeşi Ottla Kafka Prag’da iyi haberler beklemekteydi. Yazarın ölümünden sonra Robert Avrupa’yı terk edip New York’a yerleşir ve tüberküloz mütehassısı seçkin bir cerrah olur; Kafka’nın bazı yapıtlarını borçlu olduğumuz Dora, Nazilerin yaptığı soykırımdan ve sonrasında Stalin zulmünden kaçıp İngiltere’ye sığınır; Ottla ise Theresienstadt toplama kampında kardeşi Franz’ın altmışıncı yaş gününü kutladıktan sonra bir grup Yahudi çocukla birlikte gaz odalarında can verir. Doktor ve yazar Laurent Seksik Franz Kafka Ölmek İstemiyor’da Kafka’nın hayatındaki bu üç önemli insanın birbirleriyle kesişen hayatlarını Kafka’nın son yıllarının, ayrıca günlüklerinin ve mektuplaşmalarının da izini sürerek anlatıyor. Franz Kafka Ölmek İstemiyor her satırından yalnızlık ve Kafkaesk duyguların damladığı bir roman.
  • Marianne Brooker
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    331,78 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Microsoft Azure Emel
    İyi bir ölüm ne demektir? Nasıl iyi bir evlat olunur?.. 2009 yılında, sert bir kemer sıkma politikası ufukta beklerken, kitabın yazarı Marianne Brooker’ın kırk yaşlarındaki annesine ağır bir hastalık teşhisi konur. Bu gelişme karşısında yaratıcılık ile aktivizmi ilginç yollarla birleştiren kadın bir süre için hem geçimini sağlar hem de tedavisini finanse eder. Ancak çalışma ve hareket etme kabiliyeti günbegün azalırken ağrıları da aynı ölçüde artar. Zamanla ne ilaçların bedelini karşılayabilecek ne de onurlu bir yaşam sürebilecek hale gelen kadın sosyal devletin desteğini de alamayınca kendi evinde, kendi koşullarında ölmeye karar verir. Gelgelelim Eşikler sadece o kederli dönem ve yas süreci hakkında bir kitap değil. Yazar hemşireler, vasiyetler ve sosyal devlet politikasıyla geçen o günlere dair anılarını sağlık sistemi, hasta bakımı ve ölüm sonrasının güvencesiz ekonomisi üzerine bir araştırmayla birlikte ele alıyor. Anı ve polemiği feminist felsefeyle harmanlayan Brooker, Anne Boyer, Maggie Nelson, Donald Winnicott ve Sara Ahmed gibi yazarlardan da güç alarak hayati seçimler ve karşılıklı sorumluluklar gibi asli meselelerin altını çiziyor. Böylece onurlu bir yaşam hakkı için bambaşka bir bakım felsefesi –dolayısıyla da bambaşka toplum– hayal etmeye girişiyor. Eşikler öyle sıra dışı bir kitap ki hak ettiği her türlü üstün sıfat klişe gibi geliyor. […] Alabildiğine açıklık ve hassasiyet sergileyen bu öfkeli, sevgi dolu, kederli ve derin kitap, radikal bir yaratıcı eylem için muhteşem bir başlangıç noktası.” Alex Clark, Observer
  • Buket Kitapçı Bayrı
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    898,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Microsoft Azure Emel
    Müslüman Türk topluluklarının 11. yüzyılın sonlarından itibaren Anadolu’ya yerleşmeleri, o tarihte Bizans toprağı olan bu bölgede bir dizi jeopolitik ve kültürel değişime yol açar. Bu değişimlerin izlerine, 13. yüzyıldan 15. yüzyıla kadar kaleme alınan Müslüman Türk destan ve menakıbnameleri ile yer yer kesişen Bizans şehadet hikâyelerinde rastlanır. Buket Kitapçı Bayrı, Diyar-ı Rum’dan Hikâyeler – Hareketli Sınırlar, Değişen Kimlikler (13.-15. Yüzyıllar) adlı bu eşsiz çalışmasında Bizanslı yerli halk ile yeni gelen Müslüman Türklerin Diyar-ı Rum adı verilen ortak bir hikâye dünyasında karşılaşmasını, her iki tarafça bu karşılaşmanın algılanışını, jeopolitik ve kültürel sınırların hareketliliğini ve bunlara bağlı olarak bölgenin sakinlerinin kimliklerinin uğradığı değişimi inceliyor. Hem Türkçe hem Yunanca kaynaklara dayanan Diyar-ı Rum’dan Hikâyeler, belirli yerlerin karakteri ile sakinlerinin kültürel kimlikleri arasındaki karmaşık ilişkiyi gözler önüne seriyor. Diyar-ı Rum’dan Hikâyeler, özellikle bu kaynaklarla ilgilenenler için ve daha genel olarak 13. yüzyıl ile 15. yüzyıl arasında “Rum” sakinlerinin değişen kimlikleri hakkında daha bütüncül düşünmeyi isteyecek herkes için temel başvuru kaynağı olacaktır. Ahmet T. Karamustafa, Maryland Üniversitesi Bu eser, getirdiği yenilikçi, disiplinler arası ve bütüncül bakış açısı ile Bizans ve Ortaçağ Türk araştırmalarına çok katmanlı bir katkı sağlıyor. Myrto Veikou, Byzantine and Modern Greek Studies
  • Martin Heidegger
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    77,86 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Microsoft Azure Emel
    Martin Heidegger’in 1966 yılında Der Spiegel dergisi editörlerinin sorularını yanıtladığı ve ölümünden sonra yayımlanmış bu söyleşi, 20. yüzyılın en etkili filozoflarından birinin düşünce dünyasına ve çağının karanlık sayfalarına ışık tutuyor. Heidegger’in Üçüncü Reich yıllarında Nazi rejimiyle işbirliğine ve üniversitedeki rektörlük dönemine dair soruları ilk kez açıkça yanıtladığı, bir yandan da siyaset ve felsefe arasındaki ilişkiyi, teknolojinin etkisini ve modern çağın krizlerini ele aldığı bu söyleşi, filozofun geç dönem düşüncesinin bir özeti niteliğinde. Filozofun talebi üzerine ölümünden sonra yayımlanmış bu meşhur söyleşinin Heidegger’in onayından geçmiş ve toplu eserleri kapsamına alınmış bu versiyonunu Kaan H. Ökten’in çevirisiyle okurlara sunuyoruz. Martin Heidegger (1889-1976) 20. yüzyıl felsefesinin en etkili ve tartışmalı isimlerinden Martin Heidegger, 1889’da Almanya’nın Messkirch kasabasında doğdu. Freiburg Üniversitesi’nde teoloji öğrenimi görmeye başladı, daha sonra felsefeye yöneldi. Duns Scotus üzerine teziyle profesörlüğünü aldı, 1919’da Edmund Husserl’in asistanı oldu, 1923’te Marburg Üniversitesi’nde felsefe kürsüsünde profesör oldu. 1927’de yayımladığı Sein und Zeit (Varlık ve Zaman) onu çağdaş düşüncenin merkezine taşıdı. 1933’te Freiburg Üniversitesi rektörü olan Heidegger’in Nazi Partisi üyeliği ve bu dönemdeki politik tutumu, yaşamı boyunca süren tartışmalara yol açtı. II. Dünya Savaşı sonrası akademik faaliyetlerine ara verildi ancak 1950’lerden itibaren yazıları ve konferanslarıyla felsefi üretimini sürdürdü. Heidegger, 1976’da Freiburg’da yaşamını yitirdi. Türkçede yayımlanan eserlerinden bazıları: Varlık ve Zaman (çev. Kaan H. Ökten, Agora Kitaplığı, 2008); Metafizik Nedir? (çev. Yusuf Örnek, Paradigma Yayıncılık, 2000); Tekniğe İlişkin Soruşturma (çev. Doğan Özlem, Paradigma Yayıncılık, 1998); Hölderlin’in Şiiri Üzerine (çev. Yusuf Örnek, Paradigma Yayıncılık, 2003); Zaman Kavramı (çev. Saffet Babür, Say Yayınları, 2006); Kant ve Metafizik Problemi (çev. Yasin İlhan, Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları, 2011); Parmenides (çev. Yusuf Örnek, Paradigma Yayıncılık, 2002); Herakleitos (çev. Yusuf Örnek, Paradigma Yayıncılık, 2005); Nietzsche 1 (çev. Güvenç Şar&Metin Toprak, Çizik Yayınları, 2024)
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    157,99 KB
    Eser Türü: Kitap
    Dünyâ ölçeğinde “Tevhîd”e zarar veren, “Tevhîd”i şirke dönüştüren her türlü görünmez/örtülü odakları cin kavramı içerisinde değerlendirmek mümkündür. Başka bir deyişle ifâde etmeye çalışırsak “Tevhîd’i bölen ister şeytânî isterse insânî olsun her türlü gizli plan/eylem örtülü cinciliğin bir ürünüdür.” Kur’ân örtülü/görünmez/sinsi bu varlıkların şerlerinden korunmanın, ancak Allah’a sığınmakla mümkün olacağını çok açık bir şekilde söylemektedir. Bu çerçeveden bakıldığında insânlar üzerinde Rabb’lik, Melik’lik ve İlâh’lık taslayanlar Tevhîd’in egemenliğini bölmekte ve insânları Allah yerine kendilerine kul/köle hâline getirmeye çalışmaktadırlar. Bu nedenle yapılan bu eyleme “Cin Çarpması” yerine “Cin Bölmesi” adını vermek daha isâbetlidir. Her gün bizler sürekli bir “Cin Bölmesi” tehlikesiyle karşı karşıyayız. O kadar çok bölündük ki, ipi kopan dağılmış tesbih taneleri gibi olduk. Gönlümüz zihnimiz parça parça oldu. Ülkelerimiz/ sınırlarımız bölündü; mezheplerimiz/meşreplerimiz/dillerimiz/dinlerimiz bölündü; mescidlerimiz, okullarımız, iş yerlerimiz hatta evlerimiz bölündü. Üstelik olanca hızıyla sürüyor bu bölünme. Ne kadar küçük parçalara ayrılırsak o kadar güzel lokma oluyoruz çağdaş cinler sofrasında.
  • Carl Wett
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    587,54 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bir Dergâhta Derviş Olarak Bir Süre Kalmasına İzin Verilen İlk Gayrimüslim Oldum Batı’da ve Hindistan’da yıllardır sürdürdüğüm psişik araştırmalar, bende dervişlerin kendilerine has usûllerle ulaştıkları coşkun ruh hâllerini ilk elden gözlemleme arzusu uyandırmıştı. İslâm’ın derviş tarikatlarını manevi yola girmeye olanak tanıyan okullar olarak tanıdım. 1925 yılında İstanbul’daki Nakşibendi dervişleri arasında iki hafta geçirdim. Bu hatıratı yayımlamak gayesiyle tutmamıştım. Ancak Şubat 1931’de Menemen’de idam cezasına çarptırılan 29 kişinin arasında, Şeyh Esat Efendi, oğlu ve dergâhta bir arada bulunduğum dervişlerden bazılarının da olması, orada yaşadığım tecrübelerin daha geniş çevreleri ilgilendirebileceğini düşünmeme neden oldu. Şu unutulmamalıdır ki, bu kitap şu an tarihe mal olmuş bir dönemi anlatmaktadır. O dönemin Sûfîleri arasında üst düzey yöneticiler, üniversite profesörleri, yüksek rütbeli askerî subaylar ve zengin tüccarlar vardı. Osmanlı sultanları genellikle bir veya birden fazla tasavvuf yoluna bağlıydılar. Günümüzdeki gibi geçmişle bağın kökten koparılması, değişimin fiiliyat biçiminde bazen gerekli olabilir. Ancak Türk halkı gibi, birçok fazilet ve güzel vasfa sahip insanların arasında, geçmiş güzelliklerin duyarlı bir biçimde hatırlanması, bizleri sadece ve sadece daha yüce bir ferdî saygıya ve daha güçlü bir vahdet duygusuna ulaştırır. Dergâhta geçirdiğim süreye ve orada tanıştığım âlimlere en kalbî şükran duygularımla bu kitabı Esad Efendi’ye ve 3 Şubat 1931’de idam edilen Mehmed Ali Efendi’ye ithaf ediyorum.
  • Nuri Demirel
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    329,74 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    1990’lı yıllarda çözülmeye başlayan ve sonrasında çöken komünist blok tüm dünyayı etkilediği gibi Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyetini de etkiledi, 1990’larda başlayan Yugoslavya parçalanma sürecinde Yugoslavya da var olan özellikle iki halk Boşnaklar ve Arnavutlar , vahşi Sırp soykırım politik uygulamaları ile karşı karşıya kaldı. Bu çalışma 2000li yıllarda başlayıp 2003 yılında tamamlanan ve bağımsız Kosova’ya ( 17 şubat 2008 ) giden süreçte tarihi, etnik, kültürel ve siyasi dönüşümün bir dönemini tabiri caize kayıt altına alan bir çalışmadır. Bu çalışmada kültürel kimlik üzerinden başta Arnavut ve Türkler olmak üzere Kosova’yı oluşturan tüm etnik gruplara değinilmeye çalışmış ve tarihi dönüşüm sürecinin temel dinamikleri betimlenmeye çalışılmıştır. Bu çalışma genelde Balkanlar ve Yugoslavya özelde ise Kosova daki dönüşüm sürecini tarihi platformda sosyolojik perspektiften anlamayı ve açıklamayı amaçlamıştır.
  • Ahmet Seyrek
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    529,26 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    “1915 yaz ve sonbahar döneminde Türkiye Ermenileri zorunlu bir tehcire tabi tutuldu. Türkler ne yaptıklarını biliyorlardı ve bugün pişmanlık duymalarını gerektirecek bir husus bulunmamaktadır. Bu yöntem en kesin ve en uygun yöntemdi. İtilaf Devletleri’nin ordularını Türkiye’ye göndermeleri ve hâkimiyetimizi temin etmeleri için Avrupa ve Amerika’ya resmi çağrılar yaptık. Nihayet şu da var ki, var olduğumuz sürece aralıksız olarak Türklerle savaştık, öldük ve öldürdük. Artık Türklere ne gibi bir güven telkin edebiliriz ki?” Ovanes Kaçaznuni (Ermenistan’ın İlk Cumhurbaşkanı ve Taşnak Partisi’nin Kurucularından.) 1915 yılı Osmanlı İmparatorluğu için bir faciayla başladı. Son kırk yılını cephede geçiren ordu, nefes almaya fırsat bulamadan I. Dünya Savaşı’nın pençesine düştü, ilk acı deneyimini de Sarıkamış’ta yaşadı. Binlerce asker donarak öldü, Çarlık Rusya’sı tüm Doğu Anadolu’yu ele geçirmek fırsatını yakaladı. Rus ordusunda, Osmanlı vatandaşı Ermenilerin oluşturduğu taburlar vardı. Aslında Ermenilerdeki hareketlenme yeni değildi. 19. yüzyılın başlarından itibaren, artık her yönüyle dağılmaya başlamış devlete karşı örgütlenmişlerdi ve özellikle Doğu Anadolu’da, Müslümanlara karşı ölümcül saldırılar düzenliyorlardı. Ülkeyi ve iktidarını tehlikede gören İttihat ve Terakki hükümeti Ermeniler için tehcir kararı aldı.100 yıllık soykırım mı yoksa mukatele (karşılıklı boğazlaşma) mi tartışması işte alınan bu kararla başladı.Binlerce Ermeni yollara düştü. Bu uzun yolculuk sırasında bazısı saldırılar sonucu, bazısı açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetti. Elinizdeki bu kitap, 100 yıldır çözülemeyen “Ermeni Meselesi ve Tehcir” konusuna ışık tutacak nitelikte bir kitap. Ahmet Seyrek'in uzun araştırmalar sonucu hazırladığı kitabı okuduğunuzda yıllardır söylenegelen “Soykırım” iddialarının cevabını bulacaksınız…
  • Tolgahan Akdan
    metin - Türkçe
    Eser Türü: Kitap
    Soğuk Savaş ve Türkiye’nin Batı’ya Yönelişi, Sovyetler Birliği ile büyük kapitalist devletler arasında yaşanan Soğuk Savaş’ı mercek altına alan, Türkiye’nin bu dönemde Batı ittifakına katılımının ardında yatan dinamikleri çözümleyen bir araştırma.

Sayfalar